Moda Tasarımları Hangi Kanunlar Kapsamında Korunur?
Moda tasarımları Türk hukukunda iki farklı kanun çerçevesinde koruma görebilir: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK). Bu iki koruma yolunun aynı ürün üzerinde eş zamanlı uygulanıp uygulanamayacağı ile hangisinin hangi koşulda öncelikli olduğu mevcut düzenlemelerde açıkça belirlenmemiştir; bu nedenle somut ürün ve duruma göre her iki kanunun kapsamı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
SMK Kapsamında Tasarım Nedir ve Neleri Kapsar?
SMK m. 55/1'e göre tasarım; bir ürünün tamamının ya da bir parçasının veya üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme ya da yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Kanunun m. 55/2'sinde ürün kavramı geniş biçimde tanımlanmış; bilgisayar programları dışında kalan endüstriyel veya elle üretilen her türlü nesneyi, birleşik ürünleri ve bu ürünleri oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik semboller ile tipografik karakterleri kapsamına almıştır. Dolayısıyla moda sektöründe giysi, aksesuar, ambalaj ve ürüne ait tipografiler de bu tanım çerçevesinde tasarım tesciline konu edilebilir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 55Kaynağı aç
Tescilli ve Tescilsiz Tasarım: İki Ayrı Koruma Yolu
SMK kapsamında bir tasarım, kanun hükümleri uyarınca tescil edilmişse tescilli tasarım olarak; ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuşsa tescilsiz tasarım olarak korunur. Bu iki koruma yolu birbirinden farklı koşullara ve haklara dayanır. SMK m. 81/4 uyarınca tescilsiz tasarımlar için dava açma hakkı, tasarımın SMK m. 57 anlamında kamuya sunulmuş olması koşuluna bağlıdır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 81Kaynağı aç
SMK Kapsamındaki Tescil Yolları ve Koruma Süreleri
SMK çerçevesinde moda tasarımcısının başvurabileceği başlıca iki tescil yolu bulunmaktadır: marka tescili ve tasarım tescili. Marka tescilinde başvuru tarihinden itibaren on yıllık koruma süresi işler; bu süre onar yıllık dönemler hâlinde yenilenebildiğinden tescil kesintisiz sürdürülebilir (SMK m. 23). Yenileme talebinin koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir; bu koşulların karşılanmaması hâlinde koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren ek altı ay içinde ek ücretle yenileme yapılabilir. Tasarım tescilinde ise başlangıç koruma süresi 5 yıl olup bu süre 25 yıla kadar uzatılabilir. Aynı ürün üzerinde birden fazla sınai hak tescili yaptırılması mümkündür.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 23Kaynağı aç
Kamuya Sunma ve 12 Aylık Koruyucu Süre
SMK m. 57/1'e göre kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması ise kamuya sunum sayılmaz. Tasarımcı ya da halefleri veya bunların izniyle hareket eden kişilerin gerçekleştirdiği bir kamuya sunum, başvuru tarihinden ya da rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde gerçekleşmişse bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. Aynı koruma, tasarımcıyla kurulan ilişkinin kötüye kullanılması sonucu gerçekleştirilen kamuya sunumlar için de geçerlidir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 57Kaynağı aç
Tasarım Hakkına Tecavüz Oluşturan Fiiller
SMK m. 81/1-a hükmü, tasarım sahibinin izni olmaksızın koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı ürünün aynısını ya da genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmeyi, piyasaya sunmayı, satmayı, sözleşme yapmak için öneride bulunmayı, ticari amaçla kullanmayı veya bu amaçlarla bulundurmayı, başka bir biçimde ticaret alanına çıkarmayı ve ithal işlemine tabi tutmayı tasarım hakkına tecavüz olarak saymaktadır. Aynı maddenin b ve c bentleri uyarınca lisans yoluyla verilmiş hakların izinsiz genişletilmesi ya da üçüncü kişilere devredilmesi ile tasarım hakkının gaspı da tecavüz kapsamında değerlendirilmektedir.
SMK m. 81/3 uyarınca ürün, ambalaj veya fatura üzerine tescil kaydının konulmaması, bu eylemlerin tasarım hakkına tecavüz niteliğini ortadan kaldırmaz.
Dava Açma Hakkının Doğumu: Tescilli Tasarımlarda Koşullar
SMK m. 81/2 uyarınca tescilli tasarım hakkı sahibi, başvurunun SMK m. 65'e göre tescil edilerek yayımlanması üzerine tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkı kazanır. Tecavüz eden taraf başvurudan ve kapsamından önceden haberdar edilmişse yayımlanmış olma koşulu aranmaz. Mahkemenin tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna hükmetmesi durumunda ise yayımdan önce gerçekleşen fiiller bakımından da tecavüzün varlığı kabul edilir. Bu üç durum birbirinden bağımsız koşullar olup mevzuat her birini ayrı sonuçlara bağlamaktadır.
Marka Tescili ve İltibas Değerlendirmesi
Türk hukukunda marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka sahibi, SMK m. 7/2-a kapsamında tescilli markasıyla aynı işaretin tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerde izinsiz kullanılmasını önleme hakkına sahiptir. SMK m. 7/2-b uyarınca ise tescilli markayla aynı veya benzer bir işaretin, aynı veya benzer mal ya da hizmetlerde halk tarafından karıştırılma ihtimali doğuracak biçimde kullanılması da marka sahibinin önleme hakkı kapsamındadır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 7Kaynağı aç
Halk tarafından karıştırılma ihtimalinin değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır: tescili istenen markanın daha önce tescilli bir markayla aynı ya da benzer olması ve her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde kullanılması. Benzerlik incelemesinde markaların ortak ve farklı özellikleri yan yana konularak değerlendirilir; önceki markanın ayırt edici niteliği zaten düşükse küçük farklılıklar bile karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırabilir, bu durumda değerlendirme markaları birbirinden ayıran unsurlara odaklanır. Mal ve hizmet benzerliği incelemesinde sınıf numarasıyla sınırlı kalınmaz; hammadde-mamul ilişkisi, pazarlama koşulları, amaçlar ve ikame edilebilirlik gibi ölçütler de dikkate alınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, öncelik ilkesine ilişkin değerlendirmelerde önceki tescil başvurusunun daha sonraki bir marka başvurusuna karşı tercih olunacağını ve korumanın tescil başvurusundan itibaren geçerli olduğunu kabul etmektedir (Yargıtay HGK, E. 2017/1729, K. 2017/1186).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/285, K. 2022/1696Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1729, K. 2017/1186Kaynağı aç
Markanın sahibine sağladığı haklar üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak başvurunun Bülten'de yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve tescil ilân edilmiş olsaydı yasaklanabilecek nitelikteki fiiller için başvuru sahibi tescil öncesinde de tazminat davası açabilir. Bunun yanı sıra SMK m. 7/5 uyarınca marka sahibi; gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi, mal ya da hizmetlerin türüne, kalitesine veya kullanım amacına ilişkin açıklamalarda bulunulması ve özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu haller gibi dürüst ticari kullanım biçimlerini engelleyemez.
Tescil kapsamındaki mal veya hizmetleri türü, çeşidi ya da niteliği itibarıyla tanımlayan sözcükler, marka benzerliği değerlendirmesinde esas unsur olarak dikkate alınamaz; bu nitelikteki unsurların ayırt ediciliği zayıf kabul edilir. Tanınmış bir markayla aynı veya benzer bir işaret, farklı mal ya da hizmetlerde tescil için başvurulsa bile, tescilli markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlanması, markaya zarar verilmesi veya markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi söz konusuysa 6769 sayılı SMK m. 6/5 kapsamında tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilebilir. Bu hükmün tam kapsamına ilişkin değerlendirme için SMK m. 6/5 metninin incelenmesi önerilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/364, K. 2022/234Kaynağı aç
Çalışan Tasarımcıların Yaptığı Tasarımlarda Hak Sahipliği
SMK m. 73/1 uyarınca, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, çalışanın işletmedeki yükümlü faaliyeti gereği ya da büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı tasarımların hak sahibi işverendir. SMK m. 73/2 ise birinci fıkra kapsamı dışında kalmakla birlikte işyerindeki genel faaliyet konusu bilgi ve araçlardan yararlanarak yapılan tasarımların hak sahipliğini, işverenin talepte bulunması koşuluna bağlamaktadır; talep olmaksızın hak kendiliğinden işverene geçmez. Hizmet ilişkisi dışında kalan iş görme sözleşmeleri çerçevesinde yapılan tasarımlarda ise hak sahipliği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre belirlenir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 73Kaynağı aç
SMK m. 73/3 bu hükümlerin kapsamını genişletmekte; öğrenciler, ücretsiz stajyerler ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 3/1-(l) kapsamındaki öğretim elemanlarının bilimsel çalışma veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirdiği tasarımlar hakkında da çalışan tasarımlarına ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörmektedir.
Devir ve Lisansta Sorumluluk
SMK m. 76/1 uyarınca başvuru veya tescilden doğan tasarım hakkını devreden ya da lisans veren kişinin bu işlemleri yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde söz konusu kişi, bu durumdan ilgililere karşı sorumlu olur. SMK m. 76/2 ise tasarım başvurusunun geri çekilmesi, reddedilmesi ya da tescilinin iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâllerinde, sözleşmede daha kapsamlı bir sorumluluk öngörülmemişse SMK m. 79 hükümlerinin uygulanacağını düzenlemektedir. Bu hükmünden doğan tazminatı talep etme süresi, sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 76Kaynağı aç
FSEK Kapsamında Koruma: Tescilsiz Hak ve Uzun Süreli Güvence
Bir moda ürününün FSEK kapsamında eser niteliği taşıması hâlinde tescil zorunluluğu bulunmamaktadır. Eser sahibinin hakkı, eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar; tescil ya da kayıt yaptırmak yalnızca ispat kolaylığı amacı taşır, hakkın doğumu için önkoşul değildir. FSEK kapsamındaki koruma süresi eser sahibinin hayatı boyunca ve ölümünden sonraki 70 yıl boyunca devam eder. Moda tasarımının FSEK kapsamında eser sayılabilmesi için aranan özgünlük eşiğine ilişkin somut ölçütler bu yazıda ele alınan düzenlemelerden türetilememektedir; bu konuda somut duruma göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
FSEK Kapsamındaki Cezai Yaptırımlar
FSEK m. 71/1 uyarınca hak sahibinin yazılı izni alınmaksızın bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenmiş veya çoğaltılmış eserleri satışa arz eden, satan, kiralayan, ödünç veren ya da sair şekilde yayan, ticari amaçla satın alan, ithal ya da ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
FSEK m. 71/2'ye göre başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak ya da yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde hapis cezasının üst sınırı beş yıla yükselmekte ve adli para cezasına hükmolunamaz.
Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı ya da yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma başlamadan önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek faillerin yakalanmasını sağladığı takdirde verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. Bu düzenleme ihtiyari nitelikte olup uygulanması mahkemenin takdir yetkisindedir.
FSEK m. 71 ve 72 kapsamındaki suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlıdır. FSEK m. 72 ise erişim kontrolü veya şifreleme gibi etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik ürün ve araçları imal ya da ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar ile bu ürünlerin reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörmektedir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 72Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Moda tasarımım için tescil yaptırmak zorunda mıyım?
SMK kapsamındaki marka ve tasarım hakkından tam olarak yararlanmak için tescil gereklidir. Bununla birlikte SMK uyarınca tasarımın ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması, tescilsiz korumadan yararlanmak için gerekli koşullardan birini oluşturur; tescilsiz tasarımlar bakımından SMK m. 81/4 çerçevesinde dava açma hakkı da tanınmıştır. FSEK kapsamında ise koruma tescil şartına bağlı değildir: ürün eser niteliği taşıyorsa hak meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar, tescil yalnızca ispat kolaylığı sağlar.
Tasarım tescilimde süre ne zaman dolar ve uzatılabilir mi?
SMK kapsamında tasarım tescilinin başlangıç koruma süresi 5 yıldır. Bu süre, 25 yıla kadar uzatılabilir. Uzatmanın hangi aralıklarla ve ne gibi koşullarla yapılabileceğine ilişkin ayrıntılar SMK'nın ilgili hükümlerinde düzenlenmektedir.
Tasarımımın üzerine tescil bildirimi koymak zorunda mıyım?
Hayır. SMK m. 81/3 uyarınca ürün, ambalaj veya fatura üzerine tescil kaydının konulmaması, bu ürünlere yönelik eylemlerin tasarım hakkına tecavüz sayılması sonucunu ortadan kaldırmaz.
Birisi tasarımımı izinsiz kullanırsa hangi yollara başvurabilirim?
Tescilli tasarımlar için SMK m. 55-81 kapsamında hukuk davası açılabilir. Dava hakkı kural olarak tescil ve yayım koşuluna bağlıdır; ancak ihlal edenin başvurudan ve kapsamından önceden haberdar edildiği ya da mahkemece kötüniyetli olduğuna hükmedilen durumlarda bu koşul aranmaz. Tescilsiz tasarımlar için ise SMK m. 81/4 çerçevesinde tasarımın kamuya sunulmuş olması şartıyla dava açmak mümkündür. FSEK kapsamındaki ihlallerde ise m. 71 ve 72'de düzenlenen suç tipleri için cezai şikâyet yoluna başvurulabilir.
Bir moda şirketinin çalışanı olarak tasarladığım ürünlerin hakkı kime aittir?
SMK m. 73/1 uyarınca, aralarında özel bir sözleşme yoksa ya da işin mahiyetinden aksi anlaşılmıyorsa, işletmedeki yükümlü faaliyet kapsamında veya işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yapılan tasarımların hak sahibi işverendir. Hizmet ilişkisi dışındaki iş görme sözleşmelerinde ise hak sahipliği sözleşme hükümlerine göre belirlenir.
Tescil başvurusu yapmadan önce tasarımımı sergilersem koruma hakkımı yitirir miyim?
SMK m. 57/2 uyarınca, tasarımcı ya da halefleri veya bunların izniyle gerçekleştirilen bir kamuya sunum, başvuru tarihinden ya da rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde yapılmışsa bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini olumsuz etkilemez. Bu sürenin dışında kalan sunumlar bakımından ise her durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

