Lisanssız Yazılımda İhtiyati Tedbir ve Erişim Engeli

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız Yazılımda İhtiyati Tedbir ve Erişim Engeli

Türk hukukunda bilgisayar programları eser niteliğinde korunmaktadır. Programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması hak sahibinin mali hakları kapsamında yer alır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 389Kaynağı aç
MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. İhtiyati tedbir talebi

FSEK Kapsamında Tecavüzün Önlenmesi ve Esas Davadaki Talepler

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 69 uyarınca mali veya manevi haklarına yönelik tecavüz tehlikesi bulunan hak sahibi, muhtemel bir zararın önüne geçmek için tecavüzün önlenmesi davası açabilir. Önceden gerçekleşmiş bir ihlalin sürmesi ya da yinelenmesi ihtimali mevcut olduğunda da aynı dava yolu işletilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 393Kaynağı aç
MADDE 393- (1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar.[65] (2) Tedbir kararının uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresinde bulunan veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yer icra dairesinden talep edilir. Mahkeme, kararında belirtmek suretiyle, tedbirin uygulanmasında, yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir. (3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması için, gerekirse zor kullanılabilir. Zor kullanmak hususunda, bütün kolluk kuvvetleri ve köylerde muhtarlar, uygulamayı gerçekleştirecek memurun yazılı başvurusu üzerine, kendisine yardım etmek ve emirlerine uymakla yükümlüdürler. (4) İhtiyati tedbiri uygulayan memur, bir tutanak düzenler. Bu tutanakta, tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir; tedbir konusu ile ilgili her türlü iddia bu tutanağa geçirilir. Tedbiri uygulayan memur, bu tutanağın bir örneğini tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tebliğ eder. (5) İhtiyati tedbir kararları hakkında kanun yoluna başvurulması hâlinde, tedbire ilişkin dosya ve delillerin sadece örnekleri ilgili mahkemeye gönderilir. İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz

5846 sayılı Kanun m. 68 uyarınca, hak sahibinden yazılı izin alınmaksızın eseri işleyen, çoğaltan, yayan veya umuma ileten kişilerden, hak sahibi sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi kopyaların ve çoğaltma araçlarının imhasını, üretim maliyetini aşmayacak uygun bir bedelle devrini veya sözleşme bedelinin üç kat fazlasını talep edebilir. Ayrıca 5846 sayılı Kanun m. 70 gereğince, tecavüz edenin kusuru bulunması halinde haksız fiil hükümleri uyarınca tazminat talebinde bulunulabilir ve tecavüzle elde edilen kârın devri istenebilir; bu durumda 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 394Kaynağı aç
MADDE 394- (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/42 md.) Esas hakkında dava açıldıktan sonra, itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. (3) İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. (4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
Madde 77 – (Değişik: 23/1/2008-5728/142 md.) Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır. Haklara tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi hükümleri uygulanır. Bu nüshalara gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür. III – Hükmün ilanı:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. Ek 4Kaynağı aç
Ek Madde 4 – (Ek: 21/2/2001 – 4630/37 md.) Eser ve eser sahibi ile eser üzerindeki haklardan herhangi birinin sahibi veya eserin kullanımına ilişkin süreler ve şartlar ile ilgili olarak eser nüshaları üzerinde bulunan veya eserin topluma sunulması sırasında görülen bilgiler ve bu bilgileri temsil eden sayılar veya kodlar yetkisiz olarak ortadan kaldırılamaz ve değiştirilemez. Bilgileri ve bilgileri temsil eden sayıları ve kodları yetkisiz olarak değiştirilen veya ortadan kaldırılan eserlerin asılları veya kopyaları dağıtılamaz, dağıtılmak üzere ithal edilemez, yayınlanamaz veya topluma iletilemez. Yukarıdaki fıkra hükümleri fonogramlar ve fonogramlarda tespit edilmiş icralar bakımından da uygulanır. (Değişik üçüncü fıkra: 3/3/2004-5101/25 md.) Dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla servis ve bilgi içerik sağlayıcılar tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunda tanınmış haklarının ihlâli halinde, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlâle konu eserler içerikten çıkarılır. Bunun için hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlâlin durdurulmasını ister. İhlâlin devamı halinde bu defa, Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlâle devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir. İhlâlin durdurulması halinde bilgi içerik sağlayıcısına yeniden servis sağlanır. Servis sağlayıcılar, bilgi içerik sağlayıcılarının isimlerini gösterir listeyi her ayın ilk iş günü Bakanlığa bildirir. Servis sağlayıcılar ile bilgi içerik sağlayıcıları, Bakanlıkça istendiği takdirde her türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlüdür. Bu maddede belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. (Mülga dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/578 md.)
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6/AKaynağı aç
MADDE 6/A- (Ek: 6/2/2014-6518/90 md.) (1) Bu Kanunun 8 ve 8/A maddeleri kapsamı dışındaki tüm içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine yönelik kararların uygulanmasını sağlamak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği kurulmuştur.[10] (2) Birlik özel hukuk tüzel kişiliğini haizdir. Birliğin merkezi Ankara’dır. (3) Birliğin çalışma usul ve esasları ile internetin bilinçli ve güvenli kullanımı konuları da dâhil olmak üzere Birliğin faaliyet alanları, Kurum tarafından onaylanacak Tüzükle belirlenir. Tüzük değişiklikleri de Kurumun onayına tabidir.[11] (4) Birlik, Tüzüğünün Kurum tarafından incelenerek uygun bulunmasını müteakip faaliyete başlar. (5) Birlik, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında yetkilendirilen tüm internet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılmasıyla oluşan ve koordinasyonu sağlayan bir kuruluştur. (6) Erişimin engellenmesi kararları erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. Kararların uygulanması amacıyla gerekli her türlü donanım ve yazılım erişim sağlayıcıların kendileri tarafından sağlanır. [12] (7) Erişimin engellenmesi kararları gereği için Birliğe gönderilir. Bu kapsamda Birliğe yapılan tebligat erişim sağlayıcılara yapılmış sayılır. (Ek cümle:13/10/2022-7418/31 md.) Erişim sağlayıcılar, kararların bildirimi için gerekli teknik altyapıyı kurmakla yükümlüdür.[13] (8) Birlik, kendisine gönderilen mevzuata uygun olmadığını düşündüğü kararlara itiraz edebilir. (9) Birliğin gelirleri, üyeleri tarafından ödenecek ücretlerden, bağış ve diğer faaliyet gelirlerinden oluşur. Üyelerden alınacak ücretler, Birliğin giderlerini karşılayacak miktarda belirlenir. Bir üyenin ödeyeceği ücret, üyelerin tamamının net satış tutarı toplamı içindeki o üyenin net satışı oranında belirlenir. Üyelerin ödeme dönemleri, yeni katılan üyelerin ne zamandan itibaren ödemeye başlayacağı ve ödemelere ilişkin diğer hususlar Birlik Tüzüğünde belirlenir. Süresinde ödenmeyen ücretler Birlikçe kanuni faizi ile birlikte tahsil edilir.[14] (10) Birliğe üye olmayan internet servis sağlayıcıları faaliyette bulunamaz. (11) (Ek:13/10/2022-7418/31 md.) Birlik, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarını, ilgili içerik veya yer sağlayıcının internet sayfalarından tespit edilebilen elektronik posta adreslerine bildirebilir. Toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülükleri
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir: a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; 1) İntihara yönlendirme (madde 84), 2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra), 3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190), 4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194), 5) Müstehcenlik (madde 226), 6) Fuhuş (madde 227), 7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçları. b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar. c) (Ek:25/3/2020-7226/32 md.) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar. ç) (Ek:13/10/2022-7418/32 md.) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar. (2) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (Ek cümle: 6/2/2014-6518/92 md.) Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir. (3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir. (4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak (…)[21]  erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. (Değişik cümle:29/7/2020-7253/4 md.) Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.[22][23][24][25] (5) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.[26] (6) Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını yapanların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkan tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. (7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini Kuruma gönderir. (8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Kuruma gönderilir. (9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır. (10) Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.[27] (11) İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından (…)[28] onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde (…)19 Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir. (12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla (…)19 Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. (13) (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) İşlemlerin yürütülmesi için Kuruma gönderilen hakim ve mahkeme kararlarına 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre Kurum tarafından itiraz edilebilir. (14) (Ek: 12/7/2013-6495/47 md.) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde tanımlanan kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanına giren suçların internet ortamında işlendiğini tespit etmeleri hâlinde, bu yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı alabilirler. Erişimin engellenmesi kararları uygulanmak üzere Kuruma gönderilir.[29] (15) (Ek: 26/2/2014-6527/17 md.) Bu maddeye göre soruşturma aşamasında verilen hâkim kararı ile 9 uncu ve 9/A maddesine göre verilen hâkim kararı birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen sulh ceza mahkemeleri tarafından verilir. (16) (Ek: 10/9/2014-6552/127 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.) (17) (Ek:17/10/2019-7188/36 md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi[30][31][32]

Genel Usul Hükümlerine Göre İhtiyati Tedbir Şartları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389 uyarınca, mevcut durumda yaşanabilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin imkânsızlaşacağı, ciddi ölçüde güçleşeceği veya gecikme yüzünden telafisi zor bir zararın doğacağı yönünde somut endişe bulunuyorsa uyuşmazlığın konusu hakkında ihtiyati tedbire hükmedilebilir. Bu genel güvence, niteliği elverdiği ölçüde çekişmesiz yargı işlemlerinde de geçerlidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 390Kaynağı aç
MADDE 390- (1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kararı

İhtiyati tedbir talebinin yöneltileceği merci davanın açıldığı zamana göre belirlenir. 6100 sayılı Kanun m. 390 gereğince, asıl dava açılmadan önceki aşamada uyuşmazlığın esasına bakmakla görevli ve yetkili mahkemeye müracaat edilir; dava ikame edildikten sonra ise talep yalnızca o davayı yürüten mahkemeye iletilir. Tedbir isteyen taraf, dayandığı sebebi, talep ettiği tedbirin türünü açıkça göstermeli ve davanın esası bakımından haklı olduğunu yaklaşık ispat ölçüsünde mahkemeye sunmalıdır. Gecikmesinde kesin sakınca bulunan ve hakların derhâl korunmasını zorunlu kılan hallerde hâkim, karşı tarafın beyanını almaksızın da tedbire karar verebilir.

Tedbir Kararının Kapsamı ve Kanun Yolu Denetimi

Mahkeme, 6100 sayılı Kanun m. 391/1 doğrultusunda, sakıncayı bütünüyle giderecek ya da zararın önüne geçecek nitelikte olmak üzere uyuşmazlık konusu hakkın muhafaza altına alınması, yediemine teslimi veya belirli bir eylemin yapılması yahut yapılmaması gibi her türlü tedbiri belirleyebilir. Karar metninde taraflarla vekillerinin kimlikleri, tedbirin dayandığı somut hukuki ve fiili deliller, hükmolunan tedbirin konusu ve niteliği ile tayin edilen teminatın tutarı ve cinsi açıkça gösterilir. Talebin geri çevrilmesi halinde mahkeme ret gerekçesini yazar; bu karara karşı ilgililer öncelikle incelenip kesin hükme bağlanmak üzere istinaf kanun yoluna başvurabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 391Kaynağı aç
MADDE 391- (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. (2) İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. (3) (Değişik:22/7/2020-7251/40 md.) İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi

Teminat Yükümlülüğü, Adli Yardım Muafiyeti ve İade Usulü

İhtiyati tedbir kararlarında temel ilke teminattır. 6100 sayılı Kanun m. 392/1 uyarınca, davanın haksız sonuçlanması ihtimaline binaen karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararları karşılamak üzere kural olarak teminat yatırılması gerekir. Bununla birlikte talep resmî bir belgeye veya kesin bir delile dayanmaktaysa yahut somut durumun koşulları bunu haklı kılıyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça yazarak teminat aranmamasına karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kişilerden ihtiyati tedbir talep ederken teminat istenmez.

Yatırılan teminatın iadesi ise kanunda öngörülen dava süresine tabidir. 6100 sayılı Kanun m. 392/2 gereğince, asıl uyuşmazlığa dair nihai hükmün kesinleşmesinden ya da konulan tedbirin kaldırılmasından itibaren bir ay içinde aleyhine tedbir uygulanan tarafça haksız tedbir nedeniyle tazminat davası açılmazsa teminat talep eden tarafa geri verilir.

FSEK m. 77 Kapsamında Yazılıma Özgü Geçici Önlemler

5846 sayılı Kanun m. 77, telif hakkı ihlallerinde uygulanacak özel bir geçici himaye mekanizması kurmuştur. Esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin yahut fiili durum yaratılmasının önüne geçilmesinin zorunlu görüldüğü ve iddiaların kuvvetle muhtemel bulunduğu hallerde hukuk mahkemesi davanın açılmasından önce veya sonra harekete geçebilir. Bu çerçevede mahkeme bir işin yapılmasını ya da yapılmamasını emredebilir, faaliyetin yürütüldüğü mekânın kapatılmasına yahut açılmasına karar verebilir. Ayrıca yazılımın hukuka aykırı kopyalarının ya da münhasıran bu kopyaların üretilmesine yarayan kalıp ve benzeri çoğaltma araçlarının geçici zaptına veya muhafaza altına alınmasına tedbiren hükmedebilir.

5846 sayılı Kanun m. 77 uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararlarında, mahkemenin verdiği emre aykırı davranılması halinde İcra ve İflas Kanununun 343 üncü maddesinde yer alan cezai yaptırımların doğacağı açıkça ihtar edilir. Bunun yanında, ihlal oluşturan kopyaların ithalatı veya ihracatı söz konusu olduğunda 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi hükümleri devreye girer ve gümrük idarelerince el koyma işlemleri Gümrük Yönetmeliği çerçevesinde yerine getirilir.

Tedbir Kararının Uygulanması ve İtiraz Usulü

6100 sayılı Kanun m. 393/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 392Kaynağı aç
MADDE 392- (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması

Karşı tarafın dinlenmeksizin verildiği tedbir kararlarına karşı 6100 sayılı Kanun m. 394 uyarınca itiraz imkânı tanınmıştır. Karşı taraf, uygulama anında hazır bulunmaktaysa icra tarihinden, hazır değilse uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurabilir. İtiraz tedbirin yasal şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata yönelik olarak yapılabilir; mahkeme aksine karar vermedikçe yapılan itiraz tedbirin infazını durdurmaz. Asıl dava açıldıktan sonra yöneltilen itirazlar hakkında kararı asıl davayı yürüten mahkeme verir.

6100 sayılı Kanun m. 394/3 uyarınca, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.

Dijital Ortamda İhlal ve Erişim Engelleme Talepleri

Bilgisayar programlarının çevrim içi mecralarda yetkisiz paylaşımı veya lisans kontrol sistemlerinin kırılması halinde 5846 sayılı Kanun Ek Madde 4 hükümleri uygulanır. Eser nüshaları üzerinde ya da programın topluma arzı esnasında yer alan hak sahipliğine veya kullanım koşullarına ilişkin koruyucu bilgilerin, sayıların ve kodların yetkisiz şekilde silinmesi veya değiştirilmesi kanunen yasaktır. Bu tür teknik önlemleri ortadan kaldırılmış yazılımların dağıtılması, ithali, yayımlanması veya dijital ortamda iletilmesi de ihlal sayılır.

Dijital ortamdaki hak ihlallerinde öncelikle uyar-kaldır usulü tatbik edilir. 5846 sayılı Kanun Ek Madde 4 uyarınca hak sahibi, ihlali gerçekleştiren bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde eylemin durdurulmasını ister. İhlalin sürmesi durumunda Cumhuriyet savcılığına müracaat edilir ve savcılık aracılığıyla servis sağlayıcıdan ilgili bilgi içerik sağlayıcısına sunulan hizmetin üç gün içinde durdurulması istenir. Hizmetin kesilmesinin ardından ihlal sonlandırılırsa bilgi içerik sağlayıcısına servis yeniden açılır.

5651 sayılı Kanun m. 6/A uyarınca, 8 inci madde kapsamı dışındaki erişimin engellenmesi kararları erişim sağlayıcılar tarafından Erişim Sağlayıcıları Birliği üzerinden uygulanır. Bu tür kararların FSEK veya HMK gibi bağımsız bir hukuki sebebe dayanması gerekir. Ayrıca Erişim Sağlayıcıları Birliği, kendisine gönderilen ve mevzuata uygun olmadığını değerlendirdiği erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması kararlarına itiraz edebilir.

İhtiyati tedbir kararı karşı taraf dinlenmeden verilebilir mi?

Hakların derhâl korunmasında zorunluluk bulunan gecikmesinde sakıncalı hallerde mahkeme karşı tarafı dinlemeden tedbir kararı verebilir; talep eden taraf tedbir sebebini ve türünü açıklayarak yaklaşık ispat sunmakla yükümlüdür.

İhtiyati tedbirin uygulanması ne kadar sürede talep edilmelidir?

İhtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir talep edene tefhim veya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir hafta içinde istenmek zorundadır; bu sürede talepte bulunulmazsa dava açılmış olsa dahi tedbir kendiliğinden kalkar.

Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbire itiraz süresi nedir?

Tedbirin icrasında hazır bulunuluyorsa uygulandığı tarihten, hazır olunmadığı takdirde tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir.

Lisanssız yazılım kullanımında istenebilecek azami bedel ne kadardır?

Hak sahibi, yazılı izin alınmaksızın çoğaltılan veya kullanılan yazılım için sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.

Dijital ortamdaki telif ihlallerinde uyar-kaldır süresi ne kadardır?

Hak sahibi öncelikle bilgi içerik sağlayıcıya başvurarak ihlalin üç gün içinde durdurulmasını ister; ihlal devam ederse savcılık aracılığıyla servis sağlayıcıdan hizmetin üç gün içinde kesilmesi talep edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu