Tanınmış markalar, marka hukukuna hâkim olan tescil, ülkesellik ve sınıf esasına dayalı koruma ilkelerine istisna teşkil ederek sıradan tescillere kıyasla güçlendirilmiş bir korumadan yararlanır. Yargı kararlarında tanınmış marka; bir teşebbüse sıkı surette bağlanma, garanti, kalite, kuvvetli reklam ve yaygın dağıtım ağına dayalı olarak toplumda coğrafi sınır, kültür ve yaş farkı gözetilmeksizin refleks halinde çağrışım uyandıran işaretler olarak tanımlanmaktadır.
Sınai Mülkiyet Kanunu Kapsamında Tanınmış Marka Koruması ve İtiraz Usulü
Tescilli bir markanın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile belirlenmiştir; ancak başvuru ve dava tarihi bu tarihten önce olan uyuşmazlıklarda mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/5 düzenlemesiyle, Paris Sözleşmesi anlamındaki tanınmış markalar mülga mevzuattan farklı olarak mutlak ret nedeni yerine nispi ret nedenleri arasına alınmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/84, K. 2023/72Kaynağı aç
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/4 uyarınca Paris Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamındaki tanınmış işaretlerle aynı veya benzer başvurular, aynı ya da benzer nitelikteki mal veya hizmetler yönünden itiraz üzerine engellenir. Kanunun 6/5 maddesinde ise Türkiye'de tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar yönünden; haksız yarar sağlama, itibarı zedeleme veya ayırt edici karakteri aşındırma ihtimallerinin varlığı halinde, haklı bir gerekçe bulunmadıkça başvurunun aynı, benzer yahut farklı mal ve hizmetlerde olmasına bakılmaksızın itirazla reddedileceği hükme bağlanmıştır. Bu nispi ret nedenlerine dayanılarak yapılacak itirazların, başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilanından itibaren iki aylık kanuni süre içinde sunulması gerekir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 6Kaynağı aç
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU m. 18Kaynağı aç
Farklı Mal ve Hizmet Sınıflarında Sulandırma Halleri
Tanınmış markalar sınıf ilkesine istisna oluşturduğu için, sonraki tescil başvurusu farklı mal veya hizmetler için yapılmış olsa dahi önceki markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanabilecek, markanın itibarına zarar verilebilecek veya ayırt edici karakteri zedelenebilecekse itiraz üzerine sonraki başvuru reddedilir.
Tanınmış bir markanın farklı sınıflarda korunabilmesi için markanın tanınmışlığı ile başvuru konusu işaret arasındaki benzerlik tek başına yeterli görülmemektedir. Tescil engeli veya hükümsüzlük yaptırımının uygulanabilmesi için sulandırma halleri olarak kabul edilen tanınmışlıktan haksız yarar sağlama, itibara zarar verme veya ayırt edici karakteri zedeleme ihtimallerinden en az birinin somut olayda gerçekleşmesi aranır. Bu şartların tamamının kümülatif olarak birlikte bulunması zorunlu olmayıp bu hallerden birinin varlığı ret veya hükümsüzlük için yeterlidir.
Haksız yarar sağlama hali, tanınmış markanın tüketiciler nezdinde sahip olduğu olumlu imajın hukuka aykırı biçimde diğer markaya aktarılması, yani markanın reklam değerinin ve şöhretinin sömürülmesidir. İtibara zarar verilmesi ise markanın imaj zedeleyici veya küçültücü nitelikteki mal veya hizmetler için kullanılması suretiyle lekelenmesi durumunda ortaya çıkar.
Bağlantı Kurma Şartı ve İltibastan Ayrımı
Tanınmış markanın farklı sektörlerde korunmasında aranan ilişkilendirme ve bağlantı kavramı, klasik marka hukukundaki karıştırılma ihtimalinden yani iltibastan farklıdır. Farklı mal ve hizmetlerde korumanın devreye girmesi için ortalama tüketicinin söz konusu mal ve hizmetler ile tanınmış marka arasında bağlantı kurması ve bu çağrışımın doğuracağı olumlu izlenimle satın alma tercihlerine yön verilerek haksız yarar sağlanıp sağlanmadığı veya itibara zarar gelip gelmediği somut delillerle incelenmelidir.
Tanınmışlığın İspatı, İlgili Çevre ve Önceye Dayalı Haklar
Bir markanın tanınmışlığının ispatında Türk Patent nezdindeki sicil kaydı tek başına yeterli kabul edilmemektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1195 Esas, 2017/3608 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere tanınmışlık; WIPO Ortak Tavsiye Kararı'nda açıklanan ilkeler nazara alınarak ve uzman bilirkişi incelemesi yapılarak somut deliller ışığında değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/1195, K. 2017/3608Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/84 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere WIPO kriterleri uyarınca bir markanın toplumda tanınmışlık düzeyine erişmesinde dikkate alınacak toplum çevresi, her somut olayın özelliklerine bağlı olarak değişmekle birlikte kural olarak markanın kapsadığı mal veya hizmet tipinin mevcut ve müstakbel müşterileridir. Ayrıca anılan kararda vurgulandığı üzere, farklı sınıflardaki tescil engeli şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini yeterince irdelemeyen eksik ve denetime elverişsiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Tanınmış marka iddiası karşısında başvuru sahibinin daha eskiye dayalı tescilli marka hakkının bulunması halinde bu durum mahkemece müstakil olarak tartışılmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1195 Esas, 2017/3608 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, başvuru sahibinin önceki tescilli hakkı karşısında yeni tescil talebinin sulandırma ve tescil engeli risklerini oluşturup oluşturmayacağı somut olayın özelliklerine göre ele alınmalıdır.
Tanınmış markaya dayalı tescil itirazı hangi sürede yapılmalıdır?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca, marka başvurusuna karşı tanınmışlık tescil engeline dayalı itirazlar başvurunun Resmi Marka Bülteninde yayımlanmasından itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılmalıdır.
Tanınmış markanın korunması için aynı tür mal veya hizmet olması zorunlu mudur?
Zorunlu değildir; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/5 uyarınca tanınmış markalar, haksız yarar sağlama veya itibar zedelenmesi gibi şartların varlığı halinde farklı mal ve hizmet sınıflarında da korunur.
Sulandırma hallerinin hepsinin birlikte gerçekleşmesi şart mıdır?
Hayır, haksız yarar sağlama, itibara zarar verme veya ayırt edici karakteri zedeleme hallerinden yalnızca birinin somut olayda gerçekleşmesi tescil itirazının kabulü veya hükümsüzlük kararı için yeterlidir.
Tanınmışlık değerlendirmesinde hangi toplum kesimi esas alınır?
WIPO kriterleri ve yargı içtihatları doğrultusunda, markanın kapsadığı mal veya hizmet grubunun mevcut ve müstakbel müşterileri dikkate alınır.
Sicildeki tanınmışlık kaydı davada tek başına yeterli delil midir?
Sicil kaydı tek başına yeterli sayılmamakta, WIPO ilkeleri çerçevesinde ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle markanın tanınmışlık düzeyinin somut delillerle ortaya konulması aranmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

