Bilgisayar Programlarının Hukuki Niteliği ve Eser Koruması
Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eserleri arasında korunmaktadır. Kanunun 2. maddesi uyarınca, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ile bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları ilim ve edebiyat eseri sayılır. Buna karşılık, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler de dahil olmak üzere bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser koruması kapsamı dışında bırakılmıştır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Yazılımlar, eser niteliğini taşıdıkları andan itibaren herhangi bir kuruma tescil veya resmi kayıt zorunluluğu bulunmaksızın kendiliğinden telif korumasından yararlanır. İsteğe bağlı olarak başvurulan tescil ve kayıt işlemleri kurucu nitelikte bir hak doğurmamakta, yalnızca hak sahipliğinin ispatında kolaylık sağlamaktadır.
Yazılımlara ilişkin mali hakların devri ve ruhsatlandırılması kesin şekil kurallarına tabidir. 5846 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı şekilde yapılması ve bu hukuki işlemlere konu olan hakların tek tek, ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Mali bir hakkı veya kullanma yetkisini devretme salahiyeti bulunmayan kimselerden bu hakları edinen kişiler, iyi niyetli olsalar dahi hukuken korunmazlar.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Tecavüzün Önlenmesi ve Giderilmesi: Men ve Ref Davaları
Lisanssız yazılım kullanımı yoluyla manevi ve mali hakları ihlal edilen hak sahipleri, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca tecavüz edene karşı tecavüzün ref'i davası açabilirler. Tecavüz fiili bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetlerini yürüttükleri sırada gerçekleştirilmişse, işletme sahibine karşı da dava yöneltilebilir. Bu hukuki sorumluluk rejiminde, tecavüzü gerçekleştiren çalışanların ya da işletme sahibinin kusurlu olup olmadığı aranmamaktadır.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Tecavüzün ref'i yargılamasında mahkeme; hak sahibinin hak durumunu, ihlalin kapsamını, kusurun varlığını ve ağırlığını, ayrıca tecavüzün kaldırılması halinde karşı tarafın uğrayabileceği muhtemel zararları takdir ederek duruma uygun tedbirlerin uygulanmasına karar verir. Eser sahibi, tecavüzün ref'i ve tecavüzün men'i davalarını genel yetki kurallarının yanı sıra kendi ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de açma hakkına sahiptir.
Hak sahibi, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşme tehlikesi bulunan muhtemel ihlallerin engellenmesi amacıyla 5846 sayılı Kanun'un 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'i davası açabilir. Gerçekleşmiş bir tecavüzün sürmesi veya tekrarlanması ihtimali bulunan hallerde de aynı koruma geçerlidir. Tecavüzün men'i davalarında da işletme sahibinin kusursuz sorumluluğu, mahkemenin takdir yetkisi ve uygulanacak tedbirlere ilişkin kurallar kıyasen tatbik edilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Telif Bedelinin Üç Kat Olarak Talep Edilmesi ve Seçimlik Haklar
Yazılımı hak sahibinin yazılı izni olmaksızın işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan veya umuma ileten kişilere karşı 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası işletilebilir. Bu düzenleme uyarınca hak sahibi; tecavüz edenle aralarında bir sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri çerçevesinde tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, karşı tarafa karşı sanki onunla geçerli bir sözleşme yapmışçasına tüm hak ve yetkileri ileri sürme imkanına kavuşur.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; söz konusu kopyaların ve çoğaltmaya yarayan kalıp, film veya benzeri araçların imhasını, üretim maliyetini aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin üç kat fazlasını talep edebilir. Bu kopyalar satışa çıkarılmış bulunduğu takdirde de tecavüz edenin elinde kalan nüshalar bakımından imha, maliyetine devir veya üç kat bedel seçeneklerinden biri tercih edilebilir.
Hak sahiplerinin çoğaltılmış kopyaların imhası, maliyetine devri veya üç kat bedel talepleri doğrultusunda işlem yapıldığında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun elkoymaya ilişkin hükümleri yalnızca delil elde etmek amacıyla uygulanabilir; bu usul delil toplama amacı dışında işletilemez.
Maddi ve Manevi Tazminat Davaları ile Elde Edilen Kârın Devri
Lisanssız yazılım kullanımı sebebiyle mali hakları zarar gören hak sahibi, tecavüz edenin kusurlu olması koşuluyla 5846 sayılı Kanun'un 70. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haksız fiil hükümlerine dayanarak maddi tazminat davası açabilir. Manevi hakları haleldar edilen hak sahibi ise uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talebinde bulunabilir. Mahkeme, takdir edeceği para tutarı yerine veya bu tutara ek olarak başka bir manevi giderim şekline de hükmedebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Mali veya manevi hakları tecavüze uğrayan hak sahibi, tazminat isteminin yanı sıra lisanssız kullanım sayesinde tecavüz eden tarafça temin edilen kârın kendisine devredilmesini de talep edebilir. Kârın devrinin talep edildiği bu halde, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca talep edilmiş olan telif bedeli devredilecek tutardan indirilir.
İhtiyati Tedbir ve Mahkeme Yoluyla Delil Tespiti Usulü
Esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin veya emrivakilerin önlenmesi amacıyla gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, iddiaların kuvvetle muhtemel görülmesi kaydıyla mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca dava öncesinde veya davanın açılmasından sonra ihtiyati tedbire hükmedilebilir. Mahkeme bu kapsamda karşı tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını emredebilir, işin yapıldığı yerin kapatılmasına ya da açılmasına karar verebilir, çoğaltılmış nüshaların veya çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yoluyla muhafaza altına alınmasına hükmedebilir. Verilen tedbir kararında, emre muhalefetin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 343. maddesindeki cezai sonuçları doğuracağı açıklanır. 2004 sayılı Kanun'un 343. maddesi uyarınca, yalnız kendisi tarafından yapılacak bir işin yapılması veya yapılmaması hakkındaki ilam hükümlerine haklı mazeret olmaksızın muhalefet eden borçlular hakkında şikayet üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 343Kaynağı aç
Haklara tecavüz oluşturma ihtimali bulunan nüshaların ithalatı veya ihracatı sırasında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi hükümleri uygulanır; bu nüshalara gümrük idarelerince el konulmasına ilişkin süreçler Gümrük Yönetmeliği hükümleri dairesinde yürütülür.
Lisanssız yazılım kullanımının tespiti amacıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca delil tespiti yoluna başvurulabilir. Taraflar, açılmış veya açılacak bir davada ileri sürecekleri vakıanın ispatı için keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması veya tanık dinlenmesi talebinde bulunabilirler. Delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dahilindeyse hukuki yararın bulunduğu kanunen kabul edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
Henüz esas dava açılmamışken delil tespiti, 6100 sayılı Kanun'un 401. maddesi gereğince esas davaya bakacak mahkemeden veya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılacak cihazların bulunduğu yer sulh mahkemesinden talep edilir. Delil tespitini gerçekleştiren mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olduğu iddiası sonradan açılacak esas davada ileri sürülemez. Esas dava açıldıktan sonraki delil tespiti taleplerinde ise münhasıran davanın görülmekte olduğu mahkeme görevli ve yetkilidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 401Kaynağı aç
Cezai Sorumluluk ve Bilişim Sistemlerinde Adli Arama Usulü
Koruma altındaki bir eseri hak sahibinin yazılı izni olmaksızın işleyen, çoğaltan, dağıtan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişiler hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı çoğaltılmış eseri satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları temin ettiği faili bildirerek yakalanmasını sağlarsa, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Yürütülen bir ceza soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkanının olmaması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca şüphelinin bilgisayarlarında, programlarında ve kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözümlenmesine karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının verdiği karar yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulur; hakimin yirmi dört saat içinde onaylamaması veya aksi yönde karar vermesi halinde elde edilen tüm kopyalar ve metinler derhal imha edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Bilgisayar ve programlara şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya inceleme işleminin uzun sürecek olması hallerinde cihazlara elkonulabilir. Gerekli çözümlemelerin yapılması ve kopyaların çıkarılmasının ardından cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma esnasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılarak bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya müdafiine tutanak karşılığı verilir. Cihazlara elkonulmaksızın verilerin kopyalanması halinde ise bu veriler kağıda yazdırılarak tutanağa bağlanır ve ilgililerce imzalanır.
Şirket çalışanının lisanssız yazılım kullanmasından şirket sahibi sorumlu tutulabilir mi?
Evet, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince ihlal hizmetin ifası sırasında çalışanlar veya temsilciler tarafından yapılmışsa işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir ve bu davada işletme sahibinin kusurlu olup olmadığına bakılmaz.
Lisanssız yazılım kullanan şirketten ne kadar tazminat istenebilir?
Hak sahibi, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir; ayrıca failin kusuru varsa haksız fiil kapsamında maddi tazminat ve elde edilen kârın devrini isteyebilir.
Bilgisayar programı üzerindeki hakların devrinde hangi geçerlilik şartları aranır?
5846 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca mali haklara ilişkin sözleşmelerin ve tasarrufların yazılı şekilde yapılması ve devre veya ruhsata konu edilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.
Lisanssız yazılım tespiti dava açılmadan önce nasıl gerçekleştirilir?
Dava açılmadan önce delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla 6100 sayılı Kanun uyarınca esas davaya bakacak mahkemeden veya inceleme yapılacak bilgisayarların bulunduğu yer sulh mahkemesinden delil tespiti istenebilir.
Ceza soruşturmasında şirket bilgisayarlarına hangi hallerde el konulabilir?
Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş verilere ulaşılamaması veya inceleme işleminin uzun sürecek olması halinde 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca cihazlara elkonulabilir; gerekli kopyalar alındıktan sonra bilgisayarlar gecikmeksizin iade edilir.
Lisanssız yazılımı ticari amaçla kullanan veya satan kişiler ceza indiriminden yararlanabilir mi?
5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı çoğaltılmış eseri satan veya satın alan kişi kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmasını sağlarsa cezasında indirim yapılabilir veya ceza verilmeyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

