Lisanssız Yazılım Kullanan Şirketlere Karşı Açılacak Davalar

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız Yazılım Kullanan Şirketlere Karşı Açılacak Davalar

Bilgisayar Programlarının Hukuki Niteliği ve Eser Koruması

Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eserleri arasında korunmaktadır. Kanunun 2. maddesi uyarınca, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ile bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları ilim ve edebiyat eseri sayılır. Buna karşılık, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler de dahil olmak üzere bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser koruması kapsamı dışında bırakılmıştır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:

Yazılımlar, eser niteliğini taşıdıkları andan itibaren herhangi bir kuruma tescil veya resmi kayıt zorunluluğu bulunmaksızın kendiliğinden telif korumasından yararlanır. İsteğe bağlı olarak başvurulan tescil ve kayıt işlemleri kurucu nitelikte bir hak doğurmamakta, yalnızca hak sahipliğinin ispatında kolaylık sağlamaktadır.

Yazılımlara ilişkin mali hakların devri ve ruhsatlandırılması kesin şekil kurallarına tabidir. 5846 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı şekilde yapılması ve bu hukuki işlemlere konu olan hakların tek tek, ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Mali bir hakkı veya kullanma yetkisini devretme salahiyeti bulunmayan kimselerden bu hakları edinen kişiler, iyi niyetli olsalar dahi hukuken korunmazlar.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması:

Tecavüzün Önlenmesi ve Giderilmesi: Men ve Ref Davaları

Lisanssız yazılım kullanımı yoluyla manevi ve mali hakları ihlal edilen hak sahipleri, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca tecavüz edene karşı tecavüzün ref'i davası açabilirler. Tecavüz fiili bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetlerini yürüttükleri sırada gerçekleştirilmişse, işletme sahibine karşı da dava yöneltilebilir. Bu hukuki sorumluluk rejiminde, tecavüzü gerçekleştiren çalışanların ya da işletme sahibinin kusurlu olup olmadığı aranmamaktadır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Tecavüzün ref'i yargılamasında mahkeme; hak sahibinin hak durumunu, ihlalin kapsamını, kusurun varlığını ve ağırlığını, ayrıca tecavüzün kaldırılması halinde karşı tarafın uğrayabileceği muhtemel zararları takdir ederek duruma uygun tedbirlerin uygulanmasına karar verir. Eser sahibi, tecavüzün ref'i ve tecavüzün men'i davalarını genel yetki kurallarının yanı sıra kendi ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de açma hakkına sahiptir.

Hak sahibi, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşme tehlikesi bulunan muhtemel ihlallerin engellenmesi amacıyla 5846 sayılı Kanun'un 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'i davası açabilir. Gerçekleşmiş bir tecavüzün sürmesi veya tekrarlanması ihtimali bulunan hallerde de aynı koruma geçerlidir. Tecavüzün men'i davalarında da işletme sahibinin kusursuz sorumluluğu, mahkemenin takdir yetkisi ve uygulanacak tedbirlere ilişkin kurallar kıyasen tatbik edilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Madde 69 – Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir. 66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır. III – Tazminat davası:

Telif Bedelinin Üç Kat Olarak Talep Edilmesi ve Seçimlik Haklar

Yazılımı hak sahibinin yazılı izni olmaksızın işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan veya umuma ileten kişilere karşı 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası işletilebilir. Bu düzenleme uyarınca hak sahibi; tecavüz edenle aralarında bir sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri çerçevesinde tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, karşı tarafa karşı sanki onunla geçerli bir sözleşme yapmışçasına tüm hak ve yetkileri ileri sürme imkanına kavuşur.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; söz konusu kopyaların ve çoğaltmaya yarayan kalıp, film veya benzeri araçların imhasını, üretim maliyetini aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin üç kat fazlasını talep edebilir. Bu kopyalar satışa çıkarılmış bulunduğu takdirde de tecavüz edenin elinde kalan nüshalar bakımından imha, maliyetine devir veya üç kat bedel seçeneklerinden biri tercih edilebilir.

Hak sahiplerinin çoğaltılmış kopyaların imhası, maliyetine devri veya üç kat bedel talepleri doğrultusunda işlem yapıldığında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun elkoymaya ilişkin hükümleri yalnızca delil elde etmek amacıyla uygulanabilir; bu usul delil toplama amacı dışında işletilemez.

Maddi ve Manevi Tazminat Davaları ile Elde Edilen Kârın Devri

Lisanssız yazılım kullanımı sebebiyle mali hakları zarar gören hak sahibi, tecavüz edenin kusurlu olması koşuluyla 5846 sayılı Kanun'un 70. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haksız fiil hükümlerine dayanarak maddi tazminat davası açabilir. Manevi hakları haleldar edilen hak sahibi ise uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat talebinde bulunabilir. Mahkeme, takdir edeceği para tutarı yerine veya bu tutara ek olarak başka bir manevi giderim şekline de hükmedebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Mali veya manevi hakları tecavüze uğrayan hak sahibi, tazminat isteminin yanı sıra lisanssız kullanım sayesinde tecavüz eden tarafça temin edilen kârın kendisine devredilmesini de talep edebilir. Kârın devrinin talep edildiği bu halde, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca talep edilmiş olan telif bedeli devredilecek tutardan indirilir.

İhtiyati Tedbir ve Mahkeme Yoluyla Delil Tespiti Usulü

Esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin veya emrivakilerin önlenmesi amacıyla gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, iddiaların kuvvetle muhtemel görülmesi kaydıyla mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca dava öncesinde veya davanın açılmasından sonra ihtiyati tedbire hükmedilebilir. Mahkeme bu kapsamda karşı tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını emredebilir, işin yapıldığı yerin kapatılmasına ya da açılmasına karar verebilir, çoğaltılmış nüshaların veya çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yoluyla muhafaza altına alınmasına hükmedebilir. Verilen tedbir kararında, emre muhalefetin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 343. maddesindeki cezai sonuçları doğuracağı açıklanır. 2004 sayılı Kanun'un 343. maddesi uyarınca, yalnız kendisi tarafından yapılacak bir işin yapılması veya yapılmaması hakkındaki ilam hükümlerine haklı mazeret olmaksızın muhalefet eden borçlular hakkında şikayet üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
Madde 77 – (Değişik: 23/1/2008-5728/142 md.) Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır. Haklara tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi hükümleri uygulanır. Bu nüshalara gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür. III – Hükmün ilanı:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 343Kaynağı aç
Madde 343 – (Değişik: 31/5/2005-5358/14 md.) Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tesisi veya kaldırılması hakkındaki ilâm hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet eden borçluların, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilâmın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:[128]

Haklara tecavüz oluşturma ihtimali bulunan nüshaların ithalatı veya ihracatı sırasında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi hükümleri uygulanır; bu nüshalara gümrük idarelerince el konulmasına ilişkin süreçler Gümrük Yönetmeliği hükümleri dairesinde yürütülür.

Lisanssız yazılım kullanımının tespiti amacıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi uyarınca delil tespiti yoluna başvurulabilir. Taraflar, açılmış veya açılacak bir davada ileri sürecekleri vakıanın ispatı için keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması veya tanık dinlenmesi talebinde bulunabilirler. Delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dahilindeyse hukuki yararın bulunduğu kanunen kabul edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki

Henüz esas dava açılmamışken delil tespiti, 6100 sayılı Kanun'un 401. maddesi gereğince esas davaya bakacak mahkemeden veya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılacak cihazların bulunduğu yer sulh mahkemesinden talep edilir. Delil tespitini gerçekleştiren mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olduğu iddiası sonradan açılacak esas davada ileri sürülemez. Esas dava açıldıktan sonraki delil tespiti taleplerinde ise münhasıran davanın görülmekte olduğu mahkeme görevli ve yetkilidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 401Kaynağı aç
MADDE 401- (1) Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. (2) Noterlerin, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır. (3) Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez. (4) Dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir. Delil tespiti talebi ve karar

Cezai Sorumluluk ve Bilişim Sistemlerinde Adli Arama Usulü

Koruma altındaki bir eseri hak sahibinin yazılı izni olmaksızın işleyen, çoğaltan, dağıtan, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişiler hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı çoğaltılmış eseri satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları temin ettiği faili bildirerek yakalanmasını sağlarsa, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

Yürütülen bir ceza soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkanının olmaması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca şüphelinin bilgisayarlarında, programlarında ve kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözümlenmesine karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının verdiği karar yirmi dört saat içinde hakim onayına sunulur; hakimin yirmi dört saat içinde onaylamaması veya aksi yönde karar vermesi halinde elde edilen tüm kopyalar ve metinler derhal imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Bilgisayar ve programlara şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya inceleme işleminin uzun sürecek olması hallerinde cihazlara elkonulabilir. Gerekli çözümlemelerin yapılması ve kopyaların çıkarılmasının ardından cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma esnasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılarak bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya müdafiine tutanak karşılığı verilir. Cihazlara elkonulmaksızın verilerin kopyalanması halinde ise bu veriler kağıda yazdırılarak tutanağa bağlanır ve ilgililerce imzalanır.

Şirket çalışanının lisanssız yazılım kullanmasından şirket sahibi sorumlu tutulabilir mi?

Evet, 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereğince ihlal hizmetin ifası sırasında çalışanlar veya temsilciler tarafından yapılmışsa işletme sahibine karşı tecavüzün ref'i davası açılabilir ve bu davada işletme sahibinin kusurlu olup olmadığına bakılmaz.

Lisanssız yazılım kullanan şirketten ne kadar tazminat istenebilir?

Hak sahibi, 5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir; ayrıca failin kusuru varsa haksız fiil kapsamında maddi tazminat ve elde edilen kârın devrini isteyebilir.

Bilgisayar programı üzerindeki hakların devrinde hangi geçerlilik şartları aranır?

5846 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca mali haklara ilişkin sözleşmelerin ve tasarrufların yazılı şekilde yapılması ve devre veya ruhsata konu edilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

Lisanssız yazılım tespiti dava açılmadan önce nasıl gerçekleştirilir?

Dava açılmadan önce delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla 6100 sayılı Kanun uyarınca esas davaya bakacak mahkemeden veya inceleme yapılacak bilgisayarların bulunduğu yer sulh mahkemesinden delil tespiti istenebilir.

Ceza soruşturmasında şirket bilgisayarlarına hangi hallerde el konulabilir?

Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş verilere ulaşılamaması veya inceleme işleminin uzun sürecek olması halinde 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi uyarınca cihazlara elkonulabilir; gerekli kopyalar alındıktan sonra bilgisayarlar gecikmeksizin iade edilir.

Lisanssız yazılımı ticari amaçla kullanan veya satan kişiler ceza indiriminden yararlanabilir mi?

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinin son fıkrası uyarınca, hukuka aykırı çoğaltılmış eseri satan veya satın alan kişi kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmasını sağlarsa cezasında indirim yapılabilir veya ceza verilmeyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu