Fikri ve sınai mülkiyet hukukundan doğan uyuşmazlıklar; dava şartı veya ihtiyari arabuluculuk, çalışan buluşlarında tahkim, idari uzlaşma ve internet alan adı çözüm mekanizmaları gibi alternatif yöntemlerle karara bağlanabilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca fikrî mülkiyet mevzuatında öngörülen hususlardan doğan davalar kural olarak ticari dava sayılmakta; konusu para alacağı veya tazminat olan uyuşmazlıklarda ise aynı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı teşkil etmektedir. Bununla birlikte uyuşmazlığın niteliği, davaların yığılması veya özel mevzuatta tahkim ya da uzlaştırma öngörülmüş olması durumunda izlenecek hukuki usul farklılaşmaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
Sınai Mülkiyet Davalarında Arabuluculuk ve Taleplerin Yığılması
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca konusu para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat olan ticari davalarda arabuluculuk bir dava şartıdır. Kanun'un 4. maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın fikrî mülkiyet hukukundan doğan davalar ticari dava niteliği taşıdığından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki para ve tazminat talepli uyuşmazlıklar kural olarak dava şartı arabuluculuğa tabidir.
Marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini gibi eda veya tespit istemleri ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin birlikte açıldığı durumlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca davaların yığılması gündeme gelir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4851 Esas ve 2020/2732 Karar sayılı içtihadı uyarınca, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi veya ticaret unvanının terkini gibi konusu para alacağı olmayan ve arabuluculuğa tabi bulunmayan taleplerle birlikte açılan tazminat ve tahsil talepleri de arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/4851, K. 2020/2732Kaynağı aç
Çalışan Buluşlarında Zorunlu Tahkim ve İhtiyari Arabuluculuk
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 115/11 ile Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik m. 24 gereğince, çalışan buluşlarından doğan ihtilaflarda tahkim yoluna başvuru zorunludur. Tahkim zorunluluğu yalnızca buluş bedelinin belirlenmesiyle sınırlı olmayıp, çalışan ile işveren arasındaki anlaşmazlıkları, çalışanların kendi aralarındaki ihtilafları, buluş bedelinin miktarını, ödeme usulünü ve diğer tüm hak ve borçları kapsamaktadır. Bu uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk uygulanmamaktadır.
Çalışan buluşlarına ilişkin uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk tatbik edilmemekle birlikte, Çalışan Buluşlarına Dair Yönetmelik m. 24/5 uyarınca tarafların tahkim yoluna gitmeden önce ihtiyari olarak arabulucuya başvurmaları mümkündür. İhtiyari arabuluculuk tarafların ortak iradesine bağlı olup, yürütülen görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamaması hâlinde uyuşmazlığın yeniden zorunlu tahkime götürülmesi gerekmektedir.
TÜRKPATENT Nezdinde Uzlaşma Usulü ve Süreler
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 19/4 uyarınca Türk Patent ve Marka Kurumu, yayıma itiraz süreçlerinde gerekli görmesi durumunda tarafları uzlaşmaya teşvik edebilmektedir. Uzlaşma usulüne ilişkin konularda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır.
Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m. 32 çerçevesinde Kurum, yayıma itirazların veya Kanun m. 19/3 kapsamındaki kararlara yapılan itirazların incelenmesinde tarafları uzlaşmaya davet edebilir. Tarafların bir ay içinde yazılı uzlaşma beyanı sunması gerekir; bu süre içinde olumlu yanıt verilmemesi durumunda uzlaşma daveti reddedilmiş sayılarak itiraz incelemesine devam olunur. Tarafların arabulucuya başvuracaklarını Kuruma bildirmeleri durumunda ise inceleme üç ay süreyle ertelenir; bu süre tarafların ortak talebi üzerine üç ay daha uzatılabilir.
Uzlaşma sürecinde taraflardan birinin ilettiği uzlaşma teklifinin otuz gün içinde karşı tarafça kabul edilmemesi durumunda teklif reddedilmiş sayılır. Ancak bu teklifin reddedilmiş sayılması, tarafların daha sonra 6325 sayılı Kanun çerçevesinde arabuluculuğa başvurmalarına engel oluşturmaz.
Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Alternatif Yollar
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıkların tamamı doğrudan dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca fikrî mülkiyet mevzuatında öngörülen hususlardan doğan davalar kural olarak ticari dava sayılmakla birlikte, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bu kuralın istisnası kılınmıştır. Dolayısıyla telif uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğun tatbik edilebilmesi için uyuşmazlığın bir ticari işletmeyle bağlantılı olması aranır.
Fikir ve sanat eserlerinin, icraların ve fonogramların umuma açık mahallerde kullanımına ilişkin tarife bedellerinin tayininde özel bir uzlaştırma komisyonu usulü benimsenmiştir. Tarafların kanuni sürelerde anlaşamaması hâlinde Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde teşekkül eden komisyon tarifelerin müzakeresini yürütür. Bu komisyon raporu bağlayıcı bir nitelik taşımamakla birlikte taraflara sözleşme yapma konusunda yol gösterir; anlaşma sağlanamadığı takdirde yargı yolu açıktır.
Telif haklarının ihlalinden kaynaklanan cezai süreçlerde uzlaştırma kurumu işletilebilmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde yapılan kanuni düzenleme ile etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçların uzlaştırma kapsamı dışında kalacağına dair sınırlamanın kaldırılması sonucunda, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71. maddesinde düzenlenen ve şikâyete bağlı olan telif suçları da uzlaştırmaya elverişli hâle gelmiştir.
İnternet Alan Adı Uyuşmazlık Mekanizmaları
İnternet Alan Adları Yönetmeliği m. 25/1 uyarınca Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcıları (UÇHS) nezdindeki mekanizmaya başvurabilmek için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: İhtilaflı alan adının, sahip olunan veya ticarette kullanılan tanıtıcı işaretle aynı ya da benzer olması, alan adını tahsis ettirenin yasal bir hakkının veya bağlantısının bulunmaması ve alan adının kötü niyetle tahsis ettirilmiş ya da kullanılıyor olması şarttır. Bu koşulların varlığı halinde alan adının iptaline veya devrine karar verilebilir.
UÇHS usulünde alan adı sahibine ait kimlik ve iletişim bilgileri süreç boyunca şikâyet eden tarafa açıklanmamaktadır. Bu gizlilik kuralı, hak sahibinin iddialarını tevsik edecek ilave delilleri ve bağlantıları toplamasını güçleştirebilmektedir.
Uluslararası düzeyde uygulanan WIPO Alan Adı Uyuşmazlıkları Çözüm Politikası (UDRP) uyarınca yapılan başvurularda hakem seçimi taraflarca yapılabileceği gibi WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi tarafından da gerçekleştirilebilir. Uyuşmazlıklar kural olarak tek bir hakem tarafından incelenmekte; tarafların talep etmesi hâlinde ise üç hakemden oluşan bir heyet teşkil edilmektedir.
WIPO UDRP kuralları çerçevesinde şikâyetin kabul edilebilmesi için şikâyetçinin; alan adının kendi tescilli markası veya ayırt edici işaretiyle aynı ya da karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, alan adı sahibinin bu işaret üzerinde meşru bir hak veya menfaatinin bulunmadığını ve alan adının kötü niyetle tescil edilip kullanıldığını birlikte kanıtlaması zorunludur. UDRP hakem heyetinin yetkisi yalnızca alan adının devrine, iptaline veya şikâyetin reddine karar vermekle sınırlıdır; heyet tazminata, vekâlet ücretine veya cezai bir yaptırıma hükmedemez.
Sıkça Sorulan Sorular
Marka tecavüzünün men'i ve tazminat davaları birlikte açıldığında arabuluculuk zorunlu mudur?
Hayır, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i veya unvan terkini gibi para alacağı niteliği taşımayan taleplerle birlikte açılan tazminat ve tahsil talepleri, davaların yığılması durumunda arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Çalışan buluşlarından doğan bedel uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı mıdır?
Hayır, çalışan buluşlarından doğan uyuşmazlıklarda tahkim yoluna başvuru zorunlu olduğundan dava şartı arabuluculuk uygulanmaz; ancak taraflar tahkim öncesinde ihtiyari arabuluculuğa başvurabilirler.
Telif hakkı ihlali suçlarında ceza uzlaştırması mümkün müdür?
Evet, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 71 kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı suç niteliğinde olduğundan ve Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253'teki etkin pişmanlık sınırlaması kaldırıldığından uzlaştırma kapsamındadır.
UDRP hakem heyeti alan adı uyuşmazlığında tazminat kararı verebilir mi?
Hayır, UDRP hakem heyetlerinin yetkisi yalnızca alan adının devri, iptali veya şikâyetin reddi ile sınırlı olup heyetin tazminat, vekâlet ücreti veya ceza niteliğinde bir yaptırıma hükmetme yetkisi yoktur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

