Ortaklık Haklarının İki Temel Kolu
Limited şirket ortaklarının hakları, malvarlığı hakları ve yönetim hakları olmak üzere iki ana başlık altında incelenir. Malvarlığı hakları; kar payı hakkı, tasfiye payı hakkı, yeni pay alma hakkı, edimlerin ve sorumlulukların genişletilmesini veto hakkı ile ortaklık payının devredilebilirliğine ilişkin hakları kapsar. Bu hakların ortak özelliği, parasal değer taşımalarıdır. Yönetim hakları ise ortağa şirket kararlarında söz söyleme yetkisi tanıyan haklardır; genel kurula katılma ve oy kullanma, yönetime katılma ve şirketi temsil, iptal davası açma, denetim, ortaklıktan çıkma, diğer ortağın çıkarılmasını isteme ve haklı sebeplerle ortaklığın feshini talep etme bu kapsamda değerlendirilir.
Kar Payı Hakkı ve Bilanço
Şirket sözleşmesinde aksine bir düzenleme bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borcunu yerine getirdikleri oranda yıllık bilançoya göre tespit edilen net kardan pay alırlar. Kar payı hakkının muaccel hale gelebilmesi için ortaklar kurulunun karı dağıtma yönünde karar almış olması gerekir. Yıl sonu bilançosu belirlenen süre içinde düzenlenmemişse ortak, mahkemeden bilançonun bilirkişiler aracılığıyla hazırlanmasını ve kar payının tespitini isteyebilir; bunun yanı sıra haklı sebeplerle ortaklığın feshini ya da ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini de talep edebilir.
Genel Kurul: Toplantıya Çağrı ve Azınlık Hakları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır; olağan genel kurul her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde, olağanüstü genel kurul ise şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe yapılır. Genel kurul, toplantı gününden en az on beş gün önce çağrıya konu edilmelidir; şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir ya da on güne kadar kısaltabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 617Kaynağı aç
Toplantıya çağrı, azınlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak ve yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır; yalnızca Bakanlık temsilcisine ilişkin hükümler bu kıyasın dışında tutulmuştur. Her ortak genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirilebilir.
Genel Kurul Kararları ve Yazılı Onay Usulü
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 617. maddesi, herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça genel kurul kararlarının ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebileceğini düzenlemektedir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması bu usulde kararın geçerliliği için zorunludur.
Kamu Alacaklarından Ortakların Sorumluluğu
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarından limited şirket ortakları, sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludur ve bu kapsamda takibe tabi tutulurlar.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 35 (1/2)Kaynağı aç
Pay devri halinde devreden ve devralan, devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumludur. Bunun yanı sıra, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken dönemlerde pay sahiplerinin farklı kişiler olması halinde bu kişilerin tamamı söz konusu alacaktan aynı oran ölçütü çerçevesinde müteselsilen sorumlu tutulur. Danıştay 7. Dairesi, 16.03.2005 tarihli E. 2001/3306, K. 2005/396 sayılı kararında, limited şirketin tahsil olanağı kalmayan kamu borçlarından ortaklar için öngörülen sorumluluğun ortak sıfatına ve ortaklık payına bağlı olduğunu belirterek şirketteki hisselerini devreden kişiden vergi borçlarının istenmesini hukuka aykırı bulmuş ve temyiz istemini reddetmiştir. Söz konusu karar, 4 Haziran 2008 tarihli değişikliklerden önceki madde metnine dayanmaktadır; yürürlükteki 35. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları devir öncesi alacaklar için müteselsil sorumluluğu açıkça öngörmekte olup devir sonrası döneme ilişkin değerlendirme somut olay özelinde ele alınmalıdır.
Danıştay 7. Daire, E. 2001/3306, K. 2005/396Kaynağı aç
Kanuni Temsilcilerin Kamu Borçlarından Sorumluluğu
6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi, tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen kamu alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlığından tahsil edileceğini düzenlemektedir. Bu sorumluluk, yabancı kişi veya kurumların Türkiye'deki temsilcileri hakkında da geçerlidir. Şirketin tasfiye halinde olması ya da tasfiyenin tamamlanmış bulunması, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki dönemlere ait sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Kanuni temsilci sıfatıyla kamu borcunu ödeyen kişiler ödedikleri tutarlar için asıl borçluya rücu hakkına sahiptir.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 35 (2/2)Kaynağı aç
Ek Ödeme Yükümlülüğü: Şartlar, Sınırlar ve Sona Erme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 603. maddesi, şirket sözleşmesine hüküm konulmak suretiyle ortakların esas sermaye payı bedelinin ötesinde ek ödeme ile yükümlü tutulabileceğini düzenlemektedir. Bu yükümlülük yalnızca şirket sözleşmesinde öngörülmüşse doğar ve ancak belirli koşulların gerçekleşmesi halinde ortaklardan yerine getirilmesi istenebilir. Bu koşullar şunlardır: esas sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının şirket zararını karşılayamaması; şirketin bu ek araçlar olmaksızın işlerine gereği gibi devam edememesi; şirket sözleşmesinde tanımlanan ve özkaynak ihtiyacı doğuran başka bir halin gerçekleşmesi.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 603Kaynağı aç
Ek ödeme yükümlülüğü, esas sermaye payını esas alan belirli bir tutar olarak kararlaştırılabilir ve bu tutar esas sermaye payının itibari değerinin iki katını aşamaz. Her ortak yalnızca kendi payına düşen miktarı ödemekle yükümlüdür; ek ödemeleri isteme yetkisi müdürlere aittir. Şirketin iflasının açılmasıyla birlikte ek ödeme yükümlülüğü muaccel hale gelir.
Ek ödeme yükümlülüğünün azaltılması ya da tamamen kaldırılması, esas sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının zararları tamamen karşılaması koşuluna bağlıdır; bu usulde esas sermayenin azaltılmasına ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 604. maddesi, ortağın şirketten ayrılmasının tescil edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde şirketin iflas etmesi halinde ayrılan ortaktan da ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesinin isteneceğini düzenlemektedir. Ayrıca ayrılan ortağın halefi ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemişse, eski ortağın sorumluluğu yükümlülüğün gerçekleştiği tarihte ortağa karşı ileri sürülebileceği ölçüde devam eder.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 604Kaynağı aç
Yan Edim Yükümlülükleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 606. maddesi uyarınca şirket sözleşmesiyle, şirketin işletme konusunun gerçekleşmesine hizmet edebilecek yan edim yükümlülükleri öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin konusu, kapsamı, koşulları ve diğer önemli noktalarının şirket sözleşmesinde belirtilmesi zorunludur; ayrıntıyı gerektiren konular genel kurul düzenlemesine bırakılabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 606Kaynağı aç
Şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmiş ya da uygun bir karşılığı bulunmayan ve özkaynak ihtiyacını karşılamaya hizmet eden nakdi ve ayni edim yükümlülükleri, ek ödeme yükümlülüğüne ilişkin hükümlere tabidir.
Sık Sorulan Sorular
Limited şirkette pay devreden ortak kamu borçlarından kurtulur mu?
Payın devri, devreden ortağı devir öncesine ait kamu alacaklarından doğan sorumluluktan kurtarmaz. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinin ikinci fıkrası, devreden ve devralan kişilerin devir öncesine ait kamu alacaklarının ödenmesinden sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bunun yanı sıra aynı maddenin üçüncü fıkrası, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken dönemlerde pay sahiplerinin farklı kişiler olması halinde bu kişilerin de müteselsil sorumluluğunu öngörmektedir.
Ek ödeme yükümlülüğünün üst sınırı nedir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 603. maddesi uyarınca ek ödeme yükümlülüğü, esas sermaye payının itibari değerinin iki katını aşacak biçimde belirlenemez. Her ortak bu sınır dahilinde yalnızca kendi payına düşen miktarı ödemekle yükümlüdür; diğer ortakların payına düşen kısmı üstlenmek zorunda değildir.
Müdürler genel kurulu toplantıya çağırmazsa ne yapılabilir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 617. maddesi, toplantıya çağrı ve azınlığın çağrı hakkı konularında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanacağını düzenlemektedir.
Şirketten ayrılan ortağın ek ödeme borcu ne zaman sona erer?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 604. maddesi uyarınca, ortağın şirketten ayrılmasının tescil edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde şirketin iflas etmesi halinde ayrılan ortaktan da ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi istenebilir. Halefin yükümlülüğü yerine getirmemesi durumunda eski ortağın sorumluluğu yükümlülüğün gerçekleştiği tarihte ortağa karşı ileri sürülebileceği ölçüde devam eder.
Kanuni temsilci şirketin kamu borcunu öderse bu tutarı geri alabilir mi?
Evet. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanuni temsilci sıfatıyla kamu borcunu ödeyen kişi ödediği tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu hakkına sahiptir.
Yan edim yükümlülüğü ile ek ödeme yükümlülüğü arasındaki fark nedir?
Yan edim yükümlülükleri şirketin işletme konusunun gerçekleşmesine hizmet eden edimleri kapsar ve şirket sözleşmesinde konusu, kapsamı ve koşullarıyla ayrıca belirtilmesi gerekir. Buna karşın şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmiş ya da uygun bir karşılığı bulunmayan ve özkaynak ihtiyacını karşılamaya hizmet eden nakdi ve ayni edimler ek ödeme yükümlülüğüne ilişkin hükümlere tabi tutulur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

