Karşılaştırmalı Hukuk Çerçevesinde Hub and Spoke Karteli

by Avukat Erdal Ersoy
Karşılaştırmalı Hukuk Çerçevesinde Hub and Spoke Karteli

Hub and Spoke Karteli Nedir?

Hub and spoke karteli; bir pazarda yatay düzeyde rakip olan iki bağımsız teşebbüsün, üretim veya dağıtım zincirinin farklı bir seviyesinde faaliyet gösteren başka bir teşebbüs aracılığıyla dolaylı biçimde bilgi değişimi yapması olarak tanımlanır. Düzenekte merkezdeki teşebbüs birden fazla rakiple dikey ilişki içindeyken, rakipler bu ilişki ağı üzerinden fiilen koordinasyon sağlamış olur. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da bu yapıya özgü bir tanım yer almamakta; kavramın içeriği karşılaştırmalı hukuk içtihadından çıkarılmaktadır.

Dolaylı bilgi değişiminin her durumda hub and spoke karteli doğurduğu söylenemez. İhlalin unsurlarının somut olay bakımından ayrıca incelenmesi gerekmektedir.

İhlalin Unsurları: Objektif ve Sübjektif Boyut

Karşılaştırmalı hukuk içtihadından derlenen çerçeveye göre bir ihlalin hub and spoke olarak sınıflandırılabilmesi için iki aşamalı biçimde objektif ve sübjektif unsurların birlikte sağlanması gerekir. Objektif unsur; pazarın farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasında bilgi değişiminin gerçekleşmesi ve bu değişimin teşebbüslerin pazar davranışlarına yansımasıdır. Sübjektif unsur ise teşebbüslerin söz konusu bilgi değişimine ilişkin rekabeti bozucu iradelerinin varlığıyla ilgilidir. Her iki boyutun olayın koşullarına göre ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir.

Bu iki aşamalı çerçeve karşılaştırmalı hukuktan sentezlenmiştir. Türk Rekabet Kurulu'nun bu formülasyonu aynen benimseyip benimsemediği mevcut verilerle doğrulanamamaktadır.

İspat: Kanıtlanması Gereken Üç Temel Nokta

Karşılaştırmalı hukuktaki yaklaşıma göre ihlali kanıtlamak için odaklanılan üç temel nokta şöyle sıralanabilir: bilginin bir teşebbüs tarafından aracı görevi gören teşebbüse pazar koşullarını etkilemek amacıyla iletilmesi; paylaşılan bilginin rekabete hassas nitelikte olması; rakibinin rekabete hassas bilgisini elde eden teşebbüsün bu bilginin kendisine rakibi tarafından iletildiğini bilmesi ya da bu bilgiyi kullanması.

Karşılaştırmalı Hukukta Öne Çıkan Kararlar

İngiltere Rekabet Temyiz Heyeti'nin JJB Sports plc and Allsports Ltd v Office of Fair Trading kararında (2004 CAT 17) incelenen rekabetçi sorun; her bir perakendecinin ortak tedarikçileriyle fiyat düşürmeyeceklerine dair anlaşmalar yapması ve her perakendecinin rakiplerinin de bu anlaşmaya taraf olduğunu bilmesi üzerine kuruludur. Heyet, tavsiye satış fiyatı uygulamasının kendi başına per se ihlal oluşturmadığını; ancak belirlenen fiyatın teşebbüslerin birlikte fiyat yükseltme iradesiyle fiilen satış fiyatı olarak hayata geçirilmesi halinde ihlalin doğduğunu belirlemiş; bilgi değişimi üçgenindeki tüm tarafları kapsayan tek bir fiyat belirleme anlaşmasının varlığına hükmetmiştir.

Argos Limited and Littlewoods Limited v. Office of Fair Trading kararında (2004 CAT 24) iki perakendecinin ortak fiyat belirledikleri süreçte hiçbir zaman bir araya gelerek doğrudan bilgi değişiminde bulunmadıkları saptanmış; perakendecilerin bu gerekçeyle yaptığı itirazlar kabul edilmeyerek ihlale ilişkin karar onanmıştır. Bu sonuç; hub and spoke düzeneklerinde doğrudan temasın yokluğunun ihlali kendiliğinden ortadan kaldırmaya yetmeyebileceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Portekiz Rekabet Otoritesi 2020 yılında verdiği kararlarla altı süpermarket zincirine, iki içecek tedarikçisine ve iki yöneticiye tüketicilerin zararına fiyat belirledikleri gerekçesiyle idari para cezası uygulamıştır. Söz konusu kararlarda teşebbüslerin ortak bir tedarikçi aracılığıyla perakende satış fiyatlarını dengeledikleri, aralarındaki fiyat rekabetini ortadan kaldırdıkları ve tüketicinin bu rekabetten yararlanmasının engellendiği tespit edilmiştir.

4054 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yasal Çerçeve

Hub and spoke yapılarına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu tür ihlaller 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilir. Madde 4; belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet

Anlaşmanın varlığının kanıtlanamadığı hallerde Kanun'un 4. maddesi, piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz-talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesini uyumlu eylem karinesine dayanak yapmaktadır. Karinenin işlemesi halinde taraflardan her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Bireysel Muafiyet ve Grup Muafiyeti

4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi, belirli koşulların tamamının bir arada sağlanması halinde anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararına bireysel muafiyet tanınmasına imkân vermektedir. Dört koşulun tamamı birlikte aranmaktadır: malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmeler ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması; tüketicinin bundan yarar sağlaması; ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması; rekabetin bu amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi, belirli şartların ve/veya yükümlülüklerin yerine getirilmesine de bağlanabilir. Hub and spoke yapısının bu koşulları somut bir olayda karşılayıp karşılamadığı, bilgi değişiminin niteliği ve olayın koşullarına göre belirlenmesi gereken bir meseledir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – (Değişik birinci fıkra:16/6/2020-7246/1 md.) Aşağıda belirtilen şartların tamamının varlığı halinde, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları 4 üncü madde hükümlerinin uygulanmasından muaftır: a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması, c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. (Ek ikinci fıkra:16/6/2020-7246/1 md.) İlgili teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, 4 üncü madde kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliği kararının muafiyet şartlarını taşıdığının Kurul tarafından tespit edilmesi amacıyla Kuruma başvuruda bulunabilir. (Değişik fıkra: 2/7/2005-5388/1 md.) Muafiyet belirli bir süre için verilebileceği gibi, muafiyetin verilmesi belirli şartların ve/veya belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlanabilir. Muafiyet kararları anlaşmanın ya da uyumlu eylemin yapıldığı veya teşebbüs birliği kararının alındığı yahut bir koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerlidir. Kurul, birinci fıkrada gösterilen şartların gerçekleşmesi halinde, belirli konulardaki anlaşma türlerine bir grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabilir. Hakim Durumun Kötüye Kullanılması

İlgili teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, bir anlaşma ya da uyumlu eylemin muafiyet şartlarını taşıdığının tespiti için Rekabet Kurumu'na başvurabilir; bu başvuru zorunlu olmayıp ihtiyaridir. Verilecek muafiyet kararları, anlaşmanın ya da uyumlu eylemin yapıldığı, teşebbüs birliği kararının alındığı veya koşula bağlanmışsa koşulun yerine getirildiği tarihten itibaren geçerli olur. Rekabet Kurulu ayrıca koşulların gerçekleşmesi halinde belirli anlaşma türlerine grup muafiyeti tanıyan tebliğler de çıkarabilir.

İdari Yaptırımlar

4054 sayılı Kanun'un 4., 6. ve 7. maddelerinde yasaklanan davranışlarda bulunanlara Rekabet Kurulu, nihai karardan bir önceki mali yıl sonu itibarıyla oluşan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verir; bu tutarın hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonu esas alınır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 23/1/2008-5728/472 md.) Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine; a) Muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi, b) İzne tabi birleşme ve devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi, c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi, d) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması, hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d) bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz. Bu fıkranın (b) bendine göre idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların herbirine, devralma işlemlerinde ise sadece devralana verilir. Yerinde incelemenin mahkeme kararı ile gerçekleştirilmesi, yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılmasına ilişkin olarak bu Kanunda öngörülen idarî para cezasının uygulanmasını engellemez. Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir. Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine üçüncü fıkrada belirtilen idarî para cezaları verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir. Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır. Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunların yöneticileri ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak ve gerekçesi açık bir şekilde gösterilmek suretiyle üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen cezalar verilmeyebilir veya bu fıkralara göre verilecek cezalarda indirim yapılabilir. Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. Nispi İdarî Para Cezası[5]

Cezanın belirlenmesinde ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüsün piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyum, incelemeye yardım ile gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi etkenler dikkate alınır.

İhlalde belirleyici etkisi saptanan yöneticiler veya çalışanlara, teşebbüse verilen cezanın yüzde beşine kadar ayrıca idari para cezası verilir. Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Rekabet Kurumu ile aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da kişilere, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması gözetilerek ve gerekçesi açık biçimde gösterilmek suretiyle ceza verilmeyebilir ya da cezada indirime gidilebilir. Bu işbirliği programına ilişkin usul ve esaslar Rekabet Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.

Yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması halinde teşebbüslere yıllık gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idari para cezası verilir. Bu yaptırım, incelemenin mahkeme kararıyla gerçekleştirilmesi durumunda da uygulanır.

Sık Sorulan Sorular

Hub and spoke karteli ile klasik kartel arasındaki fark nedir?

Hub and spoke düzeneğinde koordinasyon, üretim veya dağıtım zincirinin farklı seviyesindeki bir aracı teşebbüs üzerinden dolaylı biçimde gerçekleşir; rakipler birbirleriyle doğrudan temas halinde olmayabilir. Doğrudan anlaşma izine rastlanamadığında 4054 sayılı Kanun m. 4'teki uyumlu eylem karinesi devreye girebilir.

Tavsiye satış fiyatı uygulaması hub and spoke ihlali sayılır mı?

Tavsiye satış fiyatı belirlemek kendi başına per se rekabet hukuku ihlali oluşturmaz. Ancak belirlenen fiyatın teşebbüslerin birlikte fiyat yükseltme iradesiyle fiilen satış fiyatı olarak uygulanması ihlale yol açabilir. İngiltere Rekabet Temyiz Heyeti, 2004 CAT 17 sayılı kararında bu ayrımı ortaya koymuş; her perakendecinin rakiplerinin de aynı anlaşmaya taraf olduğunu bilmesini belirleyici unsur saymıştır.

Hub and spoke kartelinin Türk hukukundaki yasal dayanağı nedir?

4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında rekabeti doğrudan ya da dolaylı biçimde engelleme, bozma veya kısıtlama amacı taşıyan ya da bu etkiyi doğuran teşebbüsler arası anlaşmaları ve uyumlu eylemleri yasaklamaktadır. Dolaylı bilgi değişimine dayanan hub and spoke yapıları bu hüküm kapsamında değerlendirilebilir. Kanunda bu yapıya özgü bir tanım bulunmamakta; kavramın sınırları karşılaştırmalı hukuk içtihadından çıkarılmaktadır.

Teşebbüs, hub and spoke iddiasından muafiyet yoluyla kurtulabilir mi?

4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyet mümkündür; ancak dört koşulun tamamının birlikte sağlanması şarttır: üretim veya dağıtımda yeni gelişme ya da ekonomik-teknik ilerleme, tüketici yararı, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve rekabetin amaçlar için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. Hub and spoke yapısının bu koşulları somut bir olayda karşılayıp karşılamadığı, bilgi değişiminin niteliğine ve olayın koşullarına bağlıdır.

Hub and spoke davasında anlaşma kanıtlanamazsa ne olur?

Anlaşmanın varlığı kanıtlanamadığında 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz-talep dengesinin ya da faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesini uyumlu eylem karinesine dayanak yapmaktadır. Karinenin işlemesi halinde taraflardan her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu