Limited Şirketlerde Yönetim Yetkisi ve Müdür Sıfatı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 623/1 ve m. 616/1-(b) uyarınca limited şirketin yönetim ve temsil yetkisi şirket sözleşmesiyle veya genel kurul kararıyla bir veya birden fazla ortağa ya da üçüncü kişilere devredilebilir. Ancak şirketin yönetim ve temsili tamamen şirket dışındaki üçüncü kişilere bırakılamaz; ortaklardan en az birinin şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması yasal bir zorunluluktur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 623Kaynağı aç
Müdürler, 6102 sayılı Kanun m. 623/3 uyarınca kanunla veya şirket sözleşmesiyle genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar alma ve bu kararları yürütme yetkisine sahiptir. Şirket müdürlerinin Türk vatandaşı olması veya yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması zorunlu tutulmamıştır; tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerin de limited şirket müdürü olarak atanması mümkündür.
Bir tüzel kişinin limited şirkete müdür olarak atanması durumunda müdürlük sıfatı tüzel kişiye ait olur. 6102 sayılı Kanun m. 623/2 uyarınca tüzel kişi, bu görevi kendi adına fiilen yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler. Tüzel kişinin müdür seçildiği hallerde hukuki sorumluluk eylemi gerçekleştiren gerçek kişi temsilciye değil, doğrudan tüm malvarlığı ile sorumlu olan tüzel kişiye aittir. Bu sorumluluk kapsamında kural olarak şirket alacaklıları müdür atanan tüzel kişinin kendi ortaklarının şahsi malvarlığına başvuramaz.
Birden Fazla Müdür Bulunması ve Karar Alma Usulü
Limited şirkette birden fazla müdürün bulunması halinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 624/1 gereğince bu kişilerden biri, şirket ortağı olup olmadığına bakılmaksızın genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. 6102 sayılı Kanun m. 624/2 uyarınca başkan olan müdür veya tek müdür; genel kurulun toplantıya çağrılması ve toplantıların yürütülmesi yetkisinin yanında, şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme bulunmadıkça veya genel kurul aksine bir karar almadıkça şirketin tüm açıklamaları ile ilanlarını da yapar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 624Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 624/3 uyarınca birden fazla müdürün varlığı halinde kararlar kural olarak oy çokluğuyla alınır. Oyların eşitliği halinde müdürler kurulu başkanının oyu üstün sayılır; şirket sözleşmesinde müdürlerin karar almalarına ilişkin farklı bir düzenleme de öngörülebilir.
Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Müdürlerin Hukuki Sorumluluğu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 644/1-(a) hükmünün yollamasıyla limited şirket müdürlerinin hukuki sorumluluğuna anonim şirket yöneticilerinin sorumluluk rejimini düzenleyen kanun kuralları uygulanır. Müdürler, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem ortaklara hem de şirket alacaklılarına karşı meydana gelen zararlardan sorumlu tutulurlar.
6102 sayılı Kanun m. 553/1 uyarınca yöneticilerin sorumluluğunda kusur esası geçerlidir. Müdürün yükümlülüklerini kusuruyla ihlal ettiğini ispat yükü, sorumluluk iddiasını ileri süren davacı taraftadır.
Belgelerin Kanuna Aykırılığı ve Sermayeye İlişkin Özel Sorumluluk Halleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 549 çerçevesinde, şirketin kurulması, sermaye miktarının değiştirilmesi, birleşme, bölünme veya tür değişikliği gibi kurumsal işlemlere ait beyan, taahhüt ve evrakların gerçeğe aykırı, sahte ya da yanıltıcı düzenlenmesinden doğan zararlardan evrakı tanzim eden veya beyanda bulunanlar kusursuz olarak sorumludur. Bahse konu evrak veya beyanlara iştirak eden diğer ilgililerin sorumluluğu ise ancak kusurlarının kanıtlanması durumunda gündeme gelir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 549Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 550/1 uyarınca, sermayenin tamamı taahhüt edilmemiş veya kanun ya da şirket sözleşmesi gereğince bedeli ödenmemişken taahhüt edilmiş yahut ödenmiş gibi gösterilirse, bu durumu oluşturanlar ile kusurlu şirket yetkilileri payları üstlenmiş sayılır; pay karşılıkları ile oluşan zararı faiziyle birlikte müteselsilen öderler. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre sermaye taahhüdünde bulunan kişilerin ödeme güçlerinin yetersiz olduğunu bilerek buna onay veren şirket ilgilileri de bu borcun ödenmemesinden doğan zarardan ötürü kusur esasına göre sorumludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 550Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 551/1 çerçevesinde ayni sermayenin veya devralınacak işletme ile ayınların değerlemesinde emsaline oranla yüksek fiyat biçenler, işletme ve ayının niteliğini veya durumunu farklı gösterenler ya da başka bir şekilde yolsuzluk yapanlar bundan doğan zarardan kusur esasına göre sorumludur. Ayrıca 6102 sayılı Kanunun 549 ilâ 551. maddelerine aykırı davrananlar hakkında aynı Kanunun m. 562/8-10 hükümleri uyarınca cezai yaptırımlar uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 551Kaynağı aç
Görev Devri ve Kontrol Dışı Kalan Hallerde Sorumluluk Sınırları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553/2 uyarınca, mevzuat veya şirket sözleşmesi kaynaklı bir görev yahut yetkiyi kanuni dayanakla devreden yöneticiler, kural olarak devralan kişilerin eylem ve kararlarından sorumlu tutulamaz. Bu kişilerin sorumluluğuna hükmedilebilmesi, yalnızca görevi devralanların seçiminde makul özenin gösterilmediğinin iddia sahibi tarafından ispatlanması şartına bağlıdır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
Yöneticilerin sorumluluğunu sınırlandıran temel ilkelerden biri kontrol imkânıdır. 6102 sayılı Kanun m. 553/3 uyarınca hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz. Yöneticinin sorumlu tutulamayacağı bu hal, genel gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek ortadan kaldırılamaz.
Sorumluluk Davalarında Usul ve Menfaat Çatışması
Limited şirket müdürlerine karşı sorumluluk davası açılabilmesi için ortaklar kurulu kararı bulunmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/12163 Esas ve 2015/8328 Karar sayılı ilamına göre, ortaklar kurulu kararının bulunmaması mutlak bir dava şartı niteliğinde olmayıp yargılama sırasında mahkemece süre verilerek tamamlanabilecek usuli bir eksikliktir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/12163, K. 2015/8328Kaynağı aç
Şirketi münferiden temsile yetkili müdürler arasında açılan davanın takibi, sürdürülmesi veya feragat gibi işlemler hususunda menfaat çatışması ve uyuşmazlık ortaya çıkması durumunda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/10385 Esas ve 2016/8877 Karar sayılı ilamı doğrultusunda şirkete kayyım tayin edilmesi ve davanın esasına kayyım huzuruyla girilmesi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10385, K. 2016/8877Kaynağı aç
Kamu Borçları ve Vergi Ödevlerinden Kaynaklanan Şahsi Sorumluluk
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 10/1-2 hükümleri uyarınca tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilciler tarafından yerine getirilir. Bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden tüzel kişinin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığından alınır.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 10Kaynağı aç
Kanuni temsilcilerin kamu borçlarından şahsi sorumluluğu bakımından herhangi bir parasal tutar sınırı öngörülmemiştir. Limited şirket müdürü, 213 sayılı Kanun m. 10 kapsamındaki sorumluluktan ancak vergiyle ilgili yasal ödevlerin zamanında yerine getirilmemesinde kendi kusurunun bulunmadığını kanıtlayarak kurtulabilir.
213 sayılı Kanun m. 10/4 uyarınca tüzel kişiliğin tasfiye haline girmiş olması veya tasfiye edilmiş bulunması, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait vergi sorumluluklarını kaldırmaz. Tasfiye edilerek sicilden terkin edilmiş mükelleflerin tasfiye öncesi dönemlerine ilişkin tarhiyat ve ceza kesme işlemleri müteselsilen kanuni temsilciler adına yürütülür; tasfiye memurlarının tasfiye dönemine ilişkin sorumluluğu ise tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.
Kamu Borcunu Ödeyen Müdürün Şirkete ve Ortaklara Rücu Usulü
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 10/3 uyarınca şirketin vergi borcunu şahsen ödeyen kanuni temsilciler, ödedikleri tutarlar için asıl mükellef olan limited şirkete rücu etme hakkına sahiptir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/11584 Esas ve 2016/8347 Karar sayılı ilamına göre kamu alacağını ödeyen şirket temsilcisi, ödediği tutarın tamamını öncelikle asıl mükellef olan şirketten rücuen talep etmek zorundadır. Borcun asıl yükümlü şirketten tahsil imkânının bulunmadığı ispat edilmedikçe diğer şirket sorumlularına başvurulamaz. Şirketten tahsilin imkânsız olduğu anlaşıldığında ise temsilci, limited şirketin diğer ortaklarına ancak bu kişilerin ortaklık payları oranında rücu edebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/11584, K. 2016/8347Kaynağı aç
Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması ve Organik Bağın Kapsamı
Tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı kuralı gereğince şirketler yalnızca sermayeleri ile sorumludur ve tüzel kişinin borçlarından ötürü ortaklar şahsen sorumlu tutulamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/149 Esas ve 2022/894 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi bu ilkenin istisnasını oluşturur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/149 Esas ve 2022/894 Karar sayılı ilamına göre tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, hakkın kötüye kullanılmasıyla üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı ve sorumluluğa hükmedebilmek için başka bir yasal nedene dayanma imkânının bulunmadığı hallerde başvurulabilir. Şirket ortaklarının akraba olması veya şirketlerin aynı alanda faaliyet göstermesi şirketler arasında organik bağ bulunduğunu kabul etmek veya perdeyi kaldırmak için tek başına yeterli değildir.
Perdenin aralanması teorisine ancak zarara uğradığını ileri süren üçüncü kişiler başvurabilir. Şirkette pay sahibi veya yönetici konumunda olup şirketin durumunu bilebilecek kişilerin üçüncü kişi sayılarak bu teoriye dayanmaları ve rücu talebinde bulunmaları mümkün değildir.
Limited şirket yönetimi tamamen şirket dışındaki üçüncü kişilere devredilebilir mi?
Hayır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 623/1 gereğince limited şirketin yönetim ve temsili üçüncü kişilere verilebilmekle birlikte, şirket yönetimi tamamen ortak olmayan kişilere bırakılamaz; ortaklardan en az birinin şirketi yönetim ve temsil yetkisinin bulunması şarttır.
Tüzel kişi müdür atandığında hukuki sorumluluk gerçek kişi temsilciye mi aittir?
Hayır. Tüzel kişinin müdür seçilmesi halinde hukuki sorumluluk işlemi yürüten gerçek kişi temsilciye değil, doğrudan tüzel kişinin kendisine aittir ve tüzel kişi tüm malvarlığı ile sorumlu olur.
Müdürlerin kusurlu işlemlerinde ispat yükü kime aittir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553/1 uyarınca müdürlerin yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettiğini ispat yükü, sorumluluk iddiasında bulunan davacı taraftadır.
Şirket müdürü kamu borçlarından doğan sorumluluktan nasıl kurtulabilir?
Müdür, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 10 kapsamındaki sorumluluktan ancak vergi ödevlerinin süresinde yerine getirilmemesinde kendi kusurunun bulunmadığını ispatlayarak kurtulabilir.
Şirketin vergi borcunu şahsen ödeyen müdür doğrudan ortaklara rücu edebilir mi?
Hayır. Vergi borcunu ödeyen kanuni temsilci alacağın tamamını öncelikle asıl mükellef olan limited şirketten talep etmek zorundadır; alacağın şirketten tahsil edilemediği kanıtlanmadıkça diğer ortaklara rücu edilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

