KVKK Kapsamında İdari Para Cezaları ve İtiraz Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
KVKK Kapsamında İdari Para Cezaları ve İtiraz Yolu

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 18. maddesi, belirli yükümlülüklere aykırılıklar için alt ve üst sınırı kanunda yazılı idari para cezaları düzenler. Bu yükümlülükler; aydınlatma, veri güvenliği, Kurul kararlarının yerine getirilmesi, Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim ile 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle eklenen bildirim yükümlülüğünden oluşur. Cezalara karşı idare mahkemesinde dava açılabilir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 18Kaynağı aç
MADDE 18- (1) Bu Kanunun; a) 10 uncu maddesinde öngörülen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, b) 12 nci maddesinde öngörülen veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, c) 15 inci maddesi uyarınca Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler hakkında 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, ç) 16 ncı maddesinde öngörülen Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, d) (Ek:2/3/2024-7499/35 md.) 9 uncu maddenin beşinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 50.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, idari para cezası verilir. (2) (Değişik:2/3/2024-7499/35 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde öngörülen idari para cezaları veri sorumlusu, (d) bendinde öngörülen idari para cezası veri sorumlusu veya veri işleyen gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanır. (3) (Ek:2/3/2024-7499/35 md.) Kurulca verilen idari para cezalarına karşı, idare mahkemelerinde dava açılabilir. (4) Birinci fıkrada sayılan eylemlerin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bünyesinde işlenmesi hâlinde, Kurulun yapacağı bildirim üzerine, ilgili kamu kurum ve kuruluşunda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında görev yapanlar hakkında disiplin hükümlerine göre işlem yapılır ve sonucu Kurula bildirilir. ALTINCI BÖLÜM Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve Teşkilat Kişisel Verileri Koruma Kurumu

Aydınlatma ve veri güvenliği yükümlülükleri

Kanunun 10. maddesinde öngörülen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5.000 Türk lirası alt sınır, 100.000 Türk lirası üst sınır belirlenmiştir. Bu bent yalnızca aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesini yaptırıma bağlar; ceza tutarının bu sınırlar içinde nasıl belirleneceği aynı bentte düzenlenmez.

Kanunun 12. maddesindeki veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler için ise 15.000 Türk lirası alt sınır, 1.000.000 Türk lirası üst sınır öngörülür. Bent, yaptırımı veri güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmemesine bağlar; ceza tutarının bu aralık içinde nasıl belirleneceği bu bendin metninde yer almaz.

Kurul kararı, sicil ve bildirim yükümlülükleri

Kanunun 15. maddesi uyarınca Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler hakkında 25.000 Türk lirası alt sınır, 1.000.000 Türk lirası üst sınır belirlenmiştir. Bent, yaptırımın konusunu kararın yerine getirilmemesi olarak kurar; hangi içerikteki kararın ya da ne kadarlık bir süre içinde yerine getirilmesinin aranacağı bu bent metninde ayrıca düzenlenmez.

Kanunun 16. maddesinde öngörülen Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20.000 Türk lirası alt sınır, 1.000.000 Türk lirası üst sınır uygulanır. Sicile ilişkin istisnalar bu bent metninde sayılmamıştır.

2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle 18. maddeye eklenen bent, 6698 sayılı Kanun'un 9. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 50.000 Türk lirası alt sınır, 1.000.000 Türk lirası üst sınır öngörür. Bu ek hükmün yürürlüğe girdiği tarihe ve 9. maddenin beşinci fıkrasının içeriğine ilişkin ayrı bir bilgi bu çalışmada bulunmamaktadır.

Cezanın uygulandığı kişiler

Kanunun 18. maddesinin ikinci fıkrası, 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle değiştirilmiştir. Bu değişikliğe göre birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerindeki idari para cezaları yalnızca veri sorumlusuna uygulanır. (d) bendindeki ceza ise veri sorumlusu veya veri işleyen gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanır. Değişiklikten önceki ikinci fıkra metnine bu düzenlemede yer verilmemiştir; belirli bir tarihten önce tesis edilen işlemlere hangi fıkranın uygulanacağı bu hükümden çözülmez.

Kamu kurumları ve meslek kuruluşlarında uygulama

Birinci fıkrada sayılan eylemler kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bünyesinde işlendiğinde farklı bir işlem yolu öngörülür. Bu durumda Kurulun bildirimi üzerine, söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurlar, diğer kamu görevlileri ve meslek kuruluşlarında çalışanlar hakkında disiplin hükümlerine göre işlem yapılır; işlemin sonucu Kurula bildirilir. Dördüncü fıkra bu özel disiplin yolunu kurar. Birinci ve ikinci fıkralardaki idari para cezası özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerine yönelik yaptırımı düzenler.

İdari para cezasına karşı başvuru yolları

2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle eklenen 18. maddenin üçüncü fıkrası, Kurulca verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabileceğini düzenler. Fıkra dava açma süresini ayrıca göstermez.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresini altmış gün olarak belirler. Aynı maddeye göre bu süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Bu hüküm genel nitelikte olup 6698 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezasına özgü bir düzenleme değildir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrasında, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı kararın tebliği veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği ve bu süre içinde başvurulmazsa kararın kesinleşeceği düzenlenmektedir. Bu hüküm 6698 sayılı Kanun'a veya belirli bir tarihe doğrudan bağlı değildir. İdare mahkemesinde dava açılmasını öngören 6698 sayılı Kanun m. 18/3 ile Kabahatler Kanunu m. 27'deki on beş günlük sulh ceza mahkemesi yolu arasındaki zaman ve kapsam ilişkisi, bu iki hüküm tek başına değerlendirildiğinde tek bir sonuca bağlanamaz.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. (2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. (3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir. (4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir. (5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür. Başvurunun incelenmesi

Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesine göre mücbir sebebin varlığı nedeniyle bu sürenin geçirilmesi halinde, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. Başvuru bizzat, kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla sulh ceza mahkemesine verilecek iki nüsha dilekçeyle yapılır. Madde bu usulü genel kabahat yaptırımı başvurusu olarak kurar ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin cezaya uygulanacağını özel olarak belirtmez.

Aynı maddenin sekizinci fıkrasına göre, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Bu hükmün uygulanması, aynı işlem kapsamında idari yargıya giren ayrı bir kararın da bulunması koşuluna bağlıdır.

Verileri sistem içinde yok etmeme suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 138. maddesi, idari yaptırımın ötesinde ceza hukuku alanında da bir düzenleme içerir. Birinci fıkraya göre, kanunların belirlediği süreler geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlar bu görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Hüküm iki unsur üzerine kuruludur: kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olması ve kişinin verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü bulunması.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 138Kaynağı aç
Madde 138- (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir.[63] (2) (Ek: 21/2/2014-6526/5 md.) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Şikayet

Maddenin 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle eklenen ikinci fıkrasına göre, suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki ilgili imha hükümlerinin içeriği bu düzenlemede gösterilmez.

Sık sorulan sorular

Aydınlatma yükümlülüğü ihlal edilirse hangi ceza verilir?

Kanunun 10. maddesinde öngörülen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. Bu aralık kanunda yazılı alt ve üst sınırlardır; tutarın bu sınırlar içinde nasıl saptanacağı m. 18/1-a'da ayrıca düzenlenmez.

Veri güvenliği yükümlülüğü yerine getirilmezse ne olur?

Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. Bu bent ihlale bağlı yaptırımı düzenler; cezanın alt ve üst sınır arasında nereye denk geleceği m. 18/1-b'de ayrıca açıklanmaz.

Kurul kararı yerine getirilmezse hangi yaptırım uygulanır?

Kanunun 15. maddesi uyarınca Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler hakkında 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.

VERBİS'e kayıt yaptırmayan veri sorumlusuna ceza var mı?

Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.

Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemenin cezası nedir ve bu ceza kime uygulanır?

7499 sayılı Kanun'un 35. maddesiyle 6698 sayılı Kanun'a eklenen m. 18/1-d, 9. maddenin beşinci fıkrasındaki bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler için 50.000 Türk lirası ile 1.000.000 Türk lirası arasında idari para cezası öngörür. Bu ceza, m. 18/2 uyarınca veri sorumlusu veya veri işleyen gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanır. Diğer bentlerdeki cezalar ise yalnızca veri sorumlusuna uygulanır.

KVKK idari para cezasına karşı hangi yola başvurulabilir?

6698 sayılı Kanun m. 18/3 uyarınca Kurulca verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabilir. Bu fıkra dava süresini belirtmez. 2577 sayılı Kanun m. 7/1, özel kanunda ayrı süre bulunmayan hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresinin altmış gün olduğunu ve bu sürenin yazılı bildirimi izleyen günden başlayacağını düzenler; ancak hüküm genel nitelikte olup 6698 sayılı Kanun'a özgü değildir. Öte yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27 on beş günlük sulh ceza mahkemesi başvurusunu düzenler; bu hüküm 6698 sayılı Kanun'a doğrudan bağlı değildir. İki hükmün zaman ve kapsam ilişkisi tek sonuca bağlanamaz.

Kamu kurumunda kişisel veri ihlali gerçekleşirse ne olur?

Sayılan eylemler kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bünyesinde işlenirse, Kurulun bildirimi üzerine ilgili görevliler hakkında disiplin hükümlerine göre işlem yapılır ve sonuç Kurula bildirilir. Dördüncü fıkra bu özel disiplin yolunu kurar; birinci ve ikinci fıkralardaki idari para cezası özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerine yönelik yaptırımı düzenler.

Verileri yasal süresi geçmesine rağmen sistemden silmemenin suç olarak yaptırımı nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun 138. maddesi bu eylemi suç olarak tanımlar. Kanunların belirlediği süreler geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlar bu görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır. Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yok edilmesi gereken veri olması durumunda bu ceza bir kat artırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu