Kurumlar vergisi; sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları üzerinden alınan bir vergidir. Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşur. Vergi, bir hesap döneminde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır ve bu kazancın tespitinde ticari kazanca ilişkin hükümler uygulanır.
Verginin konusu ve mükellef kurumlar
Kanunun uygulanmasında sermaye şirketi; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumları kapsar. Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi fonlar ile bunlara benzer yabancı fonlar da sermaye şirketi sayılır.
İktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakfa ait iktisadi işletmelerde kazanç amacı gütmeme, faaliyetin kanunla verilen görevler arasında bulunması, tüzel kişiliğin olmaması, bağımsız muhasebe, ayrılmış sermaye veya iş yeri bulunmaması mükellefiyeti etkilemez. Bedelin yalnız maliyeti karşılaması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amacına tahsis edilmesi de iktisadi niteliği değiştirmez.
Tam ve dar mükellefiyet
Kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurumlar tam mükellef olarak Türkiye içindeki ve dışındaki kazançlarının tamamı üzerinden vergilendirilir. Kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayan kurumlar dar mükellef olup yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazanç üzerinden vergilendirilir.
İhraç edilmek üzere Türkiye'de satın alınan malların Türkiye'de satılmadan yabancı ülkeye gönderilmesinden doğan kazanç, iş yeri veya daimi temsilciye ilişkin şartlar bulunsa bile Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmak, alıcının veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olmasını veya satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasını ifade eder.
Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde ettiği kazançların tespitinde, aksi belirtilmedikçe tam mükellefler için geçerli hükümler uygulanır. Ticari veya zirai kazanç dışındaki kazanç ve iratlarda gelir vergisindeki tespit hükümleri uygulanır. Bu kazanç ve iratlar Türkiye'de yapılmakta olan ticari veya zirai faaliyet kapsamında elde edilmişse kurum kazancı birinci fıkraya göre tespit edilir.
Dar mükellefiyette, kurum hesabına yapılan alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faiz, komisyon ve benzerleri ile genel yönetim gideri veya zararına katılma payları, bentte belirtilen istisnalar dışında indirilemez.
Safi kazanç, zarar ve indirimler
Kurumlar vergisi, bir hesap döneminde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safi kurum kazancının tespitinde gelir vergisinin ticari kazanç hükümleri uygulanır. Türk Ticaret Kanununun 376. maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirkete, ortakların zarar nedeniyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktardığı tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
Geçmiş yıl zararları, beyannamede her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilebilir.
Kurumlar vergisinden istisna edilen kazanca ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetten doğan zararlar, istisna dışı kurum kazancından indirilemez. İştirak hissesi alımıyla ilgili finansman giderleri, Kanunun 19. maddesi kapsamındaki devir işlemleri sonrasına isabet edenler dahil olmak üzere kurum kazancından indirilebilir. Beşinci maddenin B bendi kapsamındaki istisnadan yararlanan mükellef, 4691 sayılı Kanun kapsamındaki istisnadan ayrıca yararlanamaz.
Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi faaliyetlerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyonuna ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı bağış ve yardımların yüzde 100'ü indirim konusu yapılabilir. Cumhurbaşkanı bu oranı bölgeler ve faaliyet türleri itibarıyla yarısına kadar indirebilir veya kanuni seviyesine getirebilir.
Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı indirilebilir. İktisadi işletmeleri hariç Türkiye Kızılay Derneği ile Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımların tamamı da indirilir. Nakden yapılmayan bağış ve yardımlarda maliyet bedeli veya kayıtlı değer, bunlar yoksa Vergi Usul Kanununa göre takdir komisyonunca tespit edilen değer esas alınır.
Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin yüzde 10'unu aşmayan kısmı indirilebilir. Yurt dışında yerleşik kişilere Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan sayılan hizmetlerden elde edilen kazancın yüzde 50'si, fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şartıyla indirim konusu yapılabilir.
Korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücüne kazandırılmaları güç zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü indirimdir. İndirim her çalışan için en çok beş yıl uygulanır ve yıllık tutar, her çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150'sini aşamaz.
Nakdi sermaye indiriminden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluşta ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılır. Bu dönemlerde azaltılan sermaye tutarı indirim hesabında dikkate alınmaz. İlgili dönemde matrah yetersizliği nedeniyle indirilemeyen tutar sonraki hesap dönemlerine devreder.
Nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dahil olmak üzere birleşme, devir ve bölünme işlemleri, bilançodaki öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi ile ortaklar veya ortaklarla ilişkili kişilerden kredi kullanılarak ya da borç alınarak yapılan sermaye artırımları nakdi sermaye indirimi hesabında dikkate alınmaz.
İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyette bulunan kurumların, yurt dışından alınan malları Türkiye'ye getirmeden yurt dışında satmalarından veya yurt dışı mal alım satımına aracılıktan sağladıkları kazancın yüzde 50'si indirilebilir. Kazancın yıllık beyannamenin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi ve aracılıkta alıcı ile satıcının Türkiye'de bulunmaması gerekir.
İndirimi kabul edilmeyen giderler
Kurum kazancının tespitinde öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler indirilemez. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar da indirim olarak kabul edilmez.
Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne ve sürat teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusuyla ilgili olmayanların giderleri ve amortismanları indirilemez.
Alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin yüzde 50'si indirilemez. Cumhurbaşkanı bu oranı yüzde 100'e kadar artırabilir veya sıfıra kadar indirebilir. 5651 sayılı Kanunun ek 4. maddesi kapsamında reklam yasağı uygulananlara verilen reklamların giderleri de indirilemez.
Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktöring ve finansman şirketleri dışında, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde aşan kısma ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri gider ve maliyet unsurlarının yatırım maliyetine eklenenler hariç bir bölümü indirilemez. Bu sınır, unsurlar toplamının yüzde 10'unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısımdır.
Örtülü sermaye
Kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan ya da dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte öz sermayenin üç katını aşan kısmı ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.
Karşılaştırmada, yalnız ilişkili şirketlere finansman sağlayan kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyetine uygun çalışan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar yüzde 50 oranında dikkate alınır.
Ortakların veya onlarla ilişkili kişilerin verdiği gayrinakdi teminat karşılığında üçüncü kişilerden sağlanan borçlanmalar örtülü sermaye kapsamına girmez. İştirakin, ortağın veya ilişkili kişinin banka, finans kurumu ya da sermaye piyasasından alıp aynı koşullarla kısmen veya tamamen kullandırdığı borçlar da bu nitelikte sayılmaz. 5411 sayılı Kanuna göre bankaların borçlanmaları ile maddede belirtilen finansal şirketlerin faaliyetine bağlı belirli banka borçlanmaları da aynı dışlamaya tabidir.
Transfer fiyatlandırması
Kurum, ilişkili kişiyle emsallere uygunluk ilkesine uymayan bir bedel veya fiyat belirleyerek mal ya da hizmet alır veya satarsa, elde edilen kazanç bütünüyle ya da bir bölümüyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılmış kabul edilir.
Ortaklık kanalıyla oluşan ilişkide örtülü kazanç kapsamında sayılma için en az yüzde 10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı aranır. Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az yüzde 10 oy veya kâr payı hakkının bulunduğu durumlarda da taraflar ilişkili kişi sayılır ve oranlar topluca dikkate alınır.
Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, maddede sayılan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder.
İlişkili kişilerle uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntem, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak belirlenebilir. Bu yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada tespit edilen süre ve şartlar içinde kesinlik taşır. Belirlenen yöntemin zamanaşımına uğramamış geçmiş vergilendirme dönemlerine uygulanması, Vergi Usul Kanununun pişmanlık ve ıslah hükümlerinin uygulanmasının mümkün olması ve anlaşma koşullarının o dönemlerde de geçerli olması halinde anlaşma kapsamına alınabilir.
Tam mükellefler ile yabancı kurumların Türkiye'deki iş yeri veya daimi temsilcisi arasında, ilişkili kişi sayılarak yapılan yurt içi işlemlerde kazancın örtülü dağıtıldığının kabul edilmesi Hazine zararının doğmasına bağlıdır. Belgelendirme yükümlülüğü eksiksiz ve süresinde yerine getirilmişse, örtülü dağıtım nedeniyle geç veya eksik tahakkuk eden vergilerde vergi ziyaı cezası, Vergi Usul Kanununun 359. maddesindeki fiiller dışında, yarı oranında indirilerek uygulanır.
Beyanname, dönem ve tarh
Vergiye tabi kazancın tamamı için mükellef tek beyanname düzenler. Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin her biri için bağlı kamu tüzel kişisi, dernek veya vakıf ayrı beyanname verir. Bağımsız muhasebesi veya ayrılmış sermayesi bulunsa da şube, ajans, büro, mağaza, imalathane ve diğer bağlı iş yerleri için ayrıca beyanname verilmez. Kooperatifin geliri yalnızca kesintiye tabi taşınmaz kirasından oluşuyorsa bu gelir için beyanname aranmaz.
Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi hesap dönemidir. Özel hesap dönemi tayin edilenlerde özel hesap dönemi esas alınır. Yıllık beyan esasında vergilendirilen kurumlar için de aynı dönem ayrımı geçerlidir.
Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur ve beyanname ilgili hesap döneminin sonuçlarını içerir. Vergi, beyannamenin vergi dairesine verildiği günde; posta ile gönderilmişse tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde tarh olunur.
Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir. 25. maddenin beşinci fıkrası kapsamındaki beyannamede tarhiyatın muhatabı Türkiye'yi terk ederse beyanname, terkten önceki on beş gün içinde verilir.
Dar mükellef yabancı kurumların vergiye tabi kazancı, belirtilen gayrimaddi hak bedelleri hariç gelir vergisindeki diğer kazanç ve iratlardan ibaretse kazanç, elde edilme tarihinden itibaren on beş gün içinde özel beyannameyle bildirilir. Bu kurumların vergisi, Türkiye'deki müdür veya temsilcileri; bunlar yoksa kazanç ve iradı sağlayanlar adına tarh olunur.
Dar mükellefiyette yıllık beyannameyle bildirilen kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir. Muhtasar beyannameyle bildirilenler yirmi altıncı gün akşamına, özel beyanname ile terk, tasfiye ve birleşme hallerinde verilecek beyannamelerdeki vergi ise beyanname verme süresi içinde ödenir.
Tasfiye, birleşme ve devir
Tasfiye haline giren kurumlarda hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olur. Tasfiye, tasfiyeye giriş kararının tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer. Başlangıçtan yıl sonuna kadar olan dönem, sonraki her takvim yılı ve son dönem bağımsız tasfiye dönemidir.
Tasfiye halindeki kurumun vergi matrahı tasfiye kârıdır. Bu kâr, dönem sonundaki servet değeri ile dönem başındaki servet değeri arasındaki olumlu farktır. Ortaklara veya kurum sahiplerine tasfiye sırasında avans olarak veya başka şekilde yapılan ödemeler son servet değerine eklenir. Sermaye ekleri ile vergiden istisna kazanç ve iratlar başlangıç servet değerine eklenir.
Tasfiye zararla kapanırsa sonuç önceki tasfiye dönemlerine düzeltilir ve fazla ödenen vergi iade edilir. Bir yıldan fazla süren tasfiyede tarh zamanaşımı, tasfiyenin sona erdiği dönemi izleyen yıldan başlar.
Tasfiyeden vazgeçilirse tasfiye hükümleri uygulanmaz. Karar, alındığı dönemin başından itibaren geçerli olur ve geçici vergi yükümlülüğü bu kararı kapsayan geçici vergilendirme döneminin başından başlar.
Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından dönemlerin sonundan itibaren 14. maddedeki sürelerde verilir. Son döneme ilişkin beyanname, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde verilir. Beyannameyle birlikte inceleme dilekçesi verilir; dilekçenin verilmesinden itibaren en geç üç ay içinde incelemeye başlanır. Maliye Bakanlığı, hukuki statü, faaliyet alanı ve tasfiyeye giriş tarihindeki aktif büyüklüğü dikkate alarak inceleme yaptırmamaya yetkilidir.
Tasfiye memurları, tahakkuk etmiş vergiler, tasfiye beyannamesine göre hesaplanan vergiler ve itirazlı tarhiyat için İcra ve İflas Kanununun 207. maddesine uygun karşılık ayırmadan aynı Kanunun 206. maddesinin dördüncü sırasındaki alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamaz. 207. maddeye göre aynı sıradaki alacaklılar kendi aralarında eşit hakka sahiptir; önceki sıradakiler alacaklarını tamamen almadıkça sonraki sıra bir şey alamaz. Bu karşılık ayrılmadan yapılan ödeme veya paylaştırma halinde tasfiye memurları şahsen ve müteselsilen sorumlu olur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 207Kaynağı aç
Bir veya birkaç kurumun başka bir kurumla birleşmesi, birleşme nedeniyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmündedir. Matrah tasfiye kârı yerine birleşme kârıdır ve tasfiye memurlarının sorumluluğu birleşilen kuruma geçer.
Kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunan kurumların birleşmesinde, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerleri bir bütün halinde ve aynen devralınırsa işlem devir hükmündedir. Aynı şartlarla tür değiştirme de devir sayılır. Şartlara uyulan devirde yalnız devir tarihine kadar elde edilen kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. Beyannameler ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde verilir.
Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini beyanname ekindeki taahhütnameyle taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru ayrıca teminat isteyebilir.
Kesinti
15. maddenin birinci fıkrasında sayılan ödeyenler, kurumlara avanslar dahil nakden veya hesaben yaptıkları bentlerdeki ödemeler üzerinden yüzde 15 kesinti yapmak zorundadır. Kapsam; yıllara sari inşaat ve onarım hak edişleri, kooperatif taşınmaz kiraları, sayılan menkul kıymet gelirleri, mevduat faizleri, katılma hesabı kâr payları, kâr-zarar ortaklığı kâr payları, geri alım veya satım taahhüdü gelirleri, şans oyunlarına ilişkin komisyon ve primler, Vergi Usul Kanununun 11. maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemeler, elektronik ticaret aracı ödemeleri ve Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörlerdeki mal ve hizmet alımlarını içerir. Döviz cinsinden veya dövize, altına ya da başka değere endeksli menkul kıymetlerin itfasındaki değer artışları bu kesintiye tabi değildir.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Hesaben ödeme, kesintiye tabi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu gösteren her türlü kayıt ve işlemdir. Kesinti gayrisafi tutar üzerinden yapılır. Ödemeyi yapan vergiyi üstlenirse kesinti, ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır ve kayıtlarda ayrıca gösterilir.
Kesinti yapanlar, vergileri vergilendirme dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar muhtasar beyannameyle bildirir. 15. maddenin üçüncü fıkrasındaki kesinti, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği dönemin muhtasar beyannamesiyle beyan edilir. Cumhurbaşkanı, 15. maddedeki oranları her ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirebilir, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltebilir ve belirli kazanç, iş, ödeme ve sektör ayrımlarına göre farklılaştırabilir.
Vergiden muaf kurumlara dağıtılan, kârın sermayeye eklenmesi hariç, Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden, üçüncü fıkra kapsamındakiler hariç yüzde 15 kesinti yapılır. Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç, 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendindeki kazançlardan dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum bünyesinde yüzde 15 kesinti yapılır.
Dar mükellef kurumların 30. maddenin birinci fıkrasında sayılan kazanç ve iratları üzerinden, avanslar dahil nakden veya hesaben ödeyen ya da tahakkuk ettirenler yüzde 15 kurumlar vergisi kesintisi yapar. Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satış, devir ve temlik bedelleri üzerinden de aynı kişiler yüzde 15 kesinti yapar.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
Türkiye'de iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç, dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf dar mükelleflere dağıtılan sayılan kâr paylarından, 15. maddenin üçüncü fıkrasına tabi kazançlar hariç yüzde 15 kesinti yapılır. 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde istisna edilen kazançlar ile bentteki şartları taşıyan iştirak kazançlarından anonim veya limited dar mükelleflere dağıtılan kâr paylarında kesinti, üçüncü fıkradaki oranın yarısını aşamaz.
Türkiye'de iş yeri ve daimi temsilcisi olmayan mükelleflerin yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlardaki ticari faaliyet kazançları üzerinden kurum bünyesinde yüzde 15 kesinti yapılır. Yıllık veya özel beyanname veren dar mükelleflerin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden de kurum bünyesinde yüzde 15 kesinti yapılır.
Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelerde yerleşik veya faaliyette bulunan kurumlara yapılan her türlü ödemelerden, ödemenin verginin konusuna girip girmediğine veya kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın yüzde 30 kesinti yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri, emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması ile zorunlu geçiş ve liman ücretleri için Cumhurbaşkanı oranı tür, faaliyet veya sektör bazında sıfır ile kanuni seviye arasında belirleyebilir. Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ile sigorta ve reasürans ödemelerinden bu fıkra uyarınca kesinti yapılmaz. Bu fıkraya göre kesilen ödemeler ayrıca kesintiye tabi tutulmaz.
Cumhurbaşkanı, 30. maddedeki oranları gelir unsuru veya faaliyet konularına göre ayrı belirleyebilir, sıfıra indirebilir veya fıkradaki oranın bir katına kadar artırabilir. Ticari ve zirai kazançlar dışında kesinti yoluyla alınan bu kazanç ve iratlar için beyanname verilmesi genel olarak ihtiyaridir; ancak fıkrada sayılan menkul sermaye iratları ile fon katılma belgeleri ve yatırım ortaklığı hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının beyannameye dahil edilmesi zorunludur.
30. maddede hesaben ödeme borç doğuran kayıt ve işlemleri ifade eder. Kesinti gayrisafi tutar üzerinden yapılır. Vergiyi ödemeyi yapan üstlenirse kesinti, fiilen ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır ve kayıtlarda ayrıca gösterilir. Kesinti yapmak zorunda olanlar vergileri, ödeme veya tahakkuk yerindeki vergi dairesine muhtasar beyannameyle bildirir.
Kurumlar vergisi oranı ve mahsup
Kurum kazancına uygulanan kurumlar vergisi oranı yüzde 25'tir. Bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ile maddede ayrıca sayılan yap-işlet-devret ve kamu özel iş birliği projelerinin tarafı olan şirketlerde bu oran yüzde 30 olarak uygulanır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Kurumlar vergisi mükellefleri, dar mükelleflerde ticari ve zirai kazançlarla sınırlı olarak, cari dönemin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere cari dönem kurumlar vergisi oranında geçici vergi öder. Tam mükelleflere uygulanan esaslar dar mükelleflere de uygulanır. Cumhurbaşkanı geçici vergi oranını 5 puana kadar indirebilir veya kanuni seviyesine getirebilir. 23. madde kapsamındaki yabancı ulaştırma kurumlarında karşılıklılık şartıyla oranı sıfıra indirebilir veya yazılı oranın bir katını geçmeyecek oran tespit edebilir.
19. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki birleşmede, sanayi sicil belgeli ve fiilen üretim yapan KOBİ'lerin belirtilen üretim kazançları için Cumhurbaşkanı kurumlar vergisi oranını yüzde 75'e kadar indirimli uygulatabilir. Maliye Bakanlığı bu konuda usul ve esas belirler.
Maddede sayılan finansal kurumlar hariç, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk kez en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumların beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli uygulanır. Bu dönem içinde asgari pay oranı şartı kaybedilirse zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle tahsil edilir.
İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanır. Aracılı ihracat sözleşmesine dayanan imalatçı veya tedarikçi kurumların dış ticaret sermaye şirketi veya sektörel dış ticaret şirketi üzerinden ihracat kazançları da kapsamdadır. Sanayi sicil belgeli ve fiilen üretim yapan kurumların münhasıran üretim kazançlarına oran 1 puan indirimli uygulanır. İhracat indiriminden yararlanılan kısma üretim indirimi ayrıca uygulanmaz. Bu indirimler, maddedeki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır.
Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 4283 ve 3996 sayılı kanunlar kapsamındaki yatırımlar ile rödovans sözleşmesine bağlı yatırımlar hariç, Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli kurumlar vergisine tabidir. İndirim, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren uygulanır.
Sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinde beş tam yıl tamamlanmadan azaltım yapılırsa azaltımın sırasıyla maddede (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan unsurlardan yapıldığı kabul edilir. Geçmiş yıl zararlarının mahsubuyla yapılan azaltımda unsurlar ilgili fıkralara göre tespit edilir; ancak dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi yapılmaz.
Yurt dışında elde edilip Türkiye'deki genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar üzerinden mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, Türkiye'de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir. Mahsup edilebilecek tutar, yurt dışı kazançlara 32. maddedeki kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı aşamaz. Yabancı ülkede vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluklarınca, bunlar yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcilerince tasdik olunan belgelerle tevsik edilmedikçe indirim yapılamaz.
15. maddenin birinci fıkrası ile 30. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre kaynağında kesilen vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.
Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirim hükümleri kurumlar vergisi bakımından geçersizdir. Kurumlar vergisine ilişkin bu hükümler ancak bu Kanun, Gelir Vergisi Kanunu veya Vergi Usul Kanununa hüküm eklenerek ya da bu kanunlarda değişiklik yapılarak düzenlenir. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır. Kanunun yürürlüğünden önceki dönemlerde başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirimler bakımından 35. madde hükmü uygulanmaz.
Yabancı ulaştırma kurumlarında vergiye matrah olacak kurum kazancı, hasılata ortalama emsal oranları uygulanarak hesaplanır. Oranlar kara taşımacılığında yüzde 12, deniz taşımacılığında yüzde 15 ve hava taşımacılığında yüzde 5'tir.
Belirli dönemlere ilişkin hükümler
1 Ocak 2008 ile 31 Aralık 2025 arasında, dernek veya vakıfların belirtilen kesintiye tabi kazanç ve iratları ile maddede sayılan döner sermaye işletmelerinin gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
32. maddedeki yüzde 20 oran, kurumların 2018, 2019 ve 2020 vergilendirme dönemlerine ait kazançları için yüzde 22 olarak uygulanır. 2021 kazançlarında oran yüzde 25, 2022 kazançlarında yüzde 23'tür. Maddede sayılan finansal kurumların 2022 kazançlarında oran yüzde 25'tir. Bu oranlar anılan dönemlere ilişkindir.
31 Aralık 2021 bilançosundaki yabancı paranın öngörülen süre içinde Türk lirasına çevrilmesi ve en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat veya katılma hesabında değerlendirilmesi halinde maddede sayılan kur farkı, faiz, kâr payı ve diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu hesaplardan vadeden önce çekim yapılırsa zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle tahsil edilir.
Geçici 16. maddenin yürürlüğünden önce aktifte bulunan taşınmazlara 5. maddenin (e) bendinin eski hükmü uygulanır. Bu maddenin yürürlüğünden sonra yapılacak taşınmaz satış kazançlarında yüzde 50 oranı yüzde 25 olarak uygulanır.
Sık sorulan sorular
Hangi kurumların kazancı kurumlar vergisine tabidir?
Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisine tabidir.
Tam mükellef ile dar mükellef nasıl ayrılır?
Kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurum tam mükellef olarak yurt içi ve yurt dışı kazançlarının tamamı üzerinden, her iki merkezi de Türkiye'de bulunmayan kurum ise dar mükellef olarak yalnız Türkiye'de elde ettiği kazanç üzerinden vergilendirilir.
Geçmiş yıl zararı kaç yıl indirilebilir?
Geçmiş yıl zararları, beyannamede her yıl ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilebilir.
Kurumlar vergisi beyannamesi ne zaman verilir?
Yıllık beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir.
Kurumlar vergisi oranı nedir?
Kurum kazancı üzerinden uygulanan oran yüzde 25'tir. Bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ile maddede sayılan proje tarafı şirketlerde oran yüzde 30'dur.
Örtülü sermaye hangi borçlarda oluşur?
Ortaklardan veya ortaklarla ilişkili kişilerden temin edilip işletmede kullanılan borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte öz sermayenin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılır. Maddede sayılan teminatlı, aynı şartlarla kullandırılan ve belirli finansal borçlanmalar bu kapsamın dışındadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

