Kurumlar Vergisi: Mükellefiyet, Matrah ve Oran

by Avukat Erdal Ersoy
Kurumlar Vergisi: Mükellefiyet, Matrah ve Oran

Kurumlar vergisi; sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları üzerinden alınan bir vergidir. Kurum kazancı, gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluşur. Vergi, bir hesap döneminde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır ve bu kazancın tespitinde ticari kazanca ilişkin hükümler uygulanır.

Verginin konusu ve mükellef kurumlar

Kanunun uygulanmasında sermaye şirketi; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumları kapsar. Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi fonlar ile bunlara benzer yabancı fonlar da sermaye şirketi sayılır.

İktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakfa ait iktisadi işletmelerde kazanç amacı gütmeme, faaliyetin kanunla verilen görevler arasında bulunması, tüzel kişiliğin olmaması, bağımsız muhasebe, ayrılmış sermaye veya iş yeri bulunmaması mükellefiyeti etkilemez. Bedelin yalnız maliyeti karşılaması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amacına tahsis edilmesi de iktisadi niteliği değiştirmez.

Tam ve dar mükellefiyet

Kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurumlar tam mükellef olarak Türkiye içindeki ve dışındaki kazançlarının tamamı üzerinden vergilendirilir. Kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayan kurumlar dar mükellef olup yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazanç üzerinden vergilendirilir.

İhraç edilmek üzere Türkiye'de satın alınan malların Türkiye'de satılmadan yabancı ülkeye gönderilmesinden doğan kazanç, iş yeri veya daimi temsilciye ilişkin şartlar bulunsa bile Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmak, alıcının veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olmasını veya satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasını ifade eder.

Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde ettiği kazançların tespitinde, aksi belirtilmedikçe tam mükellefler için geçerli hükümler uygulanır. Ticari veya zirai kazanç dışındaki kazanç ve iratlarda gelir vergisindeki tespit hükümleri uygulanır. Bu kazanç ve iratlar Türkiye'de yapılmakta olan ticari veya zirai faaliyet kapsamında elde edilmişse kurum kazancı birinci fıkraya göre tespit edilir.

Dar mükellefiyette, kurum hesabına yapılan alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faiz, komisyon ve benzerleri ile genel yönetim gideri veya zararına katılma payları, bentte belirtilen istisnalar dışında indirilemez.

Safi kazanç, zarar ve indirimler

Kurumlar vergisi, bir hesap döneminde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safi kurum kazancının tespitinde gelir vergisinin ticari kazanç hükümleri uygulanır. Türk Ticaret Kanununun 376. maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirkete, ortakların zarar nedeniyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktardığı tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.

Geçmiş yıl zararları, beyannamede her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilebilir.

Kurumlar vergisinden istisna edilen kazanca ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetten doğan zararlar, istisna dışı kurum kazancından indirilemez. İştirak hissesi alımıyla ilgili finansman giderleri, Kanunun 19. maddesi kapsamındaki devir işlemleri sonrasına isabet edenler dahil olmak üzere kurum kazancından indirilebilir. Beşinci maddenin B bendi kapsamındaki istisnadan yararlanan mükellef, 4691 sayılı Kanun kapsamındaki istisnadan ayrıca yararlanamaz.

Kütüphane, müze, sanat galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi faaliyetlerin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyonuna ilişkin harcamalar ile makbuz karşılığı bağış ve yardımların yüzde 100'ü indirim konusu yapılabilir. Cumhurbaşkanı bu oranı bölgeler ve faaliyet türleri itibarıyla yarısına kadar indirebilir veya kanuni seviyesine getirebilir.

Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı indirilebilir. İktisadi işletmeleri hariç Türkiye Kızılay Derneği ile Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımların tamamı da indirilir. Nakden yapılmayan bağış ve yardımlarda maliyet bedeli veya kayıtlı değer, bunlar yoksa Vergi Usul Kanununa göre takdir komisyonunca tespit edilen değer esas alınır.

Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin yüzde 10'unu aşmayan kısmı indirilebilir. Yurt dışında yerleşik kişilere Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan sayılan hizmetlerden elde edilen kazancın yüzde 50'si, fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şartıyla indirim konusu yapılabilir.

Korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücüne kazandırılmaları güç zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü indirimdir. İndirim her çalışan için en çok beş yıl uygulanır ve yıllık tutar, her çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150'sini aşamaz.

Nakdi sermaye indiriminden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluşta ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılır. Bu dönemlerde azaltılan sermaye tutarı indirim hesabında dikkate alınmaz. İlgili dönemde matrah yetersizliği nedeniyle indirilemeyen tutar sonraki hesap dönemlerine devreder.

Nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dahil olmak üzere birleşme, devir ve bölünme işlemleri, bilançodaki öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi ile ortaklar veya ortaklarla ilişkili kişilerden kredi kullanılarak ya da borç alınarak yapılan sermaye artırımları nakdi sermaye indirimi hesabında dikkate alınmaz.

İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde katılımcı belgesiyle faaliyette bulunan kurumların, yurt dışından alınan malları Türkiye'ye getirmeden yurt dışında satmalarından veya yurt dışı mal alım satımına aracılıktan sağladıkları kazancın yüzde 50'si indirilebilir. Kazancın yıllık beyannamenin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi ve aracılıkta alıcı ile satıcının Türkiye'de bulunmaması gerekir.

İndirimi kabul edilmeyen giderler

Kurum kazancının tespitinde öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler indirilemez. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar da indirim olarak kabul edilmez.

Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne ve sürat teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusuyla ilgili olmayanların giderleri ve amortismanları indirilemez.

Alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin yüzde 50'si indirilemez. Cumhurbaşkanı bu oranı yüzde 100'e kadar artırabilir veya sıfıra kadar indirebilir. 5651 sayılı Kanunun ek 4. maddesi kapsamında reklam yasağı uygulananlara verilen reklamların giderleri de indirilemez.

Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktöring ve finansman şirketleri dışında, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde aşan kısma ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri gider ve maliyet unsurlarının yatırım maliyetine eklenenler hariç bir bölümü indirilemez. Bu sınır, unsurlar toplamının yüzde 10'unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısımdır.

Örtülü sermaye

Kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan ya da dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte öz sermayenin üç katını aşan kısmı ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.

Karşılaştırmada, yalnız ilişkili şirketlere finansman sağlayan kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyetine uygun çalışan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar yüzde 50 oranında dikkate alınır.

Ortakların veya onlarla ilişkili kişilerin verdiği gayrinakdi teminat karşılığında üçüncü kişilerden sağlanan borçlanmalar örtülü sermaye kapsamına girmez. İştirakin, ortağın veya ilişkili kişinin banka, finans kurumu ya da sermaye piyasasından alıp aynı koşullarla kısmen veya tamamen kullandırdığı borçlar da bu nitelikte sayılmaz. 5411 sayılı Kanuna göre bankaların borçlanmaları ile maddede belirtilen finansal şirketlerin faaliyetine bağlı belirli banka borçlanmaları da aynı dışlamaya tabidir.

Transfer fiyatlandırması

Kurum, ilişkili kişiyle emsallere uygunluk ilkesine uymayan bir bedel veya fiyat belirleyerek mal ya da hizmet alır veya satarsa, elde edilen kazanç bütünüyle ya da bir bölümüyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılmış kabul edilir.

Ortaklık kanalıyla oluşan ilişkide örtülü kazanç kapsamında sayılma için en az yüzde 10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı aranır. Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az yüzde 10 oy veya kâr payı hakkının bulunduğu durumlarda da taraflar ilişkili kişi sayılır ve oranlar topluca dikkate alınır.

Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, maddede sayılan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder.

İlişkili kişilerle uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntem, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak belirlenebilir. Bu yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada tespit edilen süre ve şartlar içinde kesinlik taşır. Belirlenen yöntemin zamanaşımına uğramamış geçmiş vergilendirme dönemlerine uygulanması, Vergi Usul Kanununun pişmanlık ve ıslah hükümlerinin uygulanmasının mümkün olması ve anlaşma koşullarının o dönemlerde de geçerli olması halinde anlaşma kapsamına alınabilir.

Tam mükellefler ile yabancı kurumların Türkiye'deki iş yeri veya daimi temsilcisi arasında, ilişkili kişi sayılarak yapılan yurt içi işlemlerde kazancın örtülü dağıtıldığının kabul edilmesi Hazine zararının doğmasına bağlıdır. Belgelendirme yükümlülüğü eksiksiz ve süresinde yerine getirilmişse, örtülü dağıtım nedeniyle geç veya eksik tahakkuk eden vergilerde vergi ziyaı cezası, Vergi Usul Kanununun 359. maddesindeki fiiller dışında, yarı oranında indirilerek uygulanır.

Beyanname, dönem ve tarh

Vergiye tabi kazancın tamamı için mükellef tek beyanname düzenler. Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin her biri için bağlı kamu tüzel kişisi, dernek veya vakıf ayrı beyanname verir. Bağımsız muhasebesi veya ayrılmış sermayesi bulunsa da şube, ajans, büro, mağaza, imalathane ve diğer bağlı iş yerleri için ayrıca beyanname verilmez. Kooperatifin geliri yalnızca kesintiye tabi taşınmaz kirasından oluşuyorsa bu gelir için beyanname aranmaz.

Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi hesap dönemidir. Özel hesap dönemi tayin edilenlerde özel hesap dönemi esas alınır. Yıllık beyan esasında vergilendirilen kurumlar için de aynı dönem ayrımı geçerlidir.

Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur ve beyanname ilgili hesap döneminin sonuçlarını içerir. Vergi, beyannamenin vergi dairesine verildiği günde; posta ile gönderilmişse tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde tarh olunur.

Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir. 25. maddenin beşinci fıkrası kapsamındaki beyannamede tarhiyatın muhatabı Türkiye'yi terk ederse beyanname, terkten önceki on beş gün içinde verilir.

Dar mükellef yabancı kurumların vergiye tabi kazancı, belirtilen gayrimaddi hak bedelleri hariç gelir vergisindeki diğer kazanç ve iratlardan ibaretse kazanç, elde edilme tarihinden itibaren on beş gün içinde özel beyannameyle bildirilir. Bu kurumların vergisi, Türkiye'deki müdür veya temsilcileri; bunlar yoksa kazanç ve iradı sağlayanlar adına tarh olunur.

Dar mükellefiyette yıllık beyannameyle bildirilen kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir. Muhtasar beyannameyle bildirilenler yirmi altıncı gün akşamına, özel beyanname ile terk, tasfiye ve birleşme hallerinde verilecek beyannamelerdeki vergi ise beyanname verme süresi içinde ödenir.

Tasfiye, birleşme ve devir

Tasfiye haline giren kurumlarda hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olur. Tasfiye, tasfiyeye giriş kararının tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer. Başlangıçtan yıl sonuna kadar olan dönem, sonraki her takvim yılı ve son dönem bağımsız tasfiye dönemidir.

Tasfiye halindeki kurumun vergi matrahı tasfiye kârıdır. Bu kâr, dönem sonundaki servet değeri ile dönem başındaki servet değeri arasındaki olumlu farktır. Ortaklara veya kurum sahiplerine tasfiye sırasında avans olarak veya başka şekilde yapılan ödemeler son servet değerine eklenir. Sermaye ekleri ile vergiden istisna kazanç ve iratlar başlangıç servet değerine eklenir.

Tasfiye zararla kapanırsa sonuç önceki tasfiye dönemlerine düzeltilir ve fazla ödenen vergi iade edilir. Bir yıldan fazla süren tasfiyede tarh zamanaşımı, tasfiyenin sona erdiği dönemi izleyen yıldan başlar.

Tasfiyeden vazgeçilirse tasfiye hükümleri uygulanmaz. Karar, alındığı dönemin başından itibaren geçerli olur ve geçici vergi yükümlülüğü bu kararı kapsayan geçici vergilendirme döneminin başından başlar.

Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından dönemlerin sonundan itibaren 14. maddedeki sürelerde verilir. Son döneme ilişkin beyanname, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde verilir. Beyannameyle birlikte inceleme dilekçesi verilir; dilekçenin verilmesinden itibaren en geç üç ay içinde incelemeye başlanır. Maliye Bakanlığı, hukuki statü, faaliyet alanı ve tasfiyeye giriş tarihindeki aktif büyüklüğü dikkate alarak inceleme yaptırmamaya yetkilidir.

Tasfiye memurları, tahakkuk etmiş vergiler, tasfiye beyannamesine göre hesaplanan vergiler ve itirazlı tarhiyat için İcra ve İflas Kanununun 207. maddesine uygun karşılık ayırmadan aynı Kanunun 206. maddesinin dördüncü sırasındaki alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamaz. 207. maddeye göre aynı sıradaki alacaklılar kendi aralarında eşit hakka sahiptir; önceki sıradakiler alacaklarını tamamen almadıkça sonraki sıra bir şey alamaz. Bu karşılık ayrılmadan yapılan ödeme veya paylaştırma halinde tasfiye memurları şahsen ve müteselsilen sorumlu olur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 207Kaynağı aç
Madde 207 – Her sıranın alacaklıları aralarında müsavi hakka maliktirler. Bir sıra evvelki alacaklılar alacaklarını tamamen almadıkça sonra gelen sıradakiler bir şey alamazlar. SEKİZİNCİ BAP İflasın tasfiyesi I – MASANIN TEŞKİLİ: Defter tanzimi:

Bir veya birkaç kurumun başka bir kurumla birleşmesi, birleşme nedeniyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmündedir. Matrah tasfiye kârı yerine birleşme kârıdır ve tasfiye memurlarının sorumluluğu birleşilen kuruma geçer.

Kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunan kurumların birleşmesinde, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerleri bir bütün halinde ve aynen devralınırsa işlem devir hükmündedir. Aynı şartlarla tür değiştirme de devir sayılır. Şartlara uyulan devirde yalnız devir tarihine kadar elde edilen kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez. Beyannameler ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde verilir.

Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini beyanname ekindeki taahhütnameyle taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru ayrıca teminat isteyebilir.

Kesinti

15. maddenin birinci fıkrasında sayılan ödeyenler, kurumlara avanslar dahil nakden veya hesaben yaptıkları bentlerdeki ödemeler üzerinden yüzde 15 kesinti yapmak zorundadır. Kapsam; yıllara sari inşaat ve onarım hak edişleri, kooperatif taşınmaz kiraları, sayılan menkul kıymet gelirleri, mevduat faizleri, katılma hesabı kâr payları, kâr-zarar ortaklığı kâr payları, geri alım veya satım taahhüdü gelirleri, şans oyunlarına ilişkin komisyon ve primler, Vergi Usul Kanununun 11. maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemeler, elektronik ticaret aracı ödemeleri ve Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörlerdeki mal ve hizmet alımlarını içerir. Döviz cinsinden veya dövize, altına ya da başka değere endeksli menkul kıymetlerin itfasındaki değer artışları bu kesintiye tabi değildir.

5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
MADDE 15- (1) Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben yaptıkları aşağıdaki ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin kurumlar vergisine mahsuben %15 oranında kesinti yapmak zorundadırlar: a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemeleri. b) Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri. c) Her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri, Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından sağlanan gelirler (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları kesintiye tâbi tutulmaz.)[34][35] ç) Mevduat faizleri. d) Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları. e) Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları. f) Birinci fıkranın (c) bendinde yer alan menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile elde edilmesi veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirler. g) (Ek: 31/5/2012-6322/38 md.) Başbayiler hariç olmak üzere 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunlarına ilişkin bilet, kupon ve benzerlerini satanlara, düzenlenen her türlü bahis ve şans oyunlarının oynatılmasına aracılık edenlere, diğer kişilerce çıkartılan bu nitelikteki biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden. ğ) (Ek: 20/8/2016-6745/65 md.) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden. h) (Ek:28/7/2024-7524/33 md.) 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden. ı) (Ek:28/7/2024-7524/33 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan ödemelerden. (2) Vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında vergi kesintisi yapılır. (3) Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yazılı kazançlardan, dağıtılsın veya dağıtılmasın, kurum bünyesinde % 15 oranında vergi kesintisi yapılır. (4) Cumhurbaşkanı, bu maddede belirtilen vergi kesintisi oranlarını, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltmeye ve aynı sınırlar dahilinde üçüncü fıkrada belirtilen kazançlar için fon veya ortaklık türlerine göre ya da portföylerindeki varlıkların nitelik ve dağılımına göre farklılaştırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre, birinci fıkranın; (h) bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (ı) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte belirlemeye yetkilidir.[36] [37] [38] (5) Bu madde gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, bu vergileri ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı oldukları vergi dairesine, vergilendirme dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile bildirmeye mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununda belirlenen usûl ve esaslar, bu maddeye göre verilecek muhtasar beyannameler hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan kesinti, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği döneme ait muhtasar beyanname ile beyan edilir. (6) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. (7) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır. (8) Bu maddede belirtilen ödemelerden yapılan vergi kesintisi, kesinti yapanların kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Verginin Tarhı Vergilendirme dönemi ve tarhiyat

Hesaben ödeme, kesintiye tabi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu gösteren her türlü kayıt ve işlemdir. Kesinti gayrisafi tutar üzerinden yapılır. Ödemeyi yapan vergiyi üstlenirse kesinti, ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır ve kayıtlarda ayrıca gösterilir.

Kesinti yapanlar, vergileri vergilendirme dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar muhtasar beyannameyle bildirir. 15. maddenin üçüncü fıkrasındaki kesinti, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği dönemin muhtasar beyannamesiyle beyan edilir. Cumhurbaşkanı, 15. maddedeki oranları her ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirebilir, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltebilir ve belirli kazanç, iş, ödeme ve sektör ayrımlarına göre farklılaştırabilir.

Vergiden muaf kurumlara dağıtılan, kârın sermayeye eklenmesi hariç, Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden, üçüncü fıkra kapsamındakiler hariç yüzde 15 kesinti yapılır. Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç, 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendindeki kazançlardan dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum bünyesinde yüzde 15 kesinti yapılır.

Dar mükellef kurumların 30. maddenin birinci fıkrasında sayılan kazanç ve iratları üzerinden, avanslar dahil nakden veya hesaben ödeyen ya da tahakkuk ettirenler yüzde 15 kurumlar vergisi kesintisi yapar. Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satış, devir ve temlik bedelleri üzerinden de aynı kişiler yüzde 15 kesinti yapar.

5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30- (1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır: a) Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan ak ediş ödemeleri. b) Serbest meslek kazançları. c) Gayrimenkul sermaye iratları. ç) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar hariç olmak üzere menkul sermaye iratları. d) (Ek:20/8/2016-6745/65 md.) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden. e) (Ek:28/7/2024-7524/34 md.) 6563 sayılı Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunan hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden. f) (Ek:28/7/2024-7524/34 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunanlardan mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan ödemelerden. (2) Ticarî veya ziraî kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. (3) Tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. (4) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar ile (c) bendinde belirtilen şirketlerin (b) bendindeki şartları taşıyan iştirak kazançlarından anonim veya limited şirket niteliğindeki dar mükellef kurumlara dağıtılan kâr paylarından yapılacak kesinti oranı, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca uygulanan oranın yarısını aşamaz. (5) Türkiye’de iş yeri ve daimî temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticarî faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden, kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. (6) Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden, kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. (7) Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır. (a) Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. b) Yurtdışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin ana para, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz. c) Bu fıkraya göre vergi kesintisine tâbi tutulan ödemeler, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre ayrıca vergi kesintisine tâbi tutulmaz. (8) Cumhurbaşkanı yukarıdaki fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre, birinci fıkranın; (e) bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (f) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte belirlemeye yetkilidir.[43] [44] (9) Ticari ve zirai kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla alınan kazanç ve iratlar için Kanunun 24 veya 26 ncı maddelerine göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz konusu kazanç ve iratların dahil edilmesi ihtiyaridir. Şu kadar ki, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (7) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile fonların katılma belgelerinden ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.[45] (10) Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. (11) Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır. (12) Bu Kanuna göre vergi kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler. Muhtasar beyanname

Türkiye'de iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç, dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf dar mükelleflere dağıtılan sayılan kâr paylarından, 15. maddenin üçüncü fıkrasına tabi kazançlar hariç yüzde 15 kesinti yapılır. 5. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde istisna edilen kazançlar ile bentteki şartları taşıyan iştirak kazançlarından anonim veya limited dar mükelleflere dağıtılan kâr paylarında kesinti, üçüncü fıkradaki oranın yarısını aşamaz.

Türkiye'de iş yeri ve daimi temsilcisi olmayan mükelleflerin yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlardaki ticari faaliyet kazançları üzerinden kurum bünyesinde yüzde 15 kesinti yapılır. Yıllık veya özel beyanname veren dar mükelleflerin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden de kurum bünyesinde yüzde 15 kesinti yapılır.

Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelerde yerleşik veya faaliyette bulunan kurumlara yapılan her türlü ödemelerden, ödemenin verginin konusuna girip girmediğine veya kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın yüzde 30 kesinti yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri, emsaline uygun fiyatlarla deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması ile zorunlu geçiş ve liman ücretleri için Cumhurbaşkanı oranı tür, faaliyet veya sektör bazında sıfır ile kanuni seviye arasında belirleyebilir. Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ile sigorta ve reasürans ödemelerinden bu fıkra uyarınca kesinti yapılmaz. Bu fıkraya göre kesilen ödemeler ayrıca kesintiye tabi tutulmaz.

Cumhurbaşkanı, 30. maddedeki oranları gelir unsuru veya faaliyet konularına göre ayrı belirleyebilir, sıfıra indirebilir veya fıkradaki oranın bir katına kadar artırabilir. Ticari ve zirai kazançlar dışında kesinti yoluyla alınan bu kazanç ve iratlar için beyanname verilmesi genel olarak ihtiyaridir; ancak fıkrada sayılan menkul sermaye iratları ile fon katılma belgeleri ve yatırım ortaklığı hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının beyannameye dahil edilmesi zorunludur.

30. maddede hesaben ödeme borç doğuran kayıt ve işlemleri ifade eder. Kesinti gayrisafi tutar üzerinden yapılır. Vergiyi ödemeyi yapan üstlenirse kesinti, fiilen ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır ve kayıtlarda ayrıca gösterilir. Kesinti yapmak zorunda olanlar vergileri, ödeme veya tahakkuk yerindeki vergi dairesine muhtasar beyannameyle bildirir.

Kurumlar vergisi oranı ve mahsup

Kurum kazancına uygulanan kurumlar vergisi oranı yüzde 25'tir. Bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ile maddede ayrıca sayılan yap-işlet-devret ve kamu özel iş birliği projelerinin tarafı olan şirketlerde bu oran yüzde 30 olarak uygulanır.

5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 32Kaynağı aç
MADDE 32- (1) (Değişik:8/4/2022-7394/25 md.) Kurumlar vergisi, kurum kazancı üzerinden %25 oranında alınır. Şu kadar ki bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri , emeklilik şirketleri ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilen projeler ile 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu özel iş birliği modeli çerçevesinde yürütülen projelerde sözleşmenin tarafı olarak faaliyette bulunan şirketlerin kurum kazançları üzerinden kurumlar vergisi %30 oranında alınır.[49] (2) Kurumlar vergisi mükelleflerince, (dar mükellefiyete tâbi kurumlarda ticarî ve ziraî kazançlarla sınırlı olarak) câri vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre ve câri dönemin kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödenir. Tam mükellef kurumlar için geçerli olan esaslar, dar mükellef kurumlara da aynen uygulanır. (3) Cumhurbaşkanı, ikinci fıkrada yazılı geçici vergi oranını 5 puana kadar indirmeye veya tekrar kanunî seviyesine kadar getirmeye yetkilidir. (4) Kanunun 23 üncü maddesine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi oranını karşılıklı olmak şartıyla, ülkeler itibarıyla kara, deniz ve hava ulaştırma kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. (5) (Ek: 18/1/2017-6770/29 md.) 19 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında birleşen sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançları ile bu kapsamda birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlarına uygulanmak üzere kurumlar vergisi oranını %75’e kadar indirimli uygulatmaya, bu indirim oranını, sektörler, iş kolları, üretim alanları, bölgeler, hesap dönemleri itibarıyla ya da orta ve yüksek teknolojili ürün üreten veya imalatçı ihracatçı kurumlar için ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı; bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (6) (Ek:11/11/2020-7256/35 md.) Payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumların (bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri hariç) paylarının ilk defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli olarak uygulanır. İndirimden yararlanılan hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi içinde pay oranına ilişkin bu fıkrada belirlenen şartın kaybedilmesi hâlinde, indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. (7) (Ek:19/1/2022-7351/15 md.) İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanır. (Ek cümle:27/12/2023-7491/62 md.) Aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına da bu indirim uygulanır. (8) (Ek:19/1/2022-7351/15 md.) Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. Bu kazançların ihracata isabet eden kısmı için yedinci fıkra hükmüne göre indirimden faydalananlara bu fıkra kapsamında ayrıca indirim uygulanmaz. (9) (Ek:19/1/2022-7351/15 md.) Yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranlar, bu madde kapsamındaki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır. İndirimli kurumlar vergisi

Kurumlar vergisi mükellefleri, dar mükelleflerde ticari ve zirai kazançlarla sınırlı olarak, cari dönemin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere cari dönem kurumlar vergisi oranında geçici vergi öder. Tam mükelleflere uygulanan esaslar dar mükelleflere de uygulanır. Cumhurbaşkanı geçici vergi oranını 5 puana kadar indirebilir veya kanuni seviyesine getirebilir. 23. madde kapsamındaki yabancı ulaştırma kurumlarında karşılıklılık şartıyla oranı sıfıra indirebilir veya yazılı oranın bir katını geçmeyecek oran tespit edebilir.

19. maddenin birinci fıkrası kapsamındaki birleşmede, sanayi sicil belgeli ve fiilen üretim yapan KOBİ'lerin belirtilen üretim kazançları için Cumhurbaşkanı kurumlar vergisi oranını yüzde 75'e kadar indirimli uygulatabilir. Maliye Bakanlığı bu konuda usul ve esas belirler.

Maddede sayılan finansal kurumlar hariç, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk kez en az yüzde 20 oranında halka arz edilen kurumların beş hesap dönemine ait kurum kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli uygulanır. Bu dönem içinde asgari pay oranı şartı kaybedilirse zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle tahsil edilir.

İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanır. Aracılı ihracat sözleşmesine dayanan imalatçı veya tedarikçi kurumların dış ticaret sermaye şirketi veya sektörel dış ticaret şirketi üzerinden ihracat kazançları da kapsamdadır. Sanayi sicil belgeli ve fiilen üretim yapan kurumların münhasıran üretim kazançlarına oran 1 puan indirimli uygulanır. İhracat indiriminden yararlanılan kısma üretim indirimi ayrıca uygulanmaz. Bu indirimler, maddedeki diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır.

Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 4283 ve 3996 sayılı kanunlar kapsamındaki yatırımlar ile rödovans sözleşmesine bağlı yatırımlar hariç, Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli kurumlar vergisine tabidir. İndirim, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren uygulanır.

Sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinde beş tam yıl tamamlanmadan azaltım yapılırsa azaltımın sırasıyla maddede (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan unsurlardan yapıldığı kabul edilir. Geçmiş yıl zararlarının mahsubuyla yapılan azaltımda unsurlar ilgili fıkralara göre tespit edilir; ancak dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi yapılmaz.

Yurt dışında elde edilip Türkiye'deki genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar üzerinden mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, Türkiye'de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir. Mahsup edilebilecek tutar, yurt dışı kazançlara 32. maddedeki kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı aşamaz. Yabancı ülkede vergi ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsolosluklarınca, bunlar yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcilerince tasdik olunan belgelerle tevsik edilmedikçe indirim yapılamaz.

15. maddenin birinci fıkrası ile 30. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre kaynağında kesilen vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.

Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirim hükümleri kurumlar vergisi bakımından geçersizdir. Kurumlar vergisine ilişkin bu hükümler ancak bu Kanun, Gelir Vergisi Kanunu veya Vergi Usul Kanununa hüküm eklenerek ya da bu kanunlarda değişiklik yapılarak düzenlenir. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır. Kanunun yürürlüğünden önceki dönemlerde başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirimler bakımından 35. madde hükmü uygulanmaz.

Yabancı ulaştırma kurumlarında vergiye matrah olacak kurum kazancı, hasılata ortalama emsal oranları uygulanarak hesaplanır. Oranlar kara taşımacılığında yüzde 12, deniz taşımacılığında yüzde 15 ve hava taşımacılığında yüzde 5'tir.

Belirli dönemlere ilişkin hükümler

1 Ocak 2008 ile 31 Aralık 2025 arasında, dernek veya vakıfların belirtilen kesintiye tabi kazanç ve iratları ile maddede sayılan döner sermaye işletmelerinin gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.

32. maddedeki yüzde 20 oran, kurumların 2018, 2019 ve 2020 vergilendirme dönemlerine ait kazançları için yüzde 22 olarak uygulanır. 2021 kazançlarında oran yüzde 25, 2022 kazançlarında yüzde 23'tür. Maddede sayılan finansal kurumların 2022 kazançlarında oran yüzde 25'tir. Bu oranlar anılan dönemlere ilişkindir.

31 Aralık 2021 bilançosundaki yabancı paranın öngörülen süre içinde Türk lirasına çevrilmesi ve en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat veya katılma hesabında değerlendirilmesi halinde maddede sayılan kur farkı, faiz, kâr payı ve diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu hesaplardan vadeden önce çekim yapılırsa zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle tahsil edilir.

Geçici 16. maddenin yürürlüğünden önce aktifte bulunan taşınmazlara 5. maddenin (e) bendinin eski hükmü uygulanır. Bu maddenin yürürlüğünden sonra yapılacak taşınmaz satış kazançlarında yüzde 50 oranı yüzde 25 olarak uygulanır.

Sık sorulan sorular

Hangi kurumların kazancı kurumlar vergisine tabidir?

Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisine tabidir.

Tam mükellef ile dar mükellef nasıl ayrılır?

Kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunan kurum tam mükellef olarak yurt içi ve yurt dışı kazançlarının tamamı üzerinden, her iki merkezi de Türkiye'de bulunmayan kurum ise dar mükellef olarak yalnız Türkiye'de elde ettiği kazanç üzerinden vergilendirilir.

Geçmiş yıl zararı kaç yıl indirilebilir?

Geçmiş yıl zararları, beyannamede her yıl ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla kurumlar vergisi matrahından indirilebilir.

Kurumlar vergisi beyannamesi ne zaman verilir?

Yıllık beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar verilir.

Kurumlar vergisi oranı nedir?

Kurum kazancı üzerinden uygulanan oran yüzde 25'tir. Bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ile maddede sayılan proje tarafı şirketlerde oran yüzde 30'dur.

Örtülü sermaye hangi borçlarda oluşur?

Ortaklardan veya ortaklarla ilişkili kişilerden temin edilip işletmede kullanılan borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte öz sermayenin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılır. Maddede sayılan teminatlı, aynı şartlarla kullandırılan ve belirli finansal borçlanmalar bu kapsamın dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu