Türk hukukunda kripto varlık, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 3. maddesine 7518 sayılı Kanun ile eklenen bb bendi uyarınca; dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer ya da hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım, 26 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu'na eklenmiştir.
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
Kripto Varlığın Kanuni Tanımı
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin bb bendi, kripto varlıkları üç temel unsur üzerinden tanımlamaktadır: dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknolojiyle elektronik olarak oluşturulup saklanabilme, dijital ağlar üzerinden dağıtılabilme ve değer ya da hak ifade edebilme. Kanun, kripto varlıkları fiziksel varlığı bulunmayan gayri maddi bir varlık kategorisi olarak konumlandırmaktadır.
Aynı Kanun'un 3. maddesinin aa bendi, kripto varlıklara ilişkin teknik altyapıyı da hukuki bir kavram olarak düzenlemektedir. Buna göre cüzdan; kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bu varlıklara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem ya da uygulamaları kapsamaktadır.
Kripto Varlığın Diğer Finansal Araçlardan Farkı
Kripto varlıkların hukuki konumunu değerlendirebilmek için mevzuatta ayrıca düzenlenmiş olan diğer finansal araç tanımlarıyla karşılaştırmalı bir okuma yapmak gerekmektedir. 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 3. maddesinin ç bendi elektronik parayı; elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer olarak tanımlamaktadır. Kripto varlık tanımındaki 'değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık' ifadesi, elektronik paranın tanımındaki 'ihraç eden bir kuruluşun fon karşılığı çıkardığı ve ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer' ifadesinden yapısal olarak ayrışmaktadır. Bu iki kavram arasındaki sınırın somut olaylara uygulanması yorum gerektirmektedir.
6493 sayılı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
6362 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ş bendi, sermaye piyasası araçlarını menkul kıymetler, türev araçlar ve yatırım sözleşmeleri de dahil olmak üzere Kurulca bu kapsamda olduğu belirlenen diğer araçlar olarak düzenlemektedir. Kripto varlıklara özgü bb bendi ile sermaye piyasası araçlarını düzenleyen ş bendi, 6362 sayılı Kanun'un 3. maddesinde iki ayrı tanım olarak bir arada yer almaktadır. Kripto varlıkların sermaye piyasası aracı sayılıp sayılmayacağı ya da ayrı bir varlık sınıfı oluşturup oluşturmadığı kanun metninde açıkça hükme bağlanmamış olup bu ilişkinin nasıl yorumlanacağı hukuki inceleme gerektirmektedir.
Platform ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcı Kavramları
7518 sayılı Kanun ile 6362 sayılı Kanun'a eklenen tanımlar, kripto varlık ekosistemindeki kurumsal yapıyı da kapsamaktadır. Kripto varlık alım satım, ilk satış ya da dağıtım, takas, transfer ve saklama işlemlerinin bir veya daha fazlasını gerçekleştiren kuruluşlar 'platform' olarak tanımlanmıştır. Bu platformları, kripto varlık saklama hizmeti sağlayan kuruluşları ve Kanun'a dayanılarak belirlenecek diğer kuruluşları kapsayan üst kavram ise 'kripto varlık hizmet sağlayıcı'dır.
Kripto varlık saklama hizmeti; platform müşterilerinin kripto varlıklarının veya bu varlıklara ilişkin cüzdandan transfer hakkı sağlayan özel anahtarların saklanmasını, yönetimini ya da Sermaye Piyasası Kurulu'nca belirlenecek diğer saklama hizmetlerini kapsamaktadır.
Kripto Varlığın Medeni Hukuk Açısından Konumu
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 762. maddesi, taşınır mülkiyetinin konusunu nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçler olarak belirlemektedir. Kripto varlıkların bu tanım kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, kanun metninde düzenlenmemiş ve hukuki yorum gerektiren açık bir mesele olarak kalmaya devam etmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 762Kaynağı aç
Sözleşme serbestisi açısından ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesi, tarafların sözleşme içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceğini hükme bağlamaktadır. Bu hüküm, kripto varlıkların sözleşme konusu olabilmesine genel bir çerçeve sunmakla birlikte, kripto varlık edimini ayrıca ve özel olarak düzenlememektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 26Kaynağı aç
İş İlişkilerinde Kripto Varlıkla Ücret Meselesi
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın kural olarak Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödeneceğini düzenlemektedir. Aynı madde, emre muharrer senetle, kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle ya da diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamayacağını da açıkça hükme bağlamaktadır. Bununla birlikte aynı fıkra, ücretin yabancı para olarak kararlaştırılmış olması hâlinde ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilmesine de imkân tanımaktadır. Kripto varlıkların bu yasak kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ya da yabancı para hükmüne kıyasen ele alınıp alınamayacağı, madde metninde karşılık bulmayan ve yorum gerektiren ayrı bir hukuki sorundur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Kripto Varlıkların Miras Yoluyla İntikali
Kripto varlıkların değer ifade eden gayri maddi varlıklar olarak miras yoluyla intikal edip edemeyeceği, mevcut miras hukuku metinlerinde düzenlenmemiştir. Kripto varlıkların tereke kapsamında değerlendirilebileceği görüşü ileri sürülmekle birlikte, bu görüş birincil mevzuat veya yargı kararlarıyla desteklenmemektedir. Cüzdan; kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bunlara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem ya da uygulamalar olarak tanımlandığından, mirasçının varlıklara fiilen ulaşabilmesi için özel anahtar bilgisine sahip olması uygulamada önem taşıyan bir meseledir.
Sık Sorulan Sorular
Kripto varlık Türk hukukunda nasıl tanımlanmaktadır?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin bb bendi uyarınca kripto varlık; dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer ya da hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım, 7518 sayılı Kanun ile 26 Haziran 2024 tarihinde eklenmiştir.
Kripto varlık elektronik para mıdır?
İki kavram farklı kanun tanımlarına dayanmaktadır. 6493 sayılı Kanun'un 3. maddesi elektronik parayı, bir kuruluş tarafından fon karşılığı ihraç edilen ve ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer olarak tanımlarken, 6362 sayılı Kanun kripto varlığı değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık olarak düzenlemektedir. Bu iki tanım yapısal olarak ayrışmakta olup sınırın somut olaylara uygulanması yorum gerektirmektedir.
Kripto varlık sermaye piyasası aracı sayılır mı?
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, sermaye piyasası araçlarını ve kripto varlıkları aynı maddenin farklı bentlerinde ayrı kavramlar olarak düzenlemektedir. Kripto varlıkların sermaye piyasası aracı sayılıp sayılmayacağı kanun metninde açıkça hükme bağlanmamış olup bu mesele hukuki inceleme gerektirmektedir.
Kripto varlık alım satımı hangi kuruluşlar aracılığıyla yapılabilir?
7518 sayılı Kanun ile 6362 sayılı Kanun'a eklenen tanımlar çerçevesinde, kripto varlık alım satım, takas, transfer ve saklama işlemlerini yürüten kuruluşlar 'platform' olarak düzenlenmektedir. Bu platformlar, kripto varlık hizmet sağlayıcı kapsamında yer almaktadır.
Cüzdan nedir ve hukuki tanımı var mıdır?
Evet. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin aa bendi uyarınca cüzdan; kripto varlıkların transfer edilebilmesini ve bu varlıkların ya da bu varlıklara ilişkin özel ve açık anahtarların çevrim içi veya çevrim dışı olarak depolanmasını sağlayan yazılım, donanım, sistem ya da uygulamaları kapsamaktadır.
İşveren kripto varlıkla ücret ödeyebilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi ücretin kural olarak Türk parası ile ödenmesini öngörmekte ve emre muharrer senet, kupon veya parayı temsil ettiği iddia olunan senet dahil diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamayacağını hükme bağlamaktadır. Aynı madde, yabancı para olarak kararlaştırılmış ücretin ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenebildiğini de düzenlemektedir. Kripto varlıkların bu çerçevenin neresinde konumlandırılacağı, madde metninde karşılık bulmayan ve yorum gerektiren bir hukuki sorundur.
Kripto varlıklar miras yoluyla devredilebilir mi?
Kripto varlıkların tereke kapsamında değerlendirilebileceği görüşü bulunmakla birlikte, bu sonuç birincil mevzuat metinlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Uygulamada ise özel anahtar bilgisinin mirasçı tarafından bilinip bilinmediği varlıklara fiilen ulaşılabilmesi bakımından belirleyici olmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

