Türk Ceza Kanunu'nda kripto para hesabı kiralama veya kripto hesabını başkasına kullandırma adıyla müstakil bir suç tipi düzenlenmiş değildir. Kripto varlık hesabını dolandırıcılık eyleminde başkalarının kullanımına sunan kişi hakkında, somut olayın özelliklerine ve fiildeki rolüne göre dolandırıcılık suçunu düzenleyen hükümler kapsamında hapis ve adli para cezasına hükmedilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Kapsamında Öngörülen Cezalar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi kapsamında, aldatıcı hareketlerle bir kimseyi yanıltıp mağdurun veya bir başkasının zararına yol açarak haksız bir yarar sağlayan faile bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır. Dolandırıcılık eyleminin bilişim sistemlerinin ya da banka ve kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde ise TCK m. 158/1 uyarınca nitelikli dolandırıcılık hükümleri tatbik olunur. Bu nitelikli hâllerde hapis cezası üç yıldan on yıla kadar belirlenmekle birlikte cezanın alt sınırı dört yıldan, verilecek adli para cezası ise suçtan temin edilen haksız menfaatin iki katından daha az olamaz.
Söz konusu dolandırıcılık fiillerinin üç veya daha fazla kişi tarafından el birliğiyle işlenmesi cezanın yarı nispetinde artırılmasını gerektirirken, suç işleme amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti doğrultusunda gerçekleştirilmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Diğer yandan aynı kripto hesabı vasıtasıyla birden fazla kişinin malvarlığına yönelik haksız kazanç sağlanması durumunda, somut olayın özelliklerine göre zincirleme suç hükümleri uygulanabileceği gibi ayrı ayrı birden fazla suçun oluştuğu da kabul edilebilir.
Kripto Hesabını Kullandırmada Suç Kastı ve İştirak Ölçütleri
Ceza mevzuatında kripto varlık hesabını kiralamak ya da başkasına devretmek şeklinde bağımsız bir suç ihdas edilmiş değildir. Bir kripto hesabının kişinin mülkiyetinde veya adına kayıtlı bulunması, dolandırıcılık fiiline iştirak edildiğini tek başına göstermez; cezai sorumluluğun doğabilmesi için şahsın suçun işlenmesine bilerek ve isteyerek katkıda bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Yargılamada sanığın yalnızca eylemi bilmediğini ifade etmesi beraat kararı verilmesini zorunlu kılmayacağı gibi, adli mercilerce de suç kastı sırf hesap sahipliğinden hareketle peşinen varsayılamaz; somut olayın bütün delilleri birlikte değerlendirilir.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan şifre, hesap giriş bilgileri ve kontrolü sağlayan doğrulama araçlarının başkasına verilmesi de hesap kullandırma çerçevesinde değerlendirilebilir. Kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla hareket etmesi yeterli kabul edildiğinden, bizzat maddi çıkar veya komisyon elde etmemiş olması sorumluluğu etkilemeyebilir. Buna karşılık kişi sahte yatırım ilanları hazırlama, mağdurlarla iletişim kurup hileli yönlendirmeler yapma, para transfer zincirini organize etme veya suç gelirini failler arasında paylaştırma gibi fiillere katılmışsa, eylemin yalnızca hesabı kullandırmakla sınırlı kaldığından söz etmek mümkün olmayabilir.
Suç Gelirlerinin Aklanması Açısından Cezai Yaptırımlar
Dolandırıcılık fiilinden kaynaklanan malvarlığı değerlerinin kripto varlık hesapları üzerinden dolaşıma sokulması, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu gündeme getirebilir. TCK m. 282/1 uyarınca, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilen değerleri yurt dışına kaçıran ya da gayrimeşru menşeini gizlemek veya meşru yoldan kazanıldığı intibaını uyandırmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Ana suça iştirak etmemekle birlikte bu nitelikteki bir malvarlığı değerini kaynağını bilerek alan, kabul eden, elinde bulunduran veya kullanan şahsa ise TCK m. 282/2 hükmü uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası tayin edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 282Kaynağı aç
altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci
fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan
malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran
veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi
tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı
değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara
haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede
tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
Aklama suçunun kamu görevlisi sıfatıyla veya belirli bir meslek erbabı tarafından mesleğin icrası sırasında işlenmesi hâlinde TCK m. 282/3 uyarınca hapis cezası yarı oranında artırılarak tatbik edilir. Buna karşılık TCK m. 282/6 düzenlemesi doğrultusunda, aklama suçu nedeniyle henüz kovuşturma aşamasına geçilmeden önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini bizzat sağlayan veya bulunduğu mevkii yetkili makamlara ihbar ederek ele geçirilmesini kolaylaştıran şahıs hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Etkin Pişmanlık, Zararın Giderilmesi ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra fakat dava açılıp kovuşturma evresine geçilmeden önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık duyarak mağdurun maruz kaldığı zararı aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi durumunda, TCK m. 168/1 gereğince verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm tesis edilmeden evvel gösterilmesi durumunda ise TCK m. 168/2 mucibince cezada yarısına kadar indirim yapılır. Mağdurun uğradığı zararın kısmen karşılanması hâlinde etkin pişmanlık indiriminin uygulanabilmesi için TCK m. 168/4 uyarınca mağdurun açık rızasının bulunması şarttır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesi hükmü uyarınca, mağdurun veya kamunun uğradığı zararı bir defada derhâl tazmin edemeyen sanık hakkında, bu zararın denetim süresince aylık taksitlerle ödenerek tamamen giderilmesi koşulu getirilmek suretiyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Kripto hesabını dolandırıcılara veren kişi hakkında hapis cezası verilir mi?
Hesap sahibine ceza verilebilmesi için kişinin dolandırıcılık suçuna bilerek ve isteyerek iştirak ettiğini gösteren kast unsurunun tespiti gerekir; kastın varlığı hâlinde kanunda öngörülen hapis cezasına hükmedilebilir.
Kripto hesabını kullandırıp menfaat sağlamayan kişi ceza alır mı?
Hesap sahibinin bizzat menfaat temin etmemiş olması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmayabilir; kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi sorumluluk açısından yeterli görülebilmektedir.
Mağdurun zararı karşılanırsa cezada indirim yapılır mı?
Dolandırıcılık suçunda kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı, dava açıldıktan sonra hükümden önce ödenmesi durumunda ise yarısına kadarı indirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

