Banka kredisinden alınan dosya masrafının iadesi, her tahsilatın kendiliğinden geri verileceği bir sonuç değildir. Tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkta bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını isteyebileceği kabul edilmiştir. Ticari kredi olarak değerlendirilen uyuşmazlıkta denetim ise ilan ve yayım varsa açıklanan oranlara, yoksa emsal banka uygulamalarına ve orantılılığa bağlanmıştır. Görev de kredinin niteliğine göre tüketici mahkemesi ile ticaret mahkemesi arasında ayrılır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/7144, K. 2018/10219Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/30166, K. 2014/2735Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/15052, K. 2018/3584Kaynağı aç
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18124, K. 2018/3007Kaynağı aç
İade davasının konusu
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2017/7144 esas ve 2018/10219 karar sayılı kararında dava, kredi kullanımı sırasında haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen dosya masrafının iadesine ilişkindir. Bu anlatım davanın konusunu tanımlar. Kredi kullanımında alınan her dosya masrafının haksız olduğu sonucu bu ifadeden çıkmaz.
Tüketici kredisinde masraf ölçüsü
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2013/30166 esas ve 2014/2735 karar sayılı kararında uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı gözetilmiştir. Bu çerçevede bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Ölçü, bu karardaki tüketici uyuşmazlığına bağlıdır ve ticari kredi denetimiyle aynı kural haline getirilemez.
Aynı kararda sigorta primi dosya masrafından ayrılmıştır. Kredi borçlusunun sigorta nedeniyle belirli bir prim ödeme borcu altına girdiği, buna karşılık sigorta kapsamına alınmasında tüketicilerin de menfaatinin bulunduğu kabul edilmiştir. Sözleşme kapsamında tahsil edilen sigorta primlerine ilişkin kayıtların haksız şart niteliğinde sayılmasına olanak bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu sonuç sigorta primi kayıtlarına özgüdür ve bütün masraf kalemlerine genişletilemez.
Daire, davalı bankadan bu yönde deliller sorulmasını ve konusunda uzman bilirkişi ya da heyetten rapor alınmasını gerekli görmüştür. Raporda, kredinin kullanılması için zorunlu ve belgeli masrafların neler olduğu ile yapılan kesintinin tespiti aranır. Bu inceleme yapılmadan davanın kabul edilmesi eksik inceleme sayılmış ve bozma nedeni kabul edilmiştir. Davalının sair temyiz itirazları reddedilmiş, hüküm davalı yararına oybirliğiyle bozulmuştur.
Ticari kredide ayrı denetim
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/15052 esas ve 2018/3584 karar sayılı kararında dava konusu kredi ticari kredi olarak değerlendirilmiştir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatın uygulanmayacağı yönündeki değerlendirmeye rağmen kararın ticaret mahkemesi sıfatıyla verilmemesi doğru görülmemiş ve hüküm bu nedenle re’sen bozulmuştur.
Aynı kararda ticari kredilerdeki masrafların hukukilik denetimi için iki durum birlikte bırakılmıştır. İlan ve yayım yapılmışsa bankanın bu oranlar üzerinden masraf alabileceğinin kabulüyle hüküm kurulması gerekir. Yapılmamışsa emsal banka uygulamaları araştırılır ve alınan masrafların bu uygulamalara göre orantılı olup olmadığı değerlendirilir. Bu inceleme yapılmadan kurulan hüküm, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacı yararına ve oybirliğiyle bozulmuştur.
Tüketici ve ticari uyuşmazlıkta görev
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/18124 esas ve 2018/3007 karar sayılı kararında tüketici kredisine ilişkin uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemesine ait görülmüştür. Genel kredi sözleşmesi ise ticari nitelikte sayılmış ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticaret mahkemesinin görevine giren alacak için ayırma kararı verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Görev hususu dikkate alınmadan genel kredi sözleşmesine konu alacak hakkında karar verilmesi bozma nedenidir.
Bu kararda hüküm bozulmuş ve bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına oybirliğiyle karar verilmiştir. Esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmediğinden ilk derece mahkemesinin haksız şart veya zorunlu masraf gerekçesi, bu kararla benimsenmiş bir üst mahkeme kuralı haline gelmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi, bankalar, diğer kredi kuruluşları, finansal kurumlar ve ödünç para verme işleri hakkında öngörülen düzenlemelerden çıkan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerini ticari dava ve aynı nitelikte çekişmesiz yargı işi sayar. (a) ilâ (f) bentlerindeki bu sayım, tarafların tacir olup olmadığına bağlı tutulmamıştır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
Aynı maddede, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar ticari dava sayılma kuralının istisnası olarak düzenlenmiştir. İstisna metni banka kredisi dosya masrafını ayrıca saymaz.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunup 4. madde uyarınca ticari sayılan davalara ve özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5Kaynağı aç
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder. Bu son hüküm, ticaret mahkemesinin bulunduğu yer için öngörülen kural değildir.
Ticari davalarda deliller ve bunların sunulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir. Miktarı veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. Bu parasal sınır, 6100 sayılı Kanun’un ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır; metindeki bir milyon Türk lirası bu artış hükmü nedeniyle sabit güncel sınır olarak uygulanamaz.
Somut dosyada zamanaşımı
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2017/7144 esas ve 2018/10219 karar sayılı kararında daire, dosya masrafının tahsil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesini uygulamıştır. Bu hükme göre sözleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımı on yıldır ve dava konusu olayda da on yıllık sözleşme zamanaşımının uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Karar, sonraki bir zamanaşımı düzenlemesini ele almamaktadır.
Daire, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda zamanaşımını kesen sebeplerin 133. maddede düzenlendiğini, 135. maddeye göre zamanaşımı kesilince kesilmeden itibaren yeni bir sürenin işlemeye başlayacağını ve alacağın tahsili için icra takibinin bu kesen sebeplerden biri olduğunu belirtmiştir.
Somut olayda on yıllık süre dolmadan 18.08.2014 tarihinde başlatılan icra takibiyle zamanaşımının kesildiği, yeni sürenin işlemeye başladığı ve tüketici hakem heyetine başvuru tarihinde alacağın zamanaşımına uğramadığı kabul edilmiştir. Tarih ve sonuç bu dosyaya özgüdür.
İlk derece tüketici mahkemesi davacının itirazının reddine ve tüketici sorunları hakem heyeti kararının onanmasına karar vermişti. Bu sonuç, Yargıtay’ın benimsediği sonuç değildir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebi kabul edilmiş ve karar 05/11/2018 tarihinde oybirliğiyle, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur. Bozma, taraflar bakımından ilk derece hükmünün sonucunu değiştirmez.
Başvuru sırası ve yetki
İade talebi önce bankaya yöneltilir. Talebin reddedilmesi halinde dava yolu açıktır. Her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan belirli tutarların altındaki talepler için dava açmadan önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir. Bu parasal sınırın tutarı burada belirlenmemektedir.
Tüketici hakem heyetinin verdiği karar ilam niteliğindedir ve icra takibine konulabilir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel yetki kuralları ile tüketicinin korunmasına ilişkin kanunda düzenlenen yetki kuralının uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre dava, davalı bankanın bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Her dosya masrafı iade edilir mi?
Hayır. Kredi kullanımı sırasında haksız tahsil edildiği ileri sürülen dosya masrafı dava konusu olabilir; ancak her tahsilat bu nedenle haksız sayılmaz. Tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkta banka, kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını isteyebilir.
Sigorta primi dosya masrafı gibi değerlendirilir mi?
2013/30166 esas ve 2014/2735 karar sayılı kararda sigorta primi kayıtları dosya masrafıyla aynı sonuca bağlanmamıştır. Sözleşme kapsamında tahsil edilen sigorta primlerine ilişkin kayıtların haksız şart kabulüne olanak bulunmadığı belirtilmiştir.
Ticari kredide tüketici ölçüsü uygulanır mı?
Hayır. Ticari kredi sayılan uyuşmazlıkta tüketici mevzuatının uygulanmayacağı değerlendirmesi yapılmıştır. Masraf denetimi, ilan ve yayım varsa açıklanan oranlara, yoksa emsal banka uygulamalarına ve orantılılığa bağlanmıştır.
Dosya masrafında zamanaşımı her olayda on yıl mıdır?
Bu sonuç her olaya genellenemez. 2017/7144 esas ve 2018/10219 karar sayılı kararda, tahsil tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca on yıllık sözleşme zamanaşımı uygulanmıştır. Bu süre dolmadan yapılan icra takibi zamanaşımını keser ve kesilmeden itibaren yeni süre işlemeye başlar.
Kanun yararına bozma masrafı geri getirir mi?
Hayır. 2017/7144 esas ve 2018/10219 karar sayılı bozma, sonuca etkili olmamak üzere verilmiştir. İlk derece hükmünün taraflar bakımından sonucu bu bozmayla değişmez.
Hangi mahkeme görevlidir?
Tüketici kredisine ilişkin uyuşmazlıkta görev tüketici mahkemesine, ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden doğan alacakta ise Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticaret mahkemesine aittir. İki alacak birlikteyse genel kredi alacağı için ayırma kararı gerekir. Asliye ticaret mahkemesi, aksine hüküm yoksa ticari davalara değer sınırına bakmaksızın bakar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

