Tüketici kredisi sözleşmelerinde borcun tamamının ifasının talep edilebilmesi için kredi verenin bu hakkı sözleşmede saklı tutmuş olması, bütün edimlerini yerine getirmiş bulunması ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi gerekir. Bu koşulların gerçekleşmesi halinde kredi verenin muacceliyet hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre tanıyarak muacceliyet uyarısında bulunması şarttır.
20767 sayılı TÜKETİCİ KREDİSİ SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ m. 18Kaynağı aç
Muaccel kılınan taksit tutarlarının hesaplanmasında faiz ve ücretler dikkate alınmaz. Tüketicinin temerrüde düşmesi veya geç ödeme yapması durumunda sözleşmede kararlaştırılan akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını aşacak şekilde gecikme faizi istenemez. Kredi verenin bu yasal sınırı aşarak tahsilat yapması halinde, fazla alınan miktar tahsil tarihi ile geri ödeme tarihi arasındaki süre için akdi faiz oranının yüzde otuz fazlası üzerinden faiziyle birlikte tüketiciye iade edilir.
Geç ödeme veya temerrüt halinde gecikme faizi yalnızca geciken tutar içindeki anapara üzerinden ve gecikilen gün sayısı dikkate alınarak hesaplanabilir; faiz tutarı ve buna bağlı yasal yükümlülükler bu çerçevede talep edilir. Hesaplamada tüketicinin fiilen ödeme yaptığı tarih esas alınır ve bu süre tüketici aleyhine değiştirilemez.
Borçlunun banka temsilcisine sözlü veya telefon görüşmesi yoluyla ödeme sözü vermesi hukuken bağlayıcı bir taahhüt teşkil etmez. Alacaklı kurum bu tür sözlü beyanlara rağmen takibe devam edebilir. Ödeme sözünün hukuki sonuç doğurabilmesi için icra dairesinde tutanağa geçirilmesi ya da alacaklının onayı ile yazılı biçimde verilmesi gerekir.
Ödeme Emrine İtiraz Usulü
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 62 nci maddesi gereğince, ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlunun itirazını ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmesi gerekir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Borcun tamamına değil bir bölümüne itiraz edilmesi halinde, 2004 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca borçlunun itiraz ettiği kısmın cihetini ve miktarını açıkça belirtmesi zorunludur. Kısmi itirazda miktar ve cihet açıkça gösterilmediği takdirde ödeme emrine itiraz edilmemiş sayılır.
Haciz Kapsamı ve Haczedilemeyen Mallar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 82 nci maddesi uyarınca, borçlu ile birlikte ikamet eden aile bireylerine ait kişisel eşyalar ve ailenin müşterek kullanımına tahsis edilen ev eşyaları haciz kapsamı dışındadır. Buna karşılık nakit para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taşlar, antika veya süs eşyası mahiyetindeki kıymetli varlıklar bu korumadan yararlanamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Borçlunun haline münasip evi 2004 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi kapsamında kural olarak haczedilemez. Borcun bu evin bedelinden doğmamış olması koşuluyla, evin kıymetinin fazla bulunması durumunda taşınmaz haczedilerek satılır ve bedelinden borçlunun ihtiyacını karşılayacak haline münasip bir kısmı borçluya bırakılır.
Maaş, tahsisat ve her nevi ücretlerin haczi 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Borçlu ve ailesinin geçinmeleri için lüzumlu görülen miktar düşüldükten sonra haciz tatbik edilir; ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Maaş üzerinde birden fazla haciz bulunması durumunda hacizler sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi tamamlanmadıkça sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 83Kaynağı aç
Ödeme Taahhüdü ve Tazyik Hapsi Şartları
2004 sayılı Kanun'un 340 ıncı maddesi uyarınca borçlunun icra dairesinde verdiği ödeme taahhüdünü makbul bir sebep bulunmaksızın ihlal etmesi halinde, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 340Kaynağı aç
2004 sayılı Kanun'un 340 ıncı maddesi doğrultusunda, hapsin infazı başladıktan sonra borcun tamamının veya o güne kadar icra dairesine ödenmesi gereken tutarın yatırılması halinde borçlu salıverilir. Taksit ödemelerinin tekrar aksatılması durumunda borçlu hakkında yeniden tazyik hapsine karar verilebilir; ancak aynı borç sebebiyle uygulanacak hapis süresi toplamda üç ayı aşamaz.
Kefalet Sorumluluğu ve Zamanaşımı Kuralları
Kredi ilişkisinde adi kefaletin bulunması durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 585 inci maddesi gereğince alacaklı, asıl borçluya başvurmadıkça kefili takip edemez. Bununla birlikte borçlu aleyhine yapılan takibin kesin aciz belgesiyle sonuçlanması, borçlu aleyhine Türkiye'de takibatın imkânsız hale gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi, borçlunun iflasına karar verilmesi veya borçluya konkordato mehli verilmiş olması hallerinde doğrudan kefile başvurulabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 585Kaynağı aç
Alacaklarda genel zamanaşımı süresi 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi uyarınca aksine bir kanuni hüküm bulunmadıkça on yıldır. 6098 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesi doğrultusunda borçlunun borcu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi zamanaşımını keser. Aynı şekilde alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına bildirim yapması da zamanaşımını kesen sebepler arasındadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
Banka temsilcisine telefonda ödeme sözü verilmesi yasal takibi durdurur mu?
Telefonda veya sözlü olarak verilen ödeme sözü bağlayıcı bir taahhüt sayılmaz ve alacaklının yasal takip işlemlerini sürdürmesine engel teşkil etmez; bağlayıcı sonuç doğurması için icra dairesinde yapılması veya alacaklının onayıyla yazılı verilmesi gerekir.
İcra dairesinden gelen ödeme emrine ne kadar sürede itiraz edilmelidir?
Ödeme emrine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine itiraz bildiriminde bulunulması zorunludur; borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa itiraz edilen kısmın cihet ve miktarının açıkça gösterilmesi şarttır.
Taahhüdü ihlal sebebiyle verilen tazyik hapsi nasıl sona erer?
Hapsin infazına başlandıktan sonra borcun tamamı veya o tarihe kadar icra veznesine yatırılması gereken meblağ ödendiğinde tahliye gerçekleşir; ayrıca aynı borç nedeniyle uygulanacak tazyik hapsi toplamda üç ayı aşamaz.
Maaş üzerinde birden fazla icra haczi varken sonraki sıradaki alacak için kesinti yapılabilir mi?
Birden fazla maaş haczi bulunması durumunda hacizler sıraya konur ve sırada önde olan haczin kesintisi tamamlanmadıkça sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

