İnfaz Kanunu Madde 37 Disiplin Cezaları ve Koşulları

by Avukat Erdal Ersoy
İnfaz Kanunu Madde 37 Disiplin Cezaları ve Koşulları

Disiplin Cezalarının Amacı ve Kurum Düzeni

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ceza infaz kurumunda düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması esastır. Hükümlünün kanun, yönetmelik ve kurum idaresinin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı tutum ve davranışları kusurlu olarak ihlal etmesi halinde, gerçekleştirilen eylemin niteliği ile ağırlık derecesi dikkate alınarak kanunda düzenlenen disiplin yaptırımları uygulanır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 37Kaynağı aç
Madde 37- (1) Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, (…)[10] yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/23 md.) Hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir. (2) Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez. Disiplin cezaları ve tedbirleri

Kurum düzeni ve disiplininin korunması amacıyla getirilen kurallara uyulması zorunlu olup, infaz kurumunda alkol kullanılması gibi davranışlar mevzuatın ve idari düzenlemelerin kusurlu ihlali kapsamında disiplin cezasına konu teşkil eder.

Kurum Sayılan Alanlar ve Geçici Ayrılma Halleri

5275 sayılı Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrasına eklenen açık hüküm gereğince, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak infaz kurumu dışında bulunduğu yerler de disiplin cezalarının uygulanması bakımından kurum sayılmaktadır.

Geçmiş dönemde infaz kurumu dışındaki adliye tutuklu bekleme odası ya da mahkum kabul birimi gibi alanlarda gerçekleşen hakaret veya tehdit fiillerinin kurum sınırları dahilinde işlenmediği yönünde değerlendirmeler yapılmışken, 5275 sayılı Kanun'un 37. maddesinde yapılan yasal düzenleme sonrasında duruşma ve sağlık gibi gerekçelerle kurum dışında geçirilen alanlar da tereddütsüz biçimde disiplin sorumluluğunun kapsamına dahil edilmiştir.

Ceza Soruşturması ve Kamu Davasının Disiplin İşlemlerine Etkisi

5275 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, disiplin cezasını gerektiren eylemlerin aynı zamanda suç oluşturması sebebiyle kamu davası açılmış bulunması, disiplin soruşturması yapılmasını ve hükmolunan disiplin cezasının infaz edilmesini engellemez.

Disiplin yaptırımı gerektiren eylem hakkında adli veya cezai bir soruşturmanın yürütülüyor olması idari sürecin işletilmesine mani oluşturmadığı gibi, disiplin kurulu işlemlerinin evrak üzerinden incelenerek süratle sonuçlandırılması kanunen düzenlendiğinden adli ceza soruşturmasının neticesinin beklenmesi gerekmemektedir.

Disiplin Kurulu Kararlarında Belirlilik ve Karar Başlığı Uyumu

Disiplin kurulları tarafından tesis edilen kararların hüküm fıkrasında, eylemin ağırlığına uygun somut ceza miktarının ve gün sayısının tereddüde mahal vermeyecek biçimde tayin edilmesi gerekir. Kanunda yer alan alt ve üst ceza sınırlarının hüküm fıkrasına soyut bir aralık şeklinde aktarılması belirsiz ceza tayinine neden olarak infazda duraksama yaratır. Ayrıca karar başlığında belirtilen ceza türü ve süresi ile hüküm fıkrası arasında tam bir uyum bulunmalı, çelişki barındırılmamalıdır.

Kesinleşen Kararlara Karşı Kanun Yararına Bozma

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin birinci fıkrası gereğince, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde hukuka aykırılık bulunması durumunda, Adalet Bakanlığı'nın istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma yoluna gidebilmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144] (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri: a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. (5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
Eylemin suç teşkil etmesi disiplin cezasının infazını durdurur mu?

Hayır. 5275 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.

Hastaneye veya duruşmaya sevk sırasında disiplin suçu işlenebilir mi?

Evet. 5275 sayılı Kanun'un 37. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de disiplin cezalarının uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilir.

Disiplin kurulu kararında ceza süresi nasıl gösterilmelidir?

Disiplin kurulu kararında kanundaki soyut ceza aralığı aynen yazılmamalı, eylemin ağırlığına göre somut gün sayısı açıkça belirlenmeli ve karar başlığı ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmamalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu