Kooperatiflerde Ortaklık Hakları ve Hukuki Güvenceler

by Avukat Erdal Ersoy
Kooperatiflerde Ortaklık Hakları ve Hukuki Güvenceler

Kooperatifin Temel Hukuki Yapısı

Kooperatif, ortaklarından bağımsız tüzel kişiliğe sahip, değişir ortaklı ve değişir sermayeli bir dayanışma yapısıdır. Ortak sayısı arttıkça sermaye kendiliğinden artmakta, azaldıkça azalmaktadır; bu özellik kooperatifi klasik ticaret şirketlerinden ayıran başlıca niteliktir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 1 bu çerçeveyi belirlemiştir.

Kooperatif, tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tescilden önce kooperatif adına hareket eden kurucular yaptıkları işlemlerden şahsen ve müteselsilen sorumludur (m. 7). Kuruluş için en az yedi kurucu ortak şartı aranmakta (m. 2), ana sözleşmede ortakların sorumluluk derecesinin açıkça belirtilmesi ve nakdi sermayenin en az dörtte birinin kuruluşta peşin ödenmesi zorunlu tutulmaktadır (m. 4).

Ortaklığa Giriş ve Sorumluluk

Ortakları şahsen sorumlu veya ek ödemelerle yükümlü bir kooperatifte, kooperatifin mevcut durumunu bilerek katılan kişi girişinden önce doğmuş borçlardan da diğer ortaklar gibi sorumlu olur. Bu kurala aykırı sözleşme hükümleri ve ortaklar arası anlaşmalar üçüncü kişilere karşı geçerli sayılmaz (m. 35).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – Ortakları şahsan sorumlu, veya ek ödemelerle yükümlü bir kooperatifte, durumunu bilerek yeni giren kimse, girişinden önce doğmuş olan borçlardan diğer ortaklar gibi sorumlu olur. Buna aykırı mukavele hükümleriyle ortaklar arasındaki anlaşmalar üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade etmez. 8. Bir ortağın ayrılmasından veya kooperatifin dağılmasından sonra sorumluluk:

Kooperatiften ayrılan sınırsız veya sınırlı sorumlu ortak, ayrılışının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde — ya da ana sözleşmede bu süre uzatılmışsa o daha uzun süre içinde — kooperatif iflas ederse ayrılmadan önce doğmuş borçlardan sorumluluğunu sürdürür. Aynı süre boyunca ek ödeme yükümlülüğü de devam eder (m. 36). Kooperatif dağılmışsa dağılmanın ticaret siciline tescilinden itibaren aynı bir yıllık veya ana sözleşmedeki daha uzun süre içinde iflasın açılmasına karar verilmesi hâlinde ortaklar ek ödemelerle birlikte sorumlu olmaya devam eder.

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – Sınırsız veya sınırlı sorumlu bir ortak ölür veya diğer bir sebeple kooperatiften ayrılışının kesinleştiği tarihten başlıyarak bir yıl veya anasözleşme ile tespit olunan daha uzun bir süre içinde kooperatif iflas ettiği takdirde, ayrılmasından önce doğmuş olan borçlar için ortak sorumluluktan kurtulamaz. Aynı şartlar altında veya aynı süre içinde ek ödeme yükümü de mevcut olmakta devam eder. Bir kooperatif dağılırsa, dağılmanın Ticaret Siciline tescilinden başlıyarak bir yıl veya anasözleşmede tespit olunan daha uzun bir süre içinde kooperatifin iflasının açılmasına karar verilmesi halinde ortaklar aynı şekilde ek ödemelerle birlikte sorumludurlar. 9. Sorumlulukta zamanaşımı:

Yapı kooperatiflerinde ortak sayısı, inşa edilecek konut veya işyeri sayısını geçemez; genel kurulca kararlaştırılan bu sınır üzerinde ortak kaydedilemez (m. 8).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/2 md.) Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. (Ek cümle:21/10/2021-7339/1 md.) Yönetim kurulu başvuruyu bir ay içinde sonuçlandırır ve başvuru sahibine kararı taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında tebliğ eder. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır. Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez. (Ek dördüncü fıkra:21/10/2021-7339/1 md.) Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan kooperatiflerde, yönetim kurulu anasözleşmede belirtilen şartları taşıyanları ortaklığa kabulden kaçınamaz. II – Tüzel kişilerin ortaklığı:

Ortaklık Senedi ve Pay Belgesi

Her ortağa bir ortaklık senedi verilir. Bu senet; kooperatifin unvanını, sahibinin adı ve soyadını, iş ve konut adresini, kooperatife giriş ve çıkış tarihlerini içermek zorundadır ve senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkili kişiler tarafından imzalanır. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir; ana sözleşmeyi ihtiva etmek şartıyla ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp yalnızca beyyine vesikası hükmündedir (m. 18).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır. Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet anasözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir. B) Ortaklık payları, şahsi alacaklılar:[4]

Kooperatiften Çıkma Hakkı ve Sınırları

Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır; hiç kimse zorla kooperatifte tutulamaz ve aksine sözleşmeler hükümsüzdür. Bununla birlikte kooperatifin yatırımlarını korumak amacıyla çıkma hakkı ana sözleşme ile en fazla beş yıl süreyle sınırlandırılabilir. Çıkmanın kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi hâlinde, ayrılmak isteyen ortağın makul bir tazminat ödemesine ilişkin hüküm ana sözleşmeye konulabilir (m. 10). Bu hüküm zorunlu bir yaptırım niteliği taşımayıp ana sözleşmeyle düzenlenebilecek ihtiyari bir imkândır.

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak istiyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm anasözleşmeye konulabilir. II – Ortaklıktan çıkmanın sınırlandırılması:

Ortağın şahsi alacaklıları, ortağa ait faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ile kooperatifin dağılması hâlinde ortağa ödenecek payı haczettirebilir. Ortağın kooperatifteki payı bu kapsamın dışında kalan alacak türleri için doğrudan haczettirilemez (m. 19).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – Kooperatife giren her şahıstan en az bir ortaklık payı alınması gerekir. Anasözleşme, en yüksek had tespit ederek bir ortak tarafından bu had dahilinde birden fazla pay alınmasına cevaz verebilir. (Değişik: 28/5/1998 – 4363/1 md.) Bir ortaklık payının değeri 100 Türk lirasıdır. Kooperatife giren ortaklar en çok 5 000 pay taahhüt edebilirler. Kooperatifler üst kuruluşuna iştirak edenler ise en az 50 pay taahhüt ederler. (Değişik dördüncü cümle:21/10/2021-7339/2 md.) Ortaklık payının değeri kooperatiflerin amaç ve faaliyet konularına göre ilgili Bakanlıkça artırılabilir. (Ek cümle:21/10/2021-7339/2 md.) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında sigortacılık faaliyetinde bulunacak kooperatifler için en çok pay taahhüt sınırı uygulanmaz ve ortaklık payının değeri ilgili kurumun görüşü alınarak belirlenir.[5][6] (Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Bir kaç pay bir ortaklık senedinde gösterilebilir. Senetle temsil edilmeyen paylar  100 Türk lirası itibar olunur.[7] Her kooperatifin iştigal mevzuuna göre kredi talepleri bankalarca, müesseselerce veya şirketlerce öncelikle karşılanır. (Değişik: 6/10/1988 – 3476/5 md.) Tarımsal amaçlı kooperatiflerin yatırım faaliyetleri, ilgili bakanlıkça düzenlenen yönetmelik esasları dahilinde, bütçeden ayrılacak ödenekler yoluyla verilecek düşük faizli kredilerle desteklenir. Bir ortağın şahsi alacaklıları, ancak ortağa ait faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin dağılmasında ona ödenecek payı haczettirebilirler. C) Ayni sermaye:

Borcunu Ödemeyen Ortağın Durumu

Sermaye yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa önce elden yazılı veya taahhütlü mektupla bildirimde bulunulur; buna rağmen ikinci istemden sonra da bir ay içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyenin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın bu şekilde düşmesi, ilgili kişinin ana sözleşme veya diğer yollarla doğmuş borçlarının sona ermesini gerektirmez (m. 27).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez. II – Kooperatifin sorumluluğu:

Ortaklıktan Çıkarılma: Usul ve İtiraz Yolu

Çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterilmek zorundadır; bu sebeplerin dışında kalan gerekçelerle ortaklar çıkarılamaz (m. 16/1). Çıkarılmaya kural olarak yönetim kurulunun teklifi üzerine genel kurulca karar verilir; ana sözleşme, genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak kaydıyla bu yetkiyi yönetim kuruluna da verebilir (m. 16/2).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 –  3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. (Ek: 6/10/1988 – 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. D) Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük:

Çıkarılma kararı gerekçeli biçimde tutanağa geçirilir ve ortaklar defterine işlenir. Kararın onaylı örneği on gün içinde notere tevdi edilerek çıkarılan ortağa tebliğ ettirilir. Tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye itiraz davası açılabilir. Karar yönetim kurulunca verilmişse ortak, aynı üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir; bu itiraz ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere noter aracılığıyla yönetim kuruluna tebliğ ettirilen yazıyla yapılır. Çıkarılma kararı kesinleşmeden önce o kişinin yerine yeni ortak alınamaz; ilgili ortağın ortaklık hak ve yükümlülükleri karar kesinleşinceye kadar sürer (m. 16).

Önemli bir ayrım: yönetim kurulunun çıkarma kararına karşı genel kurula itiraz yolu seçilmişse, aynı karar aleyhine ayrıca mahkemeye itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulun vereceği karara karşı ise dava hakkı saklı tutulmuştur (m. 16/3).

Üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurulmayan çıkarılma kararları kesinleşir (m. 16/4).

Genel Kurul: Toplantı, Karar ve Bozma Davası

Olağan genel kurul her yılın ilk altı ayı içinde yapılır. Yönetim kurulunun çağrı yapmaması hâlinde denetçiler, üst birlik veya ortakların onda birinin talebiyle mahkeme ya da ilgili Bakanlık genel kurulu toplantıya çağırabilir (m. 42–54). Genel kurula katılım için kural olarak toplantıdan üç ay önce ortak olunması gerekir; yapı kooperatiflerinde bu süre şartı aranmaz.

Ana sözleşmede toplantıya çağrı usulü belirtilmemişse çağrı taahhütlü mektup, mahalli gazete veya internet haber sitesi yoluyla yapılır (m. 6).

Denetçi raporu genel kurula sunulmayan kooperatiflerde finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve ibra hakkında alınan kararlar geçersizdir. Kanun bu geçersizliğin niteliğini açıkça belirtmemektedir (m. 65).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 65Kaynağı aç
Madde 65 – (Değişik:21/10/2021-7339/8 md.) Denetçi, genel kurul namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik eder. Genel kurul tarafından, denetleme organı olarak görev yapmak üzere en fazla dört yıl için en az bir denetçi seçilir. Genel kurulca asıl üye sayısı kadar yedek üye seçilebilir. Çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslara göre belirlenen kooperatiflerin denetleme organı üyeleri ve yedeklerinin, seçilmelerini takiben en geç dokuz ay içinde kooperatifçilik eğitim programını tamamlamaları şarttır. Eğitim programına ilişkin usul ve esaslar 55 inci maddenin üçüncü fıkrası kapsamında çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Denetleme organı üyeliğinin herhangi bir nedenle boşalması halinde üyelerin yerlerine en çok oy alan yedekleri geçer. Yedeklerle beraber üye sayısı genel kurulca belirlenen sayının altına düştüğü takdirde, mevcut üye veya üyeler ilk genel kurula kadar görev yapmak üzere şartları haiz kişileri denetim kurulu üyeliğine atar. Yedekler de dahil hiçbir üye kalmaması halinde, yönetim kurulunca, denetçilerin seçilmesi amacıyla genel kurul derhal toplantıya çağırılır. Anasözleşme ve genel kurul kararı ile denetim organının görev ve yetkilerini artırmak ve özellikle ara denetlemeleri öngörmek mümkündür. Denetçi raporu genel kurula sunulmayan kooperatiflerde; finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve ibra hakkında alınan kararlar geçersizdir. 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentleri ile üçüncü ve altıncı fıkralarında yer alan hükümler denetçiler hakkında da uygulanır. Yönetim kurulu gecikmeksizin denetçileri ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan ettirir. II – Çalışma: 1. İnceleme yükümlülüğü:

Kanuna, ana sözleşmeye veya iyi niyet kurallarına aykırı genel kurul kararları için toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulabilir. Bu bir aylık süre hak düşürücü nitelikte olup süre dolmadan duruşmaya başlanamaz (m. 53). Birden fazla bozma davası açılmışsa davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin talebi üzerine davacılardan teminat isteyebilir; teminatın nitelik ve miktarını belirleme mahkemeye aittir. Verilen bozma kararı tüm ortaklar için sonuç doğurur.

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53 – Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. 4. Mektupla oy verme ve temsilciler toplantısı:

Denetim Organı

Denetçi, genel kurul adına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik eder. Genel kurul tarafından denetleme organı olarak görev yapmak üzere en fazla dört yıl için en az bir denetçi seçilir; genel kurulca asıl üye sayısı kadar yedek üye seçilebilir. Yönetim kurulu, denetçileri gecikmeksizin ticaret siciline tescil ettirip Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan ettirir (m. 65).

Denetleme organı üyeliği boşaldığında yerine en çok oy alan yedek geçer. Yedeklerle birlikte üye sayısı genel kurulca belirlenen sayının altına düşerse mevcut üye veya üyeler, ilk genel kurula kadar görev yapmak üzere şartları haiz kişileri denetim kurulu üyeliğine atar. Yedekler dahil hiçbir üye kalmazsa yönetim kurulu denetçi seçimi amacıyla genel kurulu derhal toplantıya çağırır. Ana sözleşme ve genel kurul kararıyla denetim organının görev ve yetkileri artırılabilir; ara denetlemeler de öngörülebilir (m. 65).

Gelir-Gider Farkının Dağıtımı

Ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça ortaklarla yapılan işlemlerden elde edilen yıllık hasılanın tamamı gelir gider farkı olarak kooperatifin yedek akçelerine eklenir. Dağıtım öngörülmüşse bu bölünme, ortakların kooperatifle yaptıkları işlem (muamele) hacmiyle orantılı olarak yapılır (m. 38).

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – Anasözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde ortaklarla yapılan muamelelerden bir yıllık faaliyet sonunda elde edilen hasılanın tamamı gelir gider farkı olarak kooperatifin yedek akçelerine eklenir. Gelir gider farkının ortaklar arasında bölüşülmesi öngörülmüş ise bu bölünme ortakların muameleleri oranında yapılır. (Değişik: 6/10/1988 – 3476/7 md.) Gelir-gider farkının en az % 50'si ortaklara dağıtıldıktan sonra, ortakların sermaye paylarına genel kurul kararı ile Devlet Tahvillerine verilen en yüksek faiz haddini geçmemek üzere faiz ödenebileceği anasözleşme ile hükme bağlanabilir. (Değişik: 6/10/1988 – 3476/7 md.) Ortak dışı işlemlerden elde edilen hasılanın ortaklara sermaye payları oranında dağıtılabileceği anasözleşmede hükme bağlanabilir. Dağıtılmadığı takdirde, bunlar kooperatifin gelişmesine yarayacak işlerde kullanılmak üzere özel bir fonda toplanır. Bir yıllık faaliyet neticeleri menfi olduğu takdirde açık, yedek akçelerden ve bunların kafi gelmemesi halinde ek ödemelerle veya ortak sermaye paylariyle karşılanır. Menfi neticeler ortadan kaldırılmadıkça gelir gider farkı ve faiz dağıtımı yapılamaz. B) Yedek akçe ayırımı:

Yıllık faaliyet sonucu eksi çıktığında açık önce yedek akçelerden, yedek akçeler yetmezse ek ödemelerle veya ortak sermaye paylarıyla karşılanır. Bu açık giderilmeden gelir gider farkı ve faiz dağıtımı yapılamaz (m. 38).

Kooperatifin ortak olmayan kişilerle yaptığı işlemlerden doğan gelirler, ana sözleşmede ortaklara sermaye payları oranında dağıtılabileceği hükme bağlanmamışsa ortaklara dağıtılamaz; bu gelirler kooperatifin gelişmesine yarayacak işlerde kullanılmak üzere özel bir fonda toplanır (m. 38).

Vergi ve Harç Muafiyetleri

1163 sayılı Kanun m. 93, kooperatiflere çeşitli mali muafiyetler tanımaktadır. Her nevi defterlerin ve ana sözleşmelerin tasdiki ile açılış tasdiklerinde sayfaların mühürlenmesi her türlü harçtan ve Damga Vergisinden muaftır (m. 93/1-b). Bu muafiyet için üst kuruluşa ortaklık şartı aranmamaktadır.

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 93Kaynağı aç
Madde 93 – 1. Kooperatifler, kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği; a) Birbirlerinden ve ortaklarından aldıkları faiz ve komüsyonlar ile ortaklarına kefalet etmeleri dolayısiyle bunlardan aldıkları paralar, banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden, b) Her nevi defterlerin ve anasözleşmelerin tasdiki ve açılış tasdiklerinde sayfalarının mühürlenmesi her nevi harçtan ve Damga Vergisinden, c) Kiraya verilmediği veya irat getirmiyen bir cihete tahsis edilmediği müddetçe sahip oldukları gayrimenkul mallar üzerinden alınacak her türlü vergilerden, d) Ortakların temlik edecekleri gayrimenkuller her türlü vergi ve harcından, Muaftır. e) 13 üncü madde gereğince verilecek bildiri Damga Vergisine, diğer harç ve resimlere tabi değildir. 2. Gayrimenkullerin irtifak haklarının ve gayrimenkul mükellefiyetinin kooperatiflere, kooperatif birliklerine, kooperatif merkez birliklerine, Türkiye Milli Kooperatifler Birliğine sermaye konulması halinde bunlar Emlak Alım Vergisi Kanununun 9 uncu maddesindeki indirimli nispetten, 3. 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 199 sayılı Kanunla değişik 7 nci maddesinin 16 ncı bendindeki esaslar dahilinde Kurumlar Vergisi muaflığından, Faydalanırlar. 4. Kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatifler merkez birlikleri faaliyete geçen üst kuruluşlara girmedikleri takdirde, bu maddenin 1 nolu fıkrasının (b) bendi ile 2 nolu fıkrasından gayri fıkralarında yazılı muaflıklardan istifade edemezler. 5. (Ek:21/10/2021-7339/13 md.) Ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğinin değerlendirilmesi amacıyla kurulan kooperatifler ile ortaklarının çoğunluğu engellilerden oluşan kooperatiflerin, bu Kanun ve 6102 sayılı Kanun gereğince tescil ve ilana tabi işlemlerinden ücret alınmaz ve ilana tabi olanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ücretsiz olarak yayımlanır. Bu kooperatiflerden, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesi gereğince odaya kayıt ücreti ve yıllık aidat ile aynı Kanunun 25 inci maddesinde tanımlanan munzam aidat alınmaz. C) Tanıtma ve eğitim hizmetlerini sağlıyacak fon:

M. 93/1'de sayılan muafiyetler kooperatifler, kooperatif birlikleri, kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği için kanun gereği tanınmıştır. Bu muafiyetler arasında; birbirlerinden ve ortaklarından alınan faiz ve komisyonlar ile ortaklara kefalet nedeniyle alınan paralar bakımından Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi muafiyeti (m. 93/1-a), kiraya verilmeyen ya da irat getiren bir cihete tahsis edilmeyen gayrimenkuller üzerinden alınan her türlü vergi muafiyeti (m. 93/1-c) ve ortakların temlik edeceği gayrimenkullerdeki vergi ve harç muafiyeti (m. 93/1-d) yer almaktadır. M. 93/4 uyarınca bu muafiyetler; faaliyete geçen üst kuruluşlara girmeyen kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri için uygulanmaz. Türkiye Milli Kooperatifler Birliği bu koşulun kapsamı dışında kalmaktadır.

Ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğinin değerlendirilmesi amacıyla kurulan kooperatifler ile ortaklarının çoğunluğu engellilerden oluşan kooperatiflerin tescil ve ilana tabi işlemlerinden ücret alınmaz; ilana tabi olanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ücretsiz yayımlanır; ayrıca odaya kayıt ücreti, yıllık aidat ve munzam aidat da bu kooperatiflerden talep edilemez (m. 93/5). Bu muafiyet üst kuruluşa üyelik şartına bağlı değildir.

Kooperatifin Sona Ermesi

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 81 uyarınca kooperatif; ana sözleşme gereğince, genel kurul kararıyla, iflasın açılmasıyla, ilgili Bakanlığın mahkemeden alacağı kararla, başka bir kooperatifle birleşme veya devralınma yoluyla, üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde ya da amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti üzerine mahkeme kararıyla dağılır.

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. 81Kaynağı aç
Madde 81 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/20 md.) Kooperatif: 1. Anasözleşme gereğince, 2. Genel Kurul kararı ile, 3. İflasın açılmasıyla, 4. Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine, 5. Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle, 6. Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde, 7. Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla, Dağılır. (Değişik birinci cümle:21/10/2021-7339/11 md.) Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. (Değişik ikinci cümle:21/10/2021-7339/11 md.) Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle:3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır. Mahkemece veya genel kurulca tasfiye memurları seçilmediği takdirde tasfiye işlerini yönetim kurulu yapar, Tasfiye kurulu üyelerine, atamayı yapan merci tarafından tespit edilecek miktarda ücret ödenir. Anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir. Tasfiye kurulunun görevleri anasözleşmede gösterilir, Tasfiye kurulu üyeleri, tasfiye işlerinin biran önce bitirilmesi için çalışmakla yükümlüdür. 56 ncı maddenin 1 inci fıkrasının 3 üncü bendi ile 62 nci madde hükümleri tasfiye kurulu üyeleri hakkında da uygulanır. B) Ticaret siciline bildirme:

Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasının ardından en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ferdi mülkiyet işlemleri sonuçlandırılır (m. 81). Yapı kooperatifleri ise ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konut ve işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır; ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun biçimde ana sözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi hâlinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz (m. 81).

Amacına ulaşarak dağılma sürecine girmiş kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortağın konutu ya da işyeri, çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak bu eski ortaklar sonradan oluşabilecek tasfiye masraflarına katılır (m. 81).

Mahkemece veya genel kurulca tasfiye memuru seçilmediği takdirde tasfiye işlerini yönetim kurulu yürütür (m. 81).

Mevcut kooperatiflerin ana sözleşmelerini 1163 sayılı Kanun'un yeni hükümlerine en geç beş yıl içinde uyarlaması gerekmekte; bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler dağılmış sayılacaktır. Uyum sağlanıncaya kadar mevcut ana sözleşmelerin kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam eder. Beş yıllık süre 21 Ekim 2021 tarihinde yürürlüğe giren Geçici m. 9 ile başlamış olup sürenin mevcut durumu güncel mevzuattan doğrulanmalıdır.

1163 sayılı KOOPERATİFLER KANUNU m. Geçici Madde 9Kaynağı aç
Geçici Madde 9 – (Ek:21/10/2021-7339/19 md.) Kooperatifler ve üst kuruluşları, anasözleşmelerini en geç beş yıl içinde bu Kanun hükümlerine intibak ettirmek zorundadır. Anasözleşmelerini intibak ettirmeyen kooperatif ve üst kuruluşları dağılmış sayılır. Kanunen tasfiye ile görevlendirilmiş kimseler tarafından dağılmadan başlayarak iki ay içinde tasfiye işlemlerine geçilmemesi halinde, kooperatif ve üst kuruluşun ortakları ya da alacaklıları tarafından mahkemeden iki yıl içinde tasfiye memuru atanması istenebilir.[18] Anasözleşmeler intibak ettirilinceye kadar, mevcut anasözleşmelerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Anasözleşmelerini bu Kanuna intibak ettirmek için kooperatifler ve üst kuruluşlarının yapacakları genel kurulları, olağan genel kurulların usul ve çoğunluğuna göre toplanır ve karar verir.

Kooperatif Ortağının Ceza Davası ile İş Hukuku İlişkisi

Bir kooperatif çalışanı hakkında süren ceza davasının iş mahkemesinde görülen fesih geçersizliği davasını doğrudan etkileyebileceği durumlarda, ceza davasının kesin hükümle sonuçlanmasının 6100 sayılı HMK m. 165 uyarınca bekletici mesele yapılması gerekebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/508, K. 2018/2180 sayılı kararında, yerel mahkemenin ceza davasının sonucunu bekletici mesele yapmaksızın verdiği karar bu gerekçeyle bozulmuş; daire esas hakkında değerlendirme yapmamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/508, K. 2018/2180Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2017/508 E.  ,  2018/2180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 08/01/1996 Tarihinde davalı kooperatifte çalışmaya başladığını, bu tarihe kadar kooperatifin tüm ticari işlemlerini, alım ve satımlarını, mali işlemlerini, malların muhafazası dahil tüm faaliyeti üstlendiğini, bu şekilde kooperatif yöneticilerinin güvenini kazanarak bu günlere geldiğini, 04/02/2013 tarihinde senelik izne ayrıldığını, bu sırada yerine bakmak üzere Pazar Tarım Kredi Kooperatifi yetkilisi …'nin görevlendirilmiş olduğunu, müvekkilinin izne ayrılırken devir teslim işleminin yapılması ve anahtarların teslim edilmesi gerekirken anahtarların kooperatif yöneticileri tarafından tamamen yetkisiz bir Ziraat mühendisine teslim edildiğini, Müvekkilinin izinde olduğu dönemde 27/02/2013 Tarihinde müfettişin müvekkilini çağırdığını ve teftişe başlandığını, yapılan sayımda kömür ve belirli stok kodlu emtialarda eksiklik olduğunun tespit edilip tutanağa bağlandığını, müfettişin verilen kömürlerin ve bazı stok kodlarında belirlenen noksanlıkların, fazlalıkların, stoklar arası kaymaların giderilmesi için talimat verdiğini, bunun üzerine sayımda eksik görülen kısımların giderilerek düzeltmelerin yapılarak evrakları ile birlikte müfettişe teslim edildiğini, bu tarih itibarı ile yapılan sayımda hiç bir eksiklik ve usulsuzluk tespit edilmediğini, sonrasında Müfettiş…'ın ortada hiç bir haklı neden yokken 14/03/2013 günü kooperatifi soruşturmaya alacağını belirterek müvekkilini zorunlu yıllık izne ayırdığını, müfettişin müvekkiline niçin görevden uzaklaştırıldığına dair hiç bir bilgi vermeden '' kasa sayımı, depo sayımı, kıymetli evrak sayımı, demirbaş sayımı '' yapmadan müvekkilini kooperatiften zorunlu olarak uzaklaştırdığını, müvekkilinin yerine geçici görevli olarak … Kooperatifi yetkilisi Ziraat Mühendisi …'i atadığını, …'in hizmet binası, depolar dahil tüm kilitleri değiştirdiğini, müvekkilinin kasa, depo, kıymetli evrak ve demirbaş sayımı yapılmadan anahtarlarının değiştirilemeyeceğini önce bu sayımların yapılmasını anahtarların sonra değiştirilmesini istemesine rağmen …'in sadece teftişe yardım etmek için görevlendirildiğini, depoları almayacağını, bu nedenle sayım da yapamayacağını beyan ettiğini, bu olaya Tarım Kredi Kooperatifleri … Bölge Birliği Şefi … …, …. Tarım Kredi Müdürü …., Yetkisiz Ziraat Mühendisi …, Yönetim Kurulu Başkanı … ve Yönetim Kurulu Üyesi …'nin şahit olduğunu, 15/03/2013 tarihinde 1987 sayılı …. Tarım Ve Kredi Kooperatifi'ne müfettiş…'ın verdiği talimat üzerine, Tarım Kredi Kooperatifleri …. Bölge Birliği Baş Konrolorü İbrahim Türkyılmaz'ın görevli olarak başladığını, Yetkili Ziraat Mühendisi …'in depoyu saymaması ve teslim almamasına rağmen ne müfettiş… ne de ….'ın müdahale etmediğini ve kooperatiften satışlara devam edildiğini, devir teslim yapılmadan depodaki malların …'e teslim edilmeden, depo sağlıklı bir şekilde muhafaza edilmeden … uyruklu işçiler çalıştırılarak ve işçilerin eli ile satışlar yapıldığını, müvekkilinin uzaklaştırıldığı dönemde depoya kimin girip kimin çıktığı, kimin ne kadar mal aldığının dahi belli olmayacak derecede ciddi bir düzensizliğin söz konusu olduğunu, müvekkilinin 14/03/2013 tarihinde zorunlu izne ayrıldıktan sonra 25/03/2013 Tarihinde …. Tarım Kredi Kooperatifine geçici görevle atandığını, 03/04/2013 Tarihinde ise 1972 sayılı …. Tarım Kredi Kooperatifine geçici olarak atandığını 17/04/2013 Tarihinde ise yeniden 30 gün zorunlu izne çıkartıldığını, müvekkilinin …. Tarım Kredi Kooperatifinde çalıştığı dönemde 16/04/2013 tarihinde … tarafından aranarak kooperatifin deposundaki gübrede açık olduğunun bildirildiği, yapılan sayımda gübrelerde önemli miktarda eksik olduğunun tespit edildiği, 15/03/2013 – 16/04/2013 tarihleri arasında …. Tarım Kredi Kooperatifine 1.000 TON gübre daha gelmiş olduğunu ve o tarihlerde yetkili olarak görev yapan personeller tarafından teslim alındığını, ayrıca müvekkilinin görev yaptığı dönemden kalan yaklaşık 500 TON gübre dahil 1.300 TON gübrenin bu dönemde satılmış olduğunu, 15/03/2013 tarihinde soruşturma başladığında depoda hiç bir surette açık bulunmadığını, 15/03/2013 – 16/04/2013 Tarihleri arasında …, …, …'den geçici görev ile atama yapıldığını, bu dönemde yetkisiz Ziraat Mühendisine dahi kooperatifin teslim edilmiş olduğunu, bu dönemde tamamen disiplinsiz bir şekilde çalışıldığını, sorumluların kooperatife gelmemiş olduğunu, depo anahtarlarının hamallara, işçilere bırakıldığını, mesai saati dışında, gece yarıları, hafta sonları, yetkili personel olmadan depodan gübre çıkışının yapıldığını, bu çıkışların büyük kısmının kayıt dışı yapıldığını, bu nedenle 15/03/2013 – 16/04/2013 Tarihleri arasında müvekkilinin uzaklaştırıldığı dönemde ortaya çıkan açıktan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağını, müvekkiline tebliğ edilen 07/10/2013 tarih ve 157 sayılı yazı ile iş akdinin feshedildiğini, feshin haklı nedene dayanmadığını iddia ederek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının iş akdinin hakkında yapılan idari soruşturma sonucu tespit edilen 206,996,45 TL tutarındaki muhtelif malı zimmetine geçirmesi ve sahte senet düzenlemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacı … Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/317 Esas sayılı dosyasında "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zimmet" suçlarından yargılandığı, isnat edilen her iki suçtan da ayrı ayrı beraatine karar verildiği, davacının müfettiş soruşturması sırasında vermiş olduğu ifadesi haricinde fesih öncesinde hiç bir aşamada savunması alınmadığı, soruşturma sırasında davacının doğrudan açığa alınması yerine izne çıkarma ve geçici görevlendirmeler yapılmak suretiyle mobbing uygulandığı, davalı işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 6100 sayılı HMK. nın 165/1. maddesi “ Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.” hükmünü içermektedir. Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur. Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup, olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilecek davaya etkili olması, başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilecek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zimmet suçlarından … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/ 317 Esas, 2016/ 44 sayılı Kararı ile; atılı suçların davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, ancak ceza dosyasının UYAP kayıtlarında yapılan incelemesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 5. Bölüm Arşiv’inde yer aldığı, ceza mahkemesi dosyasında verilecek olan kararın işbu davayı doğrudan doğruya etkileyeceği anlaşıldığından, söz konusu ceza davasının kesin hükümle sonuçlanmasının, 6100 sayılı HMK'nın 165. maddesine göre bekletici mesele yapılmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kooperatiften çıkarılma kararına nasıl itiraz edilir?

Çıkarılma kararının onaylı örneği noter aracılığıyla tebliğ edildikten sonra tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye itiraz davası açılabilir. Karar yönetim kurulunca verilmişse ortak, aynı süre içinde genel kurula da itiraz edebilir; bu itiraz noter aracılığıyla yönetim kuruluna tebliğ ettirilen yazıyla yapılır. Ancak bu iki yol aynı anda kullanılamaz: genel kurula itiraz yolu seçilmişse yönetim kurulu kararı aleyhine ayrıca dava açılamaz; genel kurulun vereceği karara karşı dava hakkı saklı tutulmuştur. Üç aylık süre geçirilirse karar kesinleşir.

Genel kurul kararını bozdurabilmek için ne kadar süre var?

Kanuna, ana sözleşmeye veya iyi niyet kurallarına aykırı genel kurul kararları için toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurulması gerekir. Bu bir aylık süre hak düşürücüdür; süre dolmadan dava dinlenemez. Birden fazla dava açılmışsa davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin talebi üzerine davacılardan teminat isteyebilir; teminatın nitelik ve miktarını mahkeme belirler. Verilen bozma kararı tüm ortaklar için sonuç doğurur.

Kooperatiften ayrıldıktan sonra eski borçlardan sorumluluk sürüyor mu?

Evet. Sınırsız veya sınırlı sorumlu bir ortak kooperatiften ayrıldıktan sonra, ayrılışının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde — ya da ana sözleşmede bu süre uzatılmışsa söz konusu daha uzun süre içinde — kooperatif iflas ederse ayrılmadan önce doğmuş borçlardan sorumluluğu devam eder. Bu süre boyunca ek ödeme yükümlülüğü de devam etmektedir.

Kooperatifte denetçi raporu sunulmazsa ne olur?

Denetçi raporu genel kurula sunulmayan kooperatiflerde finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve ibra hakkında alınan kararlar geçersizdir. Kanun bu geçersizliğin niteliğini açıkça belirtmemektedir.

Kooperatifin vergi muafiyetleri üst kuruluşa üyeliğe bağlı mı?

Kısmen bağlıdır. Defter ve ana sözleşme tasdik işlemlerindeki harç ve Damga Vergisi muafiyeti üst kuruluşa üyelik şartına bağlı değildir. Buna karşın BSMV muafiyeti, kiraya verilmeyen gayrimenkullere ilişkin vergi muafiyeti ve ortak temliklerindeki muafiyet; faaliyete geçen üst kuruluşa girmeyen kooperatifler, kooperatif birlikleri ve kooperatif merkez birlikleri bakımından uygulanamaz hale gelir. Bu koşul Türkiye Milli Kooperatifler Birliği için geçerli değildir.

Kooperatif genel kurulunun toplanmaması ne gibi sonuçlar doğurur?

Olağan genel kurul her yılın ilk altı ayı içinde yapılmak zorundadır. Yönetim kurulunun çağrı yapmaması hâlinde denetçiler, üst birlik veya ortakların onda birinin talebiyle mahkeme ya da ilgili Bakanlık çağrı yapabilir. Üç yıl üst üste olağan genel kurul yapılmaması kooperatifin dağılma sebeplerinden birini oluşturmaktadır.

Kooperatife yeni giren ortak, eski borçlardan sorumlu olur mu?

Ortakları şahsen sorumlu veya ek ödemelerle yükümlü bir kooperatifte, mevcut durumu bilerek katılan kişi girişinden önce doğmuş borçlardan da diğer ortaklar gibi sorumlu olur. Bu kurala aykırı sözleşme hükümleri ve ortaklar arası anlaşmalar üçüncü kişilere karşı geçerli sayılmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu