Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu ve Cezası

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunun Unsurları ve Cezası

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu; bir kimsenin rızası bulunmaksızın konutuna veya konutunun eklentilerine girilmesi ya da meşru bir rıza ile girilmiş olmasına rağmen hak sahibinin talebine aykırı olarak oradan çıkılmaması fiilleriyle vücut bulur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu eylemleri gerçekleştiren fail hakkında mağdurun şikâyette bulunması üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanır. Bu suç tipinde hukuken korunan değer kişi hürriyeti ve özel hayatın huzurudur. Suçun mağduru konutta fiilen oturan zilyet kişidir; bu korumadan istifade etmek için konutun mülkiyetine sahip olmak gerekmez. Mülk sahibi olan kiralayanın dahi kiralanan taşınmaza kiracının açık veya zımni rızası olmaksızın girmesi durumunda konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Rızaya aykırı şekilde konuta girilmesi ya da rıza hilafına konuttan çıkılmaması halinde hukuka aykırılık durumu, fail konutu tamamen terk edene kadar kesintisiz biçimde sürer.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 116Kaynağı aç
Madde 116- (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. (4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Konutun ayrılmaz birer parçası konumunda olan ve onun kullanımına tahsis edilen balkon, depo, garaj ile etrafı duvar, tel örgü veya çit gibi fiziki engellerle çevrilmiş bahçeler de eklenti vasfındadır. Söz konusu eklenti alanlarına hak sahibinin rızası dışında girilmesi ya da rıza ile girildikten sonra hak sahibinin iradesine karşın buralardan çıkılmaması da konut dokunulmazlığının ihlali suçunu meydana getirir.

İşyeri Dokunulmazlığının İhlali ve Seçenek Yaptırım Kuralı

Açık bir rızaya gerek duyulmaksızın serbestçe girilmesi mutat olan yerlerin haricinde kalan işyerleri ve bunların eklentileri hakkında hukuka aykırı biçimde girme veya buralardan çıkmama eylemleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinin ikinci fıkrasında yaptırıma bağlanmıştır. Bu alanlara yönelik ihlallerde fail hakkında mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Kanun maddesi bu suç için adlî para cezası ile hapis cezasını seçimlik olarak öngörmüştür. 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yaptırımın hapis ile adlî para cezası olarak seçenekli belirlendiği hallerde mahkeme tercihini hapis cezasından yana kullanmışsa, hükmedilen bu ceza daha sonra adlî para cezasına dönüştürülemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. (2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. (4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz. (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8] (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8 Hapis cezasının ertelenmesi

Ortak Kullanılan Alanlar ve Meşru Rıza Hali

Konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortaklaşa kullanılması durumunda ya da evlilik birliği içerisinde aile bireyleri bakımından geçerli olan rıza esası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Belirtilen bu alanları birlikte kullanan kişilerden birinin içeriye girilmesine rıza göstermesi halinde kural olarak suç hükümleri tatbik edilmez ve bu rıza hukuka uygunluk sebebi sayılır. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. Diğer hak sahiplerinin kullanım hakkını kasten ortadan kaldırmaya veya suç teşkil eden eylemlere zemin hazırlamaya yönelik gayrimeşru rızalar cezai sorumluluğu bertaraf etmez.

Suçun Nitelikli Halleri ve Cezayı Artıran Nedenler

Konut veya işyeri dokunulmazlığını ihlal eyleminin cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti gerçekleştirilmesi, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, fiilin bu şekillerde işlenmesi halinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir ve bu nitelikli hallerde takibat şikâyet şartına bağlı olmaksızın re'sen icra edilir. 5237 sayılı Kanun'un 6. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan yasal tanıma göre gece vakti deyimi, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar kesintisiz devam eden zaman süresini kapsar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6- (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında; a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi, b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi, c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi, d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler, adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,[2] e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi, f) Silah deyiminden; 1. Ateşli silahlar, 2. Patlayıcı maddeler, 3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, 4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, 5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler, g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar, h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi, i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi, j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi, anlaşılır. İKİNCİ BÖLÜM Kanunun Uygulama Alanı Zaman bakımından uygulama

Konut veya işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hale sokması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte, mevcut olan veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak yahut kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilecek ceza bir kat artırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin meydana gelmesi halinde, fail hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçunun yanı sıra ayrıca kasten yaralama suçunun nitelikli neticelerine dair hükümler uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 119Kaynağı aç
Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Haksız arama

Şikâyet Süresi, Uzlaştırma Usulü ve Dava Zamanaşımı

Konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun şikâyete bağlı temel hallerinde şikâyet hakkı, hak sahibinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi gereğince altı aylık sürenin hak düşürücü niteliği bulunmakta olup bu sürenin geçirilmesiyle şikâyet hakkı ortadan kalkar. Cebir, tehdit veya gece vakti gibi re'sen takibi gereken nitelikli hallerde ise altı aylık şikâyet süresi aranmaz. Bununla birlikte, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi gereğince konut veya işyeri dokunulmazlığını ihlal fiilleri, suçun şikâyete tabi olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamına alınmıştır; bu nedenle dava açılmadan evvel öncelikle uzlaştırma prosedürünün işletilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Kamu davasının zamanaşımına uğraması hususunda 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi hükümleri uygulanır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Kanunda seçimlik cezaların öngörüldüğü durumlarda hapis cezasının üst sınırı esas alınır ve dosyadaki deliller uyarınca cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli haller de zamanaşımı süresinin belirlenmesinde hesaba katılır. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş ancak on beş yaşını doldurmamış olanlar için bu sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar için ise üçte ikisinin dolmasıyla kamu davası düşer. Konut dokunulmazlığının ihlali kesintisiz nitelikte bir suç teşkil ettiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin altıncı fıkrası gereğince zamanaşımı süresi suçun tamamlandığı andan değil, kesintinin gerçekleştiği yani failin konut veya eklentiyi tamamen terk ettiği günden itibaren işlemeye başlar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Ev sahibi kiracının rızası olmadan kiraladığı eve girebilir mi?

Hayır, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda hukuki koruma mülk sahibine değil, taşınmazda fiilen zilyet olan kişiye aittir. Konutun mülkiyetine sahip olan ev sahibi dahi olsa kiracının izni olmadan kiraladığı konuta girmesi suç oluşturur.

Balkon veya bahçe gibi yerlere izinsiz girmek suç sayılır mı?

Evet, balkon, depo, garaj ve etrafı çit ya da duvarla çevrili bahçeler konutun eklentisi sayılır. Hak sahibinin rızası olmaksızın bu alanlara girmek veya rıza bittikten sonra çıkmamak konut dokunulmazlığını ihlal suçunu teşkil eder.

Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda şikâyet süresi ne kadardır?

Suçun temel hallerinde şikâyet hakkı, eylemin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Cebir, tehdit veya gece vakti işlenen nitelikli hallerde ise takibat re'sen yürütüldüğünden altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu uzlaştırma kapsamında mıdır?

Evet, konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi gereğince, fiilin şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma prosedürüne tabidir.

Ceza hukuku bakımından gece vakti ne zaman başlar ve biter?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca gece vakti, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman aralığını ifade eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu