Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu ve Konut Niteliği

by Avukat Erdal Ersoy
Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçu ve Konut Niteliği

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu, mülkiyet veya zilyetlik hakkını değil, kişi hürriyeti ile kişilerin konutlarındaki güvenlik duygusunu, sükun ve huzurlarını korur. Bu suç düzenlemesiyle bireylerin barındıkları alanlardaki huzur ve sükun ortamının bozulması engellenir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçunda Korunan Hukuki Değer

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında mülkiyet ve zilyetliği koruyan başka hükümler mevcuttur. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu ile korunan temel değer mülkiyet ya da zilyetlik hakkı olmayıp kişi hürriyetidir. Suç tanımıyla kişilerin konutlarındaki güvenlik duygusu, sükun ve huzurlarının güvence altına alınması amaçlanmaktadır.

Taşınmazın Konut Niteliği Kazanması ve Fiilen Oturma Şartı

Bir yerin konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından konut vasfında sayılabilmesi için kişinin suça konu yerde fiilen geceleri kalmaya başlamış olması gerekmez. Aynı şekilde fiilin işlendiği anda mağdurun orada bulunması da suçun oluşması yönünden zorunlu bir şart değildir.

Yeni kiralanmış ve henüz fiilen oturulmaya başlanmamış olsa bile temizlenen, ikamete hazır hale getirilen, perdeleri takılan, içerisine özel eşyalar yerleştirilen ve periyodik olarak kontrol edilen bir yer sadece mülkiyet kurallarıyla korunan boş veya metruk bir mekan sayılamaz. Buranın dışarıdan anlaşılabilecek biçimde konut olarak kullanıma tahsis edilmesi ve fiilen bir yaşam kurulmaya başlanması karşısında suça konu alan konut dokunulmazlığının ihlali suçu kapsamında konut kabul edilir.

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna İtiraz Usulü

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 308/1 uyarınca, Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. İtirazın sanığın lehine yapılması durumunda ise herhangi bir süre aranmaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Madde 308 – (1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine
verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir.
Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.[141]
(2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına
itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede
itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay
Ceza Genel Kuruluna gönderir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 308/2 ve m. 308/3 hükümleri gereğince itiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. İlgili daire mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler; itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Eşyaları yerleştirilen fakat henüz taşınılmayan ev konut sayılır mı?

Evet. Temizlenip perdeleri takılan, ikamete hazır hale getirilerek özel eşyalar konulan ve periyodik biçimde kontrol edilen bir yer, fiilen gecelemeye başlanmamış olsa dahi konut dokunulmazlığının ihlali suçu kapsamında konut vasfındadır.

Suçun oluşması için mağdurun olay anında evde olması şart mıdır?

Hayır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşabilmesi için kişinin geceleri fiilen orada kalmaya başlamış olması veya fiilin işlendiği sırada mevkide bulunması zorunlu tutulmamaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı doğrudan Genel Kurula mı gider?

Hayır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 308/2-3 uyarınca itiraz üzerine dosya önce kararına itiraz edilen daireye gönderilir; daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu