Askeri Fesat Suçunun Tanımı ve Unsurları
Askeri fesat suçu, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 97, 98 ve 99. maddelerinde düzenlenen kolektif nitelikte bir askeri suçtur. Kanunun 97. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, birden fazla askeri şahsın bir amire veya üste hep birlikte itaatsizlik etmek, mukavemet göstermek veya fiilen taarruzda bulunmak maksadıyla ittifak kurması fesat suçunu oluşturur. Suçun oluşumu için en az iki askeri şahsın bu amaçlar doğrultusunda irade birliği oluşturması şarttır.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 97Kaynağı aç
amire veya mafevka hep birlikte itaatsizlik veya mukavemet veya fiilen taarruz
etmek (M. 86, 90, 91) için ittifak ederlerse fesat sayılır ve ceza, ittifak
edenlerin yapmak için ittifak ettikleri cürme tatbik edilecek kanun maddesine
göre tayin ve ölüm ile müebbet ağır hapisten başka hallerde üç aydan iki seneye
kadar artırılır.
2. İttifak edenler eğer
suçu işlerse ceza ölüm ve müebbet ağır hapisten başka hallerde 50 nci madde
mucibince arttırılır.
Fesadı haber
vermeyenlerin cezası
Suçun kurucu unsuru ittifak anlaşmasıdır. Askeri fesat suçunun tamamlanmış kabul edilmesi için üzerinde anlaşılan fiillerin fiilen gerçekleştirilmiş olması zorunlu değildir. Asker kişilerin amir veya üste karşı birlikte itaatsizlik, mukavemet ya da saldırı gerçekleştirme hususunda anlaşmaya varmış olmaları suçun tamamlanması için yeterlidir. Anlaşmaya varıldıktan sonra planlanan eylem icra edilmese dahi fesat suçu gerçekleşmiş sayılır.
Fail Çevresi ve Özgü Suç Niteliği
Askeri fesat suçu özgü suç niteliği taşımakta olup kural olarak yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilir. Bu eylemlerin sivil kişiler tarafından gerçekleştirilmesi durumunda askeri fesat suçu oluşmaz; sivil failler yönünden Türk Ceza Kanunu ve ilgili genel mevzuat hükümleri saklı tutulur.
1632 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca subaylar, astsubaylar, uzman jandarma, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler ile askerî öğrenciler suçun faili olabilir. Millî Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan Devlet memurlarının asker kişi sıfatları ise 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 115 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlıdır.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 3Kaynağı aç
4551/1 md.)
Askerî şahıslar;
Mareşalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar, Millî Savunma Bakanlığı ile
Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel, uzman
jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile askerî
öğrencilerdir.
Milli Savunma Bakanlığı
ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan Devlet memurlarının
asker kişi sıfatları, 4.1.1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç
Hizmet Kanununun 115 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlıdır.
İhtiyat askeri
şahıslar:
Askeri Fesat Suçunda Cezanın Belirlenmesi ve Artırım Esasları
Askeri fesat suçunun yaptırımı bağımsız tek bir ceza miktarı yerine, faillerin üzerinde ittifak ettikleri cürme göre belirlenir. 1632 sayılı Kanun'un 97. maddesinin birinci fıkrası uyarınca failler hakkında, ittifak ettikleri suça tatbik edilecek kanun maddesine göre ceza tayin edilir. Ölüm ve müebbet ağır hapis dışındaki hallerde bu ceza üç aydan iki yıla kadar artırılır.
İttifak kuran askeri şahısların kararlaştırdıkları suçu fiilen işlemeleri halinde ceza artırımı farklılaşır. 1632 sayılı Kanun'un 97. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçu işleyen faillerin cezası ölüm ve müebbet ağır hapis cezaları hariç olmak üzere Kanunun 50. maddesine göre artırılır. Askeri Ceza Kanunu'nun 50. maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı cezanın artırılmasının öngörüldüğü durumlarda, ceza ilgili suç için belirlenen cezanın iki katına kadar çoğaltılabilir; ancak verilecek toplam ceza o suç için kanunda öngörülen azami haddi aşamaz.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
50 – Bu kanunda bir suç için şahsi hürriyeti
tahdit eden bir cezanın arttırılacağı yazılı olan yerlerde mezkür ceza mevzuubahis
cürüm için muayyen olan cezanın iki misline kadar çoğaltılabilir. Şu kadar ki
ceza o cürüm için kanunda yazılı azami haddi geçemez.
Cezanın
arttırılması icabeden sebepler:
İttifak Konusu Edilebilecek Suçlar ve Kanuni Yaptırımları
Fesat ittifakına konu edilebilecek ilk eylem amir veya üste itaatsizliktir. 1632 sayılı Kanun'un 87. maddesinde yer alan emre itaatsizlikte ısrar suçu, verilen emrin hiç yerine getirilmemesi durumunda bir aydan bir yıla kadar hapis cezası gerektirir. Verilen emrin yerine getirilmesinin söz veya fiille açıkça reddedilmesi ya da emir tekrar edildiği halde yerine getirilmemesi halinde fail üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun seferberlik vaktinde işlenmesi halinde beş yıla kadar, düşman karşısında işlenmesi durumunda ise on yıla kadar ceza öngörülmektedir.
İttifak konusu edilebilecek ikinci eylem mukavemettir. 1632 sayılı Kanun'un 90. maddesine göre mukavemet; askerin amirini veya üstünü zor kullanarak ya da tehdit yoluyla hizmet emrinden alıkoymaya yahut bir işi yapmaya veya yapmamaya zorlamaya kalkışmasıdır. Mukavemet fiilinin temel cezası altı aydan on yıla kadar hapis olup, daha az önem teşkil eden hallerde alt sınır üç ay hapis olarak uygulanır. Suçun seferberlik döneminde işlenmesi durumunda cezanın alt sınırı iki yıl, seferberlikteki fiilin daha az önem teşkil etmesi halinde ise alt sınır altı ay olarak düzenlenmiştir.
İttifak konusu yapılabilecek üçüncü eylem ise amir veya üste fiilen taarruzdur. 1632 sayılı Kanun'un 91. maddesi kapsamında amir veya üste fiilen taarruz edenler üç yıldan, daha az önem teşkil eden hallerde ise altı aydan aşağı olmamak üzere hapis cezasına çarptırılır. Taarruzun silahlı, hizmet esnasında, toplu asker karşısında ya da tehlikeli bir alet ile işlenmesi halinde ceza beş yıldan, daha az önem teşkil eden hallerde bir yıldan aşağı olamaz.
Amir veya üste fiilen taarruz eylemi neticesinde amir veya üstün duyularından ya da organlarından birinin sürekli zayıflaması veya işlevini kaybetmesi halinde on beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası, az vahim hallerde yirmi dört yıldan otuz yıla kadar hapis cezası verilir; eylemin amir veya üstün ölümüyle neticelenmesi halinde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükmolunur. Taarruz veya teşebbüsün seferberlik vaktinde gerçekleştirilmesi halinde yirmi yıldan, az önemli hallerde on beş yıldan aşağı olmamak üzere ceza tayin edilir. Seferberlikte organ kaybı gerçekleştiğinde ağırlaştırılmış müebbet, amir veya üstün ölümü halinde ise kanunun lafzında ölüm yaptırımı yer almaktadır.
Fesat Eylemini Bildirmeme Suçu
1632 sayılı Kanun'un 98. maddesi, fesat hazırlığına tanık olan veya bundan haberdar olan kişilere yönelik cezai sorumluluk getirmiştir. Fesat hakkında herhangi bir şekilde bilgi edinen ve fesadın önlenmesine elverişli yer ve zamanda yetkili mercilere durumu iletmeyi ihmal eden kişi, fesat suçu fiilen gerçekleştiği takdirde üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suç tipinin cezalandırılabilmesi için fesadın fiilen icra safhasına çıkması kanuni şart olarak aranır.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 98Kaynağı aç
alıpta fesada veya fesadın fiile çıkmasına mani olacak kadar vaktiyle malümat
vermekte ihmal eden fesat, fiile çıktığı surette üç seneye kadar hapsolunur.
Fesadı haber
verenlerin cezadan kurtulması
Etkin Pişmanlık ve Cezadan Muafiyet Şartları
Askeri Ceza Kanunu'nun 99. maddesi, ittifak içerisinde yer alan faillerden biri için şahsi cezasızlık hali düzenlemiştir. Fesat amacıyla ittifak kuran kişilerden biri, yetkili merciler başka bir yoldan bilgi edinmeden önce ve fesadın ortaya çıkmasını önlemeye yetecek hal ve zamanda durumu yetkili organlara ihbar ederse cezadan kurtulur ve ceza yaptırımından muaf tutulur.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 99Kaynağı aç
başka suretle malümat almadan fesadın fiile çıkmasına mümanaat mümkün olacak
hal ve zamanda haber verirse, cezadan kurtulur.
Askeri isyan ve cezası
Soruşturma İzni ve Görevli Mahkeme
Askeri suçlarda genel usul kuralı olarak soruşturma başlatılabilmesi için yetkili komutandan usulüne uygun soruşturma izni alınması yasal bir zorunluluktur. Askeri fesat suçu da bu soruşturma izni şartına tabidir.
Askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından askeri fesat suçuna dair tüm ceza yargılamaları adli yargı mercilerine devredilmiştir. Bu suç kapsamında açılacak ceza davaları, isnat edilen fiilin hukuki niteliğine ve kanunda öngörülen cezanın ağırlığına göre adli yargı teşkilatındaki asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinde görülür.
Askeri fesat suçunun oluşması için ittifak edilen suçun işlenmesi zorunlu mudur?
Hayır, suçun tamamlanması için askeri şahısların amir veya üste itaatsizlik, mukavemet ya da fiilen taarruz etmek amacıyla ittifak kurmaları yeterlidir; kararlaştırılan eylemler fiilen gerçekleştirilmese bile fesat suçu oluşur.
Fesat ittifakına katılan fail hangi şartlarda ceza almaktan kurtulur?
İttifak edenlerden birinin, yetkili makamlar başka bir yoldan malumat almadan önce ve fesadın gerçekleşmesine engel olunabilecek elverişli zaman ve şartlarda durumu yetkili organlara bildirmesi halinde faile Askeri Ceza Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca ceza verilmez.
Fesadı bilip yetkili makamlara bildirmeyen kişi ceza alır mı?
Evet, fesat hakkında bilgi sahibi olup da fesadın gerçekleşmesini önleyecek vakitte bildirimde bulunmayı ihmal eden kişi, fesadın fiilen gerçekleşmesi şartıyla Askeri Ceza Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca üç yıla kadar hapis cezası alır.
Askeri fesat suçu davasına hangi mahkeme bakar?
Askeri mahkemelerin kaldırılması sonrasında askeri fesat suçuna ilişkin davalar adli yargıya devredilmiş olup davanın vasfı ve kanundaki yaptırım ağırlığına göre görevli mahkeme asliye ceza veya ağır ceza mahkemesidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

