Konkordato ve İcra Hukukunda Temel Kurallar

by Avukat Erdal Ersoy
Konkordato ve İcra Hukukunda Temel Kurallar

İflas Ertelemenin Kaldırılması ve Konkordatonun Yeniden Düzenlenmesi

7101 sayılı Kanun, Mart 2018'de yürürlüğe girerek İcra ve İflas Kanunu'nda köklü bir yapısal değişiklik getirdi: iflas erteleme kurumu tamamen yürürlükten kaldırıldı ve konkordatoya ilişkin hükümler baştan aşağı yeniden düzenlendi.

Görevli mahkeme açısından da önemli bir dönüşüm yaşandı. Daha önce konkordato taleplerini inceleyen icra mahkemeleri bu yetkiyi yitirdi; asliye ticaret mahkemeleri görevli mahkeme olarak belirlendi. İİK m. 285 uyarınca yetki bakımından iflasa tabi borçlu için İİK m. 154'ün birinci veya ikinci fıkrasında gösterilen yer, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri esas alınmaktadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 285Kaynağı aç
Madde 285 – (Değişik: 28/2/2018-7101/13 md.) Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir. Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır. Konkordato talebine eklenecek belgeler:[86]

Kimler Konkordato Talep Edebilir

İİK m. 285 hükmü, konkordato talebine kimlerin başvurabileceğini geniş bir çerçevede tanımlar. Vadesi geldiği hâlde borçlarını ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Buna ek olarak, iflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli dilekçesiyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Başvuru yapılırken Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifedeki konkordato gider avansının yatırılması zorunludur; bu konuda HMK m. 114 ve 115 kıyasen uygulanır. Avans miktarı tarifeye bağlı olup güncel tutarın Adalet Bakanlığı'nın yürürlükteki tarifesinden doğrulanması gerekir.

Geçici Mühlet: Karar, Komiser ve Süre

İİK m. 287 uyarınca konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgeler eksiksiz mevcut olduğunda derhal geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Bu kararla birlikte mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 287Kaynağı aç
MADDE 287- (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.) Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Geçici mühletin sonuçları, ilânı ve bildirimi:[88]

İİK m. 287'ye göre geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir; uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.

Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286. maddede belirtilen belge ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda söz konusu belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde ise geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının konkordato talebinin de reddine karar verilir.

Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Kesin Mühlet Süreleri

7101 sayılı Kanun'la getirilen çerçeveye göre konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi durumunda borçluya tanınan kesin mühlet bir yıl olarak öngörülmüş, özel koşulların varlığında altı aya kadar uzatılabilecektir. Bu sürelerin tamamı bir arada değerlendirildiğinde uzatılmış geçici ve kesin mühlet birlikte en fazla 23 ayla sınırlandırılmaktadır. Belirtilen sürelerin ve azami sınırın 2018 sonrasında yapılan kanun değişikliklerinden etkilenip etkilenmediği bu çerçevede yer alan verilerle doğrulanamamaktadır; uygulamada güncel mevzuatın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Borçlunun mali durumunun iyileşmesi halinde konkordato mühleti kaldırılabilmektedir.

Mühlet Süresinde Sözleşmeler ve Rehinli Alacaklar

Konkordato mühleti boyunca sözleşmeler salt konkordato hali gerekçesiyle sona erdirilemez. Taraflar arasında konkordatonun sözleşmeyi feshe ya da borcun muaccel hale gelmesine yol açacağına dair hükümler öngörülmüş olsa bile bu hükümler mühlet süresince uygulanmaz.

Rehinli alacaklar bakımından ise farklı bir kural işler: İİK m. 295 uyarınca mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir ya da başlamış olan takiplere devam edilebilir. Bununla birlikte bu takip kapsamında muhafaza tedbiri alınamaz; rehinli malın satışı da gerçekleştirilemez. Ayrıca rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacaksa İİK m. 297'nin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir; satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 295Kaynağı aç
Madde 295- (Değişik: 28/2/2018-7101/23 md.) Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. (Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır. Kesin mühletin sözleşmeler bakımından sonuçları:[98]

Konkordato Komiseri: Görevler, Nitelikler ve Sorumluluk

İİK m. 290 uyarınca dosyayı teslim alan komiser, kesin mühlet içinde konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder. Komiserin görevleri aynı maddede sayılmıştır: konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak, borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek, kanundaki görevleri yerine getirmek, mahkemenin istediği konularda ve belirlediği sürelerde ara raporlar sunmak, alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek, talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel mali durumu hakkında bilgi vermek ve mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 290Kaynağı aç
Madde 290- (Değişik: 28/2/2018-7101/18 md.) Dosyayı teslim alan komiser kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder. Komiserin görevleri şunlardır: a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak. b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek. c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak. d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak. e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek. f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek. g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek. 8 inci, 10 uncu, 11 inci, 16 ncı, 21 inci ve 359 uncu maddeler hükümleri kıyas yoluyla komiserler hakkında da uygulanır. Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır. (Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15 md.) Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunludur. Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak görevlendirilebilecek, yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge kurullarına bildirir. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uygulanır. (Değişik fıkra:6/12/2018-7155/15 md.) Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir. Borçlunun malî durumunun düzelmesi nedeniyle kesin mühletin kaldırılması:[91]

İİK'nın 8., 10., 11., 16., 21. ve 359. maddeleri kıyas yoluyla komiserler hakkında da uygulanır. Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleriyle ilgili şikâyetler asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır.

Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir; listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan eğitimin tamamlanmış olması zorunludur. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak görevlendirilebilecek yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge kurullarına bildirir. Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar, eğitimden muaf tutulacaklar ve komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.

Alacaklılar Kurulu

Kesin mühlete karar veren mahkeme, bu kararla birlikte veya kesin mühlet içinde uygun gördüğü bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek ve herhangi bir ücret ödenmemek koşuluyla bir alacaklılar kurulu oluşturabilir. Kurulun oluşturulması sırasında komiserin görüşü alınır.

Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Kurulun komiserin faaliyetlerini yeterli bulmaması durumunda mahkemeden gerekçeli raporla komiserin değiştirilmesi istenebilir; mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.

Tasdik Edilmeyen Konkordato ve İflas Kararı

Konkordato tasdik edilmezse mahkeme, İİK m. 308'in birinci fıkrası uyarınca konkordato talebinin reddine karar verir ve bu kararı 288. madde çerçevesinde ilan ederek ilgili yerlere bildirir. Borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve doğrudan iflas sebeplerinden birinin mevcut bulunması hâlinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 308Kaynağı aç
Madde 308- (Başlığı ile Birlikte Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.) Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir. (Ek fıkra:9/6/2021-7327/6 md.) Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır. Kanun yolları:

Konkordato sürecinin iflasla sonuçlandığı ayrı hâlde ise aynı kanunun ikinci fıkrası uyarınca iflas kararını veren mahkeme, tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına karar verir ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine de hükmeder. Bu hâlde iflas idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.

Çekişmeli Alacaklar ve Tasdik Sonrası Dava Hakkı

Alacakları itirazla karşılaşmış olan alacaklılar, İİK m. 308/b uyarınca tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Bu süreyi geçiren alacaklılar, varsa bankaya yatırılan çekişmeli paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın karar kesinleşene dek borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir; ancak bu mahkeme için bir zorunluluk değil, takdir yetkisi içinde bir imkândır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 308/bKaynağı aç
Madde 308/b- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.) Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir. Konkordatonun hükümleri:

Kanun Yolları: İstinaf, Temyiz ve Başvurulamayan Kararlar

İİK m. 308/a uyarınca konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; istinaf ve temyiz incelemeleri HMK hükümlerine göre yapılır. Kesin mühlet talebinin kabulüne ve mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı ise kanun yoluna başvurulamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 308/aKaynağı aç
Madde 308/a- (Ek: 28/2/2018-7101/37 md.) Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.[105] Çekişmeli alacaklar hakkında dava:

İflas Tasfiyesinde Alacak Sıralaması

İİK m. 206 kapsamında, gümrük resmi ve akar vergisi gibi belirli eşya ve akardan alınan kamu alacakları rehinli alacaklardan sonra gelmektedir. Aynı maddede yer alan birinci ve ikinci sıra sürelerinin hesaplanmasında bazı dönemler hesaba katılmaz: iflas açılmadan önce mühlet dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi, iflas erteleme süresi, alacak hakkında açılmış bir davanın devam ettiği süre ve terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde ölüm tarihinden tasfiye kararına kadar geçen süre bunların başında gelir. Gemilerin paraya çevrilmesi söz konusu olduğunda ise bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın tüm gemiler için sıra cetveli TTK m. 1389 ila 1397 hükümlerine göre düzenlenir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir. Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. (Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.) (…) (Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur: Birinci sıra: A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve  iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile  iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları, C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları. İkinci sıra: Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları; Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Üçüncü sıra: Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar. Dördüncü sıra: İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz: 1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi. 2. İflâsın ertelenmesi süresi. 3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre. 4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre. (Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir. Sıralar arasındaki münasebet:

Haciz İhbarnamesi Uygulaması

İİK m. 89 kapsamındaki haciz ihbarnamesi uygulaması, üçüncü şahıslar üzerinde önemli sonuçlar doğurmaktadır. İkinci haciz ihbarnamesine itiraz etmek isteyen üçüncü şahıs, ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmeyen ve ödeme yapmayan üçüncü şahsa ise on beş gün içinde ödeme yapması ya da malı teslim etmesi bildirilir; bu süre içinde menfi tespit davası açma yoluna da başvurulabilir. Aksi hâlde üçüncü şahıs zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya malı teslime zorlanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

Üçüncü şahıs menfi tespit davası açtığına dair belgeyi, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ederse hakkında yürütülen cebri icra işlemleri, menfi tespit davasında verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Davayı kaybeden üçüncü şahıs, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Öte yandan üçüncü şahsın itirazı üzerine alacaklı, itirazın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın İİK m. 338'in birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Tazminat talebi icra mahkemesince genel hükümlere göre çözüme kavuşturulur.

Tüzel kişilere yapılacak tebligatlarda ise merkezî bir kolaylık söz konusudur: haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin ya da müessesenin şubesine tebliğ edilebildiği gibi tüm şubeleri kapsayacak biçimde merkezine de tebliğ edilebilir. Merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Haciz ihbarnameleri ve bunlara verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle UYAP ve entegre sistemler aracılığıyla da yapılabilmekte; bu yolla gerçekleştirilen bildirim tebliğ yerine geçmektedir.

İdari Yargı Alanındaki Alacaklarda İlamsız Takip

7078 sayılı Kanun, idari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamayacağını açıklığa kavuşturmuştur. İlgili maddenin yürürlüğe girmesinden önce başlatılmış ilamsız icra takipleri hakkında, talep üzerine icra müdürünce dosya üzerinden düşme kararı verilir ve bu karar alacaklıya resen tebliğ edilir. Alacaklı, düşme kararının tebliğinden itibaren yedi gün içinde şikayet yoluna başvurabilir; kararın kesinleşmesinden itibaren otuz gün içinde ise idari yargıda dava açılabilir. Bu düzenleme, ilgili maddenin yürürlüğe girmesinden önce başlatılmış takipler bakımından geçiş dönemini düzenleyen bir nitelik taşımaktadır.

Ticari Bütünlük Arz Eden Mal ve Hakların Paraya Çevrilmesi

7101 sayılı Kanun kapsamında, ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün halinde satıldığında daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve hakların bir bütün olarak paraya çevrilmesine imkân tanınmaktadır.

Konkordato talep edebilmek için borçlunun iflas etmiş olması gerekir mi?

Hayır. İİK m. 285 uyarınca vadesi geldiği hâlde borçlarını ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu konkordato talep edebilir. Amaç muhtemel bir iflası önlemek ya da borçları vade veya tenzilat yoluyla sürdürülebilir kılmaktır; iflas kararının varlığı bir ön koşul değildir.

Alacaklı da borçlu hakkında konkordato başlatılmasını isteyebilir mi?

Evet. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli dilekçesiyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını talep etme hakkına sahiptir. Alacaklı tarafından yapılan taleplerde görevli mahkeme, iflasa tabi borçlu için İİK m. 154'ün birinci veya ikinci fıkrasında gösterilen yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir.

Mühlet süresince borçlunun taraf olduğu sözleşmeler feshedilebilir mi?

Sözleşmelerde konkordatonun feshe ya da borcun muacceliyetine yol açacağına dair hükümler bulunsa bile bu hükümler mühlet süresince uygulanamaz. Sözleşmeler salt konkordato nedeniyle sona erdirilemez.

Konkordato tasdik edilmezse mahkeme ne yapar?

İİK m. 308'in birinci fıkrası uyarınca mahkeme talebin reddine karar verir ve bu kararı ilan ederek ilgili yerlere bildirir. Borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve doğrudan iflas sebeplerinden birinin mevcut bulunması hâlinde mahkeme borçlunun iflasına resen karar verir. Konkordato sürecinin iflasla sonuçlandığı ayrı hâlde ise aynı kanunun ikinci fıkrası uyarınca iflas kararını veren mahkeme, tasfiyenin basit veya adi usule göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yürütülmesine karar verir.

Konkordato hakkındaki karara karşı kanun yolu süresi ne kadardır?

İİK m. 308/a uyarınca borçlu veya konkordato talep eden alacaklı için bu süre kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İtiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yoluna gidilebilmektedir. Kesin mühlet talebinin kabulüne ve mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı ise kanun yoluna başvurulamaz.

Haciz ihbarnamesine itiraz etmeyen üçüncü şahıs ne yapabilir?

İkinci ihbarnameye itiraz etmek isteyen üçüncü şahıs önce tebliğden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilir. İtiraz etmeyen ve ödeme yapmayan üçüncü şahsa on beş günlük ek süre tanınır; bu süre içinde ödeme yapması, malı teslim etmesi ya da menfi tespit davası açması gerekir. Menfi tespit davası açıldığına dair belge yirmi gün içinde icra dairesine teslim edilirse cebri icra dava sonucunun kesinleşmesine kadar durur. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Davayı kaybeden üçüncü şahıs, dava konusu değerin en az yüzde yirmisi oranında tazminata mahkûm edilir.

Konkordato komiseri kaç dosyaya aynı anda bakabilir?

İİK m. 290 uyarınca bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu