İcra ve iflas hukuku, alacaklıların alacaklarına kavuşmasını ve borçlunun haklarının korunmasını belirli usul kurallarına bağlayan kapsamlı bir alandır. Bu alanda karşılaşılan kavramlar; takip türlerinden itiraz mekanizmalarına, haciz çeşitlerinden iflas tasfiyesine kadar farklı hukuki süreçleri ifade eder. Alacağı rehne, kambiyo senedine veya herhangi bir senede bağlı olmayan alacaklılar, yalnızca para ve teminat alacaklarının tahsili için genel haciz yoluna başvurabilir. Cüzi icra sisteminde borçlunun karşısında tüm alacaklılar yer almadığı gibi borçlunun bütün malvarlığı değil, sadece borcu karşılamaya yetecek miktardaki malvarlığı haczedilerek takibe konu edilir. Takip sırasında borçlunun borca yetecek kadar malının bulunmadığını tespit eden haciz tutanağı ise geçici aciz belgesi niteliği taşır. Ayrıca adli tatil döneminde mahkemeler tatildeyken, icra daireleri ve icra mahkemeleri çalışmalarını kesintisiz sürdürür.
Ödeme Emrine İtiraz Yolları ve İtirazın Hükümden Düşürülmesi
Ödeme emrini tebellüğ eden borçlu, borcun tamamına karşı koyabileceği gibi kısmi itirazda da bulunabilir. Kısmi itirazın geçerli olabilmesi için itiraz edilen borç miktarının açıkça belirtilmesi zorunludur; itiraz edilen kısım açıkça gösterilmezse borcun tamamına itiraz edilmemiş sayılır. Adi senede dayalı takiplerde borçlu, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını ileri sürmek istiyorsa bunu açıkça imzaya itiraz olarak bildirmekle yükümlüdür. Kendisine yüklenemeyecek bir kusur veya mücbir sebep nedeniyle süresi içinde itiraz edemeyen borçlu ise engelin kalktığı tarihten itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itiraz başvurusunda bulunabilir. Tebligat Kanunu kurallarına aykırı olarak gerçekleştirilen usulsüz tebligatlar kural olarak geçersiz sayılmakla birlikte, muhatabın durumu fiilen öğrenmesi şartıyla geçerlilik kazanır.
Borçlunun takibe itiraz etmesi durumunda alacaklının önünde iki hukuki imkan yer alır. Elinde İcra ve İflas Kanunu'nda sayılan nitelikte belgeler bulunmayan alacaklı, itirazı gidermek amacıyla 1 yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Buna karşılık, elinde kanunda sayılı belgelerden biri bulunan alacaklı, 6 ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Borca itiraz halinde itirazın kesin kaldırılması istenirken, imzaya itiraz halinde itirazın geçici kaldırılması yoluna gidilir. Genel haciz yolunda itirazın geçici kaldırılmasına karar verildiğinde, alacaklı borçlunun malları üzerine geçici haciz konulmasını talep edebilir; borçlu ise bu karara karşı 7 gün içinde genel mahkemelerde borçtan kurtulma davası açma hakkına sahiptir.
Haciz, Satış ve Koruma Tedbirleri
Bir para alacağını güvence altına almak isteyen alacaklı, henüz kesinleşmiş bir takip olmasa dahi alacağını teminat altına almak amacıyla mahkemeden ihtiyati haciz kararı alarak borçlunun mal ve haklarına tedbiren el konulmasını isteyebilir. Haciz aşamasında, kanunda sınırlı sayıda sayılan bazı alacaklılar, başka bir alacaklının koydurduğu hacze ayrı bir icra takibi yapmalarına gerek kalmaksızın imtiyazlı olarak iştirak edebilir. Haczedilen malların paraya çevrilmesinde taşınır ve taşınmaz mallar için açık artırma yöntemi uygulanır ve hacizli mal en yüksek teklifi veren kişiye ihale edilir. Kanuna aykırı biçimde gerçekleştirilen bir ihale, ilgililerce icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurularak feshine karar verilmesi talebiyle dava konusu edilebilir.
Paraya çevirme aşamasında satılan malın bedeli takip alacağını karşılamaya yetmezse, icra müdürü alacaklının talebine gerek kalmaksızın kendiliğinden tamamlama haczi uygular. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde ise rehin konusu malın satış bedelinin alacağı karşılamaması halinde icra dairesince rehin açığı belgesi düzenlenerek alacaklıya teslim edilir.
Takibin Durdurulması, İptali ve Geri Alma Yolları
İlamsız icra takibinde takibin kesinleşmesinden sonraki evrede borcun itfa edilmesi, alacağın zamanaşımına uğraması veya alacaklının borçluya süre vermesine rağmen takibe devam etmesi hallerinde borçlu, icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini veya ertelenmesini talep edebilir. İlamlı icra takiplerinde de icra emrinin tebliğinden önce ya da sonra gerçekleşen itfa, zamanaşımı veya süre verme durumlarında borçlu icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Bir ilamın kısmen ya da tamamen icra edilmesinden sonra dayanak hükmün üst mahkemece borçlu lehine bozulması halinde ise borçlu icra dairesine başvurarak icranın eski hale iadesini talep edebilir. Maddi hukuk bakımından gerçekte borçlu olmadığı bir parayı cebri icra baskısı ve tehdidi altında ödemek zorunda kalan borçlu, ödediği tutarın iadesini sağlamak amacıyla ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde istirdat davası açabilir.
İflas Yolu ve İflas Tasfiyesi Usulleri
Takipli iflas yolunda mahkemece borçlunun iflasına karar verilmeden önce, borçluya borcunu mahkeme veznesine depo ederek iflastan kurtulabilmesi için 7 günlük kesin süre tanınır. Kanunda açıkça belirtilen sebeplerin varlığında ise alacaklılar önceden icra takibi yapmalarına gerek kalmaksızın doğrudan asliye ticaret mahkemesinde dava açarak borçlunun doğrudan doğruya iflasını talep edebilir. Belirli durumlarda borçlu da kendi iflasını doğrudan isteyebileceği gibi, kanuni şartlar oluştuğunda kendi iflasını talep etmekle yükümlü tutulabilir. İflas açıldığında iflas masasının kanuni temsilcisi iflas idaresidir; bu idare, birinci alacaklılar toplantısında aday gösterilen altı kişi arasından icra mahkemesince seçilen üç kişiden meydana gelir.
İflas tasfiyesinde izlenecek yöntem masadaki malvarlığının durumuna göre belirlenir. İflas masasına giren mal ve hakların değeri adi tasfiye giderlerini karşılamaya yetiyorsa adi tasfiye usulü yürütülür. Masadaki mal ve hakların adi tasfiye giderlerini karşılayamaması veya adi tasfiyenin 6 ay içinde sonuçlandırılamaması halinde alacaklıların vereceği kararla basit tasfiye usulü uygulanır. İflasta tasfiyeye konu edilebilecek hiçbir mal veya hakkın bulunmaması durumunda ise iflas dairesince tasfiyeye son verilerek tasfiyenin tatili ve iflasın kapatılması talep edilir.
Borçtan kurtulma davası hangi sürede ve nerede açılır?
Genel haciz yoluyla takipte itirazın geçici kaldırılmasına karar verilmesi üzerine borçlu, bu karara karşı 7 gün içinde genel mahkemelerde borçtan kurtulma davası açabilir.
İstirdat davası açma süresi ne kadardır?
Maddi hukuk uyarınca borçlu olunmayan bir tutarın icra tehdidi altında ödenmesi halinde, ödenen meblağın geri alınması amacıyla 1 yıl içinde genel mahkemelerde istirdat davası açılması gerekir.
Gecikmiş itiraz için öngörülen kanuni süre nedir?
Borçlunun kendisine yüklenemeyecek bir kusur veya mücbir sebep nedeniyle süresinde ödeme emrine itiraz edememesi halinde, engelin ortadan kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunulmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

