Mahkeme kararına dayanan bir icra takibi dosyası, alacaklı tarafından aktif biçimde yürütülmezse zamanla alacağı koruma işlevi yitirebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 39. maddesi, ilamlı takiplerin son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını açıkça düzenler. Süre ilamın verildiği tarihten değil, dosyadaki son icra işleminin tarihinden itibaren işlemeye başlar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1984, K. 2018/5784Kaynağı aç
On Yıllık Sürenin Başlangıç Noktası ve 'Son Muamele'
İİK m. 39, zamanaşımının başlangıcını 'son muamele' tarihine bağlamakta; ancak bu kavramın hangi işlemleri kapsadığını kanun metni tanımlamamaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/1395, K. 2015/19263 sayılı kararı bu belirsizliğe somut bir örnek üzerinden ışık tutmaktadır: icra müdürünün dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik kararı bir takip işlemi sayılmaz ve zamanaşımını kesmez; söz konusu kararda son muamele tarihi, dosyadaki araç haciz işleminin tarihiyle belirlenmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/1395, K. 2015/19263Kaynağı aç
Zamanaşımının kesilmesi için alacaklının icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir. Hangi somut işlemlerin bu niteliği taşıdığı kanun metninde sayılmamıştır; bu değerlendirme her olayın koşullarına göre ayrıca ele alınmayı gerektirir.
Aynı İlama Dayalı Mükerrer Takip ve Zamanaşımı
Takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan bir dosyanın yenilenmesi her zaman mümkünken alacaklı tarafından aynı taraflara ve aynı ilama dayalı olarak mükerrer bir takip başlatılması, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/1984, K. 2018/5784 sayılı kararında zamanaşımını kesmez biçiminde değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme söz konusu somut olayın koşullarına ilişkindir; kanun metninde her mükerrer takibe otomatik olarak uygulanacak genel bir hüküm yer almamaktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/3793, K. 2018/9032Kaynağı aç
Zamanaşımının Kesilmesi ve Yeniden Başlaması
Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesi, icra takibinde bulunmayı zamanaşımını kesen nedenlerden biri olarak saymaktadır. Kesme gerçekleştiğinde yeni bir süre işlemeye başlar; borç bir mahkeme kararına bağlanmışsa bu yeni süre her hâlde on yıldır (TBK m. 156). İcra takibiyle kesilmiş olan zamanaşımı ise alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar (TBK m. 157). Kanun, 'alacağın takibine ilişkin işlem' kavramını tanımlamamıştır; hangi işlemlerin bu kapsama girdiği her somut olaya göre değerlendirilmektedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 156Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 157Kaynağı aç
Bir dava veya def'i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı ise dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar (TBK m. 157/1). Bu durum icra takibiyle kesilen zamanaşımından farklı bir düzenlemeye tabidir; iki hüküm aynı kesme nedenine karşılık geliştirilmiş ayrı kurallar içermektedir.
İtiraz veya dava sürecinin başlangıcından hükmün kesinleşmesine kadar; taksit sözleşmesinin ise ihlaline kadar geçen süre, haciz isteme hakkının bir yıllık süresine dahil edilmez (İİK m. 78). Bu hüküm, yargılama sürecinin alacaklının elinde olmayan seyri nedeniyle hak kaybına uğramasını önler.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Yeniden haciz istemek, alacaklının yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır. İlamsız takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınmakla birlikte bu harç ve masraflar borçluya yüklenemez (İİK m. 78). Bu kural, ilamsız takiplere özgü bir düzenlemedir.
Borçlunun Zamanaşımı İtirazı: İcra Mahkemesine Başvuru
İcra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, icra mahkemesine dilekçeyle başvurarak borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir (İİK m. 33). İİK m. 33 bu başvuruda itfa ve imhal için belge koşulunu açıkça düzenlemekte; zamanaşımı ispatının hangi belgeye dayandırılacağı konusunda ise aynı ayrıntıyı içermemektedir. Talep kabul edilirse icra geri bırakılır; ancak zamanaşımı itirazının ispat koşullarının somut olayda nasıl uygulanacağı dikkatle değerlendirilmelidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
İcra emrinin tebliğinden sonraki dönemde ortaya çıkan zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri yedi günlük süreyle sınırlı değildir; bu tür istemler her zaman yapılabilir (İİK m. 33). İlamın zamanaşımına uğraması hâlinde borçlu, İİK m. 33 kapsamında icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir.
Geri Bırakma Talebi Reddedilirse: Teminat ve Kanun Yolları
İcra mahkemesi geri bırakma talebini reddederse borçlu, istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Bunun için alacağı karşılayacak nakit, taşınır ya da taşınmaz rehni, esham, tahvilat veya muteber banka kefaleti gösterilmesi gerekir. Borçlunun yeter malı zaten mahcuz ise ya da başvuru süresi içinde haczedilmişse bu teminatı gösterme zorunluluğu ortadan kalkar (İİK m. 33).
İlama karşı istinaf veya temyize başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyayı resmî mercie depo ettiğini ispat eden ya da eşdeğer teminat gösteren borçlu, icranın geri bırakılması için icra müdüründen süre isteyebilir (İİK m. 36). Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir. Devlet veya adlî yardımdan yararlanan borçlular bu süreçte teminat gösterme yükümlülüğünden muaftır. Nafaka hükümlerinde ise istinaf veya temyiz başvurusunu gerekçe göstererek bu yolun kullanılmasına olanak tanıyan süre verilemez (İİK m. 36).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İstinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtay'ca hükmün onanması hâlinde, alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir; mal ve haklar ise icra dairesince paraya çevrilir (İİK m. 36).
Sık Sorulan Sorular
İlamlı takipte on yıllık süre ilamın tarihinden mi başlar?
Hayır. On yıllık zamanaşımı süresi ilamın tarihinden değil, dosyadaki son muamele tarihinden itibaren işlemeye başlar (İİK m. 39).
İcra müdürünün dosyayı işlemden kaldırma kararı zamanaşımını keser mi?
Kesmez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/1395, K. 2015/19263 sayılı kararında bu kararın bir takip işlemi olmadığı ve zamanaşımını kesmeyeceği belirlenmiştir; söz konusu kararda son muamele, araç haciz işleminin tarihiyle esas alınmıştır.
İşlemden kaldırılan dosya yerine yeni bir takip açılırsa zamanaşımı kesilir mi?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/1984, K. 2018/5784 sayılı kararında, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan dosyanın yenilenebilecekken aynı taraflara ve aynı ilama dayalı olarak mükerrer bir takip başlatılmasının zamanaşımını kesmeyeceği değerlendirilmiştir. Bu sonuç söz konusu kararın somut olayına özgüdür; kanun metninde her mükerrer takip için genel bir hüküm bulunmamaktadır.
Zamanaşımı her icra işlemiyle yeniden mi başlar?
TBK'nın 157. maddesi uyarınca zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Borç mahkeme kararına dayandığında ise yeni süre her hâlde on yıldır (TBK m. 156). Kanun, hangi işlemlerin 'alacağın takibine ilişkin işlem' sayılacağını tanımlamamıştır; bu değerlendirme her olayın koşullarına göre yapılmaktadır.
Borçlu zamanaşımı itirazını yalnızca ilk yedi gün içinde mi yapabilir?
Hayır. İcra emrinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde yapılabilecek başvurunun yanı sıra, tebliğden sonraki dönemde tahakkuk etmiş zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir (İİK m. 33).
Nafaka kararlarında ilamlı takibin durdurulması mümkün müdür?
İstinaf veya temyiz başvurusunu gerekçe göstererek icranın geri bırakılması için süre verilmesi nafaka hükümlerinde mümkün değildir. İİK'nın 36. maddesi bu konuda açık bir istisna içermektedir.
Devlet borçlularının teminat yükümlülüğü var mıdır?
Yoktur. Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir borçlu, istinaf ya da temyiz başvurusunda icranın geri bırakılması için teminat göstermek zorunda değildir (İİK m. 36).
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

