Köftede domuz eti bulunmasının cezai sonucu, fiilin ilgili hükümlerde aranan unsurları karşılayıp karşılamadığına göre belirlenir. Türk Ceza Kanunu m. 185 bakımından yenilecek veya tüketilecek besinlere zehir katılması ya da başka suretle bozulması ve kişilerin hayatının ve sağlığının tehlikeye düşürülmesi aranır. Türk Ceza Kanunu m. 186 bakımından ise kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş gıdanın satılması, tedarik edilmesi veya bulundurulması gerekir. Türk Ceza Kanunu m. 157 bakımından hileli davranışla aldatma, zarar ve yarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 185Kaynağı aç
kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya
başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 186Kaynağı aç
sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri
veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak
yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma
veya satma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
Gıdayı bozarak sağlığı tehlikeye düşürmek
Türk Ceza Kanunu m. 185/1, yenilecek veya tüketilecek besinlere zehir katarak ya da başka suretle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kişiye iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Kanun metni domuz etini ayrıca zehir katma veya gıdayı bozma hâli olarak saymaz; tehlikeye düşürme unsurunun ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki fiiller dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenirse üç aydan bir yıla kadar hapis cezası uygulanır. Bu fıkra kasıtlı fiilin cezasını değiştirmez ve domuz eti bulunan köfte olayına kendiliğinden uygulanmaz.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıdanın ticareti
Türk Ceza Kanunu m. 186/1, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş veya değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyi ya da ilacı satan, tedarik eden veya bulunduran kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beş yüz güne kadar adlî para cezası verir. Metin domuz eti karışımını ayrıca düzenlemez; bozulma veya değiştirmenin hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak biçimde olması gerekir.
Bu suç, resmî izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenirse verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Artırım, suçun bu kapsamda işlenmesine bağlıdır.
Hileli davranış ve dolandırıcılık
Türk Ceza Kanunu m. 157/1, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilmesini öngörür.
Pahalı ve kaliteli et sunulduğu izlenimi verilerek maddi değeri düşük, sağlık ve dinî açıdan kabul görmeyen bir ürünün satılması dolandırıcılığı gündeme getirebilir. Bu ifade suçun oluştuğu anlamına gelmez; hile, aldatma, zarar ve yarar unsurlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Türk Ceza Kanunu m. 158/1(a), dolandırıcılığın dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Bu nitelikli hâl, dolandırıcılığın bu suretle işlenmesine bağlıdır ve köfte olayına kendiliğinden uygulanmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Türk Ceza Kanunu m. 158/1(h), tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenen dolandırıcılığı nitelikli hâl olarak düzenler. Kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamındaki fiilleri de bu bende girer. Bent, her ticari yanıltmayı kendiliğinden suç saymaz; hileli dolandırıcılık fiilinin belirtilen sıfat ve faaliyet sırasında işlenmesi gerekir.
Türk Ceza Kanunu m. 157 ve m. 158’deki suçlar üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artırılır. Bu artırımlar ilgili olgular ayrıca gerçekleşmeden uygulanmaz.
Şikâyet ve tazminat talebi
Şikâyetçi olan kişinin, işletmeden aldığı ürünü tükettiğine dair fatura veya benzeri bir kanıta sahip olması önemlidir. Bu, ürünün tüketildiğinin belgelenmesine ilişkin bir ispat önerisidir.
Tüketici, dolandırıcılık iddiası nedeniyle cezai işlem yanında uğradığı zarara bağlı olarak maddî ve manevî tazminat talep edebilir. Talebin ileri sürülebilmesi, tazminat hakkının kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez.
Suçtan elde edilen kazancın müsaderesi
Türk Ceza Kanunu m. 55/1, suçun işlenmesiyle elde edilen, suçun konusunu oluşturan veya suçun işlenmesi için sağlanan maddî menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilmesini düzenler. Müsadere için maddî menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir. Hüküm genel bir müsadere kuralıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 55Kaynağı aç
oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların
değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların
müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi
için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya
bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan
değerlerin müsaderesine hükmedilir.
(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın
müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin
hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Müsadere konusu eşya veya maddî menfaatlere elkonulamadığı ya da bunların merciine teslim edilmediği hâllerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
Türk Ceza Kanunu m. 55 kapsamındaki eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin Türk Medenî Kanunu’nun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.
Köftede domuz eti çıkması hangi suçu oluşturur?
Sonuç, fiilin hangi unsurları karşıladığına bağlıdır. Sağlığı tehlikeye sokacak bozma veya değiştirme ile hileli aldatmanın unsurları somut olayda ayrıca aranır.
Domuz eti kanunda zehir veya bozulmuş gıda sayılır mı?
İlgili hükümler domuz etini bu hâllerden biri olarak saymaz. Zehir katma, başka suretle bozma veya hayatı ve sağlığı tehlikeye sokacak değiştirme ayrıca aranır.
İçeriği gizlenen satış dolandırıcılık mıdır?
Kendiliğinden değildir. Hileli davranış, aldatma, zarar ve yarar birlikte gerçekleşirse Türk Ceza Kanunu m. 157 gündeme gelebilir.
Ticari faaliyette ceza hangi hâlde artar?
Tacir veya şirket yöneticisinin ticari faaliyeti sırasındaki dolandırıcılık nitelikli hâldir. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesinde ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlemede bir kat artırılır. Türk Ceza Kanunu m. 186’daki suç resmî izinli meslek veya sanat icrasında işlenmişse ceza üçte bir artar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

