Kıyı Kanunu Hükümleri ve Sahil Şeridi Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Kıyı Kanunu Hükümleri ve Sahil Şeridi Kuralları

Kıyı Kanununun Amacı ve Uygulama Alanı

3621 sayılı Kıyı Kanunu; deniz, tabii ve suni göl ile akarsu kıyıları ve bu yerlerin etkisinde olan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel niteliklerini koruyarak kamu yararına ve toplum yararlanmasına açılmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe konulmuştur.

Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliğiyle doğrudan ilgili Türk Silahlı Kuvvetleri veya Sahil Güvenlik Komutanlığına ait harekat ve savunma amaçlı alanlarda özel kanun hükümleri uygulanır; konut ve sosyal tesisler bu istisnanın dışındadır. Diğer mevzuat hükümleriyle belirlenen alanlarda ise bu özel kanunların 3621 sayılı Kanun'a aykırı olmayan kuralları geçerlilik taşır.

Kıyı Çizgisi, Kıyı Kenar Çizgisi ve Sahil Şeridi Ölçütleri

Kanuni rejim kapsamında suyun taşkın dönemleri dışında karaya temas ettiği noktaların oluşturduğu hat kıyı çizgisi olarak tanımlanır. Kıyı kenar çizgisi ise su hareketlerinin kara istikametinde meydana getirdiği kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık ve bataklık alanların tabii sınırını ifade eder. Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasında kalan saha kıyı kabul edilir. Sahil şeridi ise kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alanı kapsar; bu derinlik belirlenirken en az 100 metre kuralına uyulmak şartıyla sahil şeridindeki ve gerisindeki kullanımlar ile doğal eşikler göz önünde bulundurulur.

Kıyı Kenar Çizgisinin Tespiti ve Temel İlkeler

Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; kamu yararının öncelikli olduğu bu alanlar herkesin eşitlik ve serbestlik ilkeleri dairesinde yararlanmasına açıktır. Kıyıda ve sahil şeridinde herhangi bir planlama veya uygulama gerçekleştirilebilmesi için öncelikle kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi zorunludur. Kıyı kenar çizgisinin henüz tespit edilmediği yerlerde talepte bulunulması halinde bu işlemin başvuruyu izleyen üç ay içinde yapılması kanuni zorunluluktur.

Kıyı kenar çizgisi tespiti, valilikler bünyesinde kamu görevlilerinden kurulan en az 5 kişilik bir komisyon eliyle yürütülür. Bu kurul jeoloji mühendisi, jeolog veya jeomorfolog, harita ve kadastro mühendisi, ziraat mühendisi, mimar ve şehir plancısı ile inşaat mühendisinden meydana gelir. Komisyonca belirlenip valiliğin uygun görüşüyle iletilen tespit, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onay vermesiyle yürürlük kazanır.

Sahil Şeritlerinde Yapılaşma ve Kullanım Düzeni

Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebilir. Taşıt yolları ise sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşma sınırı gerisinde kalan alanda düzenlenebilir.

Uygulama imar planı bulunmayan sahil şeritlerinde Kanunda gösterilen mesafeler dahilinde hiçbir yapı ve tesis inşa edilemez. Uygulama imar planı olan sahil şeritlerinde ise duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek ve kazık gibi engeller yapılamaz; atık ve artıklar dökülemez ya da kazı yürütülemez. Bununla beraber uygulama imar planı kararıyla toplum yararlanmasına açık olmak şartıyla konaklama içermeyen günübirlik turizm yapı ve tesisleri kurulabilir.

3621 sayılı KIYI KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – Uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4 üncü maddede belirtilen mesafeler içinde hiç bir yapı ve tesis yapılamaz. Uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemez, kazı yapılamaz. Ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günü birlik turizm yapı ve tesisleri yapılabilir. Kıyı Kenar Çizgisinin Tespiti

Sahil şeridinde Kanunun 8. maddesinde belirtilen hükümlere uygun olarak yapılan yapıların bu niteliklerinin tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmesi zorunludur.

Kıyılarda Yasaklar ve İstisnai Tesisler

Kıyılarda kural olarak hiçbir yapı yapılamaz. Bu alanlarda halkın eşit ve serbest kullanımını sınırlandıran duvar, çit, parmaklık, tel örgü, kazık veya hendek gibi unsurlar oluşturulamaz; kıyının tabii yapısını bozacak ölçekte kazı yapılamaz, kum ve çakıl alınamaz ve moloz, çöp, cüruf gibi kirleticiler dökülemez.

3621 sayılı KIYI KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez. Kıyılara moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez. (Ek fıkra:14/2/2020-7221/21 md.) Kıyının kumluk veya çakıllık olduğu alanlarda denize girme, güneşlenme, amatör su sporları gibi faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik rekreatif amaçlı iskele yapılamaz. Ancak, kıyının kayalık karakter gösterdiği ya da kıyının kumluk veya çakıllık olmasına rağmen niteliği gereği su alanından başka türlü faydalanmanın mümkün olmadığı zorunlu hallerde genişliği üç metreyi geçmeyen ve platform niteliği taşımayan rekreatif amaçlı iskeleler yapılabilir. Buna ilişkin usul ve esaslar; 2634 sayılı Kanun kapsamındaki alanlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken, diğer alanlarda ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenir. Kıyıda imar planı kararı ile; a) İskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları gibi, kıyının kamu yararına kullanımı ve kıyıyı korumak amacına yönelik alt yapı ve tesisler, Sahil Güvenlik Komutanlığının faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı gemi/bot karakolları ve destek birimi binaları,[4] b) Faaliyetlerinin özellikleri gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan tersane, gemi söküm yeri ve su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri gibi, özelliği olan yapı ve tesisler, c) (Ek: 3/7/2005-5398/13 md.) Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanları, d) (Ek: 31/7/2008-5801/3 md.) Uluslararası spor otoritelerinin, Türkiye’de spor faaliyetlerinin düzenleneceğine dair kararı gereğince Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu spordan sorumlu Bakanlığın izni doğrultusunda, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun (I) sayılı Cetvelinde düzenlenen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, aynı Kanunun (II) sayılı Cetvelinde düzenlenen özel bütçeli idareler, belediyeler ile il özel idareleri tarafından her türlü spor aktiviteleri ve organizasyonların yapılmasına/yaptırılmasına yönelik spor tesisleri ve zorunluluk arz eden durumlarda bunların tamamlayıcı konaklama tesisleri, e) (Ek: 18/6/2017-7033/33 md.) Trabzon, Rize ve Zonguldak illerinde 24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu kapsamında kalan sağlık tesisleri hariç olmak üzere, Cumhurbaşkanınca alınacak kamu yararı kararı doğrultusunda kurulacak sağlık tesisleri ve alternatif alan bulunmaması durumunda 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununa göre kurulan, işletilen ve mevcut en iyi teknikleri kullanan endüstri bölgeleri,[5][6] f) (Ek: 29/11/2018-7153/18 md.) Enerji iletim hatları, g) (Ek:14/2/2020-7221/21 md.) Millet bahçeleri, Yapılabilir. (Ek fıkra: 29/11/2018-7153/18 md.) (Değişik fıkra:2/5/2024-7501/4 md.) İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile bu Kanun kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak ilan edilen alanlarında imar planı yapılmaksızın yenilenebilir enerji üretim santralleri kurulabilir. (Ek fıkra:2/5/2024-7501/4 md.) İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile bu Kanun kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerde imar planı yapılmaksızın 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre hidrolik kaynaklara dayalı önlisans veya üretim lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından yenilenebilir enerji kaynağına dayalı birden çok kaynaklı üretim tesisi kurulabilir. Söz konusu alanlarda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne veya sulama birliklerine ait tarımsal sulama amaçlı tesislerin elektrik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün izniyle sulama birlikleri tarafından yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik üretim tesisi kurulabilir. Ayrıca belediye sınırları içerisinde yer alan söz konusu alanlarda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün izni ile ilgili belediyeler ve bağlı kuruluşları tarafından yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik üretim tesisi kurulabilir. (Ek fıkra: 3/7/2005 – 5398/13 md.) Özelleştirme kapsam ve programına alınan ve sahil şeridi belirlenen veya belirlenecek olan alanlar ile kıyı ve dolgu alanlarında yapılacak yat ve kruvaziyer limanlarının ihtiyacı olan yönetim birimleri, destek birimleri, bakım ve onarım birimleri, teknik ve sosyal altyapı ve konaklama birimleri ile ilgili kullanım kararları ve yapılanma şartları imar plânı ile belirlenir. Bu yapı ve tesisler yapım amaçları dışında kullanılamazlar. Doldurma ve Kurutma Yoluyla Arazi Kazanma ve Bu Araziler Üzerinde Yapılabilecek Yapılar

Kumluk ve çakıllık sahalarda güneşlenme, denize girme ve amatör su sporları gayesiyle rekreatif iskele yapılması yasaktır. Yalnızca kıyının kayalık özellik gösterdiği ya da kumluk veya çakıllık olmasına rağmen niteliği gereği su alanından başka türlü faydalanmanın mümkün bulunmadığı zorunlu durumlarda, genişliği üç metreyi aşmayan ve platform vasfı taşımayan rekreatif iskeleler yapılabilir.

Kıyıda imar planı kararı ile iskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, dalgakıran, fener, çekek yeri gibi kıyının kamu yararına kullanımı ve korunmasına yönelik altyapı ve tesisler ile faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığı karakol ve destek binaları yapılabilir. Ayrıca faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan tersane, gemi söküm yeri ve su ürünleri üretim tesisleri ile kruvaziyer ve yat limanı, spor tesisleri, belirli illerde sağlık tesisleri, enerji iletim hatları ve millet bahçeleri imar planı kararıyla kurulabilir. Kıyıda yapılmasına izin verilen yapı ve tesisler yapım amaçları dışında kullanılamaz.

Kıyılarda ve doldurma veya kurutma yoluyla edinilen alanlarda yapımı Kanunen mümkün görülen yapı ve tesislerin gerçekleştirilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığından izin alınması şarttır; bu izin yapı ruhsatı düzenlenmesi bakımından yeterli sayılır.

Köy ve Kırsal Yerleşmelerdeki Mevcut Yapıların Durumu

11 Temmuz 1992 tarihinden önce yapıldığı dönemin mevzuatına uygun inşa edilmiş bulunan yapılar özel bir koruma rejimine tabidir. Büyükşehir belediyesi sınırlarında köykenden mahalleye dönüşüp kırsal yerleşik alan sayılan sahalar ile köy statüsünü koruyan yerleşmelerin sahil şeridinde kalan mevcut binaları korunur. Bu binalar üzerinde kat mülkiyeti kurulmaması, kazanılmış hak doğurmaması ve mevcut kontur ile gabarinin aşılmaması koşuluyla yöresel mimariye uygun onarım, cephe değişikliği ve güçlendirme yapılabilir.

3621 sayılı KIYI KANUNU m. Ek Madde 3Kaynağı aç
Ek Madde 3 – (Ek:14/2/2020-7221/23 md.) 11/7/1992 tarihinden önce yapıldığı tarihteki mevzuatına uygun olarak yapılan yapılardan; a) Büyükşehir belediye sınırları içinde köyden mahalleye dönüşen ve ilgili idaresince kırsal yerleşik alan kabul edilen yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan yapılar, b) Belediye sınırları içinde olanlar dâhil köy statüsünü koruyan, köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan yapılar, mevcut haliyle korunur. Bu yapılar, kat mülkiyeti tesis edilmemek ve herhangi bir müktesep hak teşkil etmemek ve mevcut kontur ve gabari aşılmamak kaydı ile yöreye uygun cephe değişikliği ve onarımı ile can ve mal güvenliği için güçlendirme yapılarak kullanılabilir. Bu nitelikteki köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı yapılamaz.

Söz konusu düzenleme mevcut yapıların kullanımına olanak tanımakla birlikte, bu nitelikteki köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kısımlarında yeni yapı inşa edilmesini kesin olarak yasaklamaktadır.

Denetim Yetkisi, İdari Yaptırımlar ve Cezai Hükümler

Kanun kapsamındaki alanlardaki uygulamaların kontrolü; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında ise valilikçe yürütülür ve ilgili bakanlıkların teftiş ve kontrol yetkileri saklıdır. Bu alanlardaki ruhsatsız yapılar ile ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. İlgili kanunlarda belirtilen makamların yetkileri saklı kalmak üzere, 15. maddede belirtilen idari yaptırımlara karar vermeye mahalli mülki amir yetkilidir.

3621 sayılı KIYI KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – (Değişik: 23/1/2008 – 5728/466 md.) Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlara ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerin beş günden fazla olmamak üzere belirlenen süre zarfında kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında engellerin ilgililer tarafından kaldırılmaması halinde, masrafı yüzde yirmi zammıyla birlikte kendilerinden kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tahsil edilmek üzere kamu gücü kullanılmak suretiyle derhal kaldırılır. Kabahatin tekrarı halinde, ceza üst sınırdan verilir. Birinci fıkrada sayılan yerlerden kum, çakıl alanlara üçbin Türk Lirasından onbeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Birinci fıkrada sayılan yerlere moloz, toprak, cüruf, çöp gibi atık ve artıkları dökenler, atılan veya dökülen maddenin niteliğine, çevreyi kirletici ve bozucu etkisine göre Türk Ceza Kanunu, Kabahatler Kanunu veya Çevre Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır. Yukarıdaki fıkralarda sayılan fiillerin kıyının doğal yapısını bozacak bir etki meydana getirmesi halinde, daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, failleri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Birinci fıkrada sayılan yerlerde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı yapan kişilere Türk Ceza Kanunu veya İmar Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılır. İlgili kanunlarda belirtilen makamların yetkileri saklı kalmak üzere, bu maddede belirtilen idarî yaptırımlara karar vermeye mahalli mülki amir yetkilidir. Yönetmelik

Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlara idari para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerin beş günden fazla olmamak üzere belirlenen süre zarfında kaldırılmasına karar verilir; bu süre zarfında engellerin ilgililer tarafından kaldırılmaması halinde masrafı yüzde yirmi zammıyla birlikte tahsil edilmek üzere kamu gücü kullanılmak suretiyle derhal kaldırılır. Kabahatin tekrarı halinde ceza üst sınırdan verilir. Sayılan bu alanlardan kum ve çakıl alanlar hakkında da idari para cezası uygulanır.

15. maddenin önceki fıkralarında sayılan yerlere moloz, toprak, cüruf, çöp gibi kirletici atık ve artıkları dökenler, dökülen maddenin niteliğine ve çevreyi bozucu etkisine göre Türk Ceza Kanunu, Kabahatler Kanunu veya Çevre Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır. Maddenin önceki fıkralarında sayılan fiillerin kıyının doğal yapısını bozacak bir etki meydana getirmesi halinde, daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde failleri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı yapan kişilere ise Türk Ceza Kanunu veya İmar Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılır.

Kıyı kenar çizgisi nedir ve kimler tarafından belirlenir?

Kıyı kenar çizgisi, su hareketlerinin kara yönünde oluşturduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık ve bataklık gibi alanların tabii sınırıdır. Bu sınır valiliklerce kamu görevlilerinden görevlendirilen jeoloji mühendisi (veya jeolog ya da jeomorfolog), harita ve kadastro mühendisi, ziraat mühendisi, mimar ve şehir plancısı ile inşaat mühendisinden oluşan en az 5 kişilik komisyonca tespit edilir ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onayıyla yürürlüğe girer.

Sahil şeridinde yapı yaklaşma mesafesi ne kadardır?

Sahil şeritlerinde inşa edilecek yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Kıyı kenar çizgisi ile bu yapı yaklaşma mesafesi arasında kalan alanlar sadece yaya yolu, seyir, dinlenme, gezinti ve rekreaktif amaçlı kullanımlara tahsis edilebilir.

Kumluk veya çakıllık alanlara rekreatif iskele yapılabilir mi?

Kural olarak kumluk veya çakıllık kıyılarda güneşlenme, denize girme ve amatör su sporları amaçlı rekreatif iskele kurulamaz. Sadece kıyının kayalık olduğu ya da kumluk veya çakıllık olmasına karşın niteliği gereği su alanından başka biçimde faydalanmanın mümkün bulunmadığı zorunlu durumlarda, genişliği üç metreyi aşmayan ve platform niteliği taşımayan iskeleler inşa edilebilir.

Kıyıda ruhsatsız yapı yapılmasının cezası nedir?

Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapı yapan kişilere, Türk Ceza Kanunu veya İmar Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılarak uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu