Kira sözleşmesinde kefilin sorumluluğu; kefilin sözleşmede kendi el yazısıyla açıkça belirttiği azamî miktar, kefalet tarihi ve kararlaştırılan süre sınırıyla sınırlıdır. Kanunda öngörülen geçerlilik şekline uyulmadan düzenlenen veya azami parasal sınır ile süre sınırı içermeyen sınırsız kefalet hükümleri hukuken geçersizdir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 583Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/1448, K. 2012/4813Kaynağı aç
Kefalet Sözleşmesinin Şekil Şartları ve El Yazısı Zorunluluğu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin metinde yer alması zorunludur. Kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması hâlinde bu sıfatla ya da bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini sözleşmede bizzat kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16219, K. 2013/17233Kaynağı aç
Kendi adına kefil olma konusunda üçüncü bir kişiye özel yetki verilmesi ve kefil olma vaadinde bulunulması da aynı yazılı şekil ve el yazısı koşullarına bağlıdır. Taraflar yazılı şekle riayet ederek kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırabilir. Kefalet sözleşmesinde sonradan gerçekleştirilen ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kanunda öngörülen şekil kurallarına uyulmadığı müddetçe hüküm ifade etmez.
Eşin Rızası Şartı ve Kanuni İstisnaları
Evli kişilerin kira ilişkisinde kefalet vermesi, kural olarak diğer eşin yazılı onayına bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi uyarınca, mahkeme tarafından verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadığı veya kanunen ayrı yaşama hakkı doğmadığı sürece eşin yazılı rızası zorunlu olup bu onayın en geç kefalet sözleşmesinin imzalandığı sırada temin edilmiş olması gerekir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 584Kaynağı aç
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına, adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine veya kefil yararına mevcut güvencelerin önemli ölçüde azalmasına yol açmayan değişikliklerde eşin rızası aranmaz.
Buna karşın kanun koyucu, ticari ve mesleki hayatın olağan akışını korumak amacıyla bazı istisnalar getirmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ticaret siciline kayıtlı bir işletme sahibi, şirket ortağı ya da şirket yöneticisinin ticari faaliyetle bağlantılı kefaletlerinde veya sicile kayıtlı esnaf ve sanatkârların meslekleriyle ilgili taahhütlerinde eşin rızasını alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Benzer şekilde faiz destekli krediler ile kamu kurumları ve kooperatifler aracılığıyla kullandırılan kredilerde verilecek kefaletler de bu rıza kuralının dışındadır.
Müteselsil Kefalette Takip Koşulları ve Rehnin Önceliği
Kira sözleşmesine müteselsil kefil olarak imza atılması durumunda dahi kiraya veren, asıl kiracıya yönelmeden kefile dilediği gibi başvuramaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesinin ilk fıkrası doğrultusunda, alacaklının asıl borçluyu takip etmeksizin veya mevcut taşınmaz rehnini paraya çevirmeksizin kefile yönelebilmesi; öncelikle kiracının ödemede gecikmiş olmasına ve kendisine çekilen ihtarın sonuçsuz kalmasına ya da kiracının aleni bir ödeme aczi içinde bulunmasına bağlıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 586Kaynağı aç
Alacak, teslime bağlı bir taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının hâkim tarafından önceden belirlenmesi, borçlunun iflas etmesi veya borçlu hakkında konkordato mehli verilmesi hâllerinde ise rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulması mümkündür.
Sözleşmenin Uzaması, Kira Artışları ve Sorumluluğun Kapsamı
Kira sözleşmelerinde kefilin sorumluluğu kural olarak sözleşmede kararlaştırılan kira süresi ile sınırlıdır. Yazılı şekilde düzenlenen, süresi ve ödenecek kira bedeli açıkça gösterilen bir kira sözleşmesini imzalayan kefil, süre ve miktar belirli olduğundan sözleşmede belirlenen süre boyunca kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu kira bedellerinden sorumludur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/5627, K. 2013/16337Kaynağı aç
Belirli süreli kira sözleşmesinin kanunen veya tarafların iradesiyle uzaması durumunda kefilin sorumluluğu her uzayan dönem için kendiliğinden ve sınırsız şekilde devam etmez. Uzayan dönem bakımından kefaletin sürebilmesi için sözleşmede kefaletin uzayan dönemde de devam edeceğinin açıkça kararlaştırılması ve kefilin azami hangi süreyle ve hangi miktarla sorumlu olacağının açıkça gösterilmesi şarttır. Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine dayanan ve kefili sınırsız sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçersiz olup hâkim bu hususu resen gözetir.
Sözleşmede artış oranı kararlaştırılmış olsa dahi uzayan dönemde kefilin azami sorumlu olacağı süre belirlenmemişse uzayan döneme ilişkin kefalet geçersiz sayılır ve kefilin borcu ilk sözleşme süresi ile sınırlı kalır. Kiracı taşınmazda kaldığı sürece kefaletin süreceğine dair kayıtlar azami süre ve azami tutar taşımadığı takdirde geçersizdir; nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2012/1448 Esas, 2012/4813 Karar sayılı ve 2013/5627 Esas, 2013/16337 Karar sayılı kararları ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2709 Esas, 2017/4211 Karar sayılı ilamı da azami miktar ve süre içermeyen uzayan dönem kayıtlarında sorumluluğun ilk süreyle sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2709, K. 2017/4211Kaynağı aç
Kefilin kira artışları ve enflasyon farklarından sorumluluğu el yazısıyla belirttiği azami miktar tavanı ile sınırlı olup sınırsız kefalet taahhütleri geçersizdir. Kiracının kiralananı tahliyesinden veya sözleşmenin feshinden önce tahakkuk eden kira bedelleri, aidatlar, ortak giderler ve faizlerden kefil azami limit dâhilinde sorumlu tutulurken fesih sonrasındaki gelecek dönem kiralarından sorumlu tutulamaz. Kiralananda oluşan hasar ve tazminatlardan sorumluluk ise sözleşmede açıkça kararlaştırılmasına ve el yazısıyla gösterilen azami tutarın aşılmamasına bağlıdır.
İşletme Devri, İtiraz Hakları, Zamanaşımı ve Kefilin Vefatı
İşyeri kiralarında kiracının değişmesi ya da işletmenin devredilmesi durumunda kefilin sorumluluğunun sürmesi, bu devre açıkça rıza göstermiş olmasına bağlıdır; kefilin onay vermediği devirlerin ardından ortaya çıkan borçlar kefile yüklenemez. Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346. maddesi uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya kira bedeli ile yan giderler haricinde başkaca bir mali yükümlülük getirilemeyeceği gibi, kiranın vaktinde ödenmemesi hâlinde ceza koşulu uygulanacağına veya ileriki aylara ait kira bedellerinin muaccel hâle geleceğine dair sözleşme hükümleri kiracı aleyhine düzenleme yasağı uyarınca kesin olarak geçersizdir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/7529, K. 2014/64Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 346Kaynağı aç
İlamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ edilen kefil yasal 7 günlük süre içinde icra dairesine başvurarak borca, imzaya, el yazısı unsurlarına veya faize itiraz edebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kira bedelleri ve diğer dönemsel edim alacakları beş yıllık zamanaşımına tabi olduğundan kefil bu zamanaşımı def'ini ileri sürebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
Kefilin ölümü durumunda vefat tarihine kadar birikmiş borçlar azami miktar sınırını aşmamak kaydıyla mirasçılara intikal eder; vefat sonrası uzayan dönem borçları mirasçılara yüklenemez. Mirasçılar mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanda bulunarak mirası reddedebilir. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesi uyarınca mirasbırakanın vefatı anında ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras hükmen reddedilmiş sayılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
Kefalet sözleşmesinde el yazısıyla hangi unsurların yazılması zorunludur?
Kefilin bizzat kendi el yazısıyla sorumlu olacağı azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle borç altına girdiğini belirtmesi zorunludur.
Kira sözleşmesinde eşin rızası hangi hâllerde aranmaz?
Mahkemece ayrılık kararı verilmesi veya yasal ayrı yaşama hakkının bulunmasının yanı sıra; ticaret siciline kayıtlı işletme sahipleri, şirket ortak ve yöneticileri ile esnaf siciline kayıtlı esnaf ve sanatkârların mesleki faaliyetleriyle ilgili kefaletlerinde eş rızası aranmaz.
Müteselsil kefile başvurulabilmesi için hangi şartların gerçekleşmesi gerekir?
Alacaklının müteselsil kefili takip edebilmesi için kiracının ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya kiracının açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması şarttır.
Kira sözleşmesi uzadığında kefilin sorumluluğu devam eder mi?
Kira sözleşmesinin kanunen veya iradi olarak uzaması durumunda kefilin sorumluluğu kendiliğinden devam etmez; kefaletin sürebilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması ve kefilin azami sorumlu olacağı süre ile miktarın açıkça gösterilmesi gerekir.
Kira alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesi uyarınca kira bedelleri ve dönemsel edim alacakları beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

