Kıdem ve ihbar tazminatı, iş sözleşmesinin sona erme şekline ve işçinin çalışma süresine bağlı olarak hesaplanan temel işçilik alacaklarıdır. Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışan işçinin her tam çalışma yılı için kural olarak 30 günlük son giydirilmiş brüt ücreti üzerinden ve artan süreler oranlanarak hesaplanır. İhbar tazminatı ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenen yasal bildirim sürelerine uyulmaksızın gerçekleştirilen fesihlerde, bildirim süresine karşılık gelen giydirilmiş brüt ücret üzerinden ödenir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Kıdem Tazminatına Hak Kazanma ve Hizmet Süresinin Hesabı
İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Kural olarak kendi isteğiyle istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz; ancak iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı bir nedene dayanılarak feshedilmesi halinde kıdem tazminatı ödenir. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdi devam ettiği sürece her geçen tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı verilir ve bir yılı aşan süreler bakımından da aynı oran esas alınarak hesaplama yapılır.
İşçilerin kıdem süreleri tespit edilirken, hizmet akdinin kesintisiz devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçirilen tüm süreler toplanarak hesaplanır. İşyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından devreden ve devralan her iki işveren birlikte sorumludur. Ancak işyerini devreden işverenin sorumluluğu, işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesiyle sınırlı tutulmuştur. İşçinin vefatı halinde ise doğan kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılarına ödenir.
Kıdem Tazminatı Hesaplama Usulü ve Giydirilmiş Brüt Ücret
Kıdem tazminatı hesabında işçinin her bir tam yıllık çalışma süresi 30 gün kabul edilir ve iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki son brüt ücret üzerinden hesaplama yapılır. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına esas 30 günlük yasal süre, hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleriyle işçi lehine artırılabilir.
Tazminata esas ücret belirlenirken yalnızca çıplak ücret değil, giydirilmiş brüt ücret dikkate alınır. Bu çerçevede asıl ücrete ilave olarak işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanuni menfaatler ile yol ve yemek gibi düzenli yan ödemeler hesaba katılır. Kıdem tazminatı kural olarak son ücret üzerinden hesaplanmakla birlikte; parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı durumlarda son bir yıl içinde ödenen ücretin çalışılan günlere bölünmesiyle ortalama ücret tespit edilir. Son bir yıl içinde ücrete zam yapılmışsa, fesih tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücret aynı süre içindeki çalışma günlerine bölünerek ortalama ücret bulunur.
Kıdem Tazminatı Tavanı, Yasal Kesintiler ve Gecikme Faizi
Kıdem tazminatı hesaplamalarında kanuni bir üst sınır geçerlidir. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını aşamaz. İşçinin brüt ücreti bu tavan sınırın üzerinde olsa dahi hesaplamada tavan tutar esas alınır; ancak taraflar işverenin bu üst sınıra bağlı kalmaksızın tavanı aşan tutarda ödeme yapacağını sözleşmeyle kararlaştırabilir.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin 7. bendi uyarınca kıdem tazminatı gelir vergisinden muaftır; ancak yasal tavanı aşan bir ödeme yapılması kararlaştırılmışsa tavanı aşan kısım gelir vergisine tabi olur. Kıdem tazminatı ödemesinden yalnızca damga vergisi kesintisi yapılır. Ayrıca iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra hak kazanılan bir ödeme niteliğinde olduğundan kıdem tazminatından sigorta primi kesintisi yapılmaz.
1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi durumunda açılacak dava sonucunda hakim, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verir.
İhbar Tazminatı Şartları ve Bildirim Süreleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi zorunludur. Bildirim şartına uymaksızın iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın fesheden taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür. İşveren dilerse bildirim süresine ait ücreti peşin ödemek suretiyle de sözleşmeyi feshedebilir. İstifa eden işçi bakımından sözleşmeyi fesheden taraf işveren olmadığından işçinin ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
İhbar bildirim süreleri işçinin kıdemine göre belirlenir. 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre işi 6 aydan az sürmüş işçi için 2 hafta, 6 aydan 1,5 yıla kadar sürmüş işçi için 4 hafta, 1,5 yıldan 3 yıla kadar sürmüş işçi için 6 hafta ve 3 yıldan fazla sürmüş işçi için 8 haftadır. Kanunda belirlenen bu süreler asgari nitelikte olup sözleşmelerle artırılabilir. İhbar tazminatı ve peşin ödenecek bildirim süresi ücretinin hesabında çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve kanundan doğan menfaatler dikkate alınır. İhbar tazminatında kıdem tazminatında olduğu gibi herhangi bir yasal tavan veya üst sınır kısıtlaması uygulanmaz.
4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümleri kapsamı dışındaki işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirildiği hallerde, işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması durumunda ayrıca ihbar tazminatı ödenmesi gerekir.
Dava Şartı Arabuluculuk ve Sürelerin Durması
Kıdem ve ihbar tazminatı dahil iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarına ilişkin hukuki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması zorunludur. Arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamaması durumunda mahkemede dava açılabilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 17. fıkrası gereğince arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
İstifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir mi?
Kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatı talep edemez; ancak iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı bir nedene dayanılarak feshedilmesi halinde kıdem tazminatı hakkı doğar.
Kıdem tazminatı hesabında bir tam yılı aşan süreler dikkate alınır mı?
1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca işçinin her tam çalışma yılı için 30 günlük ücret ödenir; bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden kıdem tazminatı hesaplanır.
Kıdem tazminatından hangi yasal kesintiler yapılır?
Kıdem tazminatından yasal tavana kadar olan kısım için yalnızca damga vergisi kesintisi yapılır; gelir vergisi ve sigorta primi kesintisi uygulanmaz. Yasal tavanı aşan bir ödeme kararlaştırılmışsa tavanı aşan tutar gelir vergisine tabi olur.
İhbar tazminatında bir üst sınır veya tavan ücret var mıdır?
İhbar tazminatı ödemelerinde herhangi bir üst sınır veya yasal tavan kısıtlaması bulunmamaktadır; tazminat işçinin giydirilmiş brüt ücreti ve bildirim süresi esas alınarak ödenir.
İhbar bildirim süreleri ne kadardır ve sözleşmeyle uzatılabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca bildirim süreleri çalışma süresine göre 2, 4, 6 veya 8 haftadır; bu yasal süreler asgari olup sözleşmelerle artırılabilir.
Kıdem tazminatının gecikmesi halinde hangi faiz türü uygulanır?
1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi durumunda gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmedilir.
Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işler mi?
7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 17. fıkrası uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

