1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi, kıdem tazminatını belirli sona erme hâllerine bağlar. Maddede düzenlenen fesih, kadının evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla sözleşmeyi bitirmesi veya işçinin ölümü söz konusuysa, işe başlanılan tarihten itibaren her tam hizmet yılı için otuz günlük ücret ödenir. Bir yılı aşan süreler aynı oranla hesaplanır.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Hangi sona erme hâlleri ödemeye bağlanır
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi otuz günlük ücreti üç sona erme görünümüne bağlar: maddede düzenlenen fesih, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle sözleşmeyi bitirmesi ve işçinin ölümü. Tam hizmet yılları ayrı ayrı dikkate alınır; bir yılı aşan süre aynı oranla hesaplanır.
Birinci bendin dördüncü fıkrasındaki aylık veya toptan ödeme amacıyla ayrılmadan yararlanacak işçi, aylığa ya da toptan ödemeye hak kazandığını ve bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa başvurduğunu belgelemek zorundadır. İşçinin ölümü hâlinde bu belgeleme şartı aranmaz.
İşçinin ölümü nedeniyle 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca doğan kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılara ödenir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 440. maddesine göre iş sözleşmesi işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erer. İşveren, sağ kalan eşe ve ergin olmayan çocuklara, bunlar yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere ölüm gününden başlayarak bir aylık ücret öder. Hizmet ilişkisi beş yıldan uzun sürmüşse ödeme iki aylık ücret tutarındadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 440Kaynağı aç
İşçinin ve işverenin bildirimsiz fesih imkânı
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi, sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olmasına bakılmaksızın işçiye, maddede yazılı hâllerde sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeden fesih imkânı verir. Bu hüküm fesih hakkını düzenler. Kıdem tazminatının hangi sona ermede ödeneceği, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesindeki şartlara bağlıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde ücretin kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun hesaplanmaması ya da ödenmemesi ayrı bir fesih sebebi olarak yer alır. Eksik iş verilmesinde ücret farkının karşılanmaması ve çalışma şartlarının uygulanmaması da aynı maddede ayrı sebepler arasında sayılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi, belirli veya belirsiz süreli sözleşmede işverene, maddede yazılı sağlık, ahlak ve iyiniyet ile zorlayıcı sebep hâllerinde ve gözaltı veya tutukluluk nedeniyle devamsızlığın bildirim süresini aşması durumunda sözleşmeyi sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeden feshetme imkânı tanır. Bentler, her fesihte kıdem tazminatını kaldıran veya işe iade yolunu kapatan bir sonuç şeklinde ayrıca düzenlenmemiştir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Sağlık sebeplerine ilişkin (a) alt bendi dışındaki hastalık, kaza, doğum ve gebelik hâllerinde işverenin bildirimsiz fesih hakkı, işçinin çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerinin altı hafta aşılmasından sonra doğar. Doğum ve gebelikte bu süre 74. maddedeki sürenin bitiminde işlemeye başlar. Askı süresince ücret işlemez.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin son fıkrası, işçinin feshin bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21. maddeler çerçevesinde yargı yoluna başvurabileceğini belirtir. Bu fıkra başvuruyu kendiliğinden kapatan bir hüküm olarak yazılmamıştır. Başvurabilme ifadesi, her olayda dava açma zorunluluğu veya başvurunun kabul edileceği anlamına gelmez.
Ücretin belirlenmesi ve tavan
Kıdem tazminatı son ücret üzerinden hesaplanır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hâllerde son bir yılda ödenen ücret, o sürede çalışılan günlere bölünür ve bulunan ortalama ücret hesaba esas alınır.
Son bir yıl içinde ücrete zam yapılmışsa tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zam tarihi arasında alınan ücretin aynı sürede çalışılan günlere bölünmesiyle bulunur.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre kıdem tazminatına esas ücret hesabında, 26. maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para ve parayla ölçülmesi mümkün, sözleşmeden ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesindeki otuz günlük süre, hizmet sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle işçi lehine değiştirilebilir. Bu sözleşmelerin belirlediği yıllık miktar, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.
T.C. Emekli Sandığına tabi hizmet süresine ait kıdem tazminatı kısmı, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde yürürlükteki hükümlere göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktarı aşamaz. Bu sınır, tazminatın yalnızca Emekli Sandığına tabi süreye ilişkin bölümü içindir.
Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.
Aynı işverende geçen süreler
İşçilerin kıdemi, hizmet sözleşmesinin aralıksız sürmüş veya fasılalarla yeniden kurulmuş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler dikkate alınarak hesaplanır.
İşyerinin devrinde sorumluluk
İşyerinin devri, intikali, herhangi bir suretle el değiştirmesi veya nakli hâlinde işçinin kıdemine esas süreler toplanır.
12/7/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi hâlinde işlemiş kıdem tazminatından her iki işveren sorumludur. Devreden işverenin sorumluluğu, işçiyi çalıştırdığı süreyle ve devir sırasındaki ücret seviyesiyle sınırlıdır.
12/7/1975 tarihinden önce işyeri devredilmiş veya el değiştirmişse, devir sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadıkça işlemiş kıdem tazminatından yeni işveren sorumludur. Aksine sözleşme hükmü bu sonucu değiştirebilir.
Kamu kuruluşlarındaki hizmetlerin birleştirilmesi
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanun’un 4. maddesinde sayılan kurumları kapsar.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında yalnızca aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen ve birleştirilen hizmetlerle yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu sürelerin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işvereni kıdem tazminatı öder. Hüküm, metindeki kamu kuruluşu ve sosyal güvenlik kapsamıyla sınırlıdır.
Belirtilen kamu kuruluşlarında, hizmet sözleşmesinin daha önce 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek biçimde sona ermesiyle geçen süreler kıdem hesabına katılmaz.
Geç ödeme, faiz ve sorumluluğun sigortası
Kıdem tazminatı zamanında ödenmediği için açılan davada gecikilen süre bakımından, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilir. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.
İşveren, kıdem tazminatından doğan sorumluluğunu kişilere veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.
Mahkeme ve arabuluculuk
Kıdem tazminatı işçilik alacağı niteliğinde olduğundan uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür. Dava, davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yerinde ya da işin veya işlemin yapıldığı yerde açılabilir.
Dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması gerekir. Anlaşma sağlanamazsa, buna ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir.
Ölüm hâlinde kıdem tazminatı kime ödenir?
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine göre doğan kıdem tazminatı kanuni mirasçılara ödenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 440. maddesi ise sağ kalan eşe ve ergin olmayan çocuklara, yoksa bakmakla yükümlü olunan kişilere bir aylık, beş yıldan uzun ilişkide iki aylık ücret ödenmesini düzenler.
Evlilik nedeniyle sözleşmeyi kim sona erdirebilir?
Kadın, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla sözleşmeyi sona erdirirse 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesindeki otuz günlük ücret esası uygulanır. Bir yılı aşan süre aynı oranla hesaba katılır.
Aylık veya toptan ödeme için belge gerekir mi?
Birinci bendin dördüncü fıkrasından yararlanacak işçinin, aylığa veya toptan ödemeye hak kazandığını ve ilgili kuruma ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü hâlinde bu şart aranmaz.
Kıdem tazminatı tavanı aşılabilir mi?
Otuz günlük süre işçi lehine değiştirilebilir; ancak kararlaştırılan kıdem tazminatı, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tavanını aşamaz. Emekli Sandığına tabi süreye ait bölüm için ayrıca emeklilik ikramiyesi sınırı vardır.
Geç ödenen kıdem tazminatında faiz nasıl uygulanır?
Davada hâkim, gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faize hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.
Aynı hizmet süresi için ikinci kez ödeme yapılır mı?
Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.
Davadan önce arabuluculuk gerekir mi?
Kıdem tazminatı davası açılmadan önce arabuluculuk yapılması gerekir. Anlaşmaya varılamazsa son tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

