Alt işverene bağlı olarak gemide çalışan deniz işçileri, gemide çalıştıkları döneme ilişkin ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını alt işverenden talep edebileceği gibi müteselsil sorumluluk çerçevesinde asıl işverenden de isteyebilir. 854 sayılı Deniz İş Kanunu alt işverenlik ilişkisini müstakil bir hükümle düzenlememiş olsa da sözleşme özgürlüğü kapsamında gemilerde alt işverenlik ilişkisi kurulabilmektedir. Ancak bu ilişkiden doğan sorumluluğun hukuki temeli hakkında farklı değerlendirmeler mevcuttur.
Deniz İş Hukukunda Alt İşverenlik ve Boşluk Halinde Uygulanacak Hükümler
854 sayılı Deniz İş Kanunu; gemiadamı, işveren, hizmet akdi, ücret, çalışma süresi, yıllık izin, fesih ve kıdem tazminatı gibi temel kurumları düzenlemekte, ancak asıl işveren ve alt işveren ilişkisine doğrudan yer veren ayrı bir sistem kurmamaktadır. Sözleşme özgürlüğü uyarınca gemi işvereni, işin niteliğine uygun bazı işleri başka bir işverene devredebileceğinden gemilerde taşeronluk ilişkisi tesis edilebilmektedir.
Kanundaki düzenleme boşluğunda uygulanacak kurallar bakımından farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre Deniz İş Kanunu'ndaki boşluk halinde 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri tatbik edilmelidir. Diğer bir yaklaşım ise iki kanun arasında genel-özel kanun ilişkisi bulunmadığını, boşluk durumunda Türk Borçlar Kanunu hükümlerine başvurulması gerektiğini kabul etmektedir. Yargı kararlarında da 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin doğrudan uygulanamayacağı, sosyal güvenlik boyutunda ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 12. maddesinin dikkate alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.
854 sayılı Deniz İş Kanunu m. 48 uyarınca kanun hükümleri; gemiadamına daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, hizmet akdi, örf ve adetlerden doğan haklara halel getirmez. Ayrıca kanunun uygulanması sonucu işverene düşen yükümlülükler, gemiadamlarının ücret ve sair haklarının daha alt sınırlara indirilmesine dayanak yapılamaz.
854 sayılı DENİZ İŞ KANUNU m. 48Kaynağı aç
Gemide Alt İşverenlik İlişkisinin Kurulma Koşulları
Gemide geçerli bir alt işverenlik ilişkisinin varlığı için devredilen işin gemide yürütülen asıl faaliyetle bağlantılı olması zorunludur. Gemiyle ilgisi bulunmayan bağımsız bir işin başka bir kuruluşa bırakılması alt işverenlik ilişkisi oluşturmaz. Bununla birlikte 4857 sayılı İş Kanunu m. 2/7 uyarınca, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere devredilemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Asıl işverenin gemide kendi personeliyle hiçbir iş organizasyonu yürütmemesi ve bütün faaliyetleri başka bir firmaya bırakması halinde, klasik anlamda bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilmesi güçleşir. Bunun yanı sıra alt işverenin işçilerini yalnızca asıl işverenden üstlendiği işte çalıştırması gerekir; işçinin farklı bölümlerde ya da başka işyerlerinde görevlendirilmesi alt işverenlik ilişkisini tartışmalı hale getirir.
Asıl İşverenin Sorumluluğu ve Kapsamı
4857 sayılı İş Kanunu m. 2/6 çerçevesinde asıl işveren, alt işverenin çalışanlarına karşı yürütülen işle bağlantılı olarak kanundan, iş sözleşmesinden yahut alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan borçlardan alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmaktadır. Birlikte sorumluluk kuralının işletildiği durumlarda işçi; ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, genel tatil, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sözleşmelerden doğan parasal hakları için alt işverene, asıl işverene veya her ikisine birlikte dava açabilmektedir.
Asıl işverenin parasal sorumluluğu sınırsız olmayıp, işçinin yalnızca kendi gemisinde çalıştığı süreyle sınırlıdır. İşçinin daha önce başka bir gemide, farklı bir işveren nezdinde veya başka projelerde geçen çalışma dönemlerinden kaynaklanan borçlarından dolayı asıl işveren sorumlu tutulmaz.
Muvazaalı İlişki ve Hukuki Neticeleri
4857 sayılı İş Kanunu m. 2/7 uyarınca, asıl işverenin işçilerinin alt işveren bünyesine geçirilerek çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz ve daha önce o işyerinde çalıştırılmış bir kimseyle alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi yöndeki uygulamalarda veya genel olarak ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı tespit edildiğinde, alt işverenin çalışanları başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.
Gemideki taşeronluk ilişkisinde muvazaanın tespiti durumunda alt işveren işçileri baştan itibaren asıl işverenin personeli sayıldığından, parasal hakları ve tazminat alacakları da bu hukuki kabule göre belirlenir.
Yabancı Bayraklı Gemilerde Çalışma Durumu
854 sayılı Deniz İş Kanunu kural olarak Türk bayraklı ve kanunda tanımlanan şartları taşıyan gemilerde görev yapan gemiadamlarına uygulanır. Yabancı bayraklı gemilerde alt işverene bağlı çalışan işçiler yönünden uygulanacak hukuk rejiminin ve işçilik haklarının belirlenmesinde; geminin bayrağı, işverenin yerleşim yeri, sözleşmedeki hukuk seçimi ve fiili çalışma yeri gibi unsurlar birlikte değerlendirilir.
Alt işverene bağlı çalışan deniz işçisi alacakları için kime dava açabilir?
İşçi, gemideki çalışma dönemine ilişkin ücret ve tazminat alacakları için alt işverene, asıl işverene veya her iki işverene birlikte dava açabilir.
Asıl işveren deniz işçisinin önceki çalışmalarından sorumlu mudur?
Hayır, asıl işveren yalnızca alt işveren çalışanının kendi gemisinde çalıştığı süre bakımından doğan işçilik alacaklarından sorumlu olur.
Gemideki alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu saptanırsa ne olur?
Muvazaanın tespiti halinde alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır ve parasal hakları bu tespite göre karşılanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

