Alt İşverene Bağlı Çalışan Deniz İşçisinin Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Alt İşverene Bağlı Çalışan Deniz İşçisinin Hakları

Alt işverene bağlı olarak gemide çalışan deniz işçileri, gemide çalıştıkları döneme ilişkin ücret, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını alt işverenden talep edebileceği gibi müteselsil sorumluluk çerçevesinde asıl işverenden de isteyebilir. 854 sayılı Deniz İş Kanunu alt işverenlik ilişkisini müstakil bir hükümle düzenlememiş olsa da sözleşme özgürlüğü kapsamında gemilerde alt işverenlik ilişkisi kurulabilmektedir. Ancak bu ilişkiden doğan sorumluluğun hukuki temeli hakkında farklı değerlendirmeler mevcuttur.

Deniz İş Hukukunda Alt İşverenlik ve Boşluk Halinde Uygulanacak Hükümler

854 sayılı Deniz İş Kanunu; gemiadamı, işveren, hizmet akdi, ücret, çalışma süresi, yıllık izin, fesih ve kıdem tazminatı gibi temel kurumları düzenlemekte, ancak asıl işveren ve alt işveren ilişkisine doğrudan yer veren ayrı bir sistem kurmamaktadır. Sözleşme özgürlüğü uyarınca gemi işvereni, işin niteliğine uygun bazı işleri başka bir işverene devredebileceğinden gemilerde taşeronluk ilişkisi tesis edilebilmektedir.

Kanundaki düzenleme boşluğunda uygulanacak kurallar bakımından farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre Deniz İş Kanunu'ndaki boşluk halinde 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri tatbik edilmelidir. Diğer bir yaklaşım ise iki kanun arasında genel-özel kanun ilişkisi bulunmadığını, boşluk durumunda Türk Borçlar Kanunu hükümlerine başvurulması gerektiğini kabul etmektedir. Yargı kararlarında da 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin doğrudan uygulanamayacağı, sosyal güvenlik boyutunda ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 12. maddesinin dikkate alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.

854 sayılı Deniz İş Kanunu m. 48 uyarınca kanun hükümleri; gemiadamına daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, hizmet akdi, örf ve adetlerden doğan haklara halel getirmez. Ayrıca kanunun uygulanması sonucu işverene düşen yükümlülükler, gemiadamlarının ücret ve sair haklarının daha alt sınırlara indirilmesine dayanak yapılamaz.

854 sayılı DENİZ İŞ KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – Bu kanun hükümleri, gemiadamına daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, hizmet akti, örf ve adetlerden doğan haklara halel getirmez. Bu kanunun uygulanması sonucu olarak işverene düşen yükümlülükler, gemiadamlarının ücret vesair haklarının daha aşağı hadlere indirilmesine sebep tutulamaz. Denetim ve teftiş:

Gemide Alt İşverenlik İlişkisinin Kurulma Koşulları

Gemide geçerli bir alt işverenlik ilişkisinin varlığı için devredilen işin gemide yürütülen asıl faaliyetle bağlantılı olması zorunludur. Gemiyle ilgisi bulunmayan bağımsız bir işin başka bir kuruluşa bırakılması alt işverenlik ilişkisi oluşturmaz. Bununla birlikte 4857 sayılı İş Kanunu m. 2/7 uyarınca, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere devredilemez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. (Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. (Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip oldukları ortaklıklarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince, yüklenici aracılığıyla çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına dayanarak;[1] a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait kadro veya pozisyonlara atanmaya, b) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait işyerlerinin kadro veya pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her türlü malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya, hak kazanamazlar. (Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde yükleniciler dışında kalan işverenler tarafından çalıştırılanlar ile bu işyerlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte doğrudan kendileri çalışanlar da aynı hükümlere tâbidir. Sekizinci fıkrada belirtilen kurum, kuruluş veya ortaklıkların sermayesine katıldıkları ortaklıkların kadro veya pozisyonlarında çalışan işçilerin, ortak durumundaki kamu kurum, kuruluş veya ortaklıkların kadro veya pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda geçerli olan malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanma talepleri hakkında da sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere; a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması, b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması, yönünde hükümler konulamaz. İşyerini bildirme

Asıl işverenin gemide kendi personeliyle hiçbir iş organizasyonu yürütmemesi ve bütün faaliyetleri başka bir firmaya bırakması halinde, klasik anlamda bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilmesi güçleşir. Bunun yanı sıra alt işverenin işçilerini yalnızca asıl işverenden üstlendiği işte çalıştırması gerekir; işçinin farklı bölümlerde ya da başka işyerlerinde görevlendirilmesi alt işverenlik ilişkisini tartışmalı hale getirir.

Asıl İşverenin Sorumluluğu ve Kapsamı

4857 sayılı İş Kanunu m. 2/6 çerçevesinde asıl işveren, alt işverenin çalışanlarına karşı yürütülen işle bağlantılı olarak kanundan, iş sözleşmesinden yahut alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan borçlardan alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmaktadır. Birlikte sorumluluk kuralının işletildiği durumlarda işçi; ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, genel tatil, yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sözleşmelerden doğan parasal hakları için alt işverene, asıl işverene veya her ikisine birlikte dava açabilmektedir.

Asıl işverenin parasal sorumluluğu sınırsız olmayıp, işçinin yalnızca kendi gemisinde çalıştığı süreyle sınırlıdır. İşçinin daha önce başka bir gemide, farklı bir işveren nezdinde veya başka projelerde geçen çalışma dönemlerinden kaynaklanan borçlarından dolayı asıl işveren sorumlu tutulmaz.

Muvazaalı İlişki ve Hukuki Neticeleri

4857 sayılı İş Kanunu m. 2/7 uyarınca, asıl işverenin işçilerinin alt işveren bünyesine geçirilerek çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz ve daha önce o işyerinde çalıştırılmış bir kimseyle alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi yöndeki uygulamalarda veya genel olarak ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı tespit edildiğinde, alt işverenin çalışanları başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.

Gemideki taşeronluk ilişkisinde muvazaanın tespiti durumunda alt işveren işçileri baştan itibaren asıl işverenin personeli sayıldığından, parasal hakları ve tazminat alacakları da bu hukuki kabule göre belirlenir.

Yabancı Bayraklı Gemilerde Çalışma Durumu

854 sayılı Deniz İş Kanunu kural olarak Türk bayraklı ve kanunda tanımlanan şartları taşıyan gemilerde görev yapan gemiadamlarına uygulanır. Yabancı bayraklı gemilerde alt işverene bağlı çalışan işçiler yönünden uygulanacak hukuk rejiminin ve işçilik haklarının belirlenmesinde; geminin bayrağı, işverenin yerleşim yeri, sözleşmedeki hukuk seçimi ve fiili çalışma yeri gibi unsurlar birlikte değerlendirilir.

Alt işverene bağlı çalışan deniz işçisi alacakları için kime dava açabilir?

İşçi, gemideki çalışma dönemine ilişkin ücret ve tazminat alacakları için alt işverene, asıl işverene veya her iki işverene birlikte dava açabilir.

Asıl işveren deniz işçisinin önceki çalışmalarından sorumlu mudur?

Hayır, asıl işveren yalnızca alt işveren çalışanının kendi gemisinde çalıştığı süre bakımından doğan işçilik alacaklarından sorumlu olur.

Gemideki alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu saptanırsa ne olur?

Muvazaanın tespiti halinde alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır ve parasal hakları bu tespite göre karşılanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu