7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107, 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce açılan davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder; aşağıdaki belirsiz alacak açıklamaları bu eski dosyalarla sınırlıdır. Yeni davalarda kaldırılmış m.107’ye dayanılarak belirsiz alacak davası açılamaz. HMK m.109/4 kapsamında kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus, tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılabilir; bu durumda artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır. Ayrı ek dava ve yalnızca fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması bu artırım sonucu ile aynı değildir.
7589 sayılı Kanun, Madde 19Kaynağı aç
Kıdem tazminatı, mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun yürürlükte bulunan 14. maddesine dayanan ve iş sözleşmesinin kanunda öngörülen hallerle sona ermesi halinde muaccel duruma gelen bir işçilik alacağıdır. İşçinin bu hakka kavuşabilmesi için aynı işverene bağlı olarak asgari bir yıl fiilen çalışmış bulunması gerekir. Kıdem süresinin hesaplanmasında iş ilişkisinin fiilen başladığı tarih ile sözleşmenin sona erdiği tarih arasındaki süre esas alınır.
Hizmet Süresinin Hesabı ve İşyerinin Devri
Sözleşmede kararlaştırılan deneme süresi kıdem hesabına dahil edilir. İşçinin aynı işverene bağlı farklı işyerlerinde fasılalı veya kesintisiz geçen tüm hizmet süreleri birleştirilerek toplam kıdem belirlenir. İşyerinin unvan değiştirmesi veya işverenin hukuki yapısındaki başkaca dönüşümler kıdem süresinin kesilmesine yol açmaz. Aynı çalışma dönemi için mükerrer biçimde birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İşyerinin devredilmesi veya el değiştirmesi halinde sorumluluğun kapsamı devir tarihine göre ayrışır. 12/7/1975 tarihinden önceki devirlerde sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça işlemiş kıdem tazminatından yeni işveren sorumludur. 12/7/1975 tarihinden sonraki devirlerde ise devreden ve devralan işverenler işlemiş kıdem tazminatından müştereken sorumlu olmakla birlikte, devreden işverenin sorumluluğu işçiyi istihdam ettiği süre ve devir tarihindeki ücret seviyesi ile sınırlıdır.
Fesih Türlerine Göre Kıdem Tazminatı Hakkı
İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi kural olarak kıdem tazminatı hakkını doğurur. Ancak feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayandırılması durumunda işçiye kıdem tazminatı ödenmez. İşveren bu sebeplere dayanarak fesih yapsa dahi, işçi feshin kanunda öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla iş güvencesi hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşçinin haklı bir dayanağı olmaksızın kendi iradesiyle işten ayrılması halinde kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Buna karşılık 4857 sayılı Kanun m. 24 gereğince sağlık sorunları, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık yahut zorlayıcı sebeplerle sözleşmenin haklı feshi halinde tazminat talep edilebilir. İşveren tarafından ücretin kanuna veya sözleşme şartlarına uygun biçimde hesaplanmaması ya da ödenmemesi de işçiye haklı nedenle derhal fesih yetkisi tanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Özel Sebeplerle Sona Erme Halleri
Muvazzaf askerlik vazifesini yerine getirmek amacıyla iş sözleşmesini fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Kadın çalışanın evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdirmesi de bu hakkı sağlar. Hizmet akdinin işçinin ölümü sebebiyle son bulması durumunda ise tazminat tutarı kanuni mirasçılarına payları oranında ödenir. İşveren, kıdem tazminatından kaynaklanan sorumluluğunu üçüncü kişilere veya sigorta kuruluşlarına sigorta ettiremez.
İşçinin kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş sandık ya da kurumlardan yaşlılık, malullük veya emeklilik aylığı yahut toptan ödeme almak maksadıyla sözleşmeyi sonlandırması kıdem tazminatına imkân verir. Ölüm durumu haricinde, bu hakka hak kazanıldığının ve kuruma müracaatta bulunulduğunun belgelenmesi aranır. 506 sayılı Kanun çerçevesinde yaş koşulu dışında kalan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi isteğiyle iş akdini fesheden çalışanlar da kıdem tazminatı alabilir.
Tazminatın Hesaplanması ve Yasal Tavan
Kıdem tazminatı, işçinin her tam çalışma yılı karşılığında 30 günlük brüt ücreti üzerinden tahakkuk ettirilir ve artan artık süreler orantılı biçimde hesaba eklenir. Asıl ücrete ilave olarak işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi kabil akdi ve kanuni menfaatler de giydirilmiş ücrete dahil edilir. Bu 30 günlük süre sözleşmelerle işçi lehine artırılabilir.
Tazminat hesabında kural olarak iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki son ücret temel alınır. Ücretin parça başı, akort, yüzde veya götürü gibi değişken usullerle ödendiği durumlarda son bir yıl içindeki kazancın çalışılan günlere bölünmesiyle ortalama ücret saptanır; bu süre içinde zam yapılmışsa zammın yürürlüğe girdiği tarih ile fesih tarihi arasındaki çalışma dönemi üzerinden ortalama bulunur. Toplu sözleşmelerle veya hizmet akitleriyle belirlenecek kıdem tazminatının bir yıllık tutarı, en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenebilecek azami emeklilik ikramiyesi tavanını aşamaz.
Faiz ve Zamanaşımı Hükümleri
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim, gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizinin ödenmesine hükmeder. Kıdem tazminatı alacağına ilişkin dava hakkı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Dava Şartı Arabuluculuk ve Usul Esasları
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca, iş ilişkisinden kaynaklanan işçi veya işveren alacakları ile tazminat davalarında arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması dava şartıdır. İş kazası veya meslek hastalığına dayanan tazminat davaları bu şarttan istisna tutulmuş olup kıdem tazminatı davaları dava şartı arabuluculuğa tabidir. Arabulucuya gidilmeden dava açılması durumunda dava şartı yokluğu sebebiyle doğrudan usulden ret kararı verilir. Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi halinde ise mahkeme bir haftalık kesin süre içeren ihtar gönderir; bu sürede gereği yerine getirilmezse dava usulden reddedilir. Arabuluculuk başvurusu zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilen 3 haftalık süre içinde sonuçlandırılır ve bu süreçte zamanaşımı durur, hak düşürücü süreler işlemez.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Kıdem tazminatı davalarında görevli yargı mercii İş Mahkemesidir; iş mahkemesinin bulunmadığı mahallerde dava Asliye Hukuk Mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla görülür. Dava, davalının davanın açıldığı tarihteki ikametgâhı mahkemesinde veya işin yahut işlemin fiilen yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Emredici kanuni yetki kurallarına aykırı yetki sözleşmeleri hukuken geçersiz sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
31 Temmuz 2026’dan önce açılan ve eski HMK m.107’nin uygulanmasına devam edilen davalar bakımından: Davanın ikame edildiği tarihte alacak miktarının tam ve kesin olarak saptanmasının beklenemeyeceği veya fiilen imkânsız olduğu hallerde asgari miktar belirtilerek belirsiz alacak davası açılabilir. Tahkikat safhasında alacak miktarının belirlenebilir hale gelmesi durumunda, mahkemenin vereceği iki haftalık kesin süre içerisinde iddia genişletme yasağına takılmaksızın nihai talep netleştirilebilir; mühlet içinde işlem yapılmazsa dava belirtilen asgari miktar üzerinden hükme bağlanır. Bölünebilir nitelikteki talepler için kısmi dava açılması da mümkündür. Yargılama giderlerini karşılama gücü bulunmayan ve talebi açıkça dayanaktan yoksun olmayan kimseler ise 6100 sayılı Kanun uyarınca adli yardımdan yararlanabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 107Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 334Kaynağı aç
Kıdem tazminatı alacağına ilişkin yargılamada çalışma süresini, esas alınacak ücreti ve fesih biçimini ispatlama külfeti kural olarak işçidedir. İşveren ise tazminat tutarının ödendiğini veya sözleşmenin haklı nedene dayanarak feshedildiğini ileri sürüyorsa bu olguları ispatlamak zorundadır.
İşinden istifa eden çalışan kıdem tazminatı alabilir mi?
Haklı bir nedeni olmadan kendi arzusuyla istifa eden çalışan kural olarak kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesindeki haklı fesih nedenleri, muvazzaf askerlik, evlilik veya yaş koşulu dışındaki emeklilik şartlarının sağlanması gibi özel kanuni fesih hallerinde kıdem tazminatı talep edilebilir.
Kadın çalışan evlilik sebebiyle hangi sürede kıdem tazminatı isteyebilir?
Kadın çalışan evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini feshettiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanır.
Ödenmeyen kıdem tazminatına hangi faiz uygulanır?
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde gecikme dönemi için ödenmeyen süreye göre bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi tatbik edilir.
Kıdem tazminatı davası açılmadan önce arabulucuya başvurmak şart mıdır?
İş sözleşmesinden doğan kıdem tazminatı taleplerinde arabulucuya başvurulması kanunen dava şartıdır; arabuluculuk yolu tüketilmeden açılan davalar usulden reddedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

