Kıdem Tazminatının Tanımı ve Temel Şartları
Kıdem tazminatı, işçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıllık çalışma süresini doldurması ve iş sözleşmesinin mevzuatta öngörülen hak kazandırıcı sebeplerden biriyle sona ermesi durumunda işverence ödenen kanuni bir tazminattır. Kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için iş ilişkisinin yasal kapsamda bulunması, fiilî hizmet süresinin kural olarak en az bir yıla ulaşması ve sözleşmenin kanunun tazminata bağladığı hallerden biriyle son bulması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur; bu koşullardan birinin eksikliği halinde hak doğmaz.
Kanunda aranan en az bir yıllık kıdem süresi, iş sözleşmesinin imzalandığı tarihten değil, işçinin fiilen işe başladığı andan itibaren işlemeye başlar. Taraflarca deneme süresi kararlaştırılmış ve bu sürenin ardından iş ilişkisi kesintiye uğramadan sürmüşse, deneme döneminde geçen fiilî çalışma da bir yıllık kıdem süresine dahil edilir; bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden tazminat ödenir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İş Sözleşmesinin Fesih Şekline Göre Tazminat Hakkı
İş sözleşmesinin hangi tarafça ve ne şekilde sona erdirildiği kıdem tazminatına hak kazanılmasında belirleyicidir. Haklı bir yasal nedene dayanmaksızın kendi iradesiyle işten ayrılan işçi, çalışma süresi beş yıl veya daha uzun olsa dahi kural olarak kıdem tazminatı talep edemez; iş sözleşmesinin her türlü istifa yoluyla sona ermesi bu hakkı doğurmaz.
İşveren tarafından gerçekleştirilen fesihlerde kıdem tazminatı ödenmesini engelleyen temel yasal istisna, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerdir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesindeki genel fesih sistemi gereğince, işverenin bu fıkra haricindeki sağlık, zorlayıcı sebepler veya diğer bildirimli fesihleri işçiye kıdem tazminatı hakkı sağlar.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşverenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayandığını belirtmesi tazminat hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İsnat edilen olayın gerçekleşip gerçekleşmediği, davranışın bu madde kapsamında bulunup bulunmadığı, fesih süresine uyulup uyulmadığı ve delillerin yeterliliği uyuşmazlık hâlinde değerlendirilir. İşçi, feshin bu maddedeki sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla yargı yoluna başvurabilir; ayrıca iş güvencesi dışında kalan işçilerin de feshin hukuki niteliğine göre kıdem tazminatı talep etme hakkı saklıdır.
İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle derhâl feshi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçi; sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ile zorlayıcı nedenlerin varlığı halinde sürenin bitimini veya bildirim sürelerini beklemeksizin sözleşmeyi derhâl sona erdirebilir. Ücretin kanun veya sözleşme şartlarına uygun ödenmemesi, iş şartlarının uygulanmaması, işverenin işçinin veya ailesinin şeref ve namusuna dokunacak davranışlarda bulunması, işyerinde cinsel tacize karşı tedbir alınmaması ve sağlık tehlikeleri işçiye haklı fesihle kıdem tazminatı talep imkânı veren haller arasındadır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
İşçinin Ayrılmasına Rağmen Tazminata Hak Kazandıran Özel Haller
İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş sözleşmesini sona erdirmesi, en az bir yıllık kıdem koşulu da bulunuyorsa kıdem tazminatı hakkı doğurabilir. Ayrılışın askerlik nedeniyle yapıldığını gösteren belge ve fesih açıklaması önem taşır.
Kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlardan veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik ya da malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla işten ayrılma kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren özel sona erme hallerindendir. 506 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde yer alan yaş haricindeki sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını ikmal eden işçiler de kendi istekleriyle işten ayrılarak bu haktan faydalanabilir. Yaşlılık veya toptan ödeme amacıyla ayrılan işçinin kıdem tazminatı alabilmesi için bağlı olduğu kuruma veya sandığa tahsis talebinde bulunduğunu belgelemesi zorunludur.
1475 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde evlilik gerekçesiyle sözleşmesini kendi arzusuyla feshetmesi, en az bir yıllık çalışma süresi bulunması kaydıyla kıdem tazminatı hakkı bahşeder. Kanunda tanınan bu hak için öngörülen bir yıllık süre resmi evlilik tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İş sözleşmesinin işçinin ölümüyle son bulması durumunda, en az bir yıllık çalışma süresinin gerçekleşmiş olması kaydıyla doğan kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılara intikal eder ve işverence mirasçılara ödenir. Ölümün iş kazası yahut doğal sebeplerden kaynaklanması tazminatın doğumu bakımından ayrım yaratmaz; ayrıca ölüm halinde kuruma başvuru yapıldığına dair tahsis belgeleme şartı aranmaz.
Çalışma Süresinin Hesaplanması ve İşyeri Devri
İşçinin kıdemi, hizmet akdinin aralıksız sürmüş veya fasılalarla yeniden yapılmış olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya birden fazla işyerinde geçen sürelerin toplanması suretiyle hesaplanır. Ancak daha önce kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilen veya kıdem tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sonlanan çalışma dönemleri hesaba katılmaz; aynı kıdem dönemi için mükerrer tazminat ödemesi yapılamaz.
İşyerlerinin devri, intikali, başka bir işverene geçmesi veya işçinin aynı işverene ait başka bir yere nakledilmesi hallerinde kıdem süresi, işyerlerindeki tüm hizmet sürelerinin birleşimi üzerinden tespit edilir. 12 Temmuz 1975 tarihinden itibaren gerçekleşen işyeri devirlerinde işlemiş kıdem tazminatından devreden ve devralan işverenler birlikte sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu işçiyi kendi çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlıdır. Bu tarihten önceki devirlerde ise sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça sorumluluk devralan yeni işverene aittir.
Sosyal Sigortalar Kanunu çerçevesinde kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yaşlılık, malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarındaki toplam süre üzerinden son kamu kuruluşu işvereni tarafından kıdem tazminatı ödenir. 1475 sayılı Kanun m. 14 kapsamında kamu kuruluşları tabiri; genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde gösterilen kurumları kapsar. Kamuda kıdem tazminatı gerektirmeyecek biçimde sona eren dönemler hesap dışı bırakılır; T.C. Emekli Sandığına tabi süreye ait ödenecek miktar emeklilik ikramiyesi tavanını aşamaz ve aynı süre için birden fazla ödeme yapılamaz.
Hesaplama Esasları, Tavan Sınırı ve Güvenceler
1475 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her tam yıl için 30 günlük son ücreti tutarında ödenir; bir yıldan artan süreler de aynı oran üzerinden hesaplamaya dahil edilir. Ücretin akort, parça başı, götürü veya yüzde usulü gibi değişken olduğu hallerde son bir yıl içinde ödenen ücretin fiilen çalışılan günlere bölünmesiyle ortalama ücret belirlenir; son bir yıl içinde ücret zammı yapılmışsa zam tarihi ile fesih tarihi arasındaki dönem dikkate alınır.
Tazminata esas ücret belirlenirken çıplak ücrete ek olarak işçiye sağlanan para ve parayla ölçülmesi mümkün olan kanuni ve sözleşmesel menfaatler de hesaba dahil edilir. Yasada yer alan 30 günlük süre, iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle işçi yararına artırılabilir; ancak sözleşmelerle belirlenecek yıllık kıdem tazminatı tutarı, en yüksek Devlet memuruna bir hizmet yılı için tahakkuk edecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. İşveren, kıdem tazminatından doğan yasal sorumluluğunu üçüncü kişilere veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez; sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme durumlarına özgü olmak üzere yasal çerçevede fon tesisi yoluna gidilebilir.
İbra Belgelerinin Hukuki Niteliği, Zamanaşımı ve Arabuluculuk Şartı
İşçilik alacaklarının ibrasına ilişkin düzenlemeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420 nci maddesinde yer alır. Buna göre işverenin borçtan kurtulmasını sağlayan belgenin geçerliliği için yazılı şekilde yapılması, iş ilişkisinin bitiminin üzerinden en az bir aylık sürenin geçmiş olması, ibra edilen her bir alacak kaleminin nev'i ile tutarının tereddüde yer vermeyecek biçimde gösterilmesi ve hakkın tam karşılığının banka kanalıyla ödenmesi emredici koşullardır. Anılan yasal şartlardan herhangi birini taşımayan ibra sözleşmeleri ile ibranameler hukuk düzeninde kesin hükümsüz sayılır. Gerçek alacak miktarının eksiksiz karşılandığını göstermeyen belgeler yalnızca içerdikleri ödeme tutarı kadar makbuz niteliği taşır ve bu tür kısmi nitelikteki ödemelerin dahi banka yoluyla yapılmış olması zorunludur; bu hüküm hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 420Kaynağı aç
Kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin hak kazandıran hallerden biriyle son bulduğu tarihte muaccel hale gelir. 1475 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, kıdem tazminatının vaktinde ödenmemesi sebebiyle açılan dava sonunda hâkim, ödenmeyen süreye göre gecikme için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder.
4857 sayılı İş Kanunu'nun Ek 3 üncü maddesi gereğince, tabi olunan kanuna bakılmaksızın iş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatında zamanaşımı süresi beş yıldır; 25 Ekim 2017 tarihinden önce işlemeye başlamış sürelerde ise geçiş hükümleri dikkate alınır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatı davalarında arabuluculuk bürosuna müracaat dava şartıdır. Başvuru; karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Arabulucuya gidilmeden açılan davalar mahkemece başkaca işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Arabulucu süreci üç hafta içinde tamamlar, bu süre zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatılabilir; başvuru tarihinden son tutanak gününe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez, ancak başvuru daha önce zamanaşımına uğramış hakları yeniden başlatmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. Ek Madde 3Kaynağı aç
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Kıdem tazminatına hak kazanmak için asgari çalışma süresi nedir?
İşçinin aynı işverene bağlı işyerlerinde fiilen en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Sürenin başlangıcında fiilen işe başlama tarihi esas alınır ve sözleşmedeki deneme süresi de bir yıllık kıdeme dahil edilir.
İstifa eden işçi hangi hallerde kıdem tazminatı alabilir?
Haklı nedensiz istifada tazminat ödenmez; ancak askerlik, evlenen kadının bir yıl içinde ayrılması, emeklilik veya prim gün şartlarının sağlanması ve 4857 sayılı Kanun m. 24 kapsamındaki haklı fesihlerde tazminat hakkı doğabilir.
Ödenmeyen kıdem tazminatına hangi faiz uygulanır?
1475 sayılı Kanun m. 14 uyarınca, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılan davada gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilir.
Arabuluculuk başvurusu zamanaşımı süresini nasıl etkiler?
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı süresi durur; fakat bu başvuru süresi daha önce dolmuş bir alacağı yeniden geçerli kılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

