Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi kanunda sayılan belirli biçimlerde sona eren ve aynı işverende en az bir tam yıl çalışmış olan işçinin, geçmiş hizmetinin karşılığı olarak aldığı bir ödemedir. Hukukî dayanağı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun Geçici 6. maddesiyle yürürlükte tutulan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesidir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. Geçici 6Kaynağı aç
Kıdem Tazminatının Hukuki Niteliği
Kıdem tazminatı yalnızca işçiye ya da işçinin ölümü hâlinde kanuni mirasçılarına ödenir; işverenin bu hakkı talep etmesi mümkün değildir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, işverene kıdem tazminatından doğan sorumluluğunu üçüncü kişilere veya sigorta şirketlerine sigorta ettirmeyi açıkça yasaklamaktadır.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Hak Kazanma Koşulları
Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iki temel ön koşul birlikte aranmaktadır: İşçinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışıyor olması ve aynı işverende en az bir tam yıl çalışmış bulunması. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre deneme süresinin bu bir yıllık hesaba dahil olduğu belirtilmektedir. Borçlar Kanunu kapsamında çalışanlar ise bu hükmün doğrudan kapsamı dışında sayılmaktadır.
Kıdem süresinin hesabında hizmet akdinin kesintisiz devam etmesi ya da fasılasız olması aranmaz; aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde geçen sürelerin tamamı birleştirilerek hesaplama yapılır. İşyerinin devri veya el değiştirmesi hâlinde de işçinin kıdemi, tüm işyerlerindeki hizmet akdi sürelerinin toplamı esas alınarak belirlenir. 12 Temmuz 1975 tarihinden itibaren gerçekleşen devirlerde hem devreden hem de devralan işveren, işlenmiş kıdem tazminatlarından birlikte sorumlu tutulur; ancak devreden işverenin sorumluluğu, işçiyi çalıştırdığı süreyle ve devir anındaki ücret düzeyiyle sınırlıdır. Bu tarihten önce gerçekleşen devirlerde ise, devir sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa, işlenmiş kıdem tazminatlarından yalnızca yeni işveren sorumludur.
Kıdem tazminatı hakkının doğması için bir tam yılın tamamlanması zorunludur; yedi aylık ya da on bir aylık bir çalışma bu hakkı sağlamaz. Bununla birlikte, bildirim süreleri kıdeme göre iki haftadan başladığından, bir yılı doldurmayan çalışmalarda dahi ihbar tazminatı söz konusu olabilir.
Kıdem Tazminatını Doğuran Fesih Halleri
İşçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı, büyük ölçüde iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiğine bağlıdır. İşveren tarafından yapılan fesihlerde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde sayılan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışında bir nedenle işçi işten çıkarılırsa kıdem tazminatı hakkı doğar. Bu hallerin tam kapsamı için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinin incelenmesi gerekir.
İşçi tarafından yapılan fesihlerde ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi belirleyicidir. Ücretin ödenmemesi, sağlık sebepleri, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı ya da çalışma şartlarının uygulanmaması gibi haklı nedenlerle sözleşmesini fesheden işçi de kıdem tazminatına hak kazanır. Haklı fesih hallerinin tamamı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna karşın salt kişisel tercihle, haklı bir neden gösterilmeksizin işten ayrılma kıdem tazminatı hakkı doğurmaz.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenlemektedir. Bu maddenin son fıkrası uyarınca işçi, feshin maddede öngörülen sebeplere uygun olmadığını ileri sürerse aynı Kanun'un 18., 20. ve 21. maddeleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Özel Fesih Halleri: Emeklilik, Askerlik, Evlilik ve Ölüm
Yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla işten ayrılma hâlinde kıdem tazminatı hakkı doğar. Bu hakkın kullanılabilmesi için işçinin, aylık veya toptan ödemeye hak kazandığını ve ilgili kuruma başvurduğunu belgelemesi zorunludur. İşçinin ölümü hâlinde bu belgeleme şartı aranmaz; 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı tutarı kanuni mirasçılara ödenir.
Erkek işçinin muvazzaf askerlik görevini yerine getirmek üzere işten ayrılması da kıdem tazminatı hakkını doğuran haller arasındadır. Kadın işçi ise evlendiği tarihten itibaren tam bir yıl içinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini sona erdirirse ve en az bir yıllık kıdemi varsa kıdem tazminatına hak kazanır. Bu bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir.
Emeklilik, askerlik, evlilik veya haklı nedenle derhal fesih yoluyla işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazansa da ihbar tazminatı talep edemez.
Yaş Dışı Emeklilik Koşullarıyla Ayrılma
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçilerin kendi istekleriyle işten ayrılması hâlinde kıdem tazminatına hak kazanacağını düzenlemektedir. Hak kazanma koşulları, işçinin ilk defa sigortalı sayıldığı döneme göre değişmekte olup uygulanacak prim gün sayısı ve sigortalılık süresi şartları için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bu Kanun kapsamındaki geçiş hükümlerinin incelenmesi gerekmektedir.
Yaş dışı emeklilik koşullarını tamamlayan işçinin bu hakkı kullanabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gerekli belgeyi alması öngörülmekte olup belge alınmadan işten ayrılınması hâlinde tazminat hakkının yitirilip yitirilmeyeceği yargısal içtihadın takibini gerektiren bir konudur.
Kıdem Tazminatı Hesaplama Yöntemi
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren her geçen tam yıl için 30 günlük ücret tutarında ödenir; bir yıldan artan süreler için de aynı oran uygulanır. Söz konusu 30 günlük süre, hizmet akdi veya toplu iş sözleşmesiyle işçi lehine artırılabilir.
Hesaplamanın temeli son ücrettir. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi değişken ücret sistemlerinde ise son bir yıllık dönemde ödenen toplam ücretin aynı süredeki çalışılan gün sayısına bölünmesiyle bulunan ortalama ücret esas tutulur. Son bir yıl içinde ücrete zam yapılmışsa hesaplama, zam tarihi ile işten ayrılma tarihi arasındaki döneme ait ücretin aynı süredeki çalışılan günlere bölünmesi yöntemiyle yapılır.
Kıdem tazminatına esas alınan ücret çıplak ücretle sınırlı değildir; 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, temel ücretin yanı sıra işçiye sağlanan ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatlerin de hesaba dahil edileceğini öngörmektedir. Düzenli ödenen ikramiyeler, yemek yardımı, yol yardımı veya servis bedeli ve düzenli yakacak yardımları bu kapsamda değerlendirilen ödemeler arasında sayılmaktadır. Fazla mesai ücretleri, yıllık izin ücretleri, düzensiz veya performansa dayalı primler ve tek seferlik ödemelerin ise bu hesaba dahil edilmediği belirtilmekte olup hangi kalemin kapsama girip girmediği, özellikle sınır durumlarda, Yargıtay içtihadıyla şekillenmektedir.
Aynı kıdem süresi için birden fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenemez.
Kıdem Tazminatı Tavanı
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen yıllık kıdem tazminatı miktarının, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemeyeceğini düzenlemektedir.
Geç Ödemenin Sonuçları
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi hâlinde açılacak davada hâkim, gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. Bu kural 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde yer almaktadır.
Zamanaşımı ve Arabuluculuk Süreci
Kıdem tazminatı alacaklarında zamanaşımı süresi, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile 25 Ekim 2017 tarihinden itibaren sona eren iş sözleşmeleri bakımından beş yıl olarak belirlenmiştir.
Kıdem tazminatı uyuşmazlıklarında dava açılabilmesi için öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulması zorunludur. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 17. fıkrası uyarınca, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Belirli Süreli Sözleşmelerde Kıdem Tazminatı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi, iş ilişkisinin süreye bağlanmadığı hâllerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağını, belirli süreli iş sözleşmesinin ise esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamayacağını ve aksine davranışın sözleşmeyi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kılacağını öngörmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/35903, K. 2016/20281Kaynağı aç
Niteliği gereği gerçekten belirli süreli olan sözleşmeler, süre bitiminde yenilenmeyerek sona erdiğinde kural olarak kıdem tazminatı doğmaz. Bununla birlikte, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca esaslı (objektif) neden bulunmaksızın üst üste yenilenen sözleşmeler başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/19021, K. 2016/17864Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/35903, K. 2016/20281 sayılı kararında, üç ayrı dönem aynı bölümde operatör olarak çalışan ve yapılan işin süreklilik arz ettiği tespit edilen davacı bakımından sözleşmeye salt tarih konulmasının sözleşmeyi belirli süreli kılmadığını hükme bağlamış; işverence yapılan feshi geçersiz bularak işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanacağını kabul ederek işe iadesine karar verilmesi gerektiğini belirlemiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/19021, K. 2016/17864 sayılı kararında da belirli süreli sözleşmenin varlığını ileri süren tarafın bunu ispatla yükümlü olduğunu vurgulamış; ispatlanamadığı hâllerde sözleşmenin baştan itibaren belirsiz süreli sayılması gerektiğini belirlemiş ve yerel mahkemenin aksine kararını bozarak belirsiz süreli sözleşme tespitini hükme bağlamıştır. Söz konusu kararda ayrıca bakiye süre ücreti talebinin reddi gerektiği de hükme bağlanmıştır.
İhbar Tazminatıyla Farkı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinde bildirim sürelerine uyulması zorunludur. Altı aydan az hizmette iki hafta, altı aydan birbuçuk yıla kadar dört hafta, birbuçuk yıldan üç yıla kadar altı hafta, üç yıldan fazla hizmette sekiz hafta bildirim süresi uygulanır; bu süreler asgari olup sözleşmeyle artırılabilir. Bu sürelere uyulmaksızın yapılan fesihte bildirim süresine karşılık gelen ücret tutarında ihbar tazminatı ödenir. İşveren, bildirim süresine ait ücreti peşin vererek sözleşmeyi feshedebilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
İhbar tazminatı hesabında da giydirilmiş ücret esas alınır; temel ücretin yanı sıra para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve kanundan doğan menfaatler göz önünde tutulur. İş güvencesi kapsamı dışında kalan bir işçinin sözleşmesi fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirilirse, bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir; bildirim şartına ayrıca uyulmaması hâlinde ise bu tazminata ek olarak ihbar tazminatı da gündeme gelir.
Sık Sorulan Sorular
İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Haklı bir neden gösterilmeksizin yapılan istifada kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Ancak ücretin ödenmemesi, sağlık sebepleri veya işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı gibi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde sayılan haklı nedenlerle sözleşmesini fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
Deneme süresi kıdem süresine dahil midir?
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında deneme süresinin bir yıllık kıdem hesabına dahil edildiği belirtilmektedir.
Aynı işverene ait farklı işyerlerinde çalıştım; kıdem sürem nasıl hesaplanır?
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, hizmet akdinin fasılalı yenilenmesine ya da işyerinin farklı olmasına bakılmaksızın aynı işverenin işyerlerinde geçen tüm sürelerin birleştirilerek hesaplamaya esas alınacağını öngörmektedir.
Kıdem tazminatı talebinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
25 Ekim 2017 tarihinden itibaren sona eren iş sözleşmelerinden doğan kıdem tazminatı alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Arabuluculuk sürecinde ise zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Belirli süreli iş sözleşmem bitince kıdem tazminatı alabilir miyim?
Niteliği gereği gerçekten belirli süreli olan sözleşmeler süre dolduğunda sona erdiğinde kural olarak kıdem tazminatı doğmaz. Ancak sözleşme esaslı (objektif) bir neden bulunmaksızın üst üste yenilenmiş ve süreklilik arz eden bir iş için düzenlenmişse 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi gereği başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır; bu durumda bir tam yılı dolduran işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Kıdem tazminatı hesabına hangi ödemeler dahil edilir?
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, hesaplamanın temel ücret ile birlikte işçiye sağlanan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler üzerinden yapılacağını öngörmektedir. Düzenli ödenen ikramiyeler, yemek yardımı, yol yardımı veya servis bedeli ve düzenli yakacak yardımları bu kapsamda değerlendirilen ödemeler arasında sayılmaktadır. Fazla mesai ücretleri, yıllık izin ücretleri, düzensiz veya performansa dayalı primler ve tek seferlik ödemelerin ise dahil edilmediği belirtilmekte olup bu kalemlerin önemli bir kısmı Yargıtay içtihadıyla şekillenmiş olduğundan sınır durumlarda somut olay değerlendirmesi önem taşımaktadır.
İşyeri el değiştirirse kıdem tazminatından kim sorumlu olur?
12 Temmuz 1975 tarihinden itibaren gerçekleşen işyeri devirlerinde hem devreden hem de devralan işveren, devir tarihine kadar işlenmiş kıdem tazminatlarından birlikte sorumludur. Devreden işverenin sorumluluğu, işçiyi çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücret düzeyiyle sınırlı tutulmaktadır. Bu tarihten önce gerçekleşen devirlerde ise, devir sözleşmesinde aksine bir hüküm yoksa yalnızca yeni işveren sorumludur.
Emeklilik için yaş şartını beklemeksizin kıdem tazminatı alabilir miyim?
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçilerin yaş beklenmeksizin kendi istekleriyle ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanabileceğini öngörmektedir. Bu hakkı kullanmak için ilgili kurumdan gerekli belgenin alınması öngörülmekte olup uygulanacak prim gün sayısı ve sigortalılık süresi koşulları, ilk sigortalılık dönemine göre farklılık göstermektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

