İlamlı İcrada Genel Kural ve Kesinleşme Aranmayan Haller
Mahkeme kararlarının icraya konulmasında temel kural, kanun yoluna başvurulmuş olmasının ilamın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmamasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 ve m. 367/1 hükümleri uyarınca aleyhine karar verilen tarafın istinaf veya temyiz yoluna gitmesi, kural olarak alacaklının ilamlı takip başlatmasına engel oluşturmaz. Bu doğrultuda alacak, tazminat, alım-satım, kira veya ticari uyuşmazlıklara ilişkin sırf malvarlığı haklarını konu edinen ilamlar, özel bir yasal engel bulunmadıkça kesinleşmesi beklenmeksizin ilamlı takibe konu edilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin bir ilam icra dairesine sunulduğunda icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. İcra ve İflas Kanunu m. 32 uyarınca bu emirde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir. Borçlunun tebliğden itibaren yedi gün içinde borcu ödemesi, hükmolunan teminatı vermesi veya icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirmesi gerekir; aksi takdirde alacaklının istemiyle cebri icra işlemleri uygulanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Kesinleşmedikçe Takibe Konulamayacak Kararlar
Kanun koyucu, uygulanması halinde telafisi güç hukuki sonuçlar doğurabilecek uyuşmazlıklar bakımından genel icra kuralına istisna getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/2 ve m. 367/2 hükümleri uyarınca kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu kapsamda taşınmazın mülkiyetine veya ayni hak durumuna yönelik tescil ve sicil değişikliği doğuran ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez ve takibe konu yapılamaz.
Aile hukukuna ilişkin hükümlerde de aynı infaz yasağı geçerlidir. Boşanmanın çekirdeğini oluşturan asıl boşanma hükmü ile bu hükme sıkı biçimde bağlı bulunan fer'i sonuçlar bakımından kesinleşme şartı aranır. İlamdaki fer'i kalemlerin sırf para alacağı niteliği taşıdığı gerekçesiyle kesinleşme kontrolü yapılmaksızın icra takibine geçilmesi, aile hukuku kararlarının kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği yönündeki yasal düzenlemeyle bağdaşmaz.
İcranın Geri Bırakılması Usulü ve Teminat Hükümleri
Kesinleşmesi gerekmeyen ilamlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, İcra ve İflas Kanunu m. 36/1 uyarınca icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Borçlunun hükmolunan para veya eşyayı resmi bir mercie depo etmesi yahut taşınır rehni, hisse senedi, tahvil, taşınmaz rehni veya icra mahkemesince kabul edilecek muteber banka kefaleti göstermesi durumunda, takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar almak üzere icra müdürünce uygun bir süre verilir. İcra müdürünün tanıdığı bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir. İcra ve İflas Kanunu m. 36/2 gereğince borçlunun Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse olması hâlinde ise teminat gösterme zorunluluğu aranmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İcranın geri bırakılması mekanizmasının kanuni istisnası nafaka alacaklarıdır. İcra ve İflas Kanunu m. 36/4 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 ve m. 367/1 hükümleri gereğince nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez ve borçluya bu amaçla herhangi bir mehil süresi tanınamaz.
Kanun yolu aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun haklı görülmesi hâlinde İcra ve İflas Kanunu m. 36/5 gereğince teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir; Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde ise borçlunun başvurusu üzerine bozmanın mahiyetine göre esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir. Buna karşılık İcra ve İflas Kanunu m. 36/6 uyarınca istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddedilmesi veya kararın Yargıtayca onanması durumunda alacaklının istemiyle başkaca işleme gerek kalmaksızın teminat alacaklıya ödenir; mal ve haklar icra dairesince paraya çevrilir. Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu hallerde erteleme kararının etkisi temyiz süresinin dolmasına kadar devam eder ve ilam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı bulunur.
Hüküm Sonucunun Açıklığı, Tavzih ve Kesinleşme Kaydı
İlamlı icra takibinin sıhhati mahkeme hükmünün açıklığına bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297/2 gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt doğurması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 305 uyarınca icrası tamamlanıncaya kadar tavzih talep edilebilir; ancak tavzih yoluyla taraflara tanınan hak ve borçlar genişletilemez, sınırlandırılamaz veya değiştirilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
Kesinleşmesi zorunlu ilamların infazı için mahkemece kesinleşme kaydının verilmesi gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/4-5 uyarınca kararın kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına tarih ve mahkeme mührü konarak hâkim tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir; kanun yollarından geçerek kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile bildirimleri ilk derece mahkemesince yapılır. Taraflar harcın ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın ilamı her zaman alabilirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/2 gereğince bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına veya kanun yollarına başvurulmasına engel oluşturmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 302Kaynağı aç
Taşınmazla ilgili her mahkeme kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/2 ve m. 367/2 hükümleri uyarınca taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz ve yerine getirilemez.
Boşanma kararındaki fer'i para alacakları kesinleşmeden takibe konulabilir mi?
Hayır, boşanmanın çekirdeğini oluşturan asıl hükme sıkı surette bağlı fer'i sonuçlar sırf para alacağı niteliği taşısa dahi kesinleşme şartı aranmaksızın takibe konu edilemez.
Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemesi ilamlı takibe engel midir?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/2 gereğince bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması hükmün takibe konulmasına, tebliğe çıkarılmasına veya kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.
Nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması istenebilir mi?
Hayır, İcra ve İflas Kanunu m. 36/4 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 ve m. 367/1 uyarınca nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez ve borçluya süre tanınamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

