Kesinleşmeden Takibe Konulamayacak Kararlar ve İlamlı İcra

by Avukat Erdal Ersoy
Kesinleşmeden Takibe Konulamayacak Kararlar ve İlamlı İcra

İlamlı İcrada Genel Kural ve Kesinleşme Aranmayan Haller

Mahkeme kararlarının icraya konulmasında temel kural, kanun yoluna başvurulmuş olmasının ilamın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmamasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 ve m. 367/1 hükümleri uyarınca aleyhine karar verilen tarafın istinaf veya temyiz yoluna gitmesi, kural olarak alacaklının ilamlı takip başlatmasına engel oluşturmaz. Bu doğrultuda alacak, tazminat, alım-satım, kira veya ticari uyuşmazlıklara ilişkin sırf malvarlığı haklarını konu edinen ilamlar, özel bir yasal engel bulunmadıkça kesinleşmesi beklenmeksizin ilamlı takibe konu edilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- (1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz

Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin bir ilam icra dairesine sunulduğunda icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder. İcra ve İflas Kanunu m. 32 uyarınca bu emirde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir. Borçlunun tebliğden itibaren yedi gün içinde borcu ödemesi, hükmolunan teminatı vermesi veya icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirmesi gerekir; aksi takdirde alacaklının istemiyle cebri icra işlemleri uygulanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.[18][19] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir. İcranın geri bırakılması:

Kesinleşmedikçe Takibe Konulamayacak Kararlar

Kanun koyucu, uygulanması halinde telafisi güç hukuki sonuçlar doğurabilecek uyuşmazlıklar bakımından genel icra kuralına istisna getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/2 ve m. 367/2 hükümleri uyarınca kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu kapsamda taşınmazın mülkiyetine veya ayni hak durumuna yönelik tescil ve sicil değişikliği doğuran ilamlar kesinleşmeden infaz edilemez ve takibe konu yapılamaz.

Aile hukukuna ilişkin hükümlerde de aynı infaz yasağı geçerlidir. Boşanmanın çekirdeğini oluşturan asıl boşanma hükmü ile bu hükme sıkı biçimde bağlı bulunan fer'i sonuçlar bakımından kesinleşme şartı aranır. İlamdaki fer'i kalemlerin sırf para alacağı niteliği taşıdığı gerekçesiyle kesinleşme kontrolü yapılmaksızın icra takibine geçilmesi, aile hukuku kararlarının kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği yönündeki yasal düzenlemeyle bağdaşmaz.

İcranın Geri Bırakılması Usulü ve Teminat Hükümleri

Kesinleşmesi gerekmeyen ilamlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, İcra ve İflas Kanunu m. 36/1 uyarınca icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Borçlunun hükmolunan para veya eşyayı resmi bir mercie depo etmesi yahut taşınır rehni, hisse senedi, tahvil, taşınmaz rehni veya icra mahkemesince kabul edilecek muteber banka kefaleti göstermesi durumunda, takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar almak üzere icra müdürünce uygun bir süre verilir. İcra müdürünün tanıdığı bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir. İcra ve İflas Kanunu m. 36/2 gereğince borçlunun Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse olması hâlinde ise teminat gösterme zorunluluğu aranmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

İcranın geri bırakılması mekanizmasının kanuni istisnası nafaka alacaklarıdır. İcra ve İflas Kanunu m. 36/4 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 ve m. 367/1 hükümleri gereğince nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez ve borçluya bu amaçla herhangi bir mehil süresi tanınamaz.

Kanun yolu aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun haklı görülmesi hâlinde İcra ve İflas Kanunu m. 36/5 gereğince teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir; Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde ise borçlunun başvurusu üzerine bozmanın mahiyetine göre esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir. Buna karşılık İcra ve İflas Kanunu m. 36/6 uyarınca istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddedilmesi veya kararın Yargıtayca onanması durumunda alacaklının istemiyle başkaca işleme gerek kalmaksızın teminat alacaklıya ödenir; mal ve haklar icra dairesince paraya çevrilir. Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu hallerde erteleme kararının etkisi temyiz süresinin dolmasına kadar devam eder ve ilam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı bulunur.

Hüküm Sonucunun Açıklığı, Tavzih ve Kesinleşme Kaydı

İlamlı icra takibinin sıhhati mahkeme hükmünün açıklığına bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 297/2 gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt doğurması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 305 uyarınca icrası tamamlanıncaya kadar tavzih talep edilebilir; ancak tavzih yoluyla taraflara tanınan hak ve borçlar genişletilemez, sınırlandırılamaz veya değiştirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
MADDE 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün yazılması
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
MADDE 305- (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hükmün tamamlanması

Kesinleşmesi zorunlu ilamların infazı için mahkemece kesinleşme kaydının verilmesi gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/4-5 uyarınca kararın kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına tarih ve mahkeme mührü konarak hâkim tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir; kanun yollarından geçerek kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile bildirimleri ilk derece mahkemesince yapılır. Taraflar harcın ödenmiş olup olmadığına bakılmaksızın ilamı her zaman alabilirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/2 gereğince bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına veya kanun yollarına başvurulmasına engel oluşturmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 302Kaynağı aç
MADDE 302- (1) Taraflar, harcının ödenmiş olup olmamasına bakılmaksızın ilamı her zaman alabilirler. (2) Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez. (3) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu dâhil, diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. (4) Hükmün kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına yazılıp, tarih ve mahkeme mührü konmak ve başkan veya hâkim tarafından imzalanmak suretiyle belirtilir. (5) (Ek: 20/7/2017-7035/27 md.) Kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimler de ilk derece mahkemesince yapılır. Kesin hüküm
Taşınmazla ilgili her mahkeme kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/2 ve m. 367/2 hükümleri uyarınca taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icraya konulamaz ve yerine getirilemez.

Boşanma kararındaki fer'i para alacakları kesinleşmeden takibe konulabilir mi?

Hayır, boşanmanın çekirdeğini oluşturan asıl hükme sıkı surette bağlı fer'i sonuçlar sırf para alacağı niteliği taşısa dahi kesinleşme şartı aranmaksızın takibe konu edilemez.

Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemesi ilamlı takibe engel midir?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 302/2 gereğince bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması hükmün takibe konulmasına, tebliğe çıkarılmasına veya kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.

Nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması istenebilir mi?

Hayır, İcra ve İflas Kanunu m. 36/4 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350/1 ve m. 367/1 uyarınca nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez ve borçluya süre tanınamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu