Kesin Mahkeme Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Kesin Mahkeme Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

Mahkeme Kararlarında Şekli ve Maddi Kesinlik

Bir mahkeme kararına karşı başvurulabilecek herhangi bir kanun yolunun mevcut olmaması veya tükenmesi şekli anlamda kesinliği doğurur. Maddi anlamda kesinlik durumunda ise mahkemenin verdiği hüküm sonrasında aynı taraflar arasındaki aynı konulu ve aynı sebebe dayanan uyuşmazlık yeniden dava konusu yapılamaz. Henüz kesinleşmemiş kararlar olağan kanun yollarının inceleme alanına girerken, kesinleşmiş hükümler olağanüstü kanun yoluna konu teşkil eder.

İstinaf Aşamasında Kesinlik İncelemesi ve Usulü

İstinaf başvurusuna ilişkin dilekçe, hükmü tesis eden mahkemeye sunulabileceği gibi farklı bir yer mahkemesine de teslim edilebilir. Başvurunun yapıldığı mahkeme dilekçeyi derhal ilgili başvuru defterine kaydeder, başvuru sahibine masrafsız bir alındı belgesi verir ve gerekli işlemlerin ardından evrakı hükmü veren asıl mahkemeye gönderir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 343Kaynağı aç
MADDE 343- (1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. İstinaf dilekçesi hangi mahkemeye verilmişse, o mahkemece bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydolunur ve başvurana ücretsiz bir alındı belgesi verilir. (2) Kararı veren mahkemeden başka bir mahkemeye verilmiş olan istinaf dilekçesi, bu mahkemece yukarıdaki fıkraya göre işlem yapıldıktan sonra kararı veren mahkemeye örnekleriyle birlikte gönderilir. Bu durum derhâl mahkemesine bildirilir. (3) İstinaf yoluna başvurma tarihi konusunda 118 inci madde hükmü uygulanır. (4) Dosya, kararı veren mahkemece, istinaf dilekçesinde gösterilen daire ile bağlı kalınmaksızın, ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Harç ve giderlerin yatırılması[46]

Alacağın bir kısmının dava edilmesi durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda ise kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kanuni kesinlik sınırını geçmeyen taraf istinaf yoluna başvuramaz. Bununla birlikte manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilmektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
MADDE 341- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.[45] (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir. İstinaf dilekçesi

Hükmü veren ilk derece mahkemesi, istinaf başvurusunun yasal süresi aşıldıktan sonra yapıldığını veya uyuşmazlığa konu kararın kesin nitelik taşıdığını tespit ederse dilekçenin reddine hükmeder ve bu kararı ilgilisine re'sen tebliğ ettirir. Mahkemenin kesinlik veya süre gerekçesiyle verdiği ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna gidilebilir; masrafların yatırılmasıyla birlikte incelemenin yapılması için dosya yetkili bölge adliye mahkemesine iletilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 346Kaynağı aç
MADDE 346- (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.[47] İstinaf dilekçesine cevap

Bölge adliye mahkemesinde ön inceleme aşaması heyet hâlinde ya da görevlendirilen üye marifetiyle yürütülür, nihai ön inceleme kararı ise heyet tarafından tesis edilir. İlgili daire, ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunu reddetme kararını haklı bulmazsa bu ret kararını kaldırarak asıl istinaf dilekçesi üzerinden incelemesini sürdürür. Öte yandan istinaf başvurusunun kötü niyet taşınarak yapıldığı tespit edildiğinde bölge adliye mahkemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 329 uncu maddesi çerçevesinde işlem uygular.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.) (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. Duruşma yapılmadan verilecek kararlar[48]
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- (1) İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır. Ön inceleme

Temyiz İncelemesinde Kesinlik Denetimi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Bu kapsamda Yargıtay kesin olan karara ilişkin talebin reddi kararını yerinde bulursa bu kararı onar ve esasa dair inceleme yapmaz. Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığı takdirde ise Yargıtay tarafından 6100 sayılı Kanun'un 329 uncu maddesi hükümleri tatbik edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 368Kaynağı aç
MADDE 368- (1) Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtayca 329 uncu madde hükümleri uygulanır. Temyiz incelemesi ve duruşma

Olağanüstü Kanun Yolu Olarak Yargılamanın İadesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 374 üncü maddesi uyarınca yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında olağanüstü kanun yolu olarak benimsenen bu usule başvurulabilecek haller kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 374Kaynağı aç
MADDE 374- (1) Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanın iadesi sebepleri

6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi nedenleri arasında; mahkeme heyetinin mevzuata aykırı biçimde oluşturulması, bakması kanunen yasaklanan ya da reddi merci tarafından kesinleşen hâkimin hükme katılması yer alır. Ayrıca yargılamanın geçerli vekâlet veya temsil yetkisi taşımayan şahıslar huzurunda yürütülüp sonuçlandırılması ile davanın seyri sırasında aleyhine hüküm kurulan tarafın kusuru olmaksızın temin edemediği bir belgenin karardan sonra ele geçirilmesi de bu kapsamdadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 375Kaynağı aç
MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.[63] (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi

Karara dayanak yapılan senedin sahteliğinin hükme bağlanması ya da yetkili merciler önünde ikrar edilmesi yargılamanın iadesi yolunu açar. Bunun yanında karara etki eden tanığın yalan tanıklığı, bilirkişi veya tercümanın gerçeğe aykırı mütalaası ile yalan yere yemin edilmesi de kural olarak kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti bulunması koşuluyla iade gerekçesi kabul edilir; yalan yemin ayrıca ikrar veya yazılı delille de ispatlanabilir.

Karara esas alınan bir hükmün kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış bulunması, lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunması ve bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada öncekine aykırı kesinleşmiş bir hüküm verilmesi hallerinde de bu yola başvurulabilir. Kararın İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da başvuru hakkında dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi de yargılamanın iadesi nedenidir.

Yalan tanıklık, bilirkişi veya tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunması ve yalan yemin sebeplerine dayanılarak yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu hallerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Ancak delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz; bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.

İlk derece mahkemesi istinaf talebini kesinlik sebebiyle reddederse ne yapılabilir?

Kararı veren mahkemenin kesinlik nedeniyle verdiği ret kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.

Bölge adliye mahkemesi yerel mahkemenin kesinlik ret kararını yerinde görmezse ne yapar?

Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi ret kararını yerinde görmediği takdirde, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.

Manevi tazminat davalarında kesinlik sınırı uygulanır mı?

Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf kanun yoluna başvurulabilir.

Kesinleşmiş bir mahkeme kararına karşı hangi olağanüstü kanun yoluna başvurulabilir?

Kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı kanunda sınırlı sayıda sayılan sebeplerin varlığı halinde yargılamanın iadesi talep edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu