Kentsel dönüşüm süreçlerinde belediyelerin yetki ve sorumlulukları yalnızca afet odaklı 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile sınırlı kalmayıp 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine dayanır. Bu mevzuat bütünü, belediyelere kentsel dönüşüm ve gelişim süreçlerinde önemli görev ve yetkiler tanır.
5393 Sayılı Belediye Kanunu Kapsamında Proje Alanı İlanı
Belediyeler, belediye meclisi kararı alarak konut, sanayi, ticaret ve sosyal donatı alanları kurmak, yıpranan kent bölgelerini yenilemek, tarihi dokuyu korumak veya deprem riskine karşı tedbir geliştirmek amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bu kapsamda ilan edilecek sahanın imarlı veya imarsız olması, üzerinde yapı bulunup bulunmaması, alan büyüklüğünün 5 ile 500 hektar arasında tutulması ve projenin etaplar halinde yapılması belediye meclisinin takdirindedir.
5393 sayılı BELEDİYE KANUNU m. 73Kaynağı aç
Dönüşüm planlanan sahanın kamunun mülkiyetinde veya kullanımında bulunması durumunda ise kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve sahada uygulamaya geçilebilmesi ilgili belediyenin talebine ve Cumhurbaşkanı kararına bağlı kılınmıştır.
Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin Yetki Dağılımı
Büyükşehir belediyesi sınırları ve mücavir alanlar dahilinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan etme yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir. İlçe belediyeleri ise büyükşehir belediye meclisinin uygun görmesi şartıyla kendi sınırları içinde proje tatbik edebilir.
Büyükşehir belediyeleri, kendi yürütecekleri dönüşüm projelerine dair her ölçekteki imar planını, parselasyon planlarını onaylama, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi verme ile İmar Kanunu'nun belediyelere sağladığı diğer idari yetkileri kullanma hakkına sahiptir.
Riskli Yapılarda Tebligat, Yıkım ve Masrafların Tahsili
Riskli yapılara ilişkin belediyece yıkım işlemi tesis edilebilmesi için yapı hakkındaki risk tespitinin hukuken kesinleşmesi ve maliklere usulüne uygun bildirim yapılması yasal bir zorunluluktur. Yıkım işlemlerinin çevre güvenliği sağlanarak yürütülmesi gerekir.
Riskli yapıların tahliyesi ve yıktırılması gerçekleştirilemediği takdirde ilgili idare bilgi ve belgeleri müdürlüğe iletir. Maliklerce yıktırılmayan yapıların tahliye ve yıkımı Başkanlık veya idare eliyle yapıldığında, oluşan masraflardan malikler arsa payları oranında sorumlu olur.
Binanın yıkımı tamamlandıktan sonra taşınmazın tapu kütüğünde yer alan riskli yapı şerhi terkin edilerek taşınmaz kütüğüne 6306 sayılı Kanun kapsamında kaldığına ilişkin belirtme kaydedilir.
6306 Sayılı Kanun Uyarınca Resen İşlemler ve Müteahhit Payı Satışı
6306 sayılı Kanun kapsamındaki uygulama alanlarında cins değişikliği, tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk ve tescil işlemleri hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın idare tarafından resen yapılabilir veya yaptırılabilir. Dönüştürülecek sahadaki muhdesat dahil taşınmazların değer tespiti ile yeni oluşacak bağımsız bölümlerin değerlemeleri de idarece yerine getirilebilir. Ayrıca Bakanlık bu Kanun kapsamındaki iş ve işlemlere dair idareye yetki devrinde bulunabilir.
6306 sayılı AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Maliklerin salt çoğunluk kararına katılmayan paydaşların payları, rayiç bedelden az olmamak üzere öncelikle anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırmayla satılır. Bu yolla satış yapılamazsa, riskli ve rezerv yapı alanlarında bulunan söz konusu hisseler rayiç bedeli ödenmek kaydıyla idarece satın alınabilir. Üzerindeki yapı yıkılmış arsalarda tebliğden itibaren otuz gün içinde salt çoğunluk sağlanamaması halinde ise idarece acele kamulaştırma yoluna başvurulabilir.
Özel sektör eliyle yürütülen yapım işlerinde yüklenici payına düşen bağımsız birimlerin satışı idarenin iznine tabidir. İdare, inşaatın ilerleme seviyesini yerinde denetleyerek veya yapı denetim sistemi üzerinden inceleyerek tamamlanma oranının yüzde on altındaki oranda satış iznini tapu müdürlüğüne bildirir. Yüklenici payının tamamlanma oranında veya bu oranın üzerinde satılabilmesi için ise bütün maliklerin muvafakati şarttır.
Anlaşma Esası, İmar Uygulaması ve Kamulaştırma
5393 sayılı Kanun m. 73 çerçevesinde yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinde yapıların boşaltılması, yıkılması ve kamulaştırılmasında öncelikle anlaşma yolunun işletilmesi esastır. Bu süreçte gayrimenkul sahipleri ile belediye arasında açılacak davalar mahkemelerde öncelikle ele alınıp karara bağlanır. Anlaşma sağlanarak belediye mülkiyetine intikal eden taşınmazlar ise haczedilemez.
Belediyeler proje alanında imar uygulaması gerçekleştirmeye, taşınmaz değerlerini belirleyerek hak sahiplerine dağıtım yapmaya veya hasılat paylaşımına dayalı modeller uygulamaya yetkilidir. Belediye mülkiyetindeki, kamulaştırılan ya da anlaşma sağlanan taşınmazlardaki yapım işleri belediyece yapılır veya yaptırılır. Proje kapsamında belediye ile anlaşmayan ya da kamulaştırılmayan ve kendisine 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince imar hakkı tanınmayan taşınmaz sahipleri kamulaştırmasız el atma davası açabilir.
Proje alanında yer alan parsellerde ifraz, tevhit, cins değişikliği, ayni hak tesisi veya terkini ile ruhsat verilmesi işlemleri belediyenin onayına bağlıdır. Projeye ait ortak altyapı ve çevre giderleri ödenmeden yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verilemez; yapılara su, elektrik ve doğalgaz bağlanamaz. Mülkiyet hanesi açık olan veya mülkiyeti davalı taşınmazlar ise belediyece doğrudan kamulaştırılarak bedelleri bankaya bloke edilir; bu süreçte belediye veraset ilamı çıkarmaya veya tapudaki son malike göre işlem yapmaya yetkilidir.
Ruhsatlandırma, Dış Cephe Düzenlemesi ve Sosyal Tesisler
3194 sayılı İmar Kanunu sisteminde ruhsat alınmadan inşaata başlanması hukuken mümkün değildir. Yeni yapıların imar planlarına ve teknik düzenlemelere uygunluğunu denetleyerek yapı ruhsatı vermek ve tamamlanan binaların projesine uygunluğunu teyit edip yapı kullanma izin belgesi düzenlemek belediyenin yetki alanındadır.
Büyükşehirlerde büyükşehir, diğer yerlerde il ve ilçe belediye meclislerinin salt çoğunluk kararıyla masrafları kısmen veya tamamen belediye bütçesinden karşılanmak üzere bina cephelerinde yenileme, aydınlatma ve çevre tanzimi yürütülebilir. Bu çalışmalara ilişkin yetkilendirmeler kat maliklerinin arsa payı çoğunluğuyla alacağı kararla tamamlanır. Büyükşehir belediyeleri meclis kararıyla dönüşüm alanlarında yıkılan ibadethane ve yurtların yerine yenilerini inşa edebilir.
Muafiyetler ve İdari Yargı Yolu
6306 sayılı Kanun çerçevesinde getirilen harç, vergi ve ücret muafiyetleri işin imar mevzuatına uygunluğundan bağımsız olarak uygulanır ve belediye harçları yönünden kanuni sınırlara tabidir.
Belediyelerce tesis edilen yapı ruhsatı, iskân belgesi, yıkım, imar planı, parselasyon, pay satışı veya kamulaştırma işlemlerine karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. 6306 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen idari işlemlere karşı, işlemin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılması gerekir.
Kentsel dönüşümde belediye tebligat yapmadan binayı yıkabilir mi?
Riskli yapının yıkılabilmesi için risk tespitinin kesinleşmesi ve hak sahiplerine usulüne uygun bildirim yapılması zorunludur.
Müteahhit inşaat devam ederken dairelerin tamamını satabilir mi?
Müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin satışı idarenin iznine tabi olup tespit edilen inşaat tamamlanma oranının yüzde on altındaki oranda izin verilir; bu oranda veya üzerinde satış için bütün maliklerin muvafakati aranır.
Belediyenin kentsel dönüşüm kararlarına karşı dava açma süresi ne kadardır?
6306 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

