Kentsel Dönüşüm Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

by Avukat Erdal Ersoy
Kentsel Dönüşüm Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Kentsel Dönüşüm Davalarında Yargı Yolu Ayrımı

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun; afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri oluşturmak üzere iyileştirme, tasfiye ve yenileme usullerini belirlemeyi amaçlar. Kentsel dönüşüm sürecinde açılacak davalarda görevli ve yetkili yargı yerinin tespiti, dava konusu uyuşmazlığın idare tarafından tesis edilen bir işlemden mi yoksa taraflar arasındaki sözleşmesel ve mülkiyete dayalı özel hukuk ilişkisinden mi kaynaklandığına göre adli veya idari yargı kolu altında belirlenir.

Riskli yapı tespiti, riskli alan ve rezerv yapı alanı belirleme işlemleri, tahliye ve yıkım kararları, pay satışı, imar planı, parselasyon, yapı ruhsatı ve iskân işlemleri ile kira yardımı veya faiz desteği taleplerinin reddedilmesi gibi Bakanlık veya belediyelerce tesis edilen idari tasarruflardan doğan uyuşmazlıklarda kural olarak idare mahkemesi görevlidir. Buna karşılık arsa sahipleri ile müteahhit arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, bağımsız bölüm teslimindeki gecikme tazminatı, eksik ve ayıplı imalatlar, sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil talepleri, yükleniciden bağımsız bölüm edinen üçüncü kişilerin iddiaları ile paydaşlar ya da mirasçılar arasındaki özel hukuk uyuşmazlıkları adli yargının görev alanına girer.

İdari Yargının Görev Alanı ve Taşınmazın Bulunduğu Yer Yetkisi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 34/1 uyarınca imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı haklara yahut kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. İdarece tesis edilen tahliye ve yıkım yazıları, yıkım kararları, altyapı hizmetlerinin kesilmesi ve idari tahliye süreçlerine karşı açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – (Değişik: 10/6/1994-4001/16 md.) 1. İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. 2. Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir. Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki:

Rezerv yapı alanı kararı Bakanlık veya Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından tesis edilen birel bir işlem niteliğinde olduğunda görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir ve yetkili mahkeme de çoğu durumda taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olur. Salt çoğunlukla alınan karara katılmayan paydaşların paylarının satış sürecine ilişkin satış işleminin iptali, değerleme sürecindeki idari eksiklikler, teklif bildirimlerindeki usulsüzlükler, çoğunluk hesabındaki hatalar ve satış dosyasının usulüne aykırı hazırlanması gibi iddialar da idare mahkemesinde dava konusu edilir.

Kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında hak sahiplerinin yaptığı kira yardımı veya faiz desteği başvurularının reddedilmesi, eksik ödeme yapılması, ödeme süresinin hatalı hesaplanması veya başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle işlem tesis edilmesi hallerinde uyuşmazlığın çözümü idare mahkemesinin görevine girer.

Cumhurbaşkanı Kararları ve İvedi Yargılama Usulü

2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24/1(a) uyarınca Danıştay, Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarını ilk derece mahkemesi sıfatıyla karara bağlar. Bu doğrultuda 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararı niteliğindeki riskli alan kararlarına karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarında Danıştay ilk derece mahkemesi olarak görevli olabilir.

2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – (Değişik: 2/6/2000 – 4575/2 md.) 1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak: a) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/184 md.) Cumhurbaşkanı kararlarına, b) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/184 md.) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, c) (Değişik: 2/7/2012-6352/45 md.) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,[30] e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine, Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar. 2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar. Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 20/A-1(f) bendi uyarınca 6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarından doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulü uygulanır. İvedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gün olup ilk inceleme ve savunma süreleri genel yargılama usulüne göre daha kısadır; ayrıca bu uyuşmazlıklarda Kanun'un 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

Adli Yargıda Görev ve Ayni Haklara İlişkin Kesin Yetki

Müteahhidin inşaatı süresinde tamamlayıp teslim etmemesi, eksik ve ayıplı imalat yapması, iskân ruhsatı almaması, kira yardımı ödememesi, teknik şartnameye ve sözleşmeye aykırı bağımsız bölüm paylaşımında bulunması yahut arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi taleplerinde görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarının tamamının tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle bağlantılı bulunduğu durumlarda asliye ticaret mahkemesinin görevi gündeme gelebilir. Buna karşılık müteahhitten bağımsız bölüm satın alan tüketici konumundaki kişilerin yüklenici veya satıcıya karşı açacağı konut edinimine ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olması ihtimali doğar.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12/1 kapsamında, bir taşınmaza ait ayni hakları konu alan ya da bu haklarda değişiklik meydana getirebilecek nitelikteki davalar ile zilyetlik ve alıkoyma hakkına dayanan uyuşmazlıklarda kesin yetki, taşınmazın yer aldığı yer mahkemesine aittir. Kentsel dönüşümde ayni hak değişikliği doğuran tapu iptal ve tescil davalarında da görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesi, kesin yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir. Karşı davada yetki

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12/2 uyarınca irtifak haklarına ilişkin davalar üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Taşınmaz üzerindeki ayni haklara, zilyetliğe veya alıkoyma hakkına dair uyuşmazlık birden fazla taşınmazı ilgilendiriyorsa Kanun m. 12/3 çerçevesinde taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde diğerleri hakkında da dava açılması mümkündür.

Kat Mülkiyeti Kanunu Kapsamındaki Uyuşmazlıklar ve Dava Süreleri

Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme genel olarak sulh hukuk mahkemesidir. Kat malikleri kurulunca alınan kararların iptali istemiyle açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesidir.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik birinci fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32 nci madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz. Kat maliklerinden birinin yahut onun katından kira akdine, oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kimsenin, borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri, anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, ilgilileri dinledikten sonra, bu kanuna ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa, genel hükümlere ve hakkaniyet kaidelerine göre derhal kararını verir ve bunun, tesbit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi lüzumunu ilgiliye tefhim veya tebliğ eder. (Değişik üçüncü fıkra: 14/11/2007-5711/17 md.) Tespit edilen süre içinde hâkimin kararını yerine getirmeyenlere, aynı mahkemece, ikiyüz elli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. 25 inci madde hükmü saklıdır. D) Yönetici: I – Atanması:

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 33/1 gereğince kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, toplantıya katılan ancak kanuna uygun şekilde aykırı oy kullanan malik karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıya katılmayan malik kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her hâlde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde iptal davası açabilir. Kat malikleri kurulu kararının yokluk veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre şartı aranmaz ve bu iddialara ilişkin süre tartışması ayrıca değerlendirilir.

Kamulaştırma Davaları ve Mali Yükümlülüklere İlişkin Görev Kuralları

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m. 10/1 uyarınca, kamulaştırmanın satın alma usulüyle sonuçlandırılamaması hâlinde idare, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurarak kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tesciline karar verilmesini ister. Kamulaştırma davetiyesinde, ilgililerin öngörülen süre içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabileceği belirtilir. Asliye hukuk mahkemesince verilen bedel tespiti ve tescil davasında tescil hükmü kesin nitelikte olup tarafların kamulaştırma bedeline ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklı tutulmuştur; kamulaştırma işleminin hukuka aykırılığına dayalı iptal davaları ise idari yargıda görülür. İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 20/A uyarınca acele kamulaştırma işlemleri ivedi yargılama usulüne tabidir; bu kapsamda dava açma süresi otuz gün olup bu işlemlerde Kanun'un 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.

2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – (Değişik: 24/4/2001 – 4650/5 md.) Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta; a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü. b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları, c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı, d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri, e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği, f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını (…)[9] belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği, g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı, h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği, Belirtilir. Mahkemece, kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde çıkan bir gazete ve bir internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerin birisinde kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az birer defa yayımlanır.[10] Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar. Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır. Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. (Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…) mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (…)[11] veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmaz. (Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli ve E: 2022/83, K: 2023/69 sayılı Kararı ile.) (…) Bu maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlar olduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır. Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler alınır. Kamulaştırılması yapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir. Bu tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir. (İptal ondördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 Tarihli ve E: 2024/101, K: 2024/232 Sayılı Kararı ile.) Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddi hatalara karşı adli mahkemelerde açılacak düzeltim davalarında hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur. Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:[12][13]

Kentsel dönüşümde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere dair muafiyet ve iade uyuşmazlıklarında vergi mahkemesi görevli olabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7/1 gereğince özel kanunlarında ayrı bir süre belirtilmedikçe dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Belediyeler tarafından tahsil edilen harç veya vergi niteliğinde olmayan hizmet bedelleri ve idari ücret tarifelerine karşı açılacak uyuşmazlıklarda ise idare mahkemesi görevi gündeme gelebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
Riskli yapı tespiti ve yıkım kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?

Riskli yapı tespiti, yıkım ve tahliye işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir; taşınmazla ilgili bu işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 34 gereğince taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.

Müteahhidin ayıplı imalatı ve gecikmesi halinde hangi mahkeme görevlidir?

Müteahhidin ayıplı ve eksik iş yapması, inşaatı geciktirmesi veya sözleşmenin feshi taleplerinde kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir; tarafların tamamı tacir olup iş ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi, konut edinen tüketici söz konusuysa tüketici mahkemesi görevli olabilir.

Kentsel dönüşümde tapu iptal ve tescil davası nerede açılır?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12/1 gereğince taşınmazın mülkiyetini ve ayni hakkı etkileyen davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; bu davalarda görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir.

Kat malikleri kurulu kararlarının iptali davası hangi mahkemede açılır?

Kat malikleri kurulu kararının iptali davası, anagayrimenkulün bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde toplantıya katılıp aykırı oy kullananlarca 1 ay, katılmayanlarca öğrenmeden itibaren 1 ay ve her halde 6 ay içinde açılır; yokluk ve mutlak butlan iddialarında süre koşulu aranmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu