Kasten Yaralama Suçu Cezası (TCK 86) ve Şikayet Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Kasten Yaralama Suçu Cezası (TCK 86) ve Şikayet Süreci

Kasten yaralama suçu, bir kimsenin bedenine acı verilmesi, sağlığının bozulması ya da algılama yeteneğinin zedelenmesiyle meydana gelir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir başkasının beden bütünlüğüne acı veren, sağlığında veya algılama yetisinde bozulmaya yol açan kimse hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Eylemin ağırlığı ve ortaya çıkan neticeler, uygulanacak ceza miktarını ve soruşturma usulünü belirler.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38] b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39] Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilen Yaralama ve Cezası

Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kalması durumunda, Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Bu halde mağdurun şikayeti üzerine fail hakkında altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi halinde ise kanun gereğince cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Kasten Yaralamada Uzlaştırma Usulü ve Şartları

Kasten yaralama fiilinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteki şeklinde uzlaştırma prosedürünün uygulanması kamu davası açılması bakımından bir dava şartıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uyarınca, Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasındaki nitelikli haller hariç olmak üzere kasten yaralama suçu ile 88. maddesindeki kasten yaralama fiili şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırmaya tabidir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.) (1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar. b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;[102] 1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88), 2. Taksirle yaralama (madde 89), 3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit (madde 106, birinci fıkra), 4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), 5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi), 6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık (madde 141), 7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103] 8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık (madde 157), 9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165), 10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234), 11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları. c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar. (2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir. (3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.) Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107] (4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108] (5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır. (6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. (7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. (8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir. (9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.) (10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur. (11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109] (12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir. (13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. (14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir. (15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir. (16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. (17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. (18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. (19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.[111] (20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz. (21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez. (22) (Değişik birinci cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. (23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda öngörülen kanun yollarına başvurulabilir. (24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları, uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112] (25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Mahkeme tarafından uzlaştırma

Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz; ancak suçun önödeme kapsamındaki bir eylemle birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi durumunda uzlaştırma kuralları işletilir. Soruşturma konusu fiilin uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve görevlendirilen uzlaştırmacı taraflara teklifte bulunur.

Uzlaşma teklifinde bulunulurken taraflara kurumun mahiyeti ile kabul veya reddin hukuki sonuçları anlatılır. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde teklif kanuni temsilcilere yöneltilir. Kendisine uzlaşma teklif edilen taraf, yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır. Resmî mercilere beyan edilen adreste bulunmama, yurt dışında olma veya başka nedenlerle ilgililere ulaşılamaması halinde uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.

Birden fazla kişinin mağduriyetine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırmaya gidilebilmesi için mağdur veya suçtan zarar görenlerin tamamının uzlaşmayı kabul etmesi zorunludur. Uzlaşma teklifinde bulunulması veya kabul edilmesi delillerin toplanmasını ve koruma tedbirlerinin tatbikini engellemez. Uzlaştırmacı dosya belgelerini teslim aldıktan itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır; bu süre uzlaştırma bürosu tarafından her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatılabilir.

Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür; şüpheli, mağdur veya kanuni temsilcinin müzakerelere katılmaktan kaçınması halinde taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. Bu süreçte yapılan beyan ve açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz. Teklif başta reddedilmiş olsa bile taraflar uzlaştıklarını gösteren belgeyle en geç iddianame düzenlenene kadar Cumhuriyet savcısına başvurabilir. Girişimin sonuçsuz kalması durumunda tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

İlk uzlaşma teklifinin yapıldığı andan itibaren işlemlerin sonuçsuz kaldığı ve en geç raporun büroya sunulduğu tarihe kadar dava zamanaşımı ve dava açma süresi işlemez. Uzlaşma neticesinde edimin defaten ifası halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edimin takside bağlanması, ertelenmesi veya süreklilik taşıması halinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine hükmedilir ve bu sürede zamanaşımı durur. Uzlaşma sağlandığında, sonradan ortaya çıkan zararlar saklı kalmak üzere tazminat davası açılamaz, açılan davadan feragat edilmiş sayılır; edim yerine getirilmezse uzlaşma raporu ilam mahiyetini haiz belge kabul edilir.

Kasten Yaralamanın Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasında suçun ağırlatıcı unsurları düzenlenmiştir. Eylemin; üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı; beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kimseye karşı; kamu görevi nedeniyle; kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması suretiyle veya silahla işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Fiilin canavarca hisle işlenmesi halinde ise artırım oranı bir kattır. Bu nitelikli hallerde takibat şikayete bağlı değildir ve bu eylemler uzlaşma kapsamında yer almaz.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Halleri

Kasten yaralama neticesinde mağdurun vücut ve ruh bütünlüğünde meydana gelen ağır zararlar Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesinde düzenlenmiştir. Fiilin duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına yol açması durumunda temel ceza bir kat artırılır. Bu hallerde verilecek ceza temel şekil bakımından dört yıldan, nitelikli haller bakımından altı yıldan az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 87Kaynağı aç
Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Konuşmasında sürekli zorluğa, c) Yüzünde sabit ize, d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde altı yıldan az olamaz.[41] (2) Kasten yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41 (3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır. (4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43] Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]

Yaralama neticesinde iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girilmesi, duyu veya organ işlevinin yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolması, yüzde sürekli değişiklik veya gebe kadının çocuğunun düşmesi meydana gelmişse ceza iki kat artırılır. Bu ağırlıktaki neticelerde ceza temel yaralamada altı yıldan, nitelikli yaralamada dokuz yıldan az belirlenemez.

Kasten yaralamanın kemik kırılmasına veya çıkığına sebebiyet vermesi halinde ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Eylem sonucunda ölüm meydana geldiğinde ise ceza, temel yaralama hallerinde on yıldan ondört yıla kadar, nitelikli yaralama hallerinde ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasıdır.

Şikayet Süresi ve Şikayetten Vazgeçme Kuralları

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı kasten yaralama hallerinde, yetkili kimsenin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren zamanaşımını aşmamak şartıyla altı ay içinde şikayette bulunması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve altı ay içinde başvuru yapılmadığında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Hak sahiplerinden birinin süreyi geçirmesi diğer hak sahiplerinin başvuru hakkını düşürmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. (8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.) Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme açılmış olan kamu davasını düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme beyanı, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez. İştirak halinde işlenen fiillerde sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğer sanıkları da kapsar. Kamu davasının düşmesi şikayetten vazgeçmeden ileri gelmiş ve bu sırada şahsi haklardan da vazgeçildiği açıklanmışsa artık hukuk mahkemesinde dava açılamaz.

Soruşturma işlemlerinde kolluk makamları huzurunda şikayetçi olunmadığının beyan edilmesi şikayet hakkından feragat niteliği taşır; bu beyanın verilmesiyle şikayet hakkı sona erdiğinden sonradan aynı fiil nedeniyle yeniden şikayette bulunulamaz.

Kasten Yaralamada Tutuklama Tedbiri

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile kanuni bir tutuklama nedeninin bulunması zorunludur. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmaması durumunda tutuklama kararı verilemez. Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı ile delilleri karartma veya tanık ve mağdur üzerinde baskı kurma girişimleri kuvvetli şüphe oluşturuyorsa tutuklama nedeni varsayılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13] (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:[14] a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15] 1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78), 2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16] Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) 3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), 4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17] 5. İşkence (madde 94, 95) 6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102), 7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103), 8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), 9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), 10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220), 11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308), 12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları. c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu. d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar. e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar. f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları. g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar. h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar. i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu. j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu. k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu. (4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.[18] Tutuklama kararı

Kural olarak sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan fiillerde tutuklama kararı verilemez; ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın istisnasını oluşturur. Bunun yanında kasten yaralama suçunun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı, silahla veya canavarca hisle işlenmesi, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama durumları ile suçun kadına karşı veya sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya dolayısıyla işlenmesi hallerinde tutuklama nedeni varsayılabilir.

Basit yaralama suçunda şikayet süresi ne kadardır?

Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kasten yaralama eylemlerinde şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği andan itibaren altı aydır.

Eşe veya kardeşe karşı kasten yaralamada şikayet aranır mı?

Hayır, kasten yaralama suçunun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi nitelikli hal oluşturduğundan soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlı değildir.

Şikayetten vazgeçme durumunda sanık yargılamaya devam edilmesini isteyebilir mi?

Evet, kanunda aksi yazılı olmadıkça şikayetten vazgeçme, bu vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez.

Kasten yaralama suçunda uzlaştırma teklifi kaç gün içinde cevaplanmalıdır?

Kendisine uzlaşma teklifinde bulunulan taraf, tekliften itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde uzlaşma teklifini reddetmiş sayılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu