Basit Yaralama Suçu Şartları, Cezası ve Yargılama Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Basit Yaralama Suçu Şartları, Cezası ve Yargılama Süreci

Basit Yaralama Suçunun Tanımı ve Yasal Unsurları

Basit yaralama suçu, failin kasten gerçekleştirdiği fiziksel eylem neticesinde mağdurun vücut dokunulmazlığının ve bedensel bütünlüğünün ihlal edilmesini esas alır. Suçun meydana gelebilmesi için mağdurun vücuduna acı verilmesi, sağlığının bozulması yahut algılama yeteneğinin etkilenmesi neticelerinden en az birinin somut olayda gerçekleşmesi şarttır. Kanuni unsurlar incelendiğinde; failin aktif bir davranış sergilediği icrai fiil, bedensel veya zihinsel sonuçlardan birinin ortaya çıkması, meydana gelen neticenin failin eyleminden kaynaklandığını gösteren illiyet bağı, fiilin bilerek ve isteyerek icra edildiğini ortaya koyan kast ile meşru savunma gibi hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmadığını ifade eden hukuka aykırılık unsurlarının bir arada bulunması gerekir.

Failin Kastının Belirlenmesi ve Basit Tıbbi Müdahale Ayrımı

Mahkemeler failin eylemindeki kastı tespit ederken taraflar arasında geçmişe dayalı bir husumet bulunup bulunmadığını, kullanılan vasıtanın yaralamaya elverişliliğini, vurulan darbelerin sayısını ve şiddet derecesini, darbelerin hangi vücut bölgelerine yöneldiğini, eylemin hangi sebeple sona erdirildiğini ve failin olay sonrasındaki tutum ve davranışlarını birlikte değerlendirir. Yaralamanın ağırlığını belirlemede temel kıstas olan basit tıbbi müdahale; basit pansuman, kısa süreli ilaç tedavisi ve geçici nitelikteki iz veya bulgularla iyileştirilebilen hafif etkileri kapsar. Buna karşılık kemik kırığı veya çıkığı, diş kırılması, iç veya dış organ yaralanmaları ve ciddi doku zedelenmeleri basit tıbbi müdahale sınırını aşan durumlar olarak kabul edilir.

Basit Yaralama Suçunun Cezası ve Adli Para Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan fail hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür. Eylemin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif kalması durumunda ise Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kasten yaralama fiilinin kadına karşı işlenmesi halinde ise kanun gereği verilecek cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Tıbbi müdahale sınırının aşıldığı hallerde ceza aralığı yükselerek hapis cezası yaptırımı ağırlık kazanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38] b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39] Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]

Yaptırımın adli para cezası olarak belirlendiği hallerde gün para cezası sistemi uygulanır. Mahkeme bu sistem kapsamında öncelikle temel gün sayısını belirler, ardından sanığın kişisel ve ekonomik durumunu gözeterek takdir ettiği günlük parasal tutarla bu sayıyı çarparak toplam adli para cezasına ulaşır. Günlük tutarın takdirinde yalnızca sanığın aylık geliri değil; düzenli bir gelire sahip olup olmadığı, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin varlığı ve genel yaşam koşulları bir bütün halinde dikkate alınır.

Suçun Nitelikli Halleri ve Silah Kavramı

Yaralama eyleminin üstsoya, altsoya, eşe, kardeşe veya beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi, failin sahip olduğu kamu görevlisi nüfuzunu kötüye kullanması, fiilin silahla ya da canavarca his saikiyle icra edilmesi suçun nitelikli hallerini oluşturur. Kasten yaralamanın canavarca hisle işlenmesi halinde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir kat artırılır. Ceza hukuku kapsamında saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli nesneler, faile fiili bir üstünlük sağlaması ve somut olayda bilfiil saldırıda kullanılması kaydıyla silah olarak kabul edilir; bu bağlamda olay anında kullanılan taş, sopa, demir çubuk gibi eşyalar silah vasfı taşır.

Karşılıklı Kavga, Haksız Tahrik ve Meşru Savunma

Karşılıklı kavga durumu failler açısından otomatik bir cezasızlık hali oluşturmaz. Yargılamada her bir failin sergilediği eylem ayrı ayrı değerlendirilir; kavgayı hangi tarafın başlattığı, kimin daha ağır saldırıda bulunduğu, kimin eylemini hangi aşamada sonlandırdığı ve yaralanmanın hangi eylemden kaynaklandığı araştırılır. Haksız bir eylemin failde oluşturduğu öfke veya şiddetli elemin tesiriyle yaralama gerçekleştiğinde haksız tahrik hükümleri uyarınca cezada kanuni indirim tatbik edilir; zira haksız tahrik suçu bütünüyle ortadan kaldırmaz. Buna karşılık haksız bir saldırının varlığı, savunmanın zorunlu bulunması ve savunma fiilinin mevcut saldırıyla orantılı olması şartlarının somut delillerle ispatlandığı meşru savunma hallerinde eylem hukuka uygun sayılarak beraat kararı verilir.

Şikâyet Şartı, Hak Düşürücü Süre ve Vazgeçmenin Sonuçları

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilen ve nitelikli unsurlar taşımayan basit yaralama fiillerinin soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca şikâyet hakkına sahip olan kimsenin, dava zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması zorunludur; bu süre içerisinde şikâyet hakkı kullanılmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyet hakkına sahip birden fazla kişinin bulunması durumunda, hak sahiplerinden birinin altı aylık süreyi geçirmesi diğer hak sahiplerinin şikâyet hakkını düşürmez. Basit tıbbi müdahale kapsamındaki niteliksiz basit yaralama suçlarında taraflar arasında uzlaştırmacı aracılığıyla uzlaşma süreci işletilebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. (8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.) Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kural olarak açılmış olan kamu davasını düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonra gerçekleşen vazgeçme cezanın infazına engel teşkil etmez. İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme kanun gereği diğer sanıkları da kapsar. Öte yandan şikâyetten vazgeçme, bu vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık yönünden sonuç doğurmaz. Kamu davasının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesi halinde, suçtan zarar gören kişi vazgeçtiği esnada şahsi haklarından da feragat ettiğini açıkça belirtmişse sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz. Suçun nitelikli hallerinde ise şikâyet koşulu aranmaz ve soruşturma kendiliğinden yürütülür; bu nedenle eşe karşı kasten yaralama gibi nitelikli hallerde şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasını kendiliğinden düşürmez.

Dava Zamanaşımı Süreleri ve Yargılama Makamları

Şikâyet süresi mağdurun talep hakkını sınırlandıran bir usul şartı iken, dava zamanaşımı devletin cezalandırma ve yargılama yetkisini sonlandıran maddi ceza hukuku kurumudur. Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıllık sürenin dolmasıyla zamanaşımına uğrar ve düşer. Dava zamanaşımı süresinin hesabında suçun dosyadaki delillere göre nitelikli halleri ile kanundaki cezanın üst sınırı esas alınır; seçimlik cezalarda ise hapis cezası dikkate alınır. Fiili işlediği tarihte on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sekiz yıllık süre yarı oranında uygulanırken; on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında ise üçte ikisi oranında tatbik edilir. Zamanaşımı süresi tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği tarihten, teşebbüs aşamasında kalan fiillerde ise son hareketin yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar. Basit yaralama suçunda yargılama yapmaya görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesi, yetkili mahkeme ise suçun icra edildiği yer mahkemesidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Basit yaralama suçunda şikâyet süresi ne kadardır?

Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamalarda şikâyet süresi, zamanaşımı süresini geçmemek kaydıyla fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır.

Kadına karşı işlenen basit yaralamanın cezası nedir?

Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olan kasten yaralama suçunun kadına karşı işlenmesi halinde hükmolunacak cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Sopa veya taş gibi cisimler basit yaralamada silah sayılır mı?

Saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli olan, faile fiilen avantaj sağlayan ve eylemde kullanılan taş, sopa veya demir çubuk gibi nesneler somut olayın şartlarına göre silah sayılabilir.

Karşılıklı kavgada taraflar ceza almaktan muaf olur mu?

Karşılıklı kavga kendiliğinden bir cezasızlık sebebi teşkil etmez; mahkeme her failin eylemini, kavgayı başlatanı ve yaralanmanın derecesini müstakil olarak inceler.

Şikâyetten vazgeçme davayı her zaman düşürür mü?

Şikâyete bağlı basit yaralamada vazgeçme davayı düşürür; ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanığı etkilemez, ayrıca eşe karşı yaralama gibi nitelikli hallerde şikâyetten vazgeçilse dahi kamu davası düşmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu