Kasten Yaralama Suçunun Tanımı ve Temel Cezası
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre kasten yaralama; bir kimsenin vücuduna acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan kasti davranışlardır. Başkasının vücuduna acı veren yahut sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan kişi hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]
Türk Ceza Kanunu'nun 86/1 maddesinde düzenlenen temel kasten yaralama fiilinin soruşturulması ve kovuşturulması herhangi bir şikayet koşuluna bağlı tutulmamış olup yetkili adli mercilerce kendiliğinden yürütülür.
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilen Yaralama Cezası
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kasten yaralama eyleminin mağdur üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek boyutta hafif kalması halinde faile altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası verilir. Eylemin kadına karşı gerçekleştirilmesi durumunda hükmedilecek hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilen kasten yaralama fiilinde adli takibat mağdurun şikayetine bağlıdır. Mağdurun şikayet hakkını faili ve eylemi öğrendiği tarihten itibaren altı aylık hak düşürücü süre içinde kullanması zorunludur; bu süre geçirildiğinde soruşturma yapılamaz.
Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 maddesi kapsamındaki basit yaralamada şikayetten vazgeçilirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirken, kovuşturma safhasında sanığın rızasıyla kamu davasının düşmesine hükmedilir. Şikayete bağlı olmayan yaralama türlerinde ise vazgeçme beyanı kamu davasının yürütülmesini engellemez ve davayı düşürmez.
Kasten Yaralamanın Nitelikli Halleri
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eylemin; üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, kendini bedenen veya ruhen koruyamayacak kişiye karşı, yerine getirilen kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanmasıyla veya silahla işlenmesi durumlarında şikayet şartı aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır. Fiilin canavarca his saikiyle işlenmesi halinde ise artırım oranı bir kat olarak belirlenir.
Kanunun 86/3 maddesinde düzenlenen nitelikli hallerin tamamında adli makamlarca yürütülen soruşturma ve kovuşturma işlemleri şikayet aranmaksızın resen tatbik edilir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Halleri
Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kasten yaralama eyleminin mağdurun duyu veya organlarından birinin işlevinde sürekli zayıflamaya, konuşmasında sürekli güçlüğe, yüz bölgesinde sabit ize, yaşamsal tehlikeye ya da gebe kadının vaktinden önce doğum yapmasına sebebiyet vermesi durumunda faile verilecek ceza bir kat artırılır. Bu kapsamda hükmedilecek ceza, birinci fıkraya giren temel hallerde dört yıldan, üçüncü fıkrada düzenlenen nitelikli hallerde ise altı yıldan az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 87Kaynağı aç
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde dört
yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde
altı yıldan az olamaz.[41]
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta
kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin
birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla
kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan
onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43]
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]
Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesinin ikinci fıkrasına göre; fiilin mağdurda şifası olanaksız bir hastalığa veya bitkisel hayata yol açması, duyu veya organ işlevinin bütünüyle yitirilmesi, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin ortadan kalkması, yüzde kalıcı şekil değişikliği meydana gelmesi ya da gebe kadının çocuğunun düşmesine sebebiyet vermesi hallerinde ceza iki kat artırılır. Verilecek hapis cezası birinci fıkraya giren fiiller için altı yıldan, üçüncü fıkraya giren haller için dokuz yıldan az olamaz.
Kasten yaralama sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığı veya çıkığı oluşması durumunda, Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda ceza, kırık ya da çıkığın yaşamsal fonksiyonlar üzerindeki tesirine göre yarısına kadar artırılır.
Yaralama fiili neticesinde ölüm meydana geldiğinde, Türk Ceza Kanunu'nun 87/4 maddesi uyarınca eylemin temel yaralama kapsamındaki hallerinde on yıldan ondört yıla kadar, kanunun 86/3 maddesindeki nitelikli hallerinde ise ondört yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İhmali Davranış ve Meşru Savunma Hükümleri
Türk Ceza Kanunu'nun 88. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi halinde verilecek cezada üçte ikiye kadar indirim uygulanabilir; bu hükmün işletilmesinde kasten öldürmenin ihmali davranışla icrasına ilişkin yasal kriterler dikkate alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 88Kaynağı aç
halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar
göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gerek kişinin kendisine gerekse bir başkasına yönelen, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarlanması muhakkak olan haksız bir saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre orantılı biçimde savuşturma zorunluluğu altında hareket edilmesi meşru savunma sayılır ve bu şartlar altında eylemde bulunan kişiye ceza verilmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 25Kaynağı aç
yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir
saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek
zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek
neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak
bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin
ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile
işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
Muhakeme Usulü, Tutuklama ve Uzlaşma Kuralları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin dördüncü fıkrasında üst sınırı iki yılı geçmeyen hapis cezalarında kural olarak tutuklama yasağı öngörülmüş olsa da vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın istisnasıdır. Bununla birlikte aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca; TCK 86/3'ün beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişilere karşı, silahla veya canavarca hisle işlenen halleri, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama fiilleri, kadına karşı işlenen kasten yaralama ile sağlık kurum ve kuruluşlarında veya eğitim kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri nedeniyle gerçekleştirilen kasten yaralama suçları tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasında düzenlenmiştir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık
hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya
güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13]
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini
uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde
bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama
nedeni var sayılabilir:[14]
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15]
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16]
Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)
3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra
3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17]
5. İşkence (madde 94, 95)
6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık
(madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
(iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309,
310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin
(3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin
dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen
suçlar.
i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama
suçu.
j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev
yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen
kasten yaralama suçu.
k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı
resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu
öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen
projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında
yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim
kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya
görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını
gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç
olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda
tutuklama kararı verilemez.[18]
Tutuklama kararı
TCK 86/1 kapsamındaki temel kasten yaralama, TCK 86/2'deki basit yaralama ve TCK 88'deki ihmali yaralama suçları uzlaşma prosedürüne tabidir. Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan nitelikli haller ise uzlaşma kapsamı dışında tutulmuştur. Görevli uzlaştırmacının ilettiği uzlaşma teklifine muhatap olan şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kişi üç gün içinde cevap vermediğinde teklifi reddetmiş sayılır.
Yasal koşulların sağlanması, netice cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis olması ve sanığın kabul beyanı bulunması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bu durumda sanık hakkında beş yıllık denetim süresi tatbik edilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesi, 87. maddesinin ilk üç fıkrası ve 88. maddesinde yer alan yaralama suçlarında asliye ceza mahkemesi görevlidir. Kasten yaralama neticesinde ölümün gerçekleştiği TCK 87/4 kapsamındaki yargılamalarda ise görevli merci ağır ceza mahkemesidir.
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilen kasten yaralamada ceza ne kadardır?
Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 maddesi gereğince basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif yaralamalarda fail hakkında altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur; suçun kadına karşı işlenmesi halinde ise hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Kasten yaralama suçunda şikayetten vazgeçme davayı düşürür mü?
TCK 86/2 kapsamındaki basit yaralamada şikayetten vazgeçilmesi durumunda kovuşturma aşamasında sanığın kabulüyle kamu davası düşer; buna karşılık TCK 86/1 ve 86/3 gibi resen soruşturulan suç tiplerinde şikayetten vazgeçme kamu davasını düşürmez.
Hangi kasten yaralama eylemleri uzlaşma kapsamındadır?
TCK 86/1 temel yaralama, TCK 86/2 basit tıbbi müdahale ile giderilebilen yaralama ve TCK 88 ihmali yaralama fiilleri uzlaşmaya tabi olup TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli haller uzlaşma prosedürünün dışındadır.
Meşru müdafaa halinde kasten yaralamadan dolayı ceza verilir mi?
Türk Ceza Kanunu'nun 25/1 maddesi uyarınca kişinin kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı orantılı biçimde defetmek amacıyla hareket etmesi durumunda meşru savunma hükmü gereği faile ceza verilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

