Kasten yaralama suçunda cezaevinde geçirilecek fiili infaz süresi; eylemin ağırlığına, mahkemenin belirlediği mahkûmiyet miktarına, kanuni koşullu salıverilme oranına ve denetimli serbestlik uygulamasına göre şekillenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; bir kimsenin bedenine kasıtlı şekilde acı verilmesi ya da mağdurun ruhsal algılama yetisinin yahut sağlığının bozulmasına yol açılması halinde, fail hakkında bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası takdir edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 86Kaynağı aç
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]
Basit Tıbbi Müdahale ve İhmali Davranış Hallerinde Ceza Miktarları
Gerçekleştirilen yaralama eyleminin mağdur üzerindeki tesirinin hafif nitelik taşıması ve basit bir tıbbi müdahale sınırlarında telafi edilebilmesi durumunda, 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesinin ikinci fıkrası devreye girer. Bu halde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine tabi kılınmış olup altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Mağdurun kadın olması halinde ise hükmedilecek hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan aşağı olamaz.
Yaralama fiilinin icrai bir hareket yerine yükümlü olunan bir davranışı yerine getirmemek suretiyle gerçekleştirilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 88. maddesinin birinci fıkrasında ihmali davranışla yaralama olarak yaptırıma bağlanmıştır. Bu kapsamda mahkemece belirlenen temel ceza üçte iki oranına kadar indirilebilir; uygulama sürecinde kasten öldürmenin ihmali davranışla icrasına bağlanan kanuni şartlar kıyasen dikkate alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 88Kaynağı aç
halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar
göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçunda Cezalar
Yaralama fiilinin yol açtığı neticeler ağırlaştıkça cezanın dozu da kanun koyucu tarafından artırılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 87. maddesinin birinci fıkrasına göre; mağdurun duyu veya organlarından birinin işlevinde kalıcı bir azalma meydana gelmesi, konuşma yetisinde sürekli güçlük doğması, yüzde kalıcı iz bırakılması, yaşamını tehlikeye sokan bir durumun oluşması ya da gebe bir mağdurun erken doğum yapması halinde ceza bir kat artırılarak tayin edilir. Bu ağırlatıcı hallerde ceza, temel yaralama durumunda dört yıldan, nitelikli hallerde ise altı yıldan az belirlenemez. Kanun'un 87. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eylemin kemik kırığına ya da çıkığına yol açması durumunda, kırık veya çıkığın yaşamsal fonksiyonlara yaptığı tesir derecesine göre ceza yarı oranına kadar yükseltilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 87Kaynağı aç
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde dört
yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde
altı yıldan az olamaz.[41]
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta
kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin
birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla
kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan
onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43]
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]
Eylemin daha ağır neticeler doğurduğu durumlarda ise 5237 sayılı Kanun'un 87. maddesinin ikinci fıkrası tatbik edilir. Mağdurun şifası bulunmayan bir hastalığa yakalanması, bitkisel hayata girmesi, bir organının ya da duyusunun işlevini büsbütün yitirmesi, konuşma veya çocuk sahibi olma yetisini kaybetmesi, yüzünde sürekli bir biçim bozukluğunun meydana gelmesi veya gebe kadının çocuğunu düşürmesi halinde verilecek ceza iki kat artırılır. Bu ağırlık derecesinde cezanın alt sınırı temel yaralamada altı yıl, nitelikli hallerde ise dokuz yıldır. Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesi halinde ise Kanun'un 87. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince fail hakkında temel yaralama kapsamında on yıldan on dört yıla, nitelikli hallerde ise on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
Uzlaştırma, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Kasten yaralama suçlarında alternatif çözüm yolları belirli sınırlar içinde geçerlidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi, Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasındaki nitelikli haller ile 87. maddedeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaları uzlaştırma sınırları dışında tutmuştur. Aynı Kanun'un 253. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; uzlaştırmaya tabi bir yaralama suçu, aynı mağdura karşı uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir eylemle birlikte işlenmişse uzlaştırma prosedürü uygulanamaz; buna karşın suçun önödeme kapsamındaki bir fiille birlikte işlenmesi durumunda uzlaştırma hükümleri işletilmeye devam edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma
Kısa süreli mahkûmiyetlerde infaz kurumuna girmeksizin infazın ertelenmesi mümkündür. 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinin birinci fıkrasına göre, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasına hükmedilen faillerin cezaları ertelenebilmekte; suç tarihinde on sekiz yaşını tamamlamamış veya altmış beş yaşını doldurmuş bireyler için erteleme üst sınırı üç yıl olarak uygulanmaktadır. Erteleme kararı verilebilmesi için failin evvelce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezası almamış olması ve mahkemece duruşmadaki tutumu doğrultusunda bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat getirilmesi şarttır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin yedinci fıkrası gereği, mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılması halinde, bu cezanın ertelenmesi veya kısa süreli olsa dahi seçenek yaptırımlara dönüştürülmesi kanunen mümkün değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,
gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Koşullu Salıverilme Oranları ve Cezaevinde Kalınacak Süre
Hükmolunan hapis cezasının infazında cezaevinde fiilen geçirilecek süre, koşullu salıverilme esaslarına göre tayin olunur. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin ikinci fıkrası genel kural olarak süreli hapis cezalarında infaz kurumunda cezanın yarısının çekilmesini koşullu salıverilme için yeterli görmektedir. Ne var ki kanun koyucu, Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen yüzün sürekli değişikliğine neden olan ağırlaşmış yaralama mahkûmiyetleri bakımından istisna getirerek infaz kurumunda çekilmesi gereken süreyi cezanın üçte ikisi olarak belirlemiştir. Bu haktan istifade edilebilmesi için 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümlünün kurumdaki infaz sürecini iyi hâlli olarak geçirmesi zorunlu tutulmuştur.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm
edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş
olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu
salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.)
Ancak, Türk Ceza Kanununun;[51]
a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına
mahkûm olanlar,
b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki,
bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli
hapis cezasına mahkûm olanlar,
d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel
ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105)
suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve
105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133,
134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188)
hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ
339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu
salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya
yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle
Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983
tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat
Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu
salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.
(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet
hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli
hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla
yirmisekiz,
Yıldır.
(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya
yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet
hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı
yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis
cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri
takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla
olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
Ancak, bu süreler;[52]
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet
hâlinde kırk,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde
en fazla otuzdört,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla
otuziki,
Yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 – 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri
çocuklar hakkında uygulanmaz.
(5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş
yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak
dikkate alınır.[53]
(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi,
yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır.
Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.[54]
(7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya
sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya
sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında
çalıştırılabilir.
(8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde
eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler.
(9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden
uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda
hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında
çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları,
sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle
rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.)
İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün
denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına
karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve
ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü;[55]
a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma,
b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
c) Belirlenen programlara katılma,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli
serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak
yükümlülükleri değiştirebilir.
(10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma
uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli
serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden
geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde
kaldırabilir.[56]
(11) (Değişik:14/4/2020-7242/48 md.) Hükümlünün koşullu
salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan
gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir.
İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya
üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında
gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını
gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere,
infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu
salıverilme kararı geri alınır.[57]
(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;[58]
a) Sonraki suçu işlediği tarihten
itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki
işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,
b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı
davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme
tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir
edilecek bir sürenin,
Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine
karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı
hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
(15) (Değişik: 20/7/2017-7035/25 md.) Hükümlü, geri kalan süre
içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da
bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece
mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile
hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde
ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği
tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar
verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.[59]
(16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, "Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar"
başlıklı Dördüncü Bölüm, "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine
Karşı Suçlar" başlıklı Beşinci Bölüm, "Milli Savunmaya Karşı
Suçlar" başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
Mükerrirlere ve bazı suç faillerine
özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri[60]
Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet durumunda infaz kurumunda geçirilecek azami süre, 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi doğrultusunda yirmi sekiz yıl ile sınırlandırılmıştır. Bunun yanı sıra yaş faktörü infaz süresinin hesabında lehe dikkate alınmakta olup Kanun'un 107. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, hükümlünün on beş yaşını ikmal edinceye kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği her bir gün koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak değerlendirilir.
Denetimli Serbestlik Usulü ve Cezaevinde Kalma Şartı
Koşullu salıverilmesine en fazla bir yıl kalmış bulunan ve açık ceza infaz kurumu ile çocuk eğitimevlerinde infazını sürdüren iyi hâlli hükümlüler, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca talepte bulunarak bakiye cezalarını toplum içinde denetimli serbestlik tedbiriyle çekebilirler. Bu usulden yararlanabilmek adına, beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin ceza infaz kurumunda geçirilmiş olması kanunen zorunludur.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.)
Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını
sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz
kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl
veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının
koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan
değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan
Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar
verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi
için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz
kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda
geçirmiş olması gerekir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna
ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza
infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri
gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci
fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.
(3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45]
a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki
yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler,
b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık,
engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve
koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler,
diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık,
engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet
Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca
düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir.
(4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının
ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki
infaz usulünden yararlanamazlar.
(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına
karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar;
a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması,
b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması,
c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi,
d) Belirlenen programlara katılması,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli
serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate
alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya
da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca
tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur.
(6) Hükümlünün;[46]
a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği
denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi,
b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün
hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin
bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına
uymamakta ısrar etmesi,
c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi,
hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu
salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna
gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi
tarafından karar verilir.
(7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46
md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan
sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla
hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması
hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi
tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar
verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı,
davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının
infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi
tarafından karar verilir.
(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin
bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47]
ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın
Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.
(9) Yükümlülüklerin gereklerine ve
denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında
denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci
ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
(10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin
esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.
Adlî para cezasının infazı
Özel durumlara sahip hükümlüler için denetimli serbestlik süreleri genişletilmiştir. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler koşullu salıverilmelerine iki yıl veya daha az süre kaldığında, ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler ise koşullu salıverilmelerine üç yıl veya daha az süre kaldığında denetimli serbestlikten faydalanabilirler. Buna karşılık 105/A maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilmiş olan kişilerin bu infaz usulünden yararlanması kanunen mümkün değildir.
Kasten yaralama suçundan mahkûm olan biri cezaevinde ne kadar yatar?
Genel kural olarak süreli hapis cezalarında infaz kurumunda cezanın yarısının çekilmesi koşullu salıverilme için yeterlidir; ancak TCK m. 87/2-d kapsamındaki mahkûmiyetlerde infaz oranı üçte iki olarak uygulanır ve açık kurumdaki iyi hâlli hükümlüler gerekli asgari kurum süresini doldurarak koşullu salıverilmeye bir yıl kala denetimli serbestlikten istifade edebilir.
Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama cezasında erteleme uygulanır mı?
TCK m. 86/2 uyarınca hükmedilen ceza iki yıl veya daha az olduğunda, sanığın geçmişte kasıtlı suçtan üç aydan fazla hapis almamış olması ve tekrar suç işlemeyeceğine dair mahkemede kanaat oluşması şartıyla ceza ertelenebilir; fakat CMK m. 231/7 gereğince açıklanması geri bırakılan hükümlerde ceza ertelenemez.
Kemik kırığı veya çıkığı kasten yaralama cezasını ne kadar artırır?
5237 sayılı TCK m. 87/3 gereğince, kasten yaralama sonucunda vücutta kemik kırığı veya çıkığı oluşmuşsa, kırık ya da çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağırlığına göre temel ceza yarı oranına kadar artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

