Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilerek açılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 133. maddesinin birinci fıkrası başka bir açma yolu göstermez. Cevap dilekçesinin süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, süresinden sonra karşı dava açılırsa mahkemenin davaların ayrılmasına karar vereceğini düzenler. Bu fıkra, geç açılan karşı davanın reddedileceğini veya ayrılma için ayrıca talep aranacağını yazmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 133Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Karşı davanın açılma biçimi
Karşı davanın açılması iki yola bağlanmıştır. Davalı karşı talebini asıl davaya verdiği cevap dilekçesiyle ileri sürebilir. Ayrı bir dilekçe kullanacaksa bu dilekçeyi esasa cevap süresi içinde vermesi gerekir. 6100 sayılı Kanun’un 133. maddesinin birinci fıkrası bu iki biçimi düzenler ve başka bir açma yolu öngörmez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 5 Nisan 2016 tarihli ve E. 2016/1440, K. 2016/5213 sayılı kararında karşı davanın, asıl davada verilen cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle asıl davanın görüldüğü mahkemede açılacağı açıklanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 30 Mart 2017 tarihli ve E. 2015/25672, K. 2017/3638 sayılı kararında da kural, karşı davanın esas davaya cevap süresi içinde açılmasıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/1440, K. 2016/5213Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25672, K. 2017/3638Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 4 Kasım 2020 tarihli ve E. 2018/6700, K. 2020/6794 sayılı kararı, 6100 sayılı Kanun’un 133. maddesi uyarınca karşı davanın cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılacağını belirtir. Bu kararlar, maddenin gösterdiği iki açma biçimini somut uyuşmazlıkların gerekçesinde tekrarlar; yeni bir açma yolu getirmez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/6700, K. 2020/6794Kaynağı aç
Esasa cevap süresi ve ek süre
6100 sayılı Kanun’un 127. maddesinin birinci fıkrasına göre cevap dilekçesi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir. 133. madde bu iki haftalık süreyi yeniden yazmaz; ayrı dilekçeyle açılacak karşı dava için esasa cevap süresine yollama yapar. Ayrı dilekçenin zamanı bu nedenle cevap süresinin hesabına bağlıdır.
Cevap süresi içinde mahkemeye başvuran davalıya, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek şartıyla ek süre verilebilir. Bu imkân cevap dilekçesi bakımından 127. maddede açıktır. Ek sürenin karşı dava süresini uzatıp uzatmadığı ise 133. maddede ayrıca düzenlenmemiştir. Bu nedenle ek süreden, karşı dava süresinin kendiliğinden uzadığı veya uzamadığı sonucu çıkarılmaz.
Süresinden sonra açılan karşı dava
6100 sayılı Kanun’un 133. maddesinin ikinci fıkrası, süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde mahkemenin davaların ayrılmasına karar vereceğini söyler. Fıkra ret sonucunu yazmaz; ayrılmanın talep şartına bağlı olduğunu da ayrıca belirtmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2016/1440, K. 2016/5213 sayılı kararında ise esasa cevap süresi geçtikten sonra açılan karşı dava için mahkemenin talep üzerine veya kendiliğinden ayırma kararı vereceği belirtilmiştir. Talep veya kendiliğinden ayırma ayrımı bu nedenle madde fıkrasının değil, bu kararın ifadesidir.
Aynı karar, somut nafaka uyuşmazlığında süresinden sonra verilen karşı davanın 6100 sayılı Kanun’un 133. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asıl davadan ayrılıp yeni esasa kaydedilmesi gerekirken, süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmesini doğru bulmamış ve hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17 Eylül 2019 tarihli ve E. 2018/5627, K. 2019/6780 sayılı kararında da süresinden sonra açılan karşı davanın asıl dosyadan ayrılmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, süresinde açılmadığından reddedilmesi doğru görülmemiş ve bozma nedeni kabul edilmiştir. Karardaki karşı dava sonucu bu bentte sınırlıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5627, K. 2019/6780Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/6700, K. 2020/6794 sayılı kararında süresinden sonra karşı dava açılırsa mahkemenin davaların ayrılmasına karar vereceğini belirtmiştir. Karara konu olayda dava dilekçesi 18 Ağustos 2014’te tebliğ edilmiş, talep ise 133. maddedeki sürelerden çok sonra 19 Şubat 2016’da harcı yatırılarak açılmıştır. Dairenin kabulüne göre bu talebin asıl davadan tefrik edilip ayrı esasa kaydedilmesi gerekirken, açılmış dava hakkında hiçbir karar verilmemesi de hatalıdır. Bozma yalnız bu sebebe dayanmaz; kararın diğer gerekçelerini de kapsar.
Karşı boşanma davasında görülen farklı sonuç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/25672, K. 2017/3638 sayılı kararında önce karşı davanın kural olarak cevap süresi içinde açılacağını ve süresinde açılmayanın ayrılacağını 6100 sayılı Kanun’un 133. maddesine atıfla belirtir. Aynı kararda daire, somut boşanma uyuşmazlığı bakımından süresinde açılmayan karşı boşanma davası ayrılsa bile 166. maddenin birinci fıkrası uyarınca yeniden birleştirilmesinin gerekeceğini, ayrılmanın usul ekonomisine yarar sağlamayacağını ve süresinde açılmamış olsa bile karşı boşanma davasının esasına girilerek karar verilmesi gerektiğini kabul eder.
Bu kararda mahkemenin karşı boşanma davasını süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddetmesi bozma sebebi sayılmıştır. Bozma sebebi nedeniyle davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik diğer itirazları ile davacı-karşı davalının boşanma davası ve fer’îlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine karar verilmiştir. Sonuç, boşanma ve fer’î talepleri bulunan bu olaya ilişkin gerekçedir.
133. maddenin ikinci fıkrası geç karşı dava için ayırma sonucunu yazar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin anılan kararları, geç açılan karşı davanın ayrılmasına ve yargılamaya devam edilmesine veya yeni esasa kaydedilmesine karar verilmesi gerekirken süresinde açılmadığından reddedilmesini doğru görmemiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin kararı ise süresinden sonra açılan talebin asıl davadan tefrik edilip ayrı esasa kaydedilmesi gerekirken, harcı yatırılarak açılmış dava hakkında karar verilmemesini hatalı saymıştır. Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin anılan kararı, somut karşı boşanma davasında esasa girilmesini gerekli görmüştür. Bu boşanma olayına özgü sonuç, 133. maddenin ayırma hükmünün yerine genel kural hâline getirilemez.
Bağlantı ve davaların birleştirilmesi
6100 sayılı Kanun’un 166. maddesinin birinci fıkrasına göre, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı varsa davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararını ikinci davanın açıldığı mahkeme verir. Bu hüküm karşı davanın süresini düzenlemez ve geç açılan her karşı davanın yeniden birleştirileceğini kendiliğinden söylemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Davalar ayrı yargı çevrelerindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmışsa bağlantı nedeniyle birleştirme, ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulüyle verilen birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlıdır.
166. maddenin dördüncü fıkrasına göre bağlantı, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması hâlinde var sayılır. Bağlantının bulunup bulunmadığı somut uyuşmazlığa göre değerlendirilir. Madde, bağlantıyı her karşı dava için kendiliğinden sonuç saymaz. Karşı boşanma davasında yeniden birleştirme gerekeceği değerlendirmesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2015/25672, K. 2017/3638 sayılı kararındaki gerekçeye aittir.
Sık sorulan sorular
Karşı dava nasıl açılır?
Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde verilen ayrı bir dilekçeyle açılır. 6100 sayılı Kanun’un 133. maddesinin birinci fıkrası bu iki yolu düzenler ve başka bir açma yolu göstermez.
Karşı dava için süre ne kadardır?
Ayrı dilekçeyle açılacak karşı dava esasa cevap süresi içinde açılır. Cevap dilekçesi süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevap süresi içinde başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir; bu ek sürenin karşı dava süresini uzatıp uzatmadığı 133. maddede yazmaz.
Süresi geçen karşı dava reddedilir mi?
6100 sayılı Kanun’un 133. maddesinin ikinci fıkrası geç açılan karşı dava için ret değil, davaların ayrılması sonucunu yazar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2018/5627, K. 2019/6780 ve E. 2016/1440, K. 2016/5213 sayılı kararlarında süresinde açılmadığı için ret doğru görülmemiş; ayırma ve yargılamaya devam veya yeni esasa kayıt gerektiği kabul edilmiştir. Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2015/25672, K. 2017/3638 sayılı kararı, somut karşı boşanma davasında süresinde açılmamış olsa da esasa girilerek karar verilmesini gerekli görmüştür.
Geç açılan karşı dava kendiliğinden birleşir mi?
Hayır. 166. madde, bağlantılı davaların fıkrada gösterilen şartlarla birleştirilebileceğini düzenler; geç açılan her karşı davanın kendiliğinden birleşeceğini söylemez. Aynı yargı çevresinde birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece, ayrı yargı çevrelerinde ise ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenerek değerlendirilir. Karşı boşanma davasında yeniden birleştirme gerekeceği değerlendirmesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2015/25672, K. 2017/3638 sayılı kararındaki gerekçeye aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

