HMK m. 385, çekişmesiz yargı işlerinde uygulanacak usulü üç temel kuralla düzenler: işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır; aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir; mahkemeler dışındaki resmî makamlara bırakılan işlerde ise usul, ilgili özel kanunlara tabidir.
Çekişmesiz Yargı Nedir
HMK m. 382/1 uyarınca çekişmesiz yargı; ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâllere, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı durumlara ya da hâkimin resen harekete geçtiği işlere uygulanan yargı türüdür. Bu üç ölçütten birinin ya da birkaçının bir arada bulunması çekişmesiz yargı nitelendirilmesi için yeterlidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 382Kaynağı aç
Basit Yargılama Usulünün Çekişmesiz Yargıya Uygulanması
HMK m. 385/1, basit yargılama usulünün çekişmesiz yargı işlerine uygulanmasını kural olarak benimsemiş; ancak bunu "niteliğine uygun düştüğü ölçüde" kaydıyla sınırlamıştır. Bu ifade, basit yargılama usulüne ilişkin tüm hükümlerin çekişmesiz yargıya otomatik biçimde aktarılamayacağını göstermektedir; hangi hükümlerin uygulanacağı her somut işin niteliğine göre değerlendirilir. Çekişmesiz yargı işlerinde genel görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu ve bu mahkemelerde de basit yargılama usulünün geçerli olduğu gözetildiğinde, bu tercihin kanun gerekçesinde de doğal karşılandığı görülmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 385Kaynağı aç
Basit Yargılama Usulünün Temel Adımları
Basit yargılama usulünde dilekçe aşaması sınırlı tutulmuştur. Davalıya, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık cevap süresi tanınır; bu sürede cevap verilmesinin güçlüğü hâlinde, yine aynı süre içinde başvurulmak kaydıyla mahkeme tek seferlik ve iki haftayı geçmeyecek ek süre verebilir. Dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap ile ikinci cevap dilekçesi verilemez; taraflar tüm delillerini bu dilekçeleriyle bildirmek zorundadır. Bunun yanı sıra iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, yazılı yargılama usulünden farklı olarak dava açılmasıyla ve cevap dilekçesinin verilmesiyle birlikte başlar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2452, K. 2018/1295Kaynağı aç
Dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu hâllerde mahkeme tarafları duruşmaya davet etmeksizin karar verebilir. Duruşma yapılması gerekiyorsa ilk duruşmada dava şartları, ilk itirazlar, hak düşürücü süre ve zamanaşımı taraflarla birlikte incelenir; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tutanağa geçirilir, tutanak hazır bulunanlarca imzalanır. Uyuşmazlık konularının tespitinin ardından hâkim tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; tahkikat bu tutanak esas alınarak yürütülür. Tahkikat için bu ilk duruşma dışında en fazla iki duruşma yapılır ve duruşmalar arasındaki süre bir ayı geçemez. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek bu sınırların dışına çıkabilir. Tahkikat tamamlandıktan sonra ayrıca sözlü yargılama aşaması öngörülmemiştir; hâkim tahkikatın bittiği duruşmada tarafların son beyanlarını alır ve hükmünü tefhim eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 320Kaynağı aç
Basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır.
Resen Araştırma İlkesi
HMK m. 385/2 uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Özel kanunlarda bu ilkeyi devre dışı bırakan bir düzenleme varsa, o düzenleme esas alınır.
Mahkeme Dışındaki Resmî Makamlara Bırakılan İşler
Bir çekişmesiz yargı işi mahkeme yerine başka bir resmî makama bırakılmışsa, o işte izlenecek usul HMK'nın değil, ilgili özel kanunun hükümlerine tabidir. HMK m. 385/3 bu durumu açıkça düzenler. Dolayısıyla HMK m. 385'in belirlediği usul çerçevesi yalnızca mahkemeler önünde yürütülen çekişmesiz yargı işleri için geçerlidir.
Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Duruşmaya Davet
Basit yargılama usulü çerçevesinde çekişmesiz yargı işlerinde de hukuki dinlenilme hakkı güvencesi geçerliliğini korur. HMK m. 27/2 uyarınca bu hak; yargılama hakkında bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat imkânını, mahkemenin bu açıklamaları değerlendirmesini ve kararların somut biçimde gerekçelendirilmesini kapsar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Vesayet ve kayyım gibi çekişmesiz yargı işlerinde taraflar usule uygun biçimde davet edilmeksizin hüküm verilemeyeceği, aksi durumun hukuki dinlenilme hakkını ihlal edeceği yönünde Yargıtay kararları mevcuttur. Öte yandan davalının cevap vermediği, delil bildirmediği ve mazeretsiz olarak ön inceleme duruşmasına katılmadığı durumlarda, ön inceleme duruşmasında tahkikata geçilerek nihai kararın verilmesinde usule aykırılık bulunmadığını Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2452, K. 2018/1295 sayılı kararında oy çokluğuyla belirlemiştir. Aynı kararda, dosya üzerinden karar verilebilen hâllerde taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile delillerin toplanmış olmasının hukuki dinlenilme hakkının karşılanması bakımından yeterli olduğu kabul edilmiştir.
Bununla birlikte, velayet davaları özelinde farklı bir yaklaşım da gündeme gelmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/19352, K. 2018/6953 sayılı oybirliğiyle verilen kararında velayet davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini vurgulayarak, basit yargılamada dosya üzerinden karar vermeye olanak tanıyan HMK m. 320/1'in bu davalara uygulanmasının hatalı olduğuna ve taraflara delillerini bildirme ile hukuki dinlenilme hakkının tanınması gerektiğine hükmetmiştir. Aynı dairenin E. 2015/7692, K. 2015/9058 sayılı ve oy çokluğuyla alınan bir başka kararında ise tahkikat aşamasına geçildikten sonra davalının HMK m. 147 uyarınca tahkikat duruşmasına ayrıca davet edilmesi zorunlu tutulmuştur; bu kararın karşı oy yazısında ise HMK m. 147'nin basit yargılama usulüne tabi davalarda uygulanmaması gerektiği görüşü savunulmuştur. Hukuk Genel Kurulu'nun 2018 tarihli kararı daha sonraki tarihe aittir; ancak kararlar farklı olay koşullarına ilişkin olduğundan tüm olay örüntüleri için tek bir kural çıkarmak güçtür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/19352, K. 2018/6953Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/7692, K. 2015/9058Kaynağı aç
Çekişmesiz Yargı Kararlarının Kesin Hüküm Etkisi
HMK m. 388 uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu düzenlemenin pratik bir yansıması kayyım atanmasına ilişkin kararlarda görülür: kayyım atanmasına ilişkin karar çekişmesiz yargı işi niteliği taşıdığından, çekişmesiz yargı kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği kuralı gözetildiğinde, kararın kesinleşmemiş olması gerekçesiyle kayyımla idare süresinin başlamadığı sonucuna varılması doğru değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/14914, K. 2018/12217 sayılı kararında, bu gerekçeye dayanılarak dava şartı yokluğundan ret yoluna gidilmesini hatalı bularak bozmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 388Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/14914, K. 2018/12217Kaynağı aç
Velayet Davalarında Yetki Sorunu
Velayetin düzenlenmesine ilişkin davalarda kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu nedenle yetkisizlik itirazı ancak davalı tarafından ilk itiraz olarak ileri sürüldüğünde dikkate alınır; hâkim yetkinin kesin olmadığı hâllerde bunu resen nazara alamaz. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/6644, K. 2022/9565 sayılı kararında yerel mahkemenin bu davayı yetkisizlik gerekçesiyle sonlandırmasını hatalı bulmuş; davalıların yetki itirazında bulunmaması nedeniyle davanın ilk açıldığı yer mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine hükmetmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/6644, K. 2022/9565Kaynağı aç
Bazı Özel Çekişmesiz Yargı İşleri
Vesayet işleri çekişmesiz yargı işi sayılmakta olup HMK m. 385 uyarınca bu işlerde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır. Kayyım atanmasında ise TMK m. 431 uyarınca vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar geçerlidir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen, korunması için sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin, TMK m. 405 uyarınca kısıtlanır. Bu durumu öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler bunu yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Gaiplik davası ayrı bir usule bağlıdır: TMK m. 588 gereğince sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kişinin malvarlığı on yıl resmen yönetilir ya da o kişinin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazine'nin istemi üzerine gaiplik kararı verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 405Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 588Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Çekişmesiz yargı işlerinde basit yargılama usulü her zaman tam olarak uygulanır mı?
Hayır. HMK m. 385/1 basit yargılama usulünü yalnızca işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabilir kılmaktadır. Hangi hükümlerin somut işe uygulanacağı, o işin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Çekişmesiz yargıda resen araştırma ilkesi her durumda geçerli midir?
Kural olarak geçerlidir; ancak HMK m. 385/2, aksine hüküm bulunmayan hâllerde bu ilkenin uygulanacağını belirtmektedir. Özel bir kanunda resen araştırma ilkesini sınırlayan ya da devre dışı bırakan bir düzenleme varsa o düzenleme öncelikle uygulanır.
Çekişmesiz yargı kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturur mu?
HMK m. 388 uyarınca kanunda aksine bir düzenleme olmadığı sürece çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.
Basit yargılamada davalı duruşmaya gelmezse ne olur?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2452, K. 2018/1295 sayılı kararına göre davalı cevap vermemiş, delil bildirmemiş ve mazeretsiz olarak ön inceleme duruşmasına katılmamışsa, ön inceleme duruşmasında tahkikata geçilerek nihai karar verilmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. Bu karar oy çokluğuyla alınmıştır ve tüm dava türleri için aynı sonucun geçerli olduğunu söylemek mümkün değildir.
Basit yargılamada cevap süresi ne kadardır?
Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu sürede cevap verilmesinin güç olduğu hâllerde, yine bu süre içinde başvurulmak kaydıyla mahkeme tek seferlik ve iki haftayı geçmeyecek ek süre verebilir.
Velayet davasında yetkisizlik mahkemece resen mi incelenir?
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/6644, K. 2022/9565 sayılı kararına göre velayetin düzenlenmesi davasında kesin yetki kuralı bulunmadığından, yetkisizlik itirazı ancak davalı tarafından ilk itiraz olarak ileri sürüldüğünde dikkate alınır. Hâkim, yetkinin kesin olmadığı hâllerde bunu resen nazara alamaz.
Basit yargılamada kaç duruşma yapılabilir?
HMK m. 320/3 uyarınca tahkikat için ilk duruşma dışında en fazla iki duruşma yapılır ve duruşmalar arasındaki süre bir ayı geçemez. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

