Kaçakçılıkta Ekonomik Yaptırımlar ve Ticari Denetim

by Avukat Erdal Ersoy
Kaçakçılıkta Ekonomik Yaptırımlar ve Ticari Denetim

Kaçakçılıkla mücadelede ekonomik yaptırım; para cezası, malvarlığına el koyma, müsadere, tasfiye ve ticari kısıtlama yoluyla fiili kârsızlaştırmayı, vergi kaybının karşılanmasını ve dürüst tüccar ile yerli üreticinin korunmasını hedefler. Bu çerçeve esas olarak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu üzerinden kurulur.

Yaptırımların dayanakları

Kaçak eşyanın müsaderesi ve adli para cezaları 5607 sayılı Kanun kapsamında anılır. Yanlış beyana karşı vergi farkının tahsili ve idari para cezaları ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na bağlanır. Eşyanın kaçak niteliğinden doğan sonuç ile beyandaki aykırılıktan doğan mali sonuç aynı hüküm altında toplanmaz.

Vergi ziyaı ve usulsüzlük cezaları Vergi Usul Kanunu’na dayanır. Suçta kullanılan eşya ile suçtan elde edilen maddi menfaat ve ekonomik kazançların müsaderesi bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54 ve 55. maddeleri uygulanır. 5607 sayılı Kanun kapsamında hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülür; miktar kaçak eşyanın değerine göre belirlenir. Suç tipi ve oran ayrıca gösterilmediğinden bu değer ölçüsü her suça aynı sonuç olarak taşınmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 55Kaynağı aç
Madde 55- (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu
oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların
değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların
müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi
için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya
bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan
değerlerin müsaderesine hükmedilir.
(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın
müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin
hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri

İdari para cezaları ve vergi ziyaı

Yanlış veya yanıltıcı beyanda beyan farkının faiziyle tahsili gündeme gelir. Sahte belge kullanımında gümrük idaresince para cezası uygulanması ayrıca anılır. Vergi ziyaı cezasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesi esas alınır: 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmişse mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında ceza kesilir.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde
344 – (Değişik: 22/7/1998-4369/11 md.)
(Değişik,
birleştirilen birinci ve ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/275 md.) 341 inci maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği
takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı
tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.
Vergi
ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza
üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
Vergi
incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra
verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi
beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında
uygulanır.
(Mülga
fıkra: 11/8/1999-4444/14 md.)
(Ek
fıkra:28/7/2024-7524/9 md.) Vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi
gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin ıttılaı dışında
ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle
vergi ziyaına sebebiyet verilmesi durumunda, birinci, ikinci ve
üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli
artırılarak uygulanır. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak
tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı
artırım hükmü tatbik edilir.
Kaçakçılıkta
ceza:

Vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmişse ceza üç kat uygulanır. Bu fiillere iştirak edenler hakkında ceza bir kat olarak uygulanır. Üç kat sonuç, her vergi ziyaı haline değil, yalnızca 359. maddede yazılı fiillerle oluşan ziyaa bağlanır.

Kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannamelerinde 344. maddeye göre kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. Vergi incelemesine başlandıktan sonra veya takdir komisyonuna sevk edildikten sonra verilen beyannameler bu yüzde elli uygulamasının dışındadır.

Mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmadan, vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunularak vergi ziyaına sebebiyet verilirse birinci, ikinci ve üçüncü fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Artırım, aynı vergi türü ve dönemine ilişkin sonraki tarhiyatlarda da uygulanır ve sayılan faaliyet ile bildirim koşuluna bağlıdır.

Eşyanın müsaderesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesinin birinci fıkrasına göre, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya ancak kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. Kasıt, eşyanın suçla ilişkisi ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmama koşulları birlikte aranır.

Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sınırlı ayni hak varsa müsadere kararı bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. Birinci fıkra kapsamındaki eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka surette imkânsız kılınması halinde eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. Değerin müsaderesi bu imkânsızlık hallerinden birinin varlığına bağlıdır.

Suçta kullanılan eşyanın müsaderesi işlenen suça göre daha ağır sonuç doğuracak ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacaksa müsaderesine hükmedilmeyebilir. Bu hüküm müsadereyi her halde engelleyen kesin bir ret sonucu değildir; daha ağır sonuç ve hakkaniyete aykırılık birlikte değerlendirilir.

Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir. Yalnızca bazı kısımların müsaderesi gerektiğinde, bütününe zarar verilmeden o kısım ayrılabiliyorsa yalnız ilgili kısmın müsaderesine karar verilir. Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşyada yalnızca suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.

Suçtan elde edilen menfaat ve kazanç

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55. maddesinin birinci fıkrası; suçun işlenmesiyle elde edilen, suçun konusunu oluşturan veya suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi ya da dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilmesini düzenler. Bu fıkra uyarınca karar verilebilmesi, maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi şartına bağlıdır.

Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı ya da bunların merciine teslim edilmediği hâllerde, karşılıklarını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir. Karşılık değerin hesap yöntemi bu hükümde gösterilmemiştir.

55. maddenin üçüncü fıkrasına göre, madde kapsamındaki eşyanın müsadere edilebilmesi, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamamasını gerektirir. Bu şart sonradan iktisap edilen eşya bakımındandır; maddi menfaat ve ekonomik kazançlar için aynı fıkrada ayrıca yazılmamıştır.

Ticari denetimin alanı

Ticari denetim, mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım ve satış aşamalarında devletin gözetim ve kontrol faaliyetidir. Gümrükte eşyanın denetlenmesi, Ticaret Bakanlığının piyasa gözetimi ve vergi idaresinin defter ile belge incelemesi bu faaliyetin örnekleridir.

Denetim dayanakları arasında 4458 sayılı Gümrük Kanunu’ndaki beyan kontrolü ve fiziki muayene, 5607 sayılı Kanun’daki kolluk denetimleri, Türk Ticaret Kanunu’ndaki defter tutma yükümlülüğü ve Vergi Usul Kanunu’ndaki defter-belge ibrazı yer alır. Önleyici denetimler ithalatta menşe ve kıymet kontrolünü, ihracatta gümrük beyannamelerinin doğrulanmasını ve risk analiziyle yüksek riskli firmaların denetlenmesini kapsar.

Eşya denetimi, eşyanın beyana uygun olup olmadığının fiziki muayenesini, numune alınmasını ve laboratuvar incelemesini içerir. Şirket denetimi vergi müfettişinin incelemesi ile ticaret sicili gözetimini kapsar. Piyasa gözetiminde kaçak malların satılıp satılmadığı denetlenir; bandrolsüz tütün ve alkollü içkiler de izlenir.

Şirketlere yönelik ticari sınırlamalar

Kaçakçılık fiiline karışan şirketler bakımından ticaret sicilinde işlem yasağı, ihracat veya ithalat izinlerinin iptali ve kamu ihalelerine katılmaktan men şeklinde ticari sınırlamalar sıralanır. Bu sonuçların hangi fiil, kusur ve karar koşuluna bağlandığı gösterilmediğinden sıralama her şirket hakkında kendiliğinden doğan kesin bir yaptırım listesi olarak genişletilmemelidir.

Vergi ziyaı cezası hangi tutarda kesilir?

Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmişse ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. 359. maddede yazılı fiillerle ziyaa sebebiyet verilmişse ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat uygulanır.

Süresinden sonra verilen beyannamede ceza azalır mı?

Kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için 344. maddeye göre kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır. Vergi incelemesine başlandıktan veya takdir komisyonuna sevk edildikten sonra verilen beyannameler bu uygulamanın dışındadır.

Bildirilmeyen faaliyette ceza artar mı?

Mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde vergi dairesinin ıttılaı dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunularak vergi ziyaına sebebiyet verilirse ilgili fıkralara göre kesilecek vergi ziyaı cezası yüzde elli artırılarak uygulanır. Artırım aynı vergi türü ve dönemindeki sonraki tarhiyatlara da uygulanır.

Suçta kullanılan her eşya müsadere edilir mi?

Hayır. İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmayan ve kasıtlı suçta kullanılan, suça tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Müsadere suça göre daha ağır sonuç doğuracak ve hakkaniyete aykırı olacaksa müsaderesine hükmedilmeyebilir.

Üçüncü kişinin hakkı müsadereyi nasıl etkiler?

Eşyanın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olması, birinci fıkradaki müsadere koşulunun dışında kalır. Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sınırlı ayni hak varsa müsadere kararı bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.

Paylı veya bölünebilir eşyada müsadere nereye yönelir?

Bütününe zarar verilmeden ayrılabilen kısımda yalnız müsaderesi gereken kısma karar verilir. Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşyada yalnızca suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.

Suç kazancı hangi şartla müsadere edilir?

Suçun işlenmesiyle elde edilen, konusunu oluşturan veya işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların dönüşmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Birinci fıkra bakımından bu karar, maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi şartına bağlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu