Kaçak Bahis Oynayanların Tespiti ve Yasal Yaptırımlar

by Avukat Erdal Ersoy
Kaçak Bahis Oynayanların Tespiti ve Yasal Yaptırımlar

Kanuna aykırı olarak spor müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarını oynamak, Türk ceza mevzuatında adli hapis cezası öngörülen bir suç olarak değil, idari para cezasını gerektiren bir kabahat olarak kabul edilir. Bu nedenle yalnızca bahis oynama fiilini gerçekleştiren bireyler hakkında mahkemelerce hapis cezası verilmez; idari süreç doğrultusunda mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından idari para cezası tesis edilir.

Yasa Dışı Bahis Oynayanlar Nasıl Tespit Edilir?

Yasa dışı sanal bahis ortamlarında oyun oynayanların kimlikleri; internet protokolü (IP) kayıtları, bankacılık hareketleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu bünyesindeki bildirim süreçleri üzerinden izlenen dijital verilerle incelenir. Bu inceleme sürecinde emniyet birimlerinin siber suçlarla mücadele ekipleri, Mali Suçları Araştırma Kurulu ve yaptırım aşamasında mülki idare amirlikleri görev almaktadır.

Bahis platformlarına erişim gerçekleştiren cihazların IP adresleri, servis sağlayıcı üzerinden kayıt altına alınır. Bununla birlikte IP adresi kayıtları her zaman fiilen bahis oynayan kişiyi göstermeyebilir. Aynı hanede ikamet eden aile bireylerinin veya bir işyerinde çalışan personelin ortak internet aboneliği kullanması, abonelik sahibine haksız yere ceza tebliğ edilmesine yol açabilir. Ayrıca VPN veya proxy kullanımı da gerçek IP adresine ulaşmayı zorlaştırabilmektedir.

Tespit mekanizmasının mali ayağında bankacılık hareketleri yer almaktadır. Bankalar, şüpheli işlem kodu barındıran para transferlerini Mali Suçları Araştırma Kuruluna bildirmekle yükümlüdür. Ayrıca kolluk birimleri bir kimsenin kaçak bahis oynadığına yönelik bilgi edindiğinde, bankalardan hesap dökümleri, gönderim tarihleri ve alıcıya ilişkin verileri talep edebilmektedir.

Bahis oynayan kişilerin önemli bir bölümü, kendi hesapları yerine üçüncü kişilerden kiralanmış paravan hesaplara transfer gerçekleştirmektedir. İncelemelerde bu paravan hesap sahiplerinin tespit edilmesi, söz konusu hesaplara para aktaran tarafların da ortaya çıkarılmasına zemin hazırlamaktadır.

Lisanssız faaliyet yürüten bahis platformlarında karşılaşılan yetersiz şifreleme, güncelleme yapılmaması ve sistem güvenlik açıkları, bu platformlardaki kullanıcı veri tabanlarının sızmasına veya inceleme birimlerinin eline geçmesine imkân verebilmektedir. Bunun yanı sıra vatandaşların doğrudan kolluk birimlerine ya da CİMER platformuna ilettiği ihbarlar, dolandırıcılığa uğrayan kişilerin şikâyetleri ve yürütülen siber devriye çalışmaları da idari tespit sürecini başlatabilmektedir.

Yasa Dışı Bahis Oynamanın Cezası ve Miktar Takdiri

7258 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca spor karşılaşmalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynayanlara mahallin en büyük mülki idare amirince idari para cezası kesilir; mevzuatta bu cezanın taban tutarı beş bin liradan yirmi bin liraya kadar belirlenmiştir.

7258 sayılı FUTBOL VE DİĞER SPOR MÜSABAKALARINDA BAHİS VE ŞANS OYUNLARI DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5 –  (Değişik:
12/7/2013-6495/3 md.)
Kanunun
verdiği yetkiye dayalı olmaksızın;
a) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla
kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
b) Yurt
dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek
bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak
Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
c) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla
bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
ç) Kişileri
reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
d) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi
bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır.
Bu madde
kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor müsabakalarına dayalı sabit
ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen
veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların
oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü
mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya
ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir.
Bu madde
kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Bu madde
kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla
İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine
ilişkin hükümleri uygulanır.
Bu madde
kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri mahallin en büyük mülki idare amiri
tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri
açma ve çalışma ruhsatına sahip işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki
idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş
günü içinde iptal edilir.
(Ek fıkra:
15/8/2017-KHK-694/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/23 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç)
bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
a) 128 inci maddesinde
yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma,
b) 135 inci maddesinde
yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) Örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan
gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde
yer alan teknik araçlarla izleme,
tedbirlerine ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(Ek fıkra:22/4/2022-7405/48
md.) Bu Kanunda
tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emarelerin tespiti hâlinde Spor Toto
Teşkilat Başkanlığı, doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunabilir.
Soruşturma sonunda verilecek kovuşturmaya yer olmadığı kararları Spor Toto Teşkilat
Başkanlığına tebliğ edilir ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı bu kararlara itiraz
edebilir.
(Ek
fıkra:22/4/2022-7405/48 md.) Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda
mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ eder.
Başvuru yapılması hâlinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığı açılan davaya katılan
olarak kabul edilir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin yedinci fıkrası gereğince idari para cezaları, nispi cezalar hariç olmak üzere her takvim yılı başından geçerli olacak şekilde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Dolayısıyla kanunun metninde yer alan alt ve üst parasal sınırlar sabit kalmamakta, her takvim yılında güncellenmektedir.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17- (1) İdarî para cezası, maktu veya nispi
olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda
alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para
cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru
ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32
md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa
ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen
idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen
oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen
idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik kurumları ile
mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi bütçelerine gelir
kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezaları
ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Genel Bütçeye gelir kaydedilir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki
hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para
cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit
taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak
ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32
md.) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin
kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek
tahsil dairelerine gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından
verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde,
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından
tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye
gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm
bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur.
(5) İdarî para cezası tamamen
tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna
bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla
idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun
tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. (Değişik cümleler:
1/7/2022-7417/46 md.) Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari
para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının
ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır. (Ek
cümle: 1/7/2022-7417/46 md.) Ödeme yapılması, kişinin bu karara karşı kanun
yoluna başvurma hakkını etkilemez.
(7) İdarî para cezaları her
takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân
edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının
hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki
idarî para cezaları açısından uygulanmaz.
Mülkiyetin kamuya
geçirilmesi

5326 sayılı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrasına göre, kanunda alt ve üst sınırı belirlenmiş idari para cezasının kesin tutarı takdir edilirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3160, K. 2025/10733Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2023/3160 E.  ,  2025/10733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/2221 D.İş, 2021/4736 D.İş
KABAHAT : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 20.000,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/2221 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/4736 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB – 2022/150463 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve KYB – 2022/150463 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/09/2021 tarihli ve 2021/4736 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2021 tarihli ve 2021/2221 değişik iş sayılı başvurunun reddine dair kararının 16/07/2021 tarihinde kabahatli ile aynı konutta ikamet eden yakınına usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması karşısında, kabahatli tarafından verilen 07/09/2021 tarihli itiraz dilekçesinin 7 günlük itiraz süresinden sonra verildiği gözetilerek, itirazın usulden reddine karar vermek yerine işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2021 tarihli ve 2021/2221 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, 7258 sayılı Kanun’un 5/d maddesine muhalefet edildiğinden bahisle kabahatli hakkında idari yaptırım uygulandığı, bu yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun ise idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğundan bahisle reddine karar verilmiş ise de;
1- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan "İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." hükmünün yer aldığı, somut olayda, idari para cezası karar tutanağı incelendiğinde; 7258 sayılı Kanunun 5/d maddesine muhalefet edildiği ve bu madde uyarınca idari para cezası tesis edildiği belirtilmekle yetinildiği ancak 5326 sayılı Kanun'un 25. maddesinde yer alan idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin açıkça ve denetime esas bir şekilde belirtilmediği, belirtilen kabahat tarihinin dosya ile uyumlu olmadığı gibi idari yaptırım karar tutanağınında denetime engel olacak şekilde tarihsiz olarak düzenlendiği anlaşılmakla, benzer olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/07/2019 tarihli ve 2018/6852 esas, 2019/10768 karar sayılı ilamında değinildiği üzere, başvuruya konu idari para cezası karar tutanağının usulüne uygun düzenlenmemesi karşısında, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinde yer alan "(1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir. (2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, kabahat eyleminin karşılığı olarak Kanun Koyucu tarafından cezanın maktu ya da nispi olarak belirlendiği hallerde idarî para cezasına karar verecek mercii kanunda yazılı olanı uygulamak zorunda olmasına karşın cezanın alt ve üst sınırlarının gösterilmesi durumunda belirtilen kabahatin haksızlık içeriği, failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek cezayı veren merci tarafından idari para cezasının bireyselleştirilmesi gerektiği,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/01/2018 tarihli ve 2017/13858 esas, 2018/119 karar sayılı ilamında "…tarihli tutanak haricinde kabahatlinin perakende alkollü içki satışı yapılamayan zaman diliminde alkollü içki satışında bulunduğuna ilişkin başkaca bir delinin bulunmaması ve kabahatlinin … yılı gelir vergisine tabi kazancının … Türk lirası olması da dikkate alındığında, işlenildiği iddia olunan kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurularak verilen idari para cezasının hakkaniyete uygun olmadığı gözetilmeksizin … idari para cezasının alt sınırın … TL, üst sınırının ise … TL olduğu buna göre idari para cezasının takdiri gerekirken … Bozulmasına…" şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, idari para cezasının cezayı veren ilgili idare birimi tarafından tüm deliller ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle bireyselleştirilerek takdir edilmediği gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/4736 D.İş Sayılı Kararına Yönelik İstem Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/4736 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre, ihbarnamedeki Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/2221 değişik iş sayılı kararına yönelik bozma istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.

Oynama Fiilinin Oynatma, Aracılık ve Reklam Suçlarından Ayrımı

7258 sayılı Kanun kapsamında yalnızca bahis oynamak kabahat niteliğindedir. Buna karşılık mevzuat uyarınca bahis oynatanlar veya oynanmasına yer ya da imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla; bahis veya şans oyunlarıyla bağlantılı para nakline aracılık edenler ise üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Reklam vermek veya sair surette bahis oynamaya teşvik etmek fiilleri ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası gerektirmektedir.

7258 sayılı Kanun'un 5. maddesine eklenen fıkra kapsamında düzenlenen taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ile teknik araçlarla izleme tedbirleri; aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerindeki fiiller ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki suçlar bakımından uygulanabilmektedir. Sırf yasa dışı bahis oynama fiili bu adli koruma tedbirlerinin kapsamı dışındadır.

Birden Fazla Bahis Oynanması ve İçtima Kuralları

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde kural olarak her bir kabahatle ilgili ayrı ayrı idari para cezası verilir. Bu çerçevede farklı zamanlarda gerçekleştirilen bağımsız bahis oynama fiillerinin her biri müstakil birer kabahat olarak değerlendirilebilmektedir.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15- (1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin
işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse,
en ağır idarî para cezası verilir. Bu kabahatlerle ilgili olarak kanunda idarî para
cezasından başka idarî yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin
uygulanmasına karar verilir.
(2) Aynı kabahatin birden
fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası
verilir. Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı
verilinceye kadar fiil tek sayılır.
(3) Bir fiil hem kabahat hem
de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak,
suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İdarî Yaptırımlar
Yaptırım türleri

Aynı hükmün ikinci cümlesine göre kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde ise bu nedenle idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek kabul edilir. Bir fiil ile birden fazla kabahat işlendiğinde ve sadece idari para cezası öngörülmüşse en ağır idari para cezası verilir; kabahatlerle ilgili olarak idari para cezasından başka idari yaptırımlar da öngörülmüş ise bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar verilir. Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise kural olarak yalnızca suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir; ancak suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat yaptırımı tatbik edilir.

İdari Para Cezası Karar Tutanağının Zorunlu Koşulları

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesi doğrultusunda, idari yaptırım kararına ilişkin tutanakta hakkında işlem yapılan kişinin kimlik ve adresi, kabahat fiili, bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller ile karar tarihi ve kararı tesis eden kamu görevlilerinin kimliği açıkça yazılmalıdır. Tutanakta ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek somut biçimde açıklanmak zorundadır.

Tutanakta kabahat teşkil eden eylemin işlendiği tarihin, yerin ve fiili ispata yarayan delillerin somut dayanaklarıyla gösterilmemesi ya da tutanağın denetime elverişli olmayacak şekilde tarihsiz düzenlenmesi, idari yaptırım kararının iptaline konu teşkil edebilir.

Soruşturma Zamanaşımı Süreleri ve Yargıtay Uygulaması

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturma zamanaşımının dolması durumunda kabahatten ötürü kişi hakkında idari para cezası tesis edilemez. Kanunun 20. maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde soruşturma zamanaşımı süresi; yüz bin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl, elli bin Türk lirası veya daha fazla ceza gerektirenlerde dört yıl ve elli bin Türk lirasından az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde ise üç yıldır. Zamanaşımı süresi, kanunun 20. maddesinin dördüncü fıkrasına göre kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7448, K. 2025/10651Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2023/7448 E.  ,  2025/10651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/1342 D.İş
KABAHAT : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 7258 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 20.000,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.02.2022 tarihli ve 2022/35 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/1342 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB – 2023/28725 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve KYB – 2023/28725 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamında göre, İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/08/2021 tarihli kararında, idare tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin idari yaptırım kararını doğrular nitelikte olduğu, itiraz edenin dilekçesinde tutanağın aksini ispatlayacak delil sunmadığı, idari yaptırım kararının usul ve yasaya uygun olduğu şeklindeki gerekçe ile başvurunun reddine karar verilmiş ise de,
5236 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Soruşturma Zamanaşımı" başlıklı 20. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (2) (Değişik: 6/12/2006-5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır." şeklindeki düzenleme ile; Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/8532 esas, 2015/5258 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idarî para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği nazara alındığında,
Somut olayda, Bağcılar Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün bilâ tarih ve 1139 sayılı idari yaptırım karar tutanağında kabahat tarihinin 13/04/2018 olduğu, idari para cezasının miktarı itibariyle soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu ve mercii Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddedildiği 07/03/2022 tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/1342 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, kabahatli hakkında 1139 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezasının İPTALİNE,
Dava dosyasının, Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- (1) Soruşturma zamanaşımının dolması
halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez.
(2) (Değişik: 6/12/2006-5560/33
md.) Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya
daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Ellibin Türk Lirasından
az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç,
yıldır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/22
md.) Ancak, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839
sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı
Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar
Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi
takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ
edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.[1]
(3) Nispî idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate
ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin
aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Yerine getirme
zamanaşımı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.09.2025 tarihli ve E. 2023/7448, K. 2025/10651 sayılı kararında, ihbarnamedeki zamanaşımı gerekçesiyle sınırlı inceleme yapılarak talep yerinde görülmüş; Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.03.2022 tarihli ret kararı 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereğince kanun yararına bozulmuş ve 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca uygulanan idari para cezası iptal edilmiştir.

Tebligat Usulü ve Sulh Ceza Mahkemesine Başvuru

İdari yaptırım kararları 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde muhatabın adres kayıt sistemindeki veya bildirdiği adresine posta yoluyla tebliğ edilir. Adreste kimsenin bulunmaması veya evrakın tebellüğünden kaçınılması durumunda tebliğ memuru evrakı mahalle muhtarına, ihtiyar heyeti azasına veya zabıtaya imza karşılığı teslim eder ve kapıya bildirim ihbarnamesi asar. Kanunun 21. maddesi gereğince ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih yasal tebliğ tarihi sayılır.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde
21 – (Değişik: 6/6/1985 – 3220/7 md.)
Kendisine
tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek
kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse,
tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti
azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim
eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki
binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ
olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın
komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin
kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (1)
(Ek fıkra:
11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap
o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi,
tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti
azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim
eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki
binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ
tarihi sayılır.
(Ek: 19/3/2003-4829/5
md.) Muhtar, ihtiyar
heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca
kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.[7]
Yaş ve ehliyet şartı:

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezasına karşı, kararın tebliği veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre hak düşürücü olup süresinde başvuru yapılmadığı takdirde idari para cezası kesinleşir. Başvuru, bizzat ilgili, kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından sulh ceza mahkemesine iki nüsha dilekçe verilerek yapılır.

5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- (1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya
geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi
tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.
Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.
(2)
Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu
sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı
başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak,
mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî
temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile
yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde,
idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller
açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını
engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34
md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara
karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle
idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde
incelenir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle
idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen
beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı
itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili
olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;
idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle
birlikte idarî yargı merciinde görülür.
Başvurunun incelenmesi

Mücbir sebebin varlığı nedeniyle on beş günlük sürenin geçirilmesi halinde, 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.09.2025 tarihli ve E. 2023/3160, K. 2025/10733 sayılı kararında, kanun yararına bozma incelemesinin ihbarnamedeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu esas alınarak talep yerinde görülmüş ve Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.09.2021 tarihli kararı 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereğince oybirliğiyle kanun yararına bozulmuştur.

Cezanın Tahsili, İndirim ve Taksitlendirme Seçenekleri

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde cezadan %25 oranında indirim yapılır ve ödeme yapılması ilgilinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.

5326 sayılı Kanun'un 17. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ilgilinin ekonomik durumunun elverişli olmaması durumunda ilk taksiti peşin yatırılmak kaydıyla cezanın bir yıl içinde ve dört eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve eksiksiz yatırılmaması halinde ise idari para cezasının kalan kısmı bütünüyle tahsil edilir.

Süresinde ödenmeyip kesinleşen idari para cezaları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre vergi dairesi marifetiyle icra takibine alınır ve ilgilinin banka hesapları ile malvarlığı haczedilebilir. İdari para cezasının ödenmemesi hapis cezasına dönüştürülmez.

6183 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasına göre amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki borçluyu çok zor duruma düşürecekse borçlunun yazılı istemi ve teminat göstermesi koşuluyla borç 36 ayı geçmemek üzere faiz alınarak tecil edilebilir. Tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı elli bin (iki yüz elli bin) Yeni Türk Lirasını aşmadığı takdirde teminat aranmaz; bu tutarın üzerindeki tecillerde aşan kısmın yarısı tutarında teminat gösterilmesi zorunludur. Ayrıca 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezaları ile mahkemeler tarafından verilen ceza mahiyetindeki alacaklar dışındaki ceza mahiyetindeki amme alacaklarına gecikme zammı uygulanmaz.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Madde
48 – (Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 – 3209/1 md.)
Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından
yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme
idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere
ve faiz alınarak tecil olunabilir.[17]
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Şu kadar ki, amme borçlusunun
alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin (ikiyüzellibin)
Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz.
Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu
teminat tutarı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını aşan kısmın
yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar
indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri
itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.[18]
[19]
(Ek
fıkra: 31/1/1984 – 2975/6 md.) Borcunun tecilini talep
eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu
borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar
verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği
tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur.
Tecil
salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olanlar, Devlete ait amme
alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme
alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye
reisleridir.
(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri
tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak
daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir.
Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat
tutarından fazla olması halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun
olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal
değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan
teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan
tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.
(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.) Tecil salahiyetini kullanacak ve bu
salahiyeti devredecek olan makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve
tutar olarak belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini
esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını
ve diğer şartları tayin etmeye ayrıca 213 sayılı Kanuna göre Maliye
Bakanlığınca ilan edilen mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının,
mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları
ile mücbir sebep nedeniyle ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz
alınmaksızın veya yürürlükteki faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil
etmeye yetkilidir.[20][21]
Tecil
şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme
alacağı muaccel olur. (Ek: 25/5/1995-4108/13 md.) Tecil edilen amme
alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde,
ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
Vergiye
uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili:
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (Değişik: 25/12/2003-5035/4
md.)
Amme alacağının ödeme müddeti içinde
ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 (%3,7)[24]
oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı
günlük olarak hesap edilir.
Gecikme zammı birmilyon liradan az
olamaz.
Gecikme
zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu
madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza
mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır.
Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik
edilmez.
Cumhurbaşkanı, gecikme zammı
oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna
kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki
katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı
olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık,
altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.[25]
Gecikme zammında tatbik müddeti ve
diğer hükümler:

Adli Sicil Kaydı ve Kamu Görevine Etkisi

Kaçak bahis oynamanın yaptırımı idari para cezası niteliğinde kabul edildiğinden adli sicil kaydına işlenmemektedir. Cezanın ödenmemesi de bu niteliği değiştirmez; zira idari para cezaları hapis cezasına dönüştürülmeyip amme alacaklarının tahsili usulü çerçevesinde takip edilir. Sabıka kaydı ancak oynatma veya aracılık gibi adli suç teşkil eden ve hapis cezası öngörülen fiiller nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesi halinde doğar.

Kaçak bahis oynama yaptırımı idari para cezası olduğu için memuriyete girişte doğrudan kanuni bir engel teşkil etmemektedir. Tek bir idari yaptırım memurun görevine son verilmesi için yeterli görülmemekle birlikte; kurumlar fiili disiplin soruşturmasına konu ederek duruma göre uyarmadan aylıktan kesmeye kadar disiplin cezası uygulayabilir. Fiilin tekrarlanması veya kurum itibarının zedelenmesi ise daha ağır bir disiplin sürecini gündeme getirebilir.

Kaçak bahis cezası internet üzerinden sorgulanabilir mi?

Evet, kaçak bahis cezası e-Devlet, Gelir İdaresi Başkanlığı, UYAP Vatandaş Portalı, vergi daireleri ve emniyet müdürlükleri üzerinden öğrenilebilir. İdari yaptırım kaydı tebligatın postaya verilmesinden kısa süre sonra e-Devlet sistemine düşebilmektedir.

Yasa dışı bahis oynamanın cezası hapse çevrilir mi?

Hayır, yasa dışı bahis oynamak suç değil kabahat sayıldığından hapis yaptırımı uygulanmaz ve cezanın ödenmemesi durumunda da borç hapse çevrilmeyip 6183 sayılı Kanun hükümleri kapsamında icra yoluyla tahsil edilir.

Kaçak bahis idari para cezasına karşı başvuru süresi ne kadardır?

İdari para cezası tutanağının tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine başvurulması gerekmektedir; bu süre içinde başvuru yapılmadığı takdirde yaptırım kararı kesinleşir.

Yasa dışı bahis idari para cezasında soruşturma zamanaşımı ne kadardır?

Soruşturma zamanaşımı fiilin işlenmesi veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar; elli bin Türk lirasından az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıl, elli bin Türk lirası veya üzerinde dört yıl, yüz bin Türk lirası veya üzerinde ise beş yıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu