7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi, kanunun verdiği yetkiye dayanılmadan yürütülen spor müsabakasına bağlı sabit ihtimalli ve müşterek bahis ile şans oyunlarını yaptırıma bağlar. Oynatma, yer veya imkân sağlama, yurt dışındaki oyuna Türkiye’den erişim imkânı verme, para nakline aracılık ve teşvik ayrı bentlerde ele alınır. Oyunu oynayan kişiye bu maddede hapis değil, idari para cezası öngörülür.
7258 sayılı FUTBOL VE DİĞER SPOR MÜSABAKALARINDA BAHİS VE ŞANS OYUNLARI DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
12/7/2013-6495/3 md.)
Kanunun
verdiği yetkiye dayalı olmaksızın;
a) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynatanlar ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayanlar üç yıldan beş yıla
kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
b) Yurt
dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek
bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak
Türkiye’den oynanmasına imkân sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
c) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla
bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar
hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
ç) Kişileri
reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya
müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
d) Spor
müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını
oynayanlar mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi
bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır.
Bu madde
kapsamına giren suçlarla bağlantılı olarak, spor müsabakalarına dayalı sabit
ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarının oynanmasına tahsis edilen
veya oynanmasında kullanılan ya da suçun konusunu oluşturan eşya ile bu oyunların
oynanması için ortaya konulan veya oynanması suretiyle elde edilen her türlü
mal varlığı değeri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya
ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir.
Bu madde
kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Bu madde
kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla
İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine
ilişkin hükümleri uygulanır.
Bu madde
kapsamına giren suçların işlendiği işyerleri mahallin en büyük mülki idare amiri
tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri
açma ve çalışma ruhsatına sahip işyerlerinin ruhsatları mahallin en büyük mülki
idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş
günü içinde iptal edilir.
(Ek fıkra:
15/8/2017-KHK-694/23 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/23 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç)
bentlerinde düzenlenen suçlar ile 5237 sayılı Kanunun 228 inci maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suç bakımından 4/12/2004 tarihli ve
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
a) 128 inci maddesinde
yer alan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma,
b) 135 inci maddesinde
yer alan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,
c) Örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın 139 uncu maddesinde yer alan
gizli soruşturmacı görevlendirilmesi,
ç) 140 ıncı maddesinde
yer alan teknik araçlarla izleme,
tedbirlerine ilişkin
hükümler uygulanabilir.
(Ek fıkra:22/4/2022-7405/48
md.) Bu Kanunda
tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emarelerin tespiti hâlinde Spor Toto
Teşkilat Başkanlığı, doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvuruda bulunabilir.
Soruşturma sonunda verilecek kovuşturmaya yer olmadığı kararları Spor Toto Teşkilat
Başkanlığına tebliğ edilir ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı bu kararlara itiraz
edebilir.
(Ek
fıkra:22/4/2022-7405/48 md.) Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda
mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ eder.
Başvuru yapılması hâlinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığı açılan davaya katılan
olarak kabul edilir.
Oynatma, yer veya imkân sağlama
Yetki şartı gerçekleşmeden bu oyunları oynatan kişi ile oyunun oynanmasına yer veya imkân sağlayan kişi aynı yaptırıma tabidir. Ceza, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Bent, fiili oynatma ile yer veya imkân sağlama üzerinden tanımlar; bu iki fiilin dışında yeni bir fail grubu yaratmaz.
Yurt dışında oynatılan aynı nitelikteki oyunlara internet yoluyla ya da başka bir suretle erişim sağlayıp Türkiye’den oynanmasına imkân veren kişi, dört yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu bentte adli para cezası ayrıca yazılmamıştır. Yaptırım, yurt dışındaki oyuna Türkiye’den erişim imkânı sağlayan kişiye yönelir.
Para nakline aracılık ve teşvik
Bu oyunlarla bağlantılı para nakline aracılık eden kişi, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suçun konusu, oyunla bağlantılı para nakline aracılıktır.
Kişileri reklam vererek veya başka suretle bu oyunları oynamaya teşvik eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Teşvik yalnızca reklam vermekten ibaret değildir; başka yollarla oynamaya yöneltme de bentte yer alır.
Oyunu oynayan kişi bakımından idari yaptırım
Spor müsabakasına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyununu oynayan kişi, mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu bentte hapis cezası yoktur. Yaptırımı uygulayacak makam, mahallin en büyük mülki idare amiridir.
Müsadere, tüzel kişi ve erişimin engellenmesi
Madde kapsamındaki suçlarla bağlantılı olarak oyuna tahsis edilen, oyunda kullanılan veya suçun konusunu oluşturan eşya müsadere edilir. Oyun için ortaya konulan ve oyun yoluyla elde edilen her türlü mal varlığı değeri de bu kapsamdadır. Uygulama, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümlerine göre yapılır.
7258 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamındaki suçlar nedeniyle tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Hüküm, bu tedbirlerin içeriğini ayrıca sıralamaz.
Aynı maddenin kapsamındaki suçlar bakımından 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı Kanun’un erişimin engellenmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
İşyerinin kapatılması ve ruhsatın iptali
Bu madde kapsamındaki suçların işlendiği işyeri, mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından önceden ihtar aranmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. Kapatmanın süresi üç aydır.
İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan yerlerde ruhsat, mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idarece beş iş günü içinde iptal edilir. Bu sonuç, ruhsatı bulunan işyerleri için düzenlenmiştir.
Koruma tedbirleri ve kumar suçuna yapılan atıf
Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerindeki suçlar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma; iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması; gizli soruşturmacı görevlendirme ve teknik araçlarla izleme hükümleri uygulanabilir. Gizli soruşturmacı için suçun örgüt faaliyeti içinde işlenip işlenmediğine bakılmaz. (d) bendi bu sayımda yoktur. Hüküm, tedbirlerin her olayda uygulanmasını zorunlu kılmaz.
Aynı uygulanabilirlik, 5237 sayılı Kanun’un 228. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki suç için de kabul edilmiştir. Üçüncü fıkraya göre kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçunun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi hâlinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Dördüncü fıkraya göre suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 228Kaynağı aç
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.[96]
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde,
verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134
md.) Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde
üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(6) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve
kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.
Dilencilik
5237 sayılı Kanun’un 228. maddesindeki suç nedeniyle tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu sonuç, anılan maddedeki suça ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 128. maddesindeki elkoyma, soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde, şüpheli veya sanığa ait taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerleri bakımından öngörülmüştür. Elkoymaya ve aynı maddenin onuncu fıkrası uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir. 128. maddenin ikinci fıkrasındaki suç sayımı ile 7258 sayılı Kanun’daki suçlar arasındaki ilişki, bu hükümlerden tek bir sonuca bağlanamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan
kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;
a) Taşınmazlara,
b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,
c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,
d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,
e) Kıymetli evraka,
f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,
g) Kiralık kasa mevcutlarına,
h) Diğer malvarlığı değerlerine,
Elkonulabilir. Somut olarak belirlenen Bu
taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan
başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi
yapılabilir. (Ek cümle: 21/2/2014 – 6526/10 md.) Bu madde kapsamında
elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu,
Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç
ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine
iki ay daha uzatılabilir.[27]
(2) Birinci fıkra hükmü;[28]
a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya
doku ticareti (madde 91),
3. Hırsızlık (madde 141, 142),
4. Yağma (madde 148, 149),
5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),
6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),
7. Hileli iflas (madde 161),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. Parada sahtecilik (madde 197),
10. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/10
md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/25 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
12. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236),
13. (Ek: 24/11/2016-6763/25 md.) Tefecilik
(madde 241),
14. Zimmet (madde 247),
15. İrtikap (madde 250)
16. Rüşvet (madde 252),
17. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306,
307, 308),
18. (Değişik: 2/12/2014-6572/41 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin
İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
19. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331,
333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında
tanımlanan zimmet suçu,
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını
gerektiren suçlar,
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü
maddelerinde tanımlanan suçlar,
Hakkında uygulanır.
(3) Taşınmaza elkonulması kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle
icra edilir.
(4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı,
bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.
(5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması
kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl
bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma
ayrıca tebliğ edilir. Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde
yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir.
(6) Şirketteki ortaklık paylarına elkoyma kararı, ilgili şirket
yönetimine ve şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik
iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili
şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne ayrıca tebliğ edilir.
(7) Hak ve alacaklara elkoyma kararı, ilgili gerçek veya tüzel kişiye
teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar,
ilgili gerçek veya tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir.
(8) Bu madde hükmüne göre alınan elkoyma kararının gereklerine aykırı
hareket edilmesi halinde, Türk Ceza Kanununun "Muhafaza görevini kötüye
kullanma" başlıklı 289 uncu maddesi hükümleri uygulanır.
(9) (Değişik: 24/11/2016-6763/25 md.) Bu
madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına
ancak hâkim karar verebilir.
(10) (Ek: 15/8/2016-KHK-674/13 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/13
md.) Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi
gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu
durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır.
Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen
menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma
Spor Toto Teşkilat Başkanlığının başvurusu ve katılması
Bu Kanunda tanımlanan suçlara ilişkin delil veya emare tespit edilirse Spor Toto Teşkilat Başkanlığı doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararları Başkanlığa tebliğ edilir ve Başkanlık bu kararlara itiraz edebilir. Başvurunun ayrıntılı şartları ile itiraz usulü bu hükümde ayrıca açıklanmaz.
Bu Kanunda tanımlanan suçlar nedeniyle açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini Spor Toto Teşkilat Başkanlığına tebliğ eder. Başkanlık başvuru yaparsa davaya katılan olarak kabul edilir. Katılan sıfatı kendiliğinden doğmaz; başvuruya bağlıdır.
Yurt dışı bağlantısının araştırılması ve cezanın gerekçesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2022/13772 esas ve 2025/5280 karar sayılı, 14.04.2025 tarihli kararında sanığın temyiz istemi yerinde görülmüş; hüküm, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca oy çokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/13772, K. 2025/5280Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/567 E., 2022/107 K.
SUÇ : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın erişim sağladığı bahis sitesinin yurtdışı kaynaklı olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte olan 7258 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, gerekçeleri gösterilmeden, yalnızca takdiren denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini,
3. Sanığın işyerinde ele geçirilerek emanete alınan eşyalarla ilgili herhangi bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.
(K.K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık … hakkında, 7258 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun diğer bozma nedenleri yerinde ise de ayrıca aşağıda belirtilen nedenlerde bozulmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı, 16-19.07.2013 tarihleri arasında değişik şahıslara 152 kez yasa dışı bahis oynatan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Temyiz incelemesi yapılan bu dosyada, sanığa ait işyerinde internet üzerinden bahis oynantığının tespiti üzerine bilgisayara el konulduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde 16-19.07.2013 tarihleri arasında 152 kez yurtdışı kaynaklı bahis oynatıldığı tespit edilmiş, 7258 sayılı Yasanın 5/2-5 inci maddesinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2014/7-591 E., 2014/171 K. sayılı kararında belirtildiği üzere;
Görüş ayrılığının çözülebilmesi için "zincirleme suç" hükümleri üzerinde durulmalıdır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinin ilk fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır" biçiminde zincirleme suç düzenlemesine yer verilmiş, ikinci fıkrasında; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" denilmek suretiyle aynı neviden fikri içtima kurumu hüküm altına alınmış, üçüncü fıkrasında ise; "Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, … ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz" düzenlemesi ile zincirleme suç ve aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar belirtilmiştir.
TCK.nun 43/1. maddesi düzenlemesinden anlaşılacağı üzere, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın, fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır.
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi,
b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması,
c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir.
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli olan unsurların üzerinde ayrıntılı olarak durulmasında yarar bulunmaktadır.
a) Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi;
Aynı suç 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde; “Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır” denmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Öğretide de “aynı suçtan anlaşılması gerekenin, aynı suç tipi olduğu”, kanunda düzenlenen suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz edileceği, suçun ismi farklı ise artık aynı suçtan bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir. (Nevzat Toroslu, Ceza Hukuku Genel Kısım, Savaş Yayınevi, Ankara, 2008. s.316; Osman Yaşar – Hasan Tahsin Gökcan – Mustafa Artuç, Türk Ceza Kanunu, 1. cilt, Ankara, 2014, s.1241-1242; Mahmut Koca – İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümleri, 6. bası, Ankara, 2013, s. 486-488; Türkan Sancar Yalçın-Yeni Türk Ceza Kanununda “Zincirleme Suç”, TBB Dergisi, sayı 70, Mayıs/Haziran 2007, s. 253)
5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinde bulunan “değişik zamanlarda” ifadesinin açıklığı karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği konusunda öğreti ve uygulamada tam bir görüş birliği bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı kabul edilmiştir. Bu halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacak, ancak bu husus TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde gözönünde bulundurulacaktır.
b) İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması;
Mağdur; Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğünde, “haksızlığa uğramış kişi” olarak tanımlanmaktadır. Ceza hukukunda ise mağdur kavramı, suçun konusunun ait olduğu kişi ya da kişilerdir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hazırlanmasında esas alınan suç teorisinde suçun maddi unsurları arasında yer alan mağdur, ancak gerçek bir kişi olabilecek, tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkün ise de bunlar mağdur olamayacaklardır. Suçtan zarar gören ile mağdur kavramları da aynı şeyi ifade etmemektedir. Mağdur suçun işlenmesiyle her zaman zarar görmekte ise de, suçtan zarar gören kişi her zaman suçun mağduru olmayabilir. Bazı suçlarda mağdur belirli bir kişi olmayıp; toplumu oluşturan herkes (geniş anlamda mağdur) olabilecektir. (Mehmet Emin Artuk – Ahmet Gökcen – A.Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 8. bası, Ankara, 2014, s.284; İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 9. bası, Ankara, 2013, s. 211-215; Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 6. bası, Ankara, 2013, s.107-109; Osman Yaşar – Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Türk Ceza Kanunu, 6. cilt, Ankara, 2014, s.7958-7959)
c) Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi;
Ceza Genel Kurulunun 14.01.2014 gün ve 384-2, 03.12.2013 gün ve 1475-577, 30.05.2006 gün ve 173-145, 08.07.2003 gün ve 189-207, 13.10.1998 gün ve 205-304, 20.03.1995 gün ve 48-68 ile 02.03.1987 gün ve 341-84 sayılı kararlarında "aynı suç işleme kararı" kavramından, kanunun aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyetin anlaşılması gerektiği, bu bağlamda failin suçu işlemeden önce bir plan yapmasının veya bu suça niyet etmesinin, fakat fiili bir defada yapmak yerine, kısımlara bölmeyi ve o surette gerçekleştirmeyi daha uygun görmesinin, hareketinin önceki hareketinin devamı olmasının ve tüm hareketleri arasında subjektif bir bağlantı bulunmasının anlaşılması gerektiği kabul edilmiş, ilk eylemle ikinci eylem arasında makul sayılamayacak uzunca bir sürenin geçmesinin, sanığın aynı suç işleme kararıyla değil, çıkan fırsatlardan yararlanmak suretiyle suçu işlediğini gösterdiği belirtilmiştir.
Öğretide ise aynı suç işleme kararının, kanunun aynı hükmünü müteaddit defa ihlal etmek hususunda önceden kurulan bir plan ve genel bir niyet anlamında bulunduğu (Sulhi Dönmezer-Sahir Erman, Nazari ve Tatbiki Ceza hukuku, Beta Basım Yayım, 14. bası, İstanbul, 1997, s.528 vd), çok genel bir birliğin, genel bir saik birliği sonucuna götüreceği, saik birliğinin, kararda birliği meydana getiremeyeceği, suç saiki, niyeti, amacı ile kararının karıştırılmaması gerektiği, yine fırsat çıktığı zaman suç işlemek için verilen genel bir kararın, müteselsil suçun bu sübjektif şartını oluşturmayacağı (Türkan Yalçın Sancar, Mütesessil Suç, Seçkin Yayınevi, Ankara, 1995, s.70 vd), failin çıkacak her fırsattan yararlanmak hususunda genel ve soyut bir kararının varlığının aynı suç işleme kararının kabulünü gerektirmeyeceği (Kayıhan İçel, Suçların İçtimaı, İstanbul, 1972, s. 136-137; Mahmut Koca-İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayınevi, 6. bası, Ankara, 2013, s. 490), kanunda kullanılan karar tabirinden anlaşılması gerekenin, failin daha baştan itibaren birden fazla suçu kısım kısım işlemeye yönelik tasavvuru olduğu, önceden bir plan yapmış, niyetini oluşturmuş, fakat bunu bir defada gerçekleştireceği yerde, kısımlara bölmeyi ve o suretle gerçekleştirmeyi daha uygun görmüş ve bu plana göre hareket etmiş olduğu için zincirleme suçun kabul edildiği (Hakan Hakeri, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, Ankara, 2011, s.507), zincirleme suç halinde failin somut fiiline ve fiillerin bütününe yönelik olmak üzere iki iradesinden söz edilebileceği, zincirleme suç işlemeye yönelik iradenin, yani bir suç işleme kararının her bir suça ilişkin kasıttan önce geldiği (Hamide Zafer, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayımcılık, 3. bası, İstanbul, 2013, s. 475), zincirleme suçun sübjektif şartının bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen suçlar arasında manevi bir bağ bulunması olduğu (İzzet Özgenç, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayınevi, 9. bası, Ankara, 2013, s. 553), suçların işleniş biçimindeki benzerlik, aynı türden fırsatları değerlendirme, suçla korunan hukuki değer, hareketin yöneldiği maddi konunun nitelik ve başkalıkları ve suçlar arasındaki zaman aralığı gibi dışa yansıyan veri ve davranışlardan yararlanılarak tespit edilecek olan bir suç işleme kararının kanunun aynı hükmünü ihlal etmek hususundaki failin genel planı olduğu (Mehmet Emin Artuk-Ahmet Gökçen-Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, 7. bası, Ankara, 2013, s. 645-646) görüşleri ileri sürülmüştür.
Suç kastından daha geniş bir anlamı içeren suç işleme kararı, suç kastından daha önce gelen genel bir karar ve niyeti ifade etmektedir. Önce suç işleme kararı verilmekte ve bundan sonra bu genel kararın icrası farklı zamanlardaki suçlarla gerçekleştirilmektedir. Kararın gerçekleştirilmesi için gerekli suçların herbirinde ayrı suç kastları, bir başka deyişle bir suç için gerekli olan maddi ve manevi unsurlar ayrı ayrı yer almaktadır. Böylece suç işleme kararı denilen genel plân, niyet veya karar, zinciri oluşturan ve her biri birbirinden bağımsız olan suçları birbirine bağlayan ortak bir zemini oluşturur.
Suç işleme kararının yenilenip yenilenmediği, birden çok suçun aynı karara dayanıp dayanmadığı, aynı zamanda suçlar arasındaki süre ile de ilgilidir. İşlenen suçların arasında kısa zaman aralıklarının olması suç işleme kararında birlik olduğuna; uzun zaman aralıklarının olması ise suç işleme kararında birlik olmadığına karine teşkil edebilecektir. Yine de çeşitli suçlar arasında az veya çok uzun zaman aralığının var olması, bu suçların aynı suç işleme kararının etkisi altında işlendiğini ya da işlenmediğini her zaman göstermeyecektir. Diğer bir anlatımla, sürenin uzunluğu kararın yenilendiğini düşündürebileceği gibi, kısalığı da her zaman kararın yürürlükte olduğunu göstermeyebilecektir. Diğer taraftan, hukuki veya fiili kesintiler olduğunda farklı değerlendirmeler yapılması mümkündür. Ancak bu değerlendirme her olayda ayrı ayrı ve diğer şartlar da dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu nedenle, başlangıçta belirli bir süre geçince suç işleme kararı yenilenmiş ya da değişmiş olur demek, soyut ve delillerden kopuk bir değerlendirme olacaktır. Failin iç dünyasını ilgilendiren bu kararın varlığının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerekecektir.
Görüldüğü üzere, zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusundaki tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır.
Yapılmakta olan soruşturma sonucunda toplanan delillerin failin suçu işlediği yönünde yeterli şüphe oluşturması üzerine Cumhuriyet Savcısınca şüpheli hakkında CMK.nun 170. maddesi uyarınca iddianamenin düzenlenmesiyle hukuki kesinti oluşmaktadır. İddianamenin düzenlenmesiyle olaylar arasında hukuki kesinti oluştuğundan iddianamenin düzenlenmesinden sonra devam eden eylemler ise başka bir ceza soruşturmasının konusunu oluşturacaktır.
Buna karşın işlemiş olduğu suçtan dolayı henüz hakkında iddianame düzenlenmeden, sanığın aynı suç işleme kararıyla ve aynı mağdura (suçtar zarar görene) karşı yeniden suç işlemesi durumunda, hukuki kesinti gerçekleşmeden aynı suçun işlenmesi söz konusu olduğundan sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Bu ahvalde sanığın her suçtan ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmeyecek, sanığa bir suçtan ceza verildikten sonra hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle cezasından artırım yapılacaktır.
Buna göre, soruşturma aşamasında sanığın aynı suç işleme kararıyla, aynı mağdura (suçtan zarar görene) karşı değişik zamanlarda aynı suçu işlediğinin tespit edilmesi durumda, soruşturma dosyalarının birleştirilerek kamu davası açılması, bu hususa riayet edilmeden kamu davalarının açılması halinde ise hukuki kesintinin oluşmasından önce sanığın aynı mağdura karşı bir suç işleme kararıyla aynı suçu değişik zamanlarda işlediğinin anlaşılması durumunda dava dosyalarının birleştirilerek sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi isabetli bir uygulama olacaktır.
7258 sayılı Yasanın 5/b maddesindeki suçun oluşması için bir kez dahi yasadışı bahis oynatılması yeterlidir. Yani temadi eden bir suç değildir.
Bu anlatılanlardan sonra somut olaya baktığımızda;
İşyerinde internet üzerinden bahis oynantığının tespiti üzerine bilgisayara el koyularak, bilgisayar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde 16-19.07.2013 tarihleri arasında 152 kez yurtdışı kaynaklı bahis oynattığı tespit edilen sanığın, hukuki kesinti oluşmadan bir suç işleme kararıyla, aynı mağdura (suçtan zarar görene) karşı ve kısa aralıklarla değişik zamanlarda 7258 sayılı Yasanın 5/b maddesinde düzenlenen suçu işlediği anlaşıldığından, hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
7258 sayılı Yasanın 5/2 inci maddesinde düzenlenen suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir.
Dosya kapsamına göre, sanığın yasadışı bahis oynatmaya karar verdikten sonra, bu kararın icrası kapsamında tespit edilebildiği kadar 16-19.07.2013 tarihleri arasında eylemlerini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda ayrıntısı ile bahsedilen içtihadında da belirtildiği üzere, tek suç işleme kararı kapsamında yani yasadışı bahis oynatma kararı uyarınca aynı mağdura karşı kısa aralıkla 583 kez 7258 sayılı Yasanın 5/2 inci maddesinde düzenlenen suçu işlediği, hukuki kesinti gerçekleşmeden aynı suçun işlenmesi söz konusu olduğundan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, sanığın eyleminin tek kabul edilerek 7258 sayılı Yasanın 5/2 inci maddesinden kurulan hükmün sadece yazılı gerekçelerle bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.04.2025
Daire, bozmadan önce olayın oluşunu, sanığın aşamalardaki savunmasını, ele geçen eşyanın miktarı ve mahiyetini ile yakalanma biçimini değerlendirerek atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübut kabulünde isabetsizlik görmemiştir. Bu değerlendirme hükmün onandığı anlamına gelmez. Kararın sonucu oy çokluğuyla bozmadır.
Aynı dosyada sanığın eriştiği bahis sitesinin yurt dışı kaynaklı olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması bozma nedeni kabul edilmiştir. Gerekçe, o dosyadaki araştırma eksikliğine ilişkindir ve genel bir ispat kuralına dönüştürülemez.
Daire, suç tarihinde yürürlükte olan 7258 sayılı Kanun’un 5/2. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken gerekçeleri gösterilmeden, yalnızca takdiren denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Sanığın işyerinde ele geçirilip emanete alınan eşyalar hakkında hiçbir karar verilmemesi de bozma nedenleri arasındadır. Karar, eşyaların akıbetini kendisi belirlememiş; bu konuda karar verilmemesini hukuka aykırı görmüştür.
Yetkisiz bahis oynatana hangi ceza öngörülür?
Kanunun verdiği yetkiye dayanmadan spor müsabakasına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatan ya da oynanmasına yer veya imkân sağlayan kişi, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Yurt dışındaki bahse Türkiye’den erişim sağlayan kişiye ne ceza verilir?
Yurt dışında oynatılan bu oyunlara internet yoluyla veya başka suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkân veren kişi, dört yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu bentte ayrıca adli para cezası yer almaz.
Bahis oynayan kişi hapis cezası alır mı?
Hayır. Oyunu oynayan kişiye bu bentte hapis cezası değil, mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası öngörülür.
Suçun işlendiği işyeri nasıl kapatılır?
İşyeri, mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ihtar aranmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. Ruhsatlı işyerinde ruhsat, bildirimin üzerine yetkili idarece beş iş günü içinde iptal edilir.
Spor Toto Teşkilat Başkanlığı davaya katılabilir mi?
Başvuru yapması hâlinde katılan olarak kabul edilir. Mahkeme iddianamenin bir örneğini Başkanlığa tebliğ eder; katılan sıfatı bu başvuruya bağlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

