İptal Edilen İdari İşlem Sonrası Tazminat Sorumluluğu
Hukuka aykırı olduğu mahkeme kararıyla belirlenip iptal edilen bir idari işlem sebebiyle zarara uğrayan kişiler, uğradıkları zararların giderilmesi amacıyla idari yargıda tam yargı davası açabilir. İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu kuralı Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında temel bir anayasal ilke olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda idareden hem malvarlığında oluşan eksilmeyi ifade eden maddi tazminat hem de kişilik haklarının zedelenmesinden kaynaklanan elemi gidermeye dönük manevi tazminat talep edilebilir.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
İdari yargılama usulünde iptal davası ile tam yargı davasının ehliyet koşulları farklılık gösterir. İdari işlemin iptali davası söz konusu işlem nedeniyle menfaati ihlal edilen herkes tarafından açılabilirken, tam yargı davası ancak davaya konu idari işlem veya eylem dolayısıyla hakkı ihlal edilen kişiler tarafından açılabilmektedir.
İdarenin Kusurlu ve Kusursuz Sorumluluğunun Koşulları
İdarenin kusurlu sorumluluğu hizmet kusuru esasına dayanır. İdarenin kamu hizmetini yürüttüğü sırada mevzuat hükümlerine aykırı davranışı neticesinde kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında kusurlu sorumluluk gündeme gelir.
Kusursuz sorumluluk hallerinde ise idarenin kusurlu bir davranışının varlığı aranmaz; meydana gelen zarar ile idari işlem veya eylem arasında nedensellik bağının bulunması tazmin sorumluluğu için yeterlidir. Bununla birlikte, kusursuz sorumluluk esaslarından biri olan sosyal risk ilkesinde, zarar ile idarenin eylemi arasında nedensellik bağı aranmamaktadır.
2577 Sayılı Kanun Kapsamında Dava Açma Yolları ve Süreler
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi gereğince, hakları ihlal edilen kişiler idari işleme karşı doğrudan doğruya tam yargı davası açabileceği gibi, iptal davası ile tam yargı davasını birlikte de açabilir. Bunun yanında, öncelikle sadece iptal davası açılıp bu davanın karara bağlanması üzerine, verilen kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılması mümkündür. İdari işlemin icrası nedeniyle bir zarar meydana gelmişse, icra tarihinden itibaren dava süresi içinde de tam yargı davası açılabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
İdari yargıda genel dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. İdari işleme karşı daha önce açılmış bulunan iptal davasının lehe veya aleyhe sonuçlanmış olmasının, ilgilinin sonradan tam yargı davası açma hakkı üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.
Danıştay 6. Dairesinin 2019/11966 esas ve 2021/3782 karar sayılı kararında, hakları ihlal edilenlerin dört ayrı aşamada ve birbirinden bağımsız olarak tam yargı davası açabileceği ifade edilmiştir: İptal davası için öngörülen dava süresinde doğrudan tam yargı davası açılması, dava süresi içinde iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması, iptal davasının karara bağlanması üzerine kararın tebliğinden itibaren dava süresinde açılması ve idari işlemin uygulanması nedeniyle doğan zararlardan ötürü icra tarihinden itibaren dava süresi içinde açılması mümkündür. Bu aşamaların tamamında ilgililerin 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki idari başvuru yolunu kullanma hakkı saklı tutulmuştur.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/11966, K. 2021/3782Kaynağı aç
İdari Başvuru Usulü ve Eylem Kaynaklı Zararlardan Farkı
İdari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi yapmış olan idareden dava açma süresi içinde talep edilebilir. 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca gerçekleştirilen bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Söz konusu başvuruya otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Başvurunun reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba dahil edilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Tam yargı davalarında dava öncesi idareye başvuru zorunluluğu zararın kaynağına göre değişir. 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan idareye başvuru şartı yalnızca idarenin eylemlerinden doğan zararlar için öngörülmüştür. Zarar idarenin tesis ettiği bir işlemden kaynaklanıyorsa doğrudan tam yargı davası açılması mümkündür; bu halde zarar gören kişiler dilerse idareye başvuru yoluna da gidebilir.
Zararın Kesinleşmesi ve Süre Hesabında Hak Arama Özgürlüğü
İdari işlemin icrasından doğan zararlar bakımından, Danıştay 6. Dairesinin 2019/11966 esas ve 2021/3782 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, en son dava açma süresi zararın kesinleştiği tarihi izleyen altmış gün içinde doğrudan ya da 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuru üzerine açılacak dava ile belirlenir. Hak arama özgürlüğü gereği olarak sürelerin hesabında kanunun davacı lehine en son dava açma imkanı tanıyan düzenlemesi esas alınmalıdır.
Danıştay 6. Dairesinin 2019/11966 esas ve 2021/3782 karar sayılı kararına konu somut uyuşmazlıkta, davacının taşınmazdaki hissenin tespiti ve ihyası istemiyle açtığı davanın temyiz aşamasında devam ettiği gözetilerek, hissenin ortadan kalkmasından kaynaklanan ve süregelen zararın tazmini amacıyla davanın devamı sürecinde açılan tam yargı davası, idari eylem veya işlem daha önce öğrenilmiş olsa dahi süresinde kabul edilmiştir.
İptal davasının reddedilmesi tam yargı davası açılmasına engel midir?
İptal davasının aleyhe sonuçlanarak reddedilmiş olması, ilgililerin tam yargı davası açma hakkı üzerinde herhangi bir engelleyici etki doğurmaz.
İptal kararı tebliğ edildikten sonra tam yargı davası ne kadar sürede açılır?
İptal davasının karara bağlanması üzerine verilen kararın veya kanun yolu incelemesi kararının tebliğinden itibaren kural olarak idare mahkemelerinde altmış gün içinde tam yargı davası açılabilir.
İdari işlemden doğan zararlar için önceden idareye başvurmak zorunlu mudur?
İdari işlemden kaynaklanan zararlar için dava açılmadan önce idareye başvurulması zorunlu değildir; doğrudan tam yargı davası açılabileceği gibi istenirse idareye başvuru yolu da tercih edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

