İcra, alacakların tahsili için devlet eliyle yürütülen resmî bir işleyiştir. Bu işleyişte borçluya ödeme emri ulaştırılır ve ondan belli adımlar beklenir. İtiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliğ gününden başlayan yedi gün içinde icra dairesine dilekçe vererek ya da sözlü olarak itirazını bildirmek zorundadır. Dosya numarası ve kimlikle icra müdürlüğüne başvurmak, bu süreli itirazın yerine geçen zorunlu bir yol değildir; miktarı öğrenmeye yönelik ayrı bir pratik adımdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Ödeme emrindeki ana tutar ve faiz
Ödeme emrinde gösterilen asıl tutar, çıplak borç olarak anılır. Bu tutar, sonradan eklenen harç, avukat ücreti veya faiz olmaksızın yalnız ana borcu anlatır.
Ödeme emri alındıktan sonra borca faiz işleyebilir ve bu nedenle tutar zamanla artabilir. Oran ve hesap biçimi, borcun niteliğine ve sözleşmedeki ayrıntılara göre değişebilir. Eldeki hüküm, bütün borçlar için tek bir zorunlu oran veya hesap yöntemi koymaz.
Takip talebinin yolu ve içeriği
İcra ve İflas Kanunu’nun 58 inci maddesine göre takip talebi, icra dairesine yazılı biçimde, sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılabilir. Talepte alacaklının, varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı ile soyadı yer alır. Ayrıca alacaklı veya vekili adına ödemenin yatırılacağı banka ve hesap, varsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ya da vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri gösterilir. Alacaklı yurt dışında oturuyorsa Türkiye’de bir yerleşim yeri bildirir. Bildirmezse, icra dairesinin bulunduğu yer onun yerleşim yeri kabul edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 58Kaynağı aç
Aynı maddede borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı biliyorsa kimlik veya vergi numarası, şöhreti ve yerleşim yeri de istenir. Takip bir terekeye yönelmişse, tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa kimlik veya vergi numarası, şöhreti ve yerleşim yeri yazılır. Bunlar alacaklının talepte açıklayacağı bilgilerdir; borçlunun borcu kabul ettiği sonucu doğurmaz.
Talep, alacağın veya istenen teminatın Türk parası karşılığını da içerir. Alacak faizliyse faizin miktarı ve hangi günden işlemeye başladığı belirtilir. Alacak ya da teminat yabancı para cinsindeyse, talebin hangi tarihteki kura dayandığı ve faiz gösterilir. Senedin varlığı, senet yoksa borcun sebebi ve seçilen takip yolu da talepte yer alır. Madde, faizin oranını veya kurun hesap biçimini ayrıca düzenlemez.
Alacak bir belgeye dayanıyorsa, belgenin aslı ya da alacaklı veya temsilcisince onaylanmış örneği takip talebi sırasında icra dairesine verilmelidir. Onaylı örnek sayısı, borçlu sayısından bir fazla olur. Bu verme zorunluluğu, alacağın belgeye dayalı olması haline bağlıdır.
İtirazın süresi, iletilmesi ve adres
İcra ve İflas Kanunu’nun 62 nci maddesi, itiraz etmek isteyen borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün tanır. Bildirim, dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine yapılır. Takibe itiraz edildiği, Kanunun 59 uncu maddesi uyarınca alacaklının yatırdığı avanstan karşılanarak üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.
İtiraz, takibi yürüten daire dışındaki bir icra dairesine yöneltilirse, o daire gerekli masrafı itirazla birlikte alır ve itirazı gecikmeden yetkili daireye yollar. Masraf alınmamışsa bundan memur şahsen sorumlu olur.
Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas tutulacak yurt içi bir adresi itirazıyla birlikte bildirmek zorundadır. Adres değiştiğinde borçlu yurt içinde yeni adresini bildirmez ve tebliğ memuru da yurt içinde yeni adresi saptayamazsa, takip talebinde yazılı adrese çıkarılan tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Bu sonuç, adresin bildirilmemesi ve ayrıca tespit edilememesi şartlarının ikisine birden bağlıdır.
Kısmi itiraz ve senedin imzası
Borçlu borcun yalnız bir bölümüne karşı çıkıyorsa, o bölümün yönünü ve miktarını açık biçimde göstermelidir. Bu açıklama yapılmazsa itiraz yapılmamış kabul edilir.
Takibin dayandığı senetteki imzayı kabul etmeyen borçlu, bunu itirazında ayrı ve açık bir beyanla söylemelidir. Böyle bir beyan yoksa, icra takibi bakımından senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Sonuç, imza reddinin açıkça belirtilmemesine ve yalnız icra takibi yönüne bağlıdır.
Harç, masraf ve adli müzaheret
İcra ve İflas Kanunu’nun 15 inci maddesine göre, kanunda tersi yazılmadıkça harçların ve masrafların tamamı borçluya aittir. Bunlar sonunda ayrı bir hüküm kurulmasına veya yeni bir takibe gerek olmaksızın tahsil edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 15Kaynağı aç
Aynı madde, icra ve iflas harçlarını kanunun belirleyeceğini söyler. Hüküm, belirli bir harcın tutarını veya dosyanın hangi ödemeyle sona ereceğini kendi başına açıklamaz.
İcra takiplerinde adli müzaheret kararını, takibe yetkili icra mahkemesi verir. Karar, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 465 inci ve onu izleyen maddelerine uygun olarak oluşturulur.
Miktarı öğrenmek ve ödemeyi belgelemek
Borçlu, dosyanın bulunduğu icra müdürlüğüne giderken dosya numarasını ve kimliğini yanında bulundurur. Bu başvuru, yedi günlük itiraz süresinin yerine kullanılacak bir yöntem olarak anlatılmaz.
Borçlu bulunduğu yerden ödeme yapmak istiyorsa ve alacaklının avukatı varsa, o avukatla iletişime geçebilir. Avukatın bulunması, bu seçeneğin şartıdır.
Ödeme yapıldıktan sonra banka dekontu veya başka ödeme kanıtı saklanır. İşlemler resmî kanallar üzerinden yürütülür.
Ödeme emrinde hangi tutar yazar?
Ödeme emrinde çıplak borç, yani harç, avukat ücreti ve faiz eklenmemiş ana tutar gösterilir.
İtiraz için süre ne kadardır?
İtiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe veya sözlü beyanla icra dairesine başvurmak zorundadır.
Borcun bir kısmına nasıl itiraz edilir?
Borçlu, itiraz ettiği bölümün yönünü ve miktarını açıkça belirtir. Belirtmezse itiraz edilmemiş sayılır.
Senetteki imza nasıl reddedilir?
Borçlu, imzayı reddettiğini itirazında ayrıca ve açıkça söyler. Bu beyan yoksa icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır.
Harç ve masraf kime aittir?
Kanunda aksi yazılmadıkça bütün harç ve masraflar borçluya aittir; sonunda ayrıca hüküm veya takip aranmaksızın tahsil edilir. Harçları kanun belirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

