İlam ve İlam Niteliğindeki Belgeler
İlamlı icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme kararı veya kanunen ilam niteliğinde kabul edilen bir belge bulunduğunda başvurulan doğrudan bir icra yoludur. İlam; bir uyuşmazlık hakkında yetkili ve görevli mahkeme tarafından usulüne uygun yürütülen yargılama sonucunda verilen, sonuç kısmında tarafların hak ve borçlarını açıkça gösteren resmî ve yazılı hüküm belgesidir.
Mahkeme huzurunda yapılan sulh ve kabuller, düzenleme şeklinde noter senedine bağlanmış kesin borç ikrarları, bazı kefalet ve taahhütler ile icra dairesinde verilen belirli nitelikteki taahhütler ilam niteliğinde belge olarak ilamlı icra takibine konu edilebilir.
İlamlı İcra Takibinin Konusu ve Yerine Getirilmesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda ilamların icrası; para ve teminat alacakları, taşınır ve taşınmazın teslimi ve tahliyesi, çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulması ile bir işin yapılması veya yapılmaması konularını kapsar. Para alacağına dayalı ilamlı icra takibinde asıl alacakla birlikte işlemiş veya işleyecek faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti birlikte talep edilebilir.
Taşınır mal teslimine ilişkin ilamda borçlu verilen sürede teslimi gerçekleştirmezse icra dairesince zor kullanılarak teslim sağlanır veya şartları oluşmuşsa tazminat yoluna gidilir. Taşınmazın tahliyesine ilişkin kararların icrasında icra müdürlüğü bir tahliye tarihi belirleyerek borçluya taşınmazı boşaltması için icra emri gönderir; borçlu bu süreye uymazsa tahliye işlemi kolluk kuvveti yardımıyla yerine getirilir ve taşınmaz içindeki eşyaların tasfiyesi ayrı bir usule tabi tutulur.
Çocuk teslimi ve kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasında sosyal hizmet uzmanı, pedagog veya psikolog sürece dahil edilerek çocuğun üstün yararı gözetilir ve örseleyici yöntemlerden kaçınılır. Bir işin yapılması veya yapılmamasına ilişkin ilamlarda borçluya yükümlülüğünü yerine getirmesi için süre verilir; borçlu süreye uymazsa alacaklıya işi borçlu namına yaptırıp masrafını borçludan tahsil etme imkânı sağlanabilir, bazı hâllerde ayrıca tazminat veya para cezası gündeme gelebilir.
Kesinleşme Şartı ve Takip Mercii
Her ilam için icraya konulmadan önce kesinleşme şartı aranmaz. Para alacağı içeren ilamlar çoğunlukla kesinleşmeden icraya konulabilir; kişisel hâl ve statüye ilişkin bazı kararlar ile bazı tahliye ilamları ve özel nitelikteki hükümler için kesinleşme şartı aranabilir.
Para alacaklarında alacaklı icra dairesini çoğu zaman tercihine göre seçebilmekte; taşınmazın teslimi ve tahliyesinde ise taşınmazın bulunduğu yer icra dairesi devreye girmektedir.
İcra Emrinin Düzenlenmesi ve Tebliği
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 32 nci maddesi uyarınca para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verildiğinde icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. İcra emrinde ilamın özeti, borcun niteliği, hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı, faiz bilgileri ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti gösterilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
İcra emriyle borçluya borcu yedi gün içinde ödemesi veya teminatı vermesi; bu müddet zarfında borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf, temyiz yahut yargılamanın iadesi yoluyla ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ihtar olunur. Ayrıca borçlunun yedi gün içinde mal beyanında bulunması, bulunmaması halinde hapis ile tazyik olunacağı, hakikate muhalif beyanda bulunursa hapisle cezalandırılacağı bildirilir. Borçlunun ve ailesinin asgari yaşamını sürdürmesi için gerekli eşyalar ile bazı sosyal nitelikli haklar haciz dışında bırakılmıştır.
Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde, uluslararası antlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca belirtilir.
Borçlunun Başvurabileceği Yollar ve İcranın Geri Bırakılması
İlamlı icra takibinde borçlu, mahkemece hükme bağlanan borcun esasını ve ilamın içeriğini yeniden tartışmaya açamaz; yalnızca icra aşamasına özgü sınırlı def'ileri ileri sürebilir. Bu çerçevede ilamdan sonra borcun tamamen veya kısmen ödendiği (itfa), ertelendiği veya taksitlendirildiği (imhal), zamanaşımına uğradığı ya da icra emrinin ilama aykırı düzenlendiği iddiaları icra mahkemesi nezdinde ileri sürülebilir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre borçlu, icra emrinin tebliğinden başlayarak yedi günlük süre zarfında icra mahkemesine dilekçeyle müracaat ederek borcun zamanaşımına uğradığını, ertelendiğini veya ödendiğini ileri sürebilir. Borcun itfa veya imhal edildiği iddiasının yetkili mercilerce doğrudan düzenlenmiş veya usulünce onaylanmış senetlerle yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde ya da mahkeme huzurunda ikrar olunmuş belgeyle tevsik edilmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma talepleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan taleplerin mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere ya da icra zaptına dayandırılması zorunludur.
İcra mahkemesi geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu, ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeterli malı haczedilmişse veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeterli malı haczedilmişse bu teminatı göstermeye gerek yoktur. Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca istirdat davası açarak paranın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır.
Kanun Yoluna Başvuru ve İcranın Durması
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 36 ncı maddesi uyarınca ilama karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuran borçlu; hükmedilen para veya eşyayı resmî bir mercie depo ettiğini belgelerse ya da icra mahkemesince uygun görülecek rehin, hisse senedi, tahvil yahut muteber banka kefaleti sunarsa veya alacağı karşılayacak malvarlığı haczedilmiş bulunursa, icranın geri bırakılması kararı alabilmesi için takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünce kendisine uygun bir süre tanınır. Verilen bu mühlet yalnızca zorunluluk hallerinde uzatılabilir. Borçlunun Devlet olması veya adli yardımdan yararlanması durumunda teminat gösterme zorunluluğu uygulanmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Nafaka hükümlerine dayanan takiplerde borçluya icranın geri bırakılması kararı getirmesi için mehil verilemez. Kanun yolu denetiminde bölge adliye mahkemesince başvurunun yerinde bulunması halinde teminatın iade edilip edilmeyeceği karara bağlanır. Kararın Yargıtayca bozulması halinde teminatın borçluya verilip verilmeyeceği, esası karara bağlayacak mahkemece kesin olarak belirlenir. Başvurunun kesin olarak esastan reddedilmesi veya ilk derece mahkemesi hükmünün onanması halinde alacaklının talebi üzerine teminat konusu nakit doğrudan alacaklıya ödenir; teminat mal veya hak ise icra dairesince paraya çevrilir ve alacaklının teminat üzerinde öncelik hakkı vardır. Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, bu süre dolana kadar geri bırakma kararının geçerliliği devam eder.
İlamın Bozulması ve İcranın İadesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 40 ıncı maddesi uyarınca dayanak kararın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyiz incelemesinde bozulması icra takip muamelelerini bulunduğu aşamada durdurur. İlamın icrası sağlandıktan sonra istinaf merciince ilam kaldırılır ya da uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm kurulursa veya Yargıtay'ın bozması sonucunda aleyhine takip yapılan kişinin borçlu olmadığı yahut o miktarda borcu bulunmadığı kesinleşen bir ilamla sabit olursa, ayrıca bir dava açılmasına lüzum kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline döndürülür. Ancak iyi niyetli üçüncü kişilerin edindikleri haklar saklı tutulur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 40Kaynağı aç
İlamların İcrasında Zamanaşımı
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 39 uncu maddesi uyarınca ilama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine dayanan takip ise senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında belirlenen zamanaşımı sürelerine tabidir. Sürenin geçmesi hâlinde borçlu zamanaşımı def'inde bulunabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
İlamlı icra takibine karşı borçlu hangi itirazları ileri sürebilir?
Borçlu ilamın içeriğini yeniden tartışmaya açamaz; yalnızca ilamdan sonra borcun tamamen veya kısmen ödendiği, ertelendiği, zamanaşımına uğradığı ya da icra emrinin ilama aykırı düzenlendiği iddialarını ileri sürebilir.
Para alacağına ilişkin mahkeme ilamı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Para alacağı içeren ilamlar çoğunlukla kesinleşmeden icraya konulabilir; buna karşılık kişisel hâl ve statüye ilişkin kararlar ile bazı tahliye ilamlarında kesinleşme şartı aranabilir.
İlamlı icra takibinde borcun ödendiği veya ertelendiği nasıl ispat edilir?
İcra emrinin tebliğinden önceki döneme ait itfa veya imhal iddiaları, yetkili makamlarca resen düzenlenmiş veya usulünce onaylanmış senetler yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde ya da mahkeme huzurunda ikrar edilmiş senetle ispatlandığında icra geri bırakılır. Tebliğden sonraki itfa veya imhal iddialarının ise mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya onaylanmış belgelere yahut icra tutanağına dayandırılması zorunludur.
Nafaka borcuna dayanan takiplerde icranın geri bırakılması için mehil alınabilir mi?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 36 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca nafaka hükümlerinde borçluya icranın geri bırakılması kararı getirmesi için süre verilemez.
İlamlı icra takibinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
İlama dayalı icra takipleri son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar; noter senedine dayanan takiplerde ise senedin niteliğine göre borçlar veya ticaret kanunlarında belirlenen zamanaşımı süreleri uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

