Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Temel Hukuki Farklar
Tanıma, yabancı bir mahkeme kararının İtalya'da hukuki sonuç doğurmasının, kesin hüküm gücünün veya medeni hal gibi hukuki statü etkisinin kabul edilmesidir. Örneğin Türkiye'de verilip kesinleşmiş bir boşanma hükmünün İtalya'daki medeni hal kayıtlarına işlenmesi tanıma niteliği taşır. Tenfiz ise yabancı mahkeme kararının İtalya'da zorla icra edilebilmesini ve eda hükümlerinin yerine getirilmesini sağlar. Türkiye'de verilmiş bir para alacağı kararına dayanılarak İtalya'daki borçlunun banka hesabına haciz konulmak istenmesi halinde kararın icra kabiliyeti kazanması zorunludur.
Avrupa Birliği Dışındaki Ülke Kararlarında Temel Kanuni Çerçeve
Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan devletlerden gelen mahkeme kararları bakımından İtalya'da çoğu durumda uygulanacak temel iç hukuk düzenlemesi, 31 Mayıs 1995 tarihli ve 218 sayılı İtalyan Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu'dur. Bu Kanun'un 64. maddesi, yabancı mahkeme kararlarının belirli kanuni şartların varlığı halinde İtalya'da ayrıca bir yargısal prosedüre gerek olmaksızın tanınabileceğini düzenler. Buna karşın kararın icrası, tanımanın tartışılması veya zorla uygulanması gerekiyorsa 67. madde uyarınca yetkili Court of Appeal (istinaf mahkemesi) önünde işlem yapılması gerekir.
218/1995 Sayılı Kanun Uyarınca Tanıma Şartları
218/1995 sayılı Kanun'un 64. maddesi kapsamında yabancı mahkeme kararının tanınabilmesi için kararı veren yabancı mahkemenin İtalyan yargı yetkisi ilkelerine göre davaya bakabilecek nitelikte olması, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun bildirilmesi ve savunma hakkının ihlal edilmemiş bulunması aranır. Tarafların yabancı mahkeme önünde usule uygun şekilde temsil edilmiş olması veya yokluğun yabancı usule uygun biçimde tespit edilmiş bulunması ile kararın verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması gerekir.
Tanımanın sağlanabilmesi için aranan diğer koşullar; yabancı mahkeme kararının aynı taraflar arasında kesinleşmiş bir İtalyan mahkeme kararına aykırı olmaması ve aynı taraflar arasında aynı konuda ve aynı sebeple daha önce açılmış bir İtalyan davasının bulunmamasıdır. Bunların yanında kararın İtalyan kamu düzenine aykırı sonuç doğurmaması zorunludur.
Kamu Düzeni Denetimi ve Esasa Girilme Yasağı
İtalyan mahkemesi nezdindeki kamu düzeni denetiminde, yabancı hükmün tesis ettiği sonucun İtalyan hukuk düzeninin temel ilkeleriyle telafi edilemez bir aykırılık oluşturup oluşturmadığı incelenir. Bu çerçevede savunma imkânlarının ağır derecede kısıtlanması, temel insan haklarına mugayir unsurlar, ayrımcılık teşkil eden düzenlemeler, çocuğun üstün yararının ihlali veya İtalyan hukukunun ana normlarıyla bağdaşmayan müeyyideler kamu düzeni engeli kapsamında değerlendirilebilir.
Court of Appeal nezdinde yürütülen yargılama yabancı davanın baştan görülmesi niteliğinde değildir. İtalyan mahkemesi yabancı kararın esasına girerek hükmün doğruluğunu veya yabancı mahkemenin maddi vakıa tespitlerini yeniden denetleyemez. Yapılan yargısal inceleme, yalnızca tanıma ve tenfiz şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığı ile sınırlıdır.
Para Alacaklarının İcrası ve Precetto İhtarı
Türk mahkemesinden alınan para veya ticari alacak kararlarına dayanılarak İtalya'da borçlunun malvarlığı üzerinde doğrudan haciz işlemi yapılamaz. Zorla icra gerekmesi halinde 218/1995 sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca kararın uygulanacağı yer Court of Appeal'inden tanıma şartlarının tespiti ve icra kabiliyetinin kabulü talep edilir. Yabancı mahkeme kararı ile bu kabul kararı birlikte icra dayanağı oluşturur.
İtalyan icra hukukunda icra işlemlerine başlanabilmesi için borçluya icra dayanağı ile birlikte precetto tebliğ edilmelidir. Precetto, borçluya en az 10 günlük ödeme süresi tanıyan ve ödeme yapılmadığı takdirde icra işlemlerine başlanacağını bildiren bir ödeme ihtarıdır. Haciz işlemi, precetto ile tanınan sürenin dolmasından sonra ve kural olarak precetto tebliğinden itibaren 90 gün içinde yapılmalıdır. Bu 90 günlük süre içinde haciz yapılmazsa precetto düşer.
Medeni Hal Kararlarında İdari Başvuru ve İstisnaları
Kişisel statüyü ilgilendiren yabancı ilamlar; örneğin boşanma, evlat edinme yahut ad ve soyadı düzeltilmesine ilişkin kararlar, tasdik edilip İtalyanca diline tercüme edildikten sonra doğrudan ilgili İtalyan belediyesine veya hükmün verildiği ülkedeki konsolosluğa tescil amacıyla sunulabilir. Türkiye ile İtalya'nın Lahey Apostil Sözleşmesi tarafı olması sebebiyle, Türk mahkemelerince verilen kararlar bakımından ekseriyetle apostil şerhi ve yeminli tercüme aranır.
Ancak her yabancı karar doğrudan belediye kaydına işlenmeyebilir. İdari tescilin yapılabilmesi için kararın kesinleşmesi, usulüne uygun tercüme edilmesi, apostil veya legalizasyonunun tamamlanması ve İtalyan kamu düzenine aykırı olmaması aranır. Karşı tarafın tescile itiraz etmesi veya belediyenin tereddüt yaşaması halinde mahkeme yoluna gidilmesi gerekebilir.
Avrupa Birliği Mahkeme Kararlarında Uygulanan Rejim
Avrupa Birliği üyesi devlet mahkemeleri tarafından verilen medeni ve ticari uyuşmazlık kararlarında Regulation (EU) No 1215/2012 (Brussels I Recast) uygulanır. Bu sistem eski exequatur şartını büyük ölçüde kaldırmış olup bir üye devlette verilen ve icra edilebilir olan karar, başka bir üye devlette ayrıca icra edilebilirlik kararı alınmaksızın icra edilebilir hale gelir. Bu özel tüzük rejimi Türk mahkemesi kararlarını kapsamaz. Birlik içi boşanma, ayrılık, evliliğin iptali veya ebeveyn sorumluluğuna ilişkin kararlarda Regulation (EU) 2019/1111 (Brussels IIb / Brussels II ter), nafaka kararlarında ise Regulation (EC) No 4/2009 hükümleri geçerlidir.
Türk mahkemesinden alınan boşanma kararı İtalya'da belediyeye doğrudan işletilebilir mi?
Kesinleşmiş boşanma kararı usulüne uygun tercüme ve apostil işlemlerinin ardından doğrudan ilgili belediyeye veya kararın verildiği yerdeki İtalyan konsolosluğuna sunulabilir; ancak karşı taraf itiraz ederse veya belediye tereddüt ederse mahkeme yoluna başvurulması gerekir.
Türk mahkemesinden alınan alacak kararıyla İtalya'da doğrudan haciz yapılabilir mi?
Doğrudan haciz işlemi yapılamaz. Zorla icra yoluna başvurulabilmesi için 218/1995 sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca yetkili Court of Appeal nezdinde tanıma koşullarının tespiti ve ilamın icra edilebilirliğinin kabulü talep edilmelidir.
İtalyan mahkemesi tenfiz incelemesinde yabancı davanın esasına girebilir mi?
Hayır, Court of Appeal nezdindeki inceleme yabancı davanın yeniden görülmesi niteliğinde olmayıp esasa girilerek hükmün doğruluğu denetlenemez; inceleme yalnızca tanıma ve tenfiz şartlarıyla sınırlıdır.
İtalyan icra hukukundaki precetto ihtarı ve süresi nedir?
Precetto, borçluya en az 10 günlük ödeme süresi tanıyan resmi bir ödeme ihtarıdır; borç ödenmediğinde haciz işlemi kural olarak tebliğden itibaren 90 gün içinde yapılmalıdır, aksi halde precetto düşer.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

