İşyerinin Devri ve Kıdem Tazminatı Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
İşyerinin Devri ve Kıdem Tazminatı Sorumluluğu

İşyeri Devrinde İş Sözleşmelerinin Hukuki Durumu

İşyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredilmesi durumunda, devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte kendiliğinden devralana geçer. İşyeri devrinde işçinin ayrıca onayının alınması gerekmez. Devralan işveren; yıllık ücretli izin, kıdem süresi ve ihbar öneli gibi işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihi esas almakla yükümlüdür. Buna karşılık, işyerinin devrinden bağımsız olarak münferit bir hizmet sözleşmesinin başka bir işverene devri söz konusu olduğunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 429. maddesi gereğince işçinin yazılı rızasının alınması zorunludur. Hizmet sözleşmesi yazılı rıza ile sürekli olarak devredildiğinde de devralan tüm hak ve borçlarla sözleşmenin işveren tarafı olur ve hizmet süresine bağlı haklarda devreden nezdindeki ilk işe başlama tarihi dikkate alınır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 429Kaynağı aç
MADDE 429- Hizmet sözleşmesi, ancak işçinin yazılı rızası alınmak suretiyle, sürekli olarak başka bir işverene devredilebilir. Devir işlemiyle, devralan, bütün hak ve borçları ile birlikte, hizmet sözleşmesinin işveren tarafı olur. Bu durumda, işçinin, hizmet süresine bağlı hakları bakımından, devreden işveren yanında işe başladığı tarih esas alınır. G. Sözleşmenin sona ermesi I. Belirli süreli sözleşmede
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz. Geçici iş ilişkisi

Kıdem Tazminatında Devreden ve Devralan İşverenin Sorumluluk Sınırları

4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumlu olup devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıllık süreyle sınırlandırılmıştır. Kıdem tazminatı bakımından ise 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, işyerinin devri veya el değiştirmesi halinde işçinin kıdemi işyerindeki hizmet sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır ve işlemiş kıdem tazminatından her iki işveren de sorumlu tutulur. Devreden işverenin sorumluluğu, işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesiyle sınırlıdır. Ayrıca 12/7/1975 tarihinden önce gerçekleşen devirlerde sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça işlemiş kıdem tazminatından yeni işveren sorumlu iken, bu tarihten sonraki devirlerde her iki işveren birlikte sorumlu kabul edilmiştir.

1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Madde 14 – (Değişik birinci fıkra: 29/7/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;[2] 5. (Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.[3] [4] İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz. T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz. Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz. Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar. Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez. Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur. Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Değişik: 29/7/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.[5] (Değişik: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir. (Değişik: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez. (Değişik fıkralar: 17/10/1980 – 2320/1 md.): İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir. Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez. İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu kurumlarda veya % 50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.[6] Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

İşverenler arasındaki devir sözleşmesinde, devreden işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunu sınırlandıran veya ortadan kaldıran hükümler bulunsa dahi bu durum yalnızca sözleşmenin taraflarını bağlar. Bu tür hükümler işçinin kıdem tazminatı talebiyle devreden işverene başvurmasını engellemez. Devreden işveren bu ödemeyi gerçekleştirdiği takdirde devralan işverene karşı rücu hakkına sahip olabilir.

Feshe Bağlı Haklar ve Kıdem Tazminatında Gecikme Faizi

İşçinin ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti alacakları iş sözleşmesinin feshiyle birlikte doğan haklar niteliğindedir. Bu nedenle devir anında henüz doğmamış olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti borçlarından devreden işveren sorumlu tutulamaz; bu alacaklara ilişkin sorumluluk fesih tarihindeki işverene aittir. İş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermesi ve tazminatın zamanında ödenmemesi halinde ise 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca açılacak dava neticesinde gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine karar verilir.

Devrin Feshe Etkisi ve Uygulama Dışında Kalan Durumlar

İşyerinin veya bir bölümünün devredilmesi olgusu, devreden veya devralan işverene sırf devir gerekçesiyle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermediği gibi işçi açısından da haklı fesih sebebi teşkil etmez. Devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı geçerli fesih hakları ile tarafların haklı sebeplerden kaynaklanan derhal fesih hakları saklıdır. Devir işlemi esnasında SGK işten ayrılış bildirgesinde 34 numaralı kod kullanılır. Şirketin yalnızca ticaret unvanının değişmesi durumunda ise tüzel kişilik ve işveren aynı kaldığından işyeri devri gerçekleşmez; iş sözleşmesi aynı işverenle kesintisiz devam eder ve kıdem süresi etkilenmez.

İşyerinin veya bir bölümünün iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu başkasına devredilmesi durumunda devir hükümleri uygulanmaz. Banka veya borsa aracı kuruluşu işyerlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulması işyeri devri sayılmayıp yönetim müdahalesi olarak nitelendirilir. Ayrıca tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesi suretiyle sona ermesi hallerinde de devreden ve devralan işverenlerin birlikte sorumluluğuna ilişkin hükümler uygulanmaz.

Kıdem Tazminatında Zamanaşımı

İş sözleşmesinden kaynaklanan kıdem tazminatının zamanaşımı süresi 4857 sayılı İş Kanunu Ek Madde 3 uyarınca beş yıldır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. Ek 3Kaynağı aç
Ek Madde 3- (Ek: 12/10/2017-7036/15 md.) İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır. a) Kıdem tazminatı. b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat. c) Kötüniyet tazminatı. d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.
İşyerinin devri işçiye sözleşmeyi haklı nedenle derhal fesih hakkı verir mi?

Hayır, işyerinin veya bir bölümünün devri tek başına iş sözleşmesinin feshi için işçi yönünden haklı sebep oluşturmaz.

Devreden işverenin kıdem tazminatı sorumluluğu iki yıl geçince sona erer mi?

Kıdem tazminatında devreden işverenin sorumluluğu, işçiyi kendi yanında çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücret seviyesiyle sınırlı olarak belirlenir.

Devir sözleşmesinde borcun devralana ait olduğu yazıyorsa işçi devredene başvurabilir mi?

Evet, devreden ve devralan arasındaki sözleşme hükümleri yalnızca taraflarını bağlar ve işçinin devreden işverene başvurmasını engellemez.

Devreden işveren ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretinden sorumlu tutulabilir mi?

Hayır, ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti fesihle doğan alacaklar olduğundan, devir anında doğmamış bu alacaklardan fesih tarihindeki işveren sorumludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu