İşyerinde Kavga Eden İşçinin Fesih Süreci ve Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
İşyerinde Kavga Eden İşçinin Fesih Süreci ve Hakları

İşyerinde Kavga Fiilinin Haklı Neden Kapsamında Değerlendirilmesi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrası, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak derhal haklı fesih yapabileceği halleri düzenler. İşçinin işverene, ailesine veya işverenin başka bir işçisine sataşması, kavga çıkarması, saldırıda bulunması veya iş güvenliğini tehlikeye atan eylemlere girişmesi haklı fesih sebepleri arasında kabul edilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayalı fesih yetkisi süresiz değildir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu yetkinin fiilin öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde eylemin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılması zorunludur. İşçinin olayda maddi bir çıkar sağlamış olması hali bu bir yıllık sürenin istisnasını oluşturur. Kanunda belirtilen hak düşürücü süre içinde sözleşmeyi fesheden tarafın diğer taraftan tazminat talep etme hakları da saklıdır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz. Bu haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır. Yeni iş arama izni

Meşru Müdafaa, Provokasyon ve Geçerli Fesih Ayrımı

İşyerinde yaşanan bir kavgada işçi olayı ilk başlatan kişi değilse veya kendini koruma amaçlı hareket etmişse işverenin feshi haklı fesih sayılmaz. Saldırıya uğrayan ve kendini koruma amacıyla hareket eden işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi geçersiz kabul edildiğinde işçi kıdem ve ihbar tazminatı talep edebilir. Provokasyon altında gelişen kavgalarda da işçiye haklı fesih uygulanamaz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/7316 Esas ve 2016/12908 Karar sayılı ilamına göre, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek ağırlıktaki sözlerin işveren veya vekilinin tahrikleri sonucu söylenmesi feshi haklı neden yerine geçerli fesih nedeni haline getirir. Aynı kararda, sataşma ağırlığına ulaşmayan ancak diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek ya da çalışma barışını bozan geçimsizlikler göstermek haklı fesih değil geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/7316, K. 2016/12908Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2016/7316 E.  ,  2016/12908 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının yaklaşık 10 yıldır davalıya ait işyerinde kontrol teknisyeni olarak çalıştığını, … isimli işçiyle tartıştığı, küfürlü, şiddet içerikli ve birbirlerine zarar verecek seviyede fiziksel müdahalede bulunduğu gerekçesiyle iş akdinin 25.02.2015 tarihinde feshedildiğini, olayı başlatan ve davacıya hakaret eden ve kasıtlı davranan işçinin … olduğunu, yetersiz disiplin soruşturması ile davacının iş akdine son verilerek mağdur edildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, … ve davacı arasında 20.02.2015 tarihinde araç otoparkında sözlü tartışma yaşandığını, olayın burada kapatılması gerekirken akabinde final kalite kontrol bölgesinde tartışmaya devam edildiği ve hatta işyeri çalışma kurallarını hiçe sayarak küfürlü, şiddet içerikli ve birbirine zarar verecek davranışlarda bulunmaları nedeniyle davacı ile birlikte …'in de iş akdinin disiplin kurulu kararı ile tazminatsız sona erdirildiğini, TİS'nin de eki olan işyeri iç yönetmeliğinin 37/39. maddesinde işyerinde başkalarına karşı onur kırıcı davranışlarda bulunmak, hakaret ve kavga etmenin fesih sebebi olduğunu, feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalı işveren tarafından davacı ile birlikte tartışmaya katılan diğer çalışanın iş sözleşmesi feshedilerek eşit davranıldığı savunulmuş ise de davacının tartışmaya sebebiyet vermemiş olması ve tartışmanın diğer çalışan tarafından başlatılıp devam ettirilmesi ve aktif olarak diğer çalışan tarafından davacıya saldırıldığı anlaşıldığından her iki işçinin aynı konumda olmadığı, bu nedenle aynı konumda olmayan işçilere aynı müeyyidenin uygulanmasının adil olmadığı, davacının eylemi diğer çalışanın sataşmasına yönelik ve saldırıyı önlemeye yönelik olduğundan ayrıca davacının işyerinde 10 yıllık kıdeminin bulunması ve çalışma süresince buna benzer disiplinsiz bir davranışının olmaması, işyeri kurallarına uyumlu ve verimli bir çalışan olduğu gerekçesiyle feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar. İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Böyle durumlarda işçi, anayasanın 25 ve 26’ncı maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarfettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturacaktır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir. İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Yapıcı ve objektif ölçüler içerisinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili eleştiri ya da işletmedeki bozukluk ya da uygunsuzluklara ilişkin eleştiri söz konusu olduğunda geçerli fesihten bahsedilemez. Somut uyuşmazlıkta, davacının final kontrolde işi biten aracı temizlik ve kontrol işçilerinin ortak kullandığı alana parketmesi nedeniyle diğer işçi … tarafından el kol hareketleriyle davacıya birşeyler söyleyip aracı oraya parketmemesini istediği, davacının da başka bir iş arkadaşının sen git demesi üzerine aracı biraz geri çekip kendi bölümüne gittiği, sonrasında …'in davacının bulunduğu yere gelip "bir daha aracı buraya koymayacaksın" demesi üzerine davacının da "dangalak dangalak konuşma nereye koyacağız" dediği, …'in ise "cehennemin dibine koy, cehenmemin dibine" şeklinde davacıya cevap verdiği ve davacının üzerine yürüdüğü, davacının da …'i engellemek isterken boğazını sıktığı, … gözlüğünün yüzünü çizmesine neden olduğu bu arada "… koyarım" şeklinde küfrettiği, araya giren diğer işçiler tarafından ayrıldıkları, bu şekilde gelişen olayda her ne kadar tartışmayı başlatan davacı değilse de davacının eyleminin, saldırıyı engelleme ve meşru müdafaa sınırını aştığı, feshe konu olay nedeniyle tartışmayı başlatan diğer çalışanın da iş akdinin feshedildiği, göz önüne alındığında, davalı işyerindeki iş ilişkisinin olumsuz etkilendiği, çalışma barışının ve iş akışının bozulduğu, iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren yönünden beklenemez hale geldiği, feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davanın REDDİNE, 3- Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL harcın davacıdan alınarak …'ye irat kaydına, 4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 131,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 08/06/2016 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Tartışmayı başlatan taraf olmasa dahi eylemi saldırıyı engelleme ve meşru müdafaa sınırını aşan, olaya küfür veya fiili müdahaleyle karşılık veren işçinin davranışı işyerinde iş akışını ve çalışma barışını bozduğundan geçerli fesih kapsamında kalır. Kavga fiilinin haklı fesih ağırlığında olmayıp geçerli neden sayıldığı hallerde işverenin fesih uygulayabilmesi için işçiye ihbar süresi tanıması veya buna karşılık gelen ihbar tazminatını ödemesi gerekir.

Fesih Usulü, İspat Yükü ve Savunma Süreci

4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle sözleşmenin feshedilebilmesi için kural olarak savunmasının alınması zorunludur; ancak kanun koyucu aynı fıkrada işverenin 25. maddenin ikinci fıkrasındaki haklı fesih hakkını bu savunma şartından istisna tutmuştur. Buna karşılık, olayın kasten yapılıp yapılmadığının tespiti ve feshin keyfiyetten uzak olduğunun ortaya konulması bakımından işverenin olayı derhal araştırması ve gecikmeksizin bildirim yapması aranır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Fesih bildirimine itiraz ve usulü

İşverenin kavga gerekçesine dayandırdığı feshi yargılama aşamasında ispatlayabilmesi somut delillere bağlıdır. Doğru ve eksiksiz tutulmuş olay tutanakları, tarafsız tanık beyanları, mümkün olması halinde kamera kayıtları ve işçiden savunma istenmesi feshin geçerliliğini destekleyen temel unsurlardır. Yeterli delil sunulmadan gerçekleştirilen fesihler yargı mercileri tarafından sıklıkla geçersiz kabul edilir.

Kavga gerekçesiyle savunması talep edilen işçinin hazırlayacağı metinde olayın kimin tarafından başlatıldığı, fiilde meşru müdafaa ya da provokasyon bulunup bulunmadığı açıkça anlatılmalıdır. Ayrıca işçinin geçmiş çalışma performansı, işyerindeki disiplin geçmişi, tutanaklarda yer alan maddi eksiklikler ve olayın tarafsız tanıkları savunmada net biçimde yer almalıdır.

İşçinin Parasal Hakları ve İşe İade Güvencesi

Kavga fiili gerekçe gösterilerek iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilse dahi işçinin daha önce hak kazandığı yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları ortadan kalkmaz; işverenin bu işçilik haklarını ödeme yükümlülüğü devam eder.

İş sözleşmesi feshedilen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrasındaki açık düzenleme uyarınca feshin kanunda belirtilen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla aynı kanunun 18, 20 ve 21. maddeleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Feshin haksız veya geçersiz bulunması durumunda işe iade davası açılabilir; davanın kabulü halinde işçi lehine dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ile dört ila sekiz ay arasında değişen işe başlatmama tazminatına hükmedilir.

Saldırıya uğrayıp kendisini koruyan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Evet, kavgayı başlatan taraf olmayan ve meşru müdafaa kapsamında kendisini savunan işçinin sözleşmesinin feshi haklı neden oluşturmaz; işçi kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazanır.

İşverenin kavga gerekçesiyle sözleşmeyi derhal feshetme süresi ne kadardır?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi gereğince haklı fesih yetkisi, işverenin fiili öğrendiği tarihten itibaren altı iş günü ve her halde olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Meşru müdafaa sınırını aşarak kavgaya karışan işçinin feshi geçerli sayılır mı?

Evet, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2016/7316 Esas ve 2016/12908 Karar sayılı ilamı doğrultusunda meşru müdafaa sınırını aşarak fiili müdahalede veya küfürde bulunan işçinin eylemi çalışma barışını bozduğundan geçerli fesih nedeni teşkil eder.

Kavga nedeniyle işten çıkarılan işçinin birikmiş izin ve fazla mesai alacakları ödenir mi?

Evet, kavga gerekçesiyle yapılan fesihlerde işçinin hak kazandığı yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti gibi yasal alacakları hiçbir biçimde ortadan kalkmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu